MESEM programına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 93 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 78 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf T. EKİN tarafından Anayasa'nın 98'inci,
İçtüzüğün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim
SORULAR
10.2024.
Milli Eğitim Bakanlığının mesleki eğitim merkezi (MESEM) uygulamasıyla okuldan koparılan lise çağındaki çocuklar devlet eliyle patronlara ve sermayeye ucuz işçi gücü olarak çalıştırılmaktadır. MESEM"ler eliyle fabrikalarda, sanayide çalıştırıl(a)mayan 12-13 yaşındaki çocuklar için yaz döneminde okullara işletmeler zanaat atölyeleri adı altında girerek yasal bir zemin kazanmış oldu. Liselerde MESEM"ler ile devam çocuk işçiliği, zanaat atölyeleriyle ortaokullara kadar inerek yeni bir boyut kazandı. MEB'in bu yıl pilot uygulama olarak 10 ilde 196 okulda pilot uygulama ile yaz döneminde hayata geçirdiği Mesleki Eğitimi Merkezi (MESEM)'e gönderemediği en az 7. sınıf öğrencileri için uygulamaya koyduğu zanaat atölyeleri, ilerleyen süreçte tüm illerde kurulacak.
Mesleki eğitime yönelik "Beceri Geliştirme Programı" adıyla yeni bir uygulamayı hayata geçireceğini duyuran MEB, meslek liselerinde yürütülecek "zanaat atölyeleri" olarak da anılan yeni uygulama ile ortaokul öğrencilerinin de temel becerilerinin erken yaşta. geliştirilmesini hedeflemekte. Yeni program ile öğrencilerin erken dönemde temel mesleki becerilerini keşfetmeleri ve kazanmaları, akademik ve mesleki başarılarını arttırmaları, geniş kariyer seçeneklerine sahip olmaları, iş hayatına uyumlarının kolaylaştırılması ve yaşam boyu öğrenme felsefesinin aktarılmasının amaçlanmaktadır. Beceri Geliştirme Programı'na, resmi ve özel örgün eğitim kurumlarında en az 7.sınıf düzeyinde öğrenim gören gönüllü öğrenciler katılacak.
Programa ilerleyen süreçte lise öğrencileri de başvurabilecek.
Milli Eğitim Bakanlığının patronların önerilerini almak için taslağını sunduğu Mesleki ve
Teknik Eğitim Politika Belgesi, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yayımlandı. Belgenin amaç bölümünde, sermayeye nitelikli iş gücü yetiştirmek amacıyla mesleki eğitime erişim artırılarak, öğrencilerin istihdama hazırlanmalarının sağlanacağı ifade edilmektedir.
Mesleki eğitimin yanı sıra tüm eğitim sistemini de etkileyecek olan bu belge, nitelikli eğitim yerine iktidarın 12. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanlığı 2024 yılı yıllık programı ve 2024-2026 orta vadeli programındaki hedeflerine ulaşmasını hedeflemektedir. Belgede MEB, ağustos 2023'ten itibaren mesleki eğitimde "eğitim-istihdam? ilişkisini güçlendirmek, mesleki eğitimi yaygınlaştırmak amacıyla çok sayıda ilde patronlarla istişare toplantıları yaptığını gizlememiştir. Gizlemediği gibi "Bu toplantılar sektörel ihtiyaçlara cevap verebilen bir mesleki eğitim sistemini inşa edebilmek amacıyla yapılmıştır" ifadelerine yer vermiştir.
MEB'in stratejik planına uygun olarak mesleki teknik eğitimde "sektör içi okul', "sektöre entegre okul? gibi kavramlarla eğitimin tamamen sermayenin ihtiyaçlarına uygun olarak, çocukların ucuz iş gücü olarak hazırlanması yer almaktadır. "Sektörle iş birliği protokolleri yaygınlaşacak" denilen belgede, organize sanayi bölgelerinde (OSB) mesleki ve teknik okullar ile pansiyon binalarının birlikte planlanması, standarda dönüştürülmesi ve bunun tüm yurda yayılması istenmektedir. OSB'lere kurulacak mesleki ve teknik okullarda öğrencilerin konaklaması için kamuya ait imkanlar kullanılarak, konaklama giderleri de işsizlik fonundan sağlanacaktır. OSB içinde veya dışında kurulacak özel mesleki ve teknik Anadolu liselerine yönelik teşvikler de artırılacak.
Belgenin stratejik hedefleri;
ve $inci sınıflardan itibaren bütün bireylerin mesleki eğitime erişimi sağlanacak.
" $'incisınıf öğrencileri meslek seçimlerinde teşvik edilecek, ailelere gerekli rehberlik hizmeti sağlanacak.
Ilinci sınıftan itibaren mesleki ve teknik eğitim kurumları ile sektörün bir araya geleceği kariyer fuarları düzenlenecektir (İlgili kurum TOBB ve TESK).
İlköğretimden itibaren öğrenciler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine İŞKUR aracılığıyla mesleki eğitim farkındalık çalışmaları yapılacak.
"e Akademik eğitim alan ortaöğretim öğrencileri için de meslek edinme imkanları geliştirilecek.
Geçici koruma altındaki bireyler de dahil olmak üzere ne eğitimde ne de istihdamda olan gençler, mesleki eğitim merkezi programlarına yönlendirilecek.
Bağımsız Mesleki Eğitim Merkezlerinin (MESEM) sayısı artırılacak.
MASS
13 yaşından itibaren öğrencilerin iş hayatına uyum sağlamaları ve erken yaşta mesleki yeterlilik kazanarak yetişmesini planlayan MEB, bir kez daha çocuk işçiliğine yasal kılıf uydurmaktadır. Bu belgenin hayata geçirilmesiyle önümüzdeki dönemlerde çocuk işçiliği yaygınlaşarak mesleki eğitimin yaşı düşürülecektir. İlköğretimden itibaren mesleki eğitim teşvik edilecek, sanayi bölgelerine pansiyonlu meslek liseleri kurularak, çocuklar patronların kar hırsına kurban edilecek ve örgün eğitimden devlet teşvikiyle uzaklaştırılacaktır. Yasal asgari ücretin dahi çok altında bir "yasal? ücret ile çalıştırılan, emeği sömürülerek köleleştirilen çocuklar, sermaye ve devlet için potansiyel ucuz iş gücü olarak görülmektedir. Tek gündeminin eğitim-öğretimin niteliğinin arttırılması olması gereken MEB'in sermayeye, patronlara iş gücü yetiştirmenin derdine düşmesi, MEB'in iş cinayetleriyle gündemden düşmeyen MESEM"'lerden ders çıkarmadığını bir kez daha göstermektedir.
MEB, eğitimin patronların ve sermayenin çıkarlarına göre yeniden düzenlendiği bu belgede alenen çocuk işçiliğini teşvik ederek normalleştirmektedir. Çocukların sosyal, akademik, kültürel olarak bir bütünen gelişimlerini geri plana atarak, çocukları örgün eğitimden koparmakta ve eğitimin temel amacından uzaklaştırmaktadır. Beden ve ruh sağlıklarına uygun olmayan işlerde çalıştırılan binlerce çocuğun okul sıralarında olması gerekirken ağır ve sağlıksız koşullarda sanayi, fabrika ve atölye gibi ortamlarda olması, çocukların fiziksel ve ruhsal sağlıklarına, pedagojik gelişimlerine uygun değildir.
Bu bağlamda:
MESEM ve zanaat atölyeleri uygulamaları eğitim sistemimizi sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirmektedir. Bu durum öğrencilerin nitelikli eğitim almalarının önüne geçerek ucuz iş gücü olarak görülmelerine sebep olmaktadır. Bu duruma yönelik alacağınız önlemler nelerdir?
Meslek liselerine tercihin az olduğu, LGS puanı düşük öğrencilerin mecburen bu okullara gitmek zorunda bırakıldığı bir süreçte zanaat atölyelerine öğrenci seçimi yada yönlendirmesi nasıl yapılacaktır?
12-13 yaşındaki çocukların mesleki eğitim aracılığıyla iş gücü olarak kullanılmasının önünü açan bu uygulamalar, zaten var olan çocuk işçiliği sorununu daha da arttıracaktır. Bu bağlamda, çocukların eğitim hakkı ve gelişim süreçleri göz önünde bulundurulduğunda ne tür önlemler almayı planlıyorsunuz?
MESEMP"lerde iş kazası ile yaralanan veya hayatını kaybeden lise çağında öğrenciler varken daha küçük yaş grubundaki öğrenciler için benzer durumların yaşanmamasına dair ne gibi tedbirler alınacaktır?
Sadece bu yılın ilk altı ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden çocuk sayısı 33 iken, MESEM sayısının arttırılmasına ihtiyaç duyulmasının gerekçesi nedir?
Zanaat atölyelerine yönlendirilerek eğitim hakkı engellenen öğrenciler haftada kaç saat örgün eğitime devam edecektir?
18 yaş altında stajyer-çırak adı ile çalıştırılan çocuk işçi sayısı kaçtır?
Son on yıl içerisinde iş cinayetlerinde hayatı kaybeden çocuk sayısı kaçtır?
Çocukların iş gücüne katılım oranı kaçtır?
Mesleki eğitimde 'eğitim-istihdam' ilişkisinin güçlendirilmesi hedeflenirken, öğrencilere sunulacak eğitimlerin kalitesi nasıl, kimler tarafından denetlenecektir? Bu süreçte, sektörel ihtiyaçların belirlenmesinde patronların etkisi göz önünde bulundurulduğunda, eğitimin kalitesinin garanti altına alınması için ne gibi tedbirler alacaksınız?
OSB içinde veya dışında kurulacak özel mesleki ve teknik Anadolu liselerine yönelik arttırılacağı belirtilen teşvikler nelerdir?
Öğrencilerin akademik ve mesleki başarılarının arttırılmasının hedeflediği yeni program ile örgün eğitime tam olarak devam edemeyen öğrencilerin akademik başarısı nasıl sağlanacaktır?
Öğrencilerin söz konusu olduğu bir programa yönelik toplantılarda patronlar yerine eğitim sendikalarının, öğretmenlerin, akademisyenlerin ve STK'ların bir bütünen eğitimin paydaşlarının bulunmamasının gerekçesi nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
?/1819y
b) 22/10/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1515841 sayılı yazınız. 7/2998 OC S7 ©) 27/11/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1537295 sayılı yazınız. 72 193U Cv $$
ç) 29/11/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1538626 sayılı yazınız. 34 Le
d) 05/12/2024 tarihli ve B-43452547-120.07.04-1542410 sayılı yazınız. 7144
7/14156 GL 53
Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Erzurum Milletvekili Meral DANIŞ BEŞTAŞ'ın 7717384, Şırnak Milletvekili Nevroz UYSAL ASLAN"ın 7/18185, Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'in 7/18189, Kırklareli Milletvekili Fahri ÖZKAN'ın 7118194, Mersin Milletvekili Talat DİNÇER'in 7/19638, Kocaeli Milletvekili Harun Özgür YILDIZLI'nın 7/19742, Kocaeli Milletvekili Nail ÇİLER'in 7/19744 ve Konya Milletvekili
Barış BEKTAŞ"ın 7/1986 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 0 0) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı " YÜZYILI
3/13175 GK 23 YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ
Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kökleri Anadolu da 11. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar sanat, ticaret ve ekonomi alanlarında ışık tutan esnaf ve sanatkâr kurumu niteliğindeki Ahilik kültürüne dayanan iş yeri tabanlı mesleki eğitimi öne çıkaran bir programdır. Cumhuriyet sonrası çıraklık eğitimine ilişkin ilk yasal düzenleme 1977'de 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu ile yapılmış, 1986'da çıkarılan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile çırak, kalfa ve ustaların eğitimi ile okullarda ve işletmelerde yapılacak mesleki eğitime ilişkin esaslar belirlenmiştir. Çıraklık eğitimi, 02.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun ile zorunlu örgün ortaöğretim kapsamına alınmıştır. 1977 yılından bugüne mesleki eğitim merkezleri bir mesleki ve teknik eğitim program türü olarak uygulanmaya devam etmektedir.
Mesleki eğitim merkezi programı iş yeri tabanlı mesleki eğitim programı olarak örgün eğitim kapsamında olup öğrencilerin haftalık ders çizelgeleri doğrultusunda okula ve beceri eğitimi aldıkları iş yerine devamları zorunludur. Bu programda isteyen öğrenciler eğitim süresi boyunca fark derslerini de tamamlayarak mezun olduklarında ustalık belgesi yanında ortaöğretim diploması almakta ve yükseköğrenimlerine devam edebilmektedirler.
Mesleki eğitim merkezi programı 02.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun ile zorunlu örgün ortaöğretim kapsamına alınmıştır. Bu program iş yeri tabanlı mesleki eğitim programı olarak örgün eğitim kapsamında olup öğrencilerin haftalık ders çizelgeleri doğrultusunda okula ve beceri eğitimi aldıkları iş yerine devamları zorunludur. Bu programda isteyen öğrenciler eğitim süresi boyunca fark derslerini de tamamlayarak mezun olduklarında ustalık belgesi yanında ortaöğretim diploması almakta ve yükseköğrenimlerine devam edebilmektedirler.
Mesleki eğitim merkezi programı, örnekleri farklı ülkelerde de bulunan iş yeri tabanlı mesleki eğitim programı olarak uygulanmaktadır. Bu programda öğrenciler teorik eğitimlerini okulda pratik eğitimlerini ise işletmelerde usta öğretici gözetiminde ve koordinatör öğretmenlerin kontrolünde belirli bir program dâhilinde almaktadırlar. Mesleki eğitim merkezi programının işletmeler ile kurulmuş olan organik bağı ve iş birliği neticesinde öğrencilerin mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerinin gelişmesine büyük ölçüde olumlu etkisi olduğu değerlendirilmektedir. e Bakanlığımızın ilgili sektör temsilcileriyle Ooyapmış olduğu değerlendirmelerde, mesleki eğitim merkezi programının bireylerin meslek edinmeleri ve istihdamları bakımından yararlı bir program olduğuna ilişkin dönütler alınmaktadır.
Mesleki eğitim merkezi programı öğrencileri de dâhil olmak üzere tüm mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu öğrencileri okulda ve işletmede yaptıkları mesleki eğitimleri süresince iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanmaktadır. Bu öğrencilerin sigorta primleri Bakanlık bütçesinden karşılanmaktadır.
Ülkemizin nitelikli iş gücü ihtiyacı çerçevesinde öğrencilerin ilgi, istek, yetenek ve kişilik özelliklerinin ortaya çıkarılması, başarılı ve mutlu olabilecekleri bir mesleği seçmeleri için meslekler hakkında bilgilendirilmeleri, eğitim sistemi ile çalışma hayatı arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi ülkemiz insan kaynağının geliştirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda Mesleki eğitim merkezleri, ülkemizin meslek sahibi insan ihtiyacını karşılayabilmek adına çalışmalarını sürdürmektedir.
Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 138 No'lu Asgari Yaş Sözleşmesinin 6'ncı maddesinde yer alan "Bu sözleşme, çocuklar ve gençler tarafindan genel, mesleki ve teknik eğitim için okullarda ve diğer eğitim kuruluşlarında yapılan işlere veya yetkili makamın varsa MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı YUZYILI lenı aml ilgili işçi ve işveren örgütlerine danışarak belirlediği koşullara göre işyerlerinde en az 14 yaşındaki kişilerin yaptıkları ve esas olarak bir okul ya da bir eğitim kuruluşunun sorumlu bulunduğu bir eğitim veya öğretim kursunun, yetkili makam tarafından onaylanmış olup büyük ölçüde veya tamamen bir işyerinde yürütülen bir eğitim programının veya eğitim veya meslek seçimini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmış bir yönlendirme ya da rehberlik programının ayrılmaz parçası olan işlere uygulanmaz. " hükmü ile asgari sözleşmenin asgari yaşa ilişkin hükümlerinin mesleki eğitimin ayrılmaz bir parçası olan işlerde uygulanmayacağını ortaya koymaktadır.
1986 yılında yürürlüğe giren 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunun 11'inci maddesinde de belirtildiği gibi çıraklar öğrenci statüsünde olup, öğrencilik haklarından yararlanır. Mesleki eğitim merkezi programında kayıtlı öğrenciler çalışan sınıfında olmayıp işletmede beceri eğitimi almaktadırlar. Ekim 2024 tarihi itibariyle mesleki eğitim merkezi programına kayıtlı öğrenci sayısı 421.659 olup bunların 355.590", örgün eğitim kapsamındadır.
Beceri Geliştirme Programı (Zanaat Atölyeleri), resmi ve özel örgün ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin yeteneklerini keşfetmelerini ve temel becerileri kazanmalarını sağlamak amacıyla uygulanan modüler kurs programıdır. Beceri Geliştirme Programı Bakanlığımızca destekleme ve yetiştirme kursları kapsamında yapılmaktadır. Bu program kapsamında ortaokulların 7 ve $inci sınıflarındaki öğrencileri, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında kurs programının kapsamı ve öğrencinin gelişim özelliklerine uygun eğitim ortamlarında hafta sonu ve hafta içi ders sonrası zamanlarda istekleri doğrultusunda kurs programlarına katılabilmektedirler. Öğrenciler bu kurslara örgün eğitime devam ettikleri zamanlar dışında devam etmektedirler. Beceri Geliştirme Programı kapsamında 129 modüler kurs programı hazırlanmış, 19 ilde 272 okulda pilot olarak uygulanmaya başlanmıştır. Beceri Geliştirme Programı kapsamında okulların talebi sonrası il/ ilçe milli eğitim müdürlüklerince kurs merkezi başvurusunun eğitim ortamının kurs programına uygunluğunun incelenmekte, talebin onaylanması halinde okullar kurs merkezi olarak belirlenmektedir. Modüler kurs programları sadece kurs merkezi olarak belirlenen okullarda uygulanabilmektedir. Kurslara katılım, öğrenci ve velilerin talebi ve başvurusu halinde gerçekleşmektedir.