Çölyak hastalığı ile mücadele için yapılan çalışmalara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 722 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa'nın 98'inci,
İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
711921 Esas numaralı 13.05.2024 tarihli süresinde yanıt verilmeyen soru önergem aşağıdadır. İlgili sorulara yanıt verilmesi adına Bakanlığa tekrar gönderilmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Çölyak hastalığı (ya da Glüten Enteropatisi), bağırsaklardaki sindirimi sağlayan villus (tüysü oluşumlar) denilen yapıların bozulmasına sebep olan ve dolayısıyla da yiyeceklerdeki besinin emilmesini engelleyen ve ince bağırsakta hasarlar oluşturan bir alerjik sindirim sistemi hastalığıdır. Bu hasara buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahılların içerisinde bulunan guluten isimli bir protein neden olmaktadır.
Avrupa'da hastalığın görülme sıklığı 1/350 ile 1/2000 arasında değişirken İrlanda ve Avusturya'da hastalık prevelansı (belirli bir süre içinde bir hastalığın toplumda görülme sıklığını gösteren ölçüt) daha yüksektir. Görülme sıklığı Kuzey Amerika'da Avrupa'dan düşüktür.
World Population'ın açıkladığı veriler, dünyada en çok çölyak vakasının Kuzey Afrika'da kaydedildiğini gösteriyor. Çölyak hastalığına sahip insanların oranı bunun haricinde Finlandiya'da da oldukça yüksek seyrediyor. Ülkede 30 ila 64 yaş arasındaki tüm yetişkinlerin yaklaşık yüzde 2,5 'ine çölyak teşhisi konulduğu ifade edilmektedir. Araştım-ıaya göre ayrıca, Finlandiya'daki çocukların da yaklaşık yüzde 1'i çölyak hastalığıyla mücadele ediyor. Finlandiya'da oranın yüksek olmasının nedeni Türkiye'nin aksine tanı konma oranı ile hastalığın seyri ile orantılı olmasından kaynaklandığı ifade edilebilir.
Dünya genelinde glüten intoleransının en yüksek olduğu ülkeler ise şu şekilde sıralanıyor: Verywell Health sitesinde yayınlanan 'lis Celiac Disease More Common in Women?" isimli makaleye göre, çölyak hastalığı kadınlarda ve çocuklarda daha sık görülüyor. 100 bin kadın ve erkek üzerinde yapılan araştırmada kadınlarda yüzde 17,4 oranında, erkeklerde ise yüzde 7,8 oranında çölyak teşhisi konulduğu beliılilmektedir.
The Institute for Functional Medicine'da yayınlanan The Rising Prevalence of Celiac Disease isimli makaleye göre, 2020 yılında yapılan bir araştırmada çölyak hastalığının son 10 yılda ortalama yüzde 7Ş oranında arttığına dikkat çekiliyor. 2023 yılının sonunda paylaşılması beklenen verilerin bu oranı daha da yukarıya çekmesi öngörülmektedir.
Hastalığın kesin nedeni belli olmamakla birlikte genetik yapıdan kayaklı olduğu kabul edilmektedir. Yaşam boyu süren gıda alerjisi olarak kabul edilen ve günümüzde insanoğlunun en sık rastlanan Çölyak hastalığının tek tedavisi ömür boyu buğday, arpa, çavdar, yulaf tahılları ve bunlardan üretilen besinlerde bulunan glütenden uzak sıkı bir diyettir. Bu da çölyak hastaları için süreci hem maliyetli hale getirmekte hem de eglütenli beslenmeye ulaşımı zorlaştırmaktadır. Devlet çölyak hastalarına aylık 375 (yetişkin) ve 275 (çocuk) ödenek vermektedir. Buna karşın lüks olarak kabul glütensiz gıdalara hem ulaşmak zor hem de maliyeti çok yüksektir. Dolayısıyla zaman kaybetmeden çölyak hastalarının aylık destek ödeneğinin makul bir seviyeye çıkarılması, tedavi süreçlerinde hastane ulaşım gibi temel masrafların karşılanması gerekmektedir.
Türkiye'de Çölyak hastalığı görülme sıklığı yüzde 1 İle binde 3 arasında değişmekte olup 250 bin ile 750 bin arasında çölyak hastası tahmin edilmekte iken ancak yüzde 10'nuna tam konulduğu dikkate alındığında 25 bin ile 75 bin arasında tanı almış hasta beklenmektedir. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemlerinden elde edilen verilere göre Türkiye'de tanı konan çölyak hastalığı sayıları 2023 Kasım ayı sonu itibari ile 166.614 olarak belirtilmiştir. Örneğin sağlık bakanlığı 2022 verilerine göre Dersim'de 79 çölyak hastası olduğu belirtilmekle birlikte bu çok daha yüksek olduğu herkesçe bilinmektedir. Dolayısıyla toplumda tam almamış hastalar buz dağının görünmeyen kısmıdır.
Türkiye'de öğrenci yurtlarında, yatılı okulların yemek menülerinde, okulların kantinlerinde, cezaevlerinin yemek menülerinde çölyak gibi genetik olduğu kabul edilen hastalıkların yeterince dikkate alınmaması söz konusu hastaların yaşamım çok daha zorlaştırmaktadır. Bu nedenle öncelikle bu alanlardan başlayarak yaşamın bütün alanlarında çölyak ve benzeri hastalıkların dikkate alınarak ve sağlık bir yemeğe ulaşmanın temel bir hak olarak kabul edilerek düzenlenmelerin yapılması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
I- Çölyak hastalarının glütensiz gıdaya erişimi hakkı için bir çalışmanız var mıdır?
SORULAR
Cezaevlerinde, öğrenci yurtlarında ve okul kantinleri gibi glütensiz tercihinin sınırlı olduğu alanlarda çölyak hastalarının glütensiz gıdaya ulaşmaları konusunda bir yaptırım veya uygulamanız var mı?
Çölyak hastalarına aylık 375 (yetişkin) ve 275 (çocuk) ödenen desteğin artırılmasına ilişkin bir çalışmanız var mıdır?
Bakanlığınızca çölyak hastaların takibi düzenli olarak yapılmakta mıdır? Çölyak hastaların takibi yapılıyorsa hangi yöntemlerle yapılmaktadır?
Dersimde 2024 tarihi itibariyle Çölyak hastalarının sayısı kaçtır? Bu hastalara maddi destek, beslenme yardımı ve sağlığa erişimlerine yeterli destek verilmekte midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir