İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/18680 GEÇ CEVAPLANDI · 220 GÜN

Patnos L Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye talebine ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 22 Ekim 2024 tarihinde 7/18680 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 220 gün sonra, 30 Mayıs 2025).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Patnos L Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18680, 22 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18680-patnos-l-tipi-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5939cf27-6870-419d-aca3-0192b5076f19

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 220 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98"inci ve

TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Türkiye?de cezaevlerinde sıkça karşılaşılan hak ihlallerinin başında, siyasi mahpuslara yönelik i İdari Gözlem Kurulları aracılığıyla uygulanan infaz ertelemeleri ve keyfi şekilde verilen hücre cezaları gelmektedir. Bu kurullar, "infaz yakma" adı verilen yöntemle, mahpusların koşullu salıverilme haklarını ellerinden almakta ve mahpusların cezalarının tamamını yatmalarına neden olmaktadır. Bu uygulama, yeni bir işkence ve tecrit yöntemi olarak öne çıkmaktadır.

SORULAR

  1. 01.2021 tarihinde yürürlüğe giren "Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik" ile mahpusların iyi hal durumlarının belirlenmesinde yeni kriterler getirilmiştir. Bu kriterler arasında mahpusların "işlediği suçtan dolayı pişmanlık duyması" şartı bulunmaktadır. Ancak pişmanlık, öznel ve duygusal bir hal olup, kişinin iç dünyasına ait bir durumu ifade eder. Bu tür beyanların objektif bir şekilde ölçülmesi mümkün değildir. Bu kriter, mahpusların özgür iradeleri üzerinde baskı oluşturabilecek ve keyfi kararlara dayanak teşkil edebilecek bir uygulama alanı yaratmaktadır.

    Bu yönetmeliğin uygulanmasında ortaya çıkan hak ihlallerinin en çarpıcı örneklerinden biri, Patnos L Tipi Cezaevi'nde 30 yıldır tutuklu bulunan Hivzullah Mutlu'nun yaşadıklarıdır. Hivzullah Mutlu, 14 Temmuz 2023 tarihinde koşullu salıverilme hakkı doğmasına rağmen, hapishane idaresi tarafından "iyi halli olmadığı" gerekçesiyle önce 3 aylık,-9 Ekim 2023 tarihinde ise 6 aylık bir ceza daha verilerek infazı ertelenmiştir. İdare ve gözlem kurulu tarafından kendisine yöneltilen sorular ise, mahpusun kişisel inançlarını sorgulayan ve suçluluk duygusunu test etmeye yönelik sorulardır. Bu sorular tamamen keyfi ve öznel değerlendirmelere dayanmaktadır. Hivzullah Mutlu'ya sorulan rencide edici sorular arasında, "İşlediğin suçtan pişmanlık duyuyor musun?", "Eylemlerine tekrar katılır mısın?", "Dağa neden çıktın ve seni kim çıkardı?", "Tarafsız koğuşa neden geçmiyorsun?" gibi mahpusun kişisel inançlarına ve düşüncelerine yönelik sorular bulunmaktadır. Bu sorular, pişmanlık beyanının objektif bir şekilde değerlendirilmesini sağlamak yerine, hapishane idaresinin keyfi kararlarına zemin hazırlamaktadır.

    , | 1$4Y0

    Hivzullah Mutlu'nun yaşadıkları tek örnek değildir. Patnos L Tipi Cezaevi'nde 30 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan 6 mahpusun da benzer gerekçelerle infazları yakılmış ve tahliye hakları keyfi olarak engellenmiştir. Bu mahpuslar da tıpkı Mutlu gibi, "iyi hal" kriterlerine uymadıkları gerekçesiyle serbest bırakılmamışlardır. Bu durum, hapishane idarelerine tanınan geniş yetkilerin denetimsiz kullanıldığını ve keyfi uygulamalara neden olduğunu gözler önüne sermektedir. Hapishanelerdeki idare ve gözlem kurulları, yargı yetkisini aşan, tamamen subjektif değerlendirmelerle mahpusların yaşamlarını etkileyen kararlar almakta ve bu kararlar mahpusların temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesine neden olmaktadır.

    Yönetmelikte yer alan bu uygulamalar, Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti

    "ilkesine ve belirlilik ilkesine açıkça aykırıdır. Mahpuslara yönelik bu keyfi tutumlar, infaz hakimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri tarafından denetlenememekte ve bu kararlara karşı etkili bir itiraz mekanizması bulunmamaktadır. Bu da mahpusların temel haklarının sistematik bir şekilde ihlaline yol açmaktadır.

    Bu bağlamda;

  2. Hivzullah Mutlu'ya idare ve gözlem kurulu tarafından sorulan, kişisel düşüncelerine yönelik soruların yasal dayanağı nedir? Bu soruların pişmanlık beyanını objektif olarak ölçmeye uygun olmadığı dikkate alındığında, hangi ölçütlere dayanılarak iyi halli olmadığına kararı verilmiştir?

  3. 30 yıldır cezaevinde bulunan hasta mahpus Hivzullah Mutlu'nun tahliyesinin ikinci kez ertelenmesinin gerekçesi nedir?

  4. Hivzullah Mutlu bugüne kadar kaç disiplin cezası almıştır? Tahliyesine engel olarak ileri sürülen disiplin cezalarının tarihleri ve gerekçeleri nelerdir?

  5. İdare ve gözlem kurulları kararlarıyla siyasi mahpusların tahliyelerinin uzatılması umut hakkının ihlali değil midir? Umut hakkının ihlaline neden olan idare ve gözlem kurulu kararlarının mahpuslar lehine değiştirilmesi için bir çalışmanız var mıdır?

  6. Patnos L Tipi Cezaevi'nde 30 yılı aşkın süredir tutuklu olan 6 mahpusun infazlarının keyfi gerekçelerle yakılmasının sebebi nedir? Bu kararlarda hangi somut kriterler göz önünde bulundurulmuştur?

  7. "Pişmanlık" dayatması adı altında yapılan baskılar hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu tür uygulamalarla ilgili herhangi bir denetim veya soruşturma başlatılmış mıdır?

  8. Genel olarak mahpusların işlediği suçtan dolayı pişman olduklarına kanaat getirmek için "pişman oldum" demeleri yeterli midir? Pişman olduğunu bu şekilde ifade eden mahpuslar otomatik olarak yeniden suç işlemeyecek anlamına mı gelmektedir? Kurumunuzun uygulamalarına göre bir mahpusun pişman olup olmadığı nasıl değerlendirilmektedir?

  9. İdare ve gözlem kurulları tarafından mahpuslara yöneltilen soruların denetlenmesine yönelik bir mekanizma oluşturulması düşünülmekte midir? Mahpusların bu denetimsiz süreçlerdeki haklarını korumaya yönelik ne gibi tedbirler alınmaktadır? haklarını keyfi gerekçelerle engellemelerine karşı Adalet Bakanlığı'nın herhangi bir denetim veya inceleme başlattığı vakalar var mıdır?

    • 9- Hapishane idarelerinin, mahpusların tahliye

  10. 1 Ocak 2021 tarihinden beri hapishanelerde iyi halli olmadığı gerekçesiyle koşullu salıverilmeyen kaç hükümlü bulunmaktadır? Bu hükümlülerden kaçı adli kaçı siyasi hükümlüdür?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1523789 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18680 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. a

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1551-6942/9637 Konu : Yazılı soru önergesi ZA. AS2025

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18680 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" ve "siyasi hükümlü" kavramları bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

I- 5275 sayılı Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fikralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

HI. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil

DEDİ Misal

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden NA8-4ek - CMJ KVXY - WO6gHrE - eIpMto- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme oorganınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IV- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

V- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

Bebi hje

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap gov.tr adresinden NAS4*4ek - CMJ KVXY - WO6gHrE - el pMtO ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fikrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

2275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği

İRİ a EsiğE Bis

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden NA84*4ek - çMJ KVXY - WO6gHrE - elpMto- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

VI- Patnos Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 12/11/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, hakkında Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 09/10/2024 tarihinde verilen iyi halli olmadığına dair kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, ©) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan iel el M4 GİRİŞE iniz

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NAS$44ek - CMIKVXY - wO6gHrE - GİpMtO- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 11 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir