İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/17339 GEÇ CEVAPLANDI · 62 GÜN

Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Dolu köyünde yapılan maden arama faaliyetlerine ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 25 Eylül 2024 tarihinde 7/17339 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 62 gün sonra, 26 Kasım 2024).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Dolu köyünde yapılan maden arama faaliyetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/17339, 25 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-17339-diyarbakir-in-kulp-ilcesine-bagli-dolu-koyunde-yapilan-maden-arama-faaliyetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a1e89bdf-4030-4c34-9082-01922d79e665

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 62 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 41 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafindan Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Dolu (Anketin) köyü başta olmak üzere bölgede yapılan maden.arama faaliyetleri, çevreye ve yerel halkın geçim kaynaklarına büyük zararlar vermektedir. Bölgede hayvancılık, arıcılık ve tarımsal faaliyetlerle geçimini sağlayan köylüler, yaşam alanlarını korumak için maden arama çalışmalarına karşı direnmektedir. Bu direniş sırasında köylüler, güvenlik güçleri tarafından baskıya maruz kalmış, darp edilmiş ve hak ihlalleri yaşanmıştır.

Söz konusu maden arama çalışmaları, yalnızca insan yaşamını değil, bölgenin ekosistemini de geri dönülemez şekilde tehdit etmektedir. Dolu köyü çevresinde yer alan doğa, endemik bitki türleri ve doğal su kaynakları ile bölgenin ekolojik dengesinin korunması açısından büyük öneme sahiptir. Bölgede yapılacak madencilik faaliyetleri, yerel halkın geçim kaynaklarını yok etmenin yanı sıra, temiz su kaynaklarının kirlenmesi ve hayvan popülasyonunun azalması gibi ciddi çevresel sorunlara yol açacaktır.

Köylüler, bu projelerin yalnızca ekonomik çıkarlar uğruna yapılmakta olduğunu, doğayı ve köylerinin geleceğini tehlikeye attığını ifade etmektedirler. Ayrıca, bu maden arama faaliyetleri için açık kaynaklardan yeterli bilgiye ulaşmak mümkün olmadığı gibi, ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporlarının olup olmadığı da belirsizdir. Bölgeye girmeye çalışan maden arama personelinin güvenliği için Kulp taburundan asker sevkiyatı yapıldığına dair iddialar da bulunmaktadır.

SORULAR

  1. Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Dolu köyü ve çevresinde yürütülen maden arama çalışmalarının hangi madenin çıkarılması amacıyla yapıldığı ve bu çalışmaların hangi şirket tarafından yürütüldüğü bilgisi kamuoyu ile paylaşılmış mıdır?

  2. Bakanlığınızın maden arama faaliyetlerine verdiği izinler kapsamında bölgedeki maden arama çalışmalarının yerel halkın tarım, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerine vereceği zararlar göz önünde bulundurulmuş mudur?

  3. Söz konusu maden arama çalışmaları için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu zorunlu kılınmış mıdır? Hazırlanmışsa bu raporun içerikleri ve sonuçları nelerdir? ÇED raporu alınmamışsa gerekçesi nedir?

  4. Maden arama faaliyetleri için yapılan ihaleler hangi yöntemlerle gerçekleştirilmiştir? İhaleye katılan şirketler ve kazanan şirketler hangileridir?

  5. Bölgedeki maden arama faaliyetlerinin, köylülerin geçim kaynaklarına ve yerel ekosisteme vereceği zararları önlemek için hangi önlemler alınmıştır? Bu önlemler, köylülerin yaşamını ve geçim kaynaklarını güvence altına almakta mıdır?

  6. Maden arama faaliyetleri sonucunda bölgedeki doğal su kaynaklarının kirlenmesi veya azalması gibi olumsuz etkilerin önüne geçmek için Bakanlık tarafından hangi çalışmalar yapılmaktadır?

  7. Diyarbakır Kulp ilçesi genelinde kaç adet maden ocağı faaliyettedir? Bu ocaklardan kaçı 2024 yılı itibariyle aktif olarak çalışmaktadır?

  8. Bölgedeki maden arama faaliyetleri ile ilgili Bakanlığınızın, halkın ve çevrenin korunmasına yönelik denetim mekanizmaları nelerdir? Bölgedeki faaliyetlerin çevresel ve toplumsal etkileri konusunda alınan önlemler nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

Diyarbakır Milletvekili Sayın Serhat EREN'in tarafıma tevcih ettiği 7-17339 esas numaralı yazılı soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.

Bilgilerinizi arz ederim.

Bakan Ek: 7-17339 Esas Numaralı Önerge Cevabı (2 Sayfa) 03125464646 ETK Uzmanı 03122225760 Telefon No:(312) 546 58 80

EREN'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN i DÖNEM ! ESASNO |!

CEVAPLAR li 282 O T1339

Madencilik faaliyetleri için yapılan ihaleler 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "İhale" başlıklı 30'uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Herhangi bir sebeple hükümden düşmüş, terk edilmiş veya taksir edilmiş alanlar ile 1. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenler dışındaki yeni alanlar ihale yolu ile ruhsatlandırılır. İhale ilanı Resmi Gazete'de yayımlanır." hükmü ile Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin "İhale Usulü" başlıklı 5'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "İhaleler, açık ihale usulü ile yapılır. Teklifler kapalı olarak alınır. Geçerli kapalı tekliflerin aritmetik ortalamasının 2030'sinin üzerinde kalanlar arasında açık artırma ihale usulü ile ihaleye devam edilir. Aritmetik ortalamanın 2650'sinin üzerinde tek teklifin kalması halinde, bu teklife göre ihale sonuçlandırılır. " hükmü kapsamında kapalı teklif açık artırma usulü ile yapılmaktadır.

Yine Maden Sahaları İhale Yönetmeliği'nin "İhaleye müracaat" başlıklı 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "İhaleye açılan sahaların ihalelerine medeni hakları kullanmaya ehil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz şirketler, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri, müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idareleri ihaleye katılmak için ihalenin yapılacağı gün ve saatte usulüne uygun olarak başvuruda bulunulması zorunludur." hükmünde maden sahaları ihalelerine müracaat edebilecekler belirtilirken, aynı Yönetmeliğin "İhale sonucunun ilanı ve tebligat" başlıklı 24"üncü maddesi gereği söz konusu ihalelerde hak sağlayanların bilgilerinin yer aldığı ihale sonuçları Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEGY'nün https://www.mapeg.gov.t(/ (o internet adresinde yayımlanmaktadır.

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.

Bu bilgiler ışığında Diyarbakır ilimizin Kulp ilçesi, Dolun köyü sınırları dahilinde 3 adet IV. grup ve 2 adet II-B grubu olmak üzere toplam 5 adet arama ruhsatı bulunurken işletme izinli ruhsat sayısı 6'dır. Bu sahalardan ise 2023 yılında yalnızca 1 adet işletme izinli sahada mermer üretimi gerçekleştirilmiştir.

Maden Yönetmeliği'nin "Sicilin incelenmesi" başlıklı 97'nci maddesinde "... İlgisini inanılır kılan herkes, sicil kayıtlarının maden sicil memurlarından biri huzurunda gösterilmesini isteyebilir" şeklinde düzenleme yer almakta olup, bu çerçevede işletmelerin isimleri ve kapasite bilgileri doğrudan açık bilgi şeklinde paylaşılamamaktadır. Nitekim aynı konuya ilişkin daha önce Bakanlığımız aleyhine açılan dava üzerine Ankara 16. İdare Mahkemesi tarafından verilen E:2016/2684, K:2018/177 sayılı kararda özetle; "...4982 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle ve Yönetmeliğin 34'üncü maddesiyle "ticari sır" kapsamındaki bilgi ve belgeye erişimi kısıtlayan kuralın, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik EREN'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN ' DÖNEM ESASNO CEVAPLAR ; 282 |: 717339 özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile ticari sır kavramının birlikte değerlendirilmesinden; şirketlerin pazar payları, müşteri potansiyeli ve ağlarına, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin bilgilerin ticari sır kapsamında kaldığı, ticari sır olarak nitelendirilebilecek belgelerin ise 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilmeyeceği açıktır." denilmek suretiyle şirket isimlerinin ve kapasite bilgilerinin ticari sır kapsamında olduğu ve kamuya açıklanmaması gerektiği ifade edilmiş olup, açılan bu davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar üzerine yapılan istinaf başvurusu da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin E.2018/836, K.2018/1092 sayılı kararıyla reddedilerek karar kesinleşmiştir.

Önergede yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Alparslan BAYRAKTARBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir