İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/18492 GEÇ CEVAPLANDI · 73 GÜN

Bir mahkumun babasının cenazesine katılmasının engellendiği iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 14 Ekim 2024 tarihinde 7/18492 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 73 gün sonra, 26 Aralık 2024).

Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Bir mahkumun babasının cenazesine katılmasının engellendiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18492, 14 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18492-bir-mahkumun-babasinin-cenazesine-katilmasinin-engellendigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/523f33dd-8f05-43e4-b33b-01928fcf712d

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 73 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve

TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim 14.10.2024. a UYSAL ASLAN

Kırıklar 1 No'lu Kapalı F Tipi Hapishanesi'nde tutulan Cem Dursun yakın zamanda babası Özkan Dursun'u kaybetmiştir. Cezaevi idaresi ve yetkiler tarafından mahpusun cenazeye katılması fili olarak engellenmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Edindiğimiz bilgilere göre; aile, avukatlar ve mahpus tarafından daha önce hapishane yönetimine baba Özkan Dursun'un kanser hastası olduğu ve sağlık durumunun her geçen gün daha da kötüye gittiği bildirilmiş ve "aile hayatına saygı" hakkı kapsamında mahpusun babası Özkan Dursun ile "vedalaşma/helalleşme" imkânı tanınması istenmiştir. Bunun için hapishane savcılığına birçok başvuru yapılmış ancak tüm başvurular savcılıkça güvenlik gerekçesi ile reddetmiştir.

Özkan Dursun'un kısa bir süre önce vefat etmesi nedeniyle Cem Dursun'un avukatları hapishane yönetimine durumu bildiren bir faks çekmiştir. Akabinde ise Cem Dursun tarafından cenazeye katılma talebi ile idareye bir dilekçe verilmiştir.

Yapılan başvuruların ardından hapishane yönetimi tarafından aileye ve avukatlara mahpusun cenazeye katılımı için 150 bin TL masraf ödenmesi gerektiği bildirilmiş ve aynı şekilde bu durum mahpusa da iletilmiştir. Mahpus Cem Dursun bu meblağın aile tarafında karşılanamayacağını bildiğinden başvuru dilekçesini geri çekmiştir.

Bunun üzerine mahpusun avukatı tarafından cezaevi yönetimi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşme de cezaevi yönetiminden mahpusun cenazeye katılımı için istenen miktarın yazılı olduğu bir belge ile taraflarına bildirilmesi talep edilmiştir. Cezaevi yönetimi bunun üzerine "bize bu meblağ hapishane jandarması tarafından şifahen bildirilmiştir? şeklinde cevap vermiştir.

"ine edindiğimiz bilgilere göre; cenaze defin işleminin gerçekleşmesine 10 dakika kala hapishane yönetimi aileyi arayarak "jandarmanın yanlış hesaplama yaptığını, eğer mahpusun cenazeye katılmasını istiyorlarsa 96 bin TI'nin yatırılması gerektiği? bilgisini paylaşmıştır. Sonuç olarak mahpusun vefat eden babasına veda hakkını kullanarak defin işlemlerine katılması bu şekilde engellenmiştir.

Bu bağlamda

SORULAR

  1. Güvenlik gerekçesi ile "vedalaşma/helalleşme" imkânı tanınmayan mahpusların özellikle kamuoyunda siyasi mahpuslar olarak bilinen mahpuslar olması tesadüf müdür? Yoksa bu mahpuslara dönük bir politikanın mı sonucudur?

  2. Cenazelere katılım için istenilen masraflar Jandarma tarafından belirlenirken hangi kriterlere göre belirlenmektedir? İstenilen miktarın uygunluğu nasıl ve kimler tarafından denetlenmektedir?

  3. Cem Dursun'un yanlış hesaplamadan kaynaklı vedalaşma hakkının engellenmesi konusunda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1522939 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18492 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. pa

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden BHSt41M - Uv /TbwI - g4/6017 - TA5CDM- ine erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1522-6452/8936 j Konu : Yazılı soru önergesi 241172024

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırmak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18492 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

N- A) 5275 sayılı Kanunun "Mazeret izni" kenar başlıklı 94. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş olanlara hükümlünün isteği ile (a) bendine göre, ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile (b) bendine göre, (a) bendinde sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin veya deprem, su baskını, yangın gibi felâketler nedeniyle zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayı ile yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebileceği; ikinci fıkrasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet başsavcısının onayıyla, (a) bendine göre, ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar, (b) bendine göre, sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar izin verilebileceği, hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verileceği, yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye bu madde gereğince izin verilemeyeceği,

B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza Mevzuat Genel Müdürlüğü

İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 114. maddesinin altıncı fıkrasında, mazeret izni verilen hükümlünün kapalı kurumda ise mutlaka dış güvenlik görevlilerinin refakatinde, harcırah ve yol giderleri hükümlü tarafından karşılanmak kaydıyla, açık kurum ya da çocuk eğitimevlerinde ise refakatsiz olarak gönderileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

II- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 13/11/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 08/11/2024 tarihinde anılan Kurumdan hakederek tahliye edildiği,

B) Adı geçenin 23/09/2024 tarihinde yaptığı bir telefon görüşmesinde babasının hasta olduğu haberini aldığı, babasını görmek istediğini belirtir dilekçe yazdığı, adı geçenin yakınlarına sağlık kurulu raporu gönderilmesi gerektiğinin bildirilmesine rağmen sağlık kurulu raporu gönderilmediğinden herhangi bir işlem yapılamadığı,

Öte yandan adı geçenin babasının cenazesine katılma talebine ilişkin olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08/10/2024 tarihli yazısıyla, nakil giderlerinin adı geçen tarafından karşılanması koşuluyla izin verilmesinden sonra nakil giderlerinin açık ceza infaz kurumu tarafından hesaplandığı ve tutarın adı geçene ve ailesine bildirilmesi üzerine adı geçenin ailesinin, yol masraflarının fazla olduğunu, defnin çok kısa zaman sonra yapılacağını ve adı geçenin taziyeye asker eşliğinde katılmasına gerek olmadığını ifade ettiği, gerçekleştirilen görüşmenin Kurum idaresi tarafından tutanak altına alındığı ve adı geçenin cenaze için sevkinin sağlanamadığı, konuya ilişkin olarak Kurum personeli hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmadığı,

©) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir. Va Bilgilerinize sunulur. (NİN

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir