İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/18682 GEÇ CEVAPLANDI · 217 GÜN

Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde şartlı tahliye taleplerinin reddedildiği iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 25 Ekim 2024 tarihinde 7/18682 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 217 gün sonra, 30 Mayıs 2025).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde şartlı tahliye taleplerinin reddedildiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18682, 25 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18682-sincan-kadin-kapali-cezaevinde-sartli-tahliye-taleplerinin-reddedildigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3a6d9478-d7c2-47d0-a8c0-0192dc92a0b5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 217 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılnasını a arz ederim.

Öznur Bartin

2021 yılında yürürlüğe giren "Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik" sonrasında, özellikle bazı mahpusların şartlı tahliye haklarından yararlanamamalarına ilişkin ciddi ihlaller yaşanmaktadır. İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) verilerine göre, bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden bu yana toplamda 501 mahpusun tahliyesi, İdare ve Gözlem Kurulları tarafından ertelenmiştir. Özellikle Sincan Kadın Kapalı Cezaevi, bu ihlallerin sistematik bir şekilde uygulandığı "pilot bölge" olarak öne çıkmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde şartlı tahliye taleplerinin sistematik olarak reddedilmesi, ceza infaz hukukuna aykırı ve hukuki denetime açık olmayan bir süreç izlemektedir. Mahpusların tahliye talepleri "pişmanlık göstermedikleri" gerekçesiyle keyfi olarak engellenmektedir. Ayrıca, bu kararların alınmasında ilgili yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar ihlal edilmekte; savcı başkanlığında toplanması gereken kurulların bu niteliği taşımadığı, müvekkillerin itirazlarına rağmen hakimliklerin bu durumu görmezden geldiği tespit edilmiştir.

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde şartlı tahliye talepleri sürekli olarak soyut gerekçelerle ve usulsüz bir şekilde reddedilmektedir. Ceza infaz sürelerini tamamlayan 15 kadın mahpustan sadece 5'i tahliye edilmiştir. Diğer 10 kadın ise hala keyfi bir şekilde tahliye erteleme süresinin tamamlanmasını beklemektedir. Bu durum, başlı başına kötü muamele teşkil etmekte ve mahpuslara eziyet niteliği taşımaktadır.

Türk Ceza Kanunu'na göre, kişilerin hükümlü oldukları dönemde lehe olan kanun bükümleri uygulanmalıdır. Ancak, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ndeki uygulamalarda, mahpusların bu haktan yararlanması engellenmektedir. Emsal kararların sunulmasına rağmen Sincan İnfaz Hakimliği, bu kararları göz ardı etmekte ve mahpusların haklarını ihlal eden uygulamaları sürdürmektedir. İdare ve Gözlem Kurulları'nın keyfi uygulamaları, cezaevlerinde yürürlükte olan kanunların ve yönetmeliklerin öngördüğü standartlarla bağdaşmamaktadır. Bu. da ceza infaz sisteminde ciddi bir hukuki denetimsizliğin var olduğunu göstermektedir.

Ayrıca, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde mahpusların sağlık hakları ciddi şekilde ihlal edilmektedir. Mahpuslar revir ya da hastanelere sevk edilmemekte, sevk edilenlerin tedavileri ise gecikmektedir. Özellikle yüzde 85 görme kaybı olan mahpus Selver Yıldırım'ın tedavi süreçleri geciktirilmiş ve tedavi için gerekli büyüteç gibi yardımcı cihazlar güvenlik gerekçesiyle mahpuslara verilmemektedir. Bu durum, mahpusların yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik olarak da tecrit edilmeleri anlamına gelmektedir. Sağlık hizmetlerine erişim hakkı, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri tarafından korunan temel bit haktır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Birleşmiş Milletler Mahpusların Korunması İlkeleri, cezaevinde bulunan bireylerin sağlık hizmetlerine erişimlerini garanti altına alır. Ancak, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde bu hakkın ihlal edilmesi, insan hakları açısından kabul edilemez bir durumdur.

Mahpusların şartlı tahliye haklarının ihlal edilmesi, Anayasa'nın 17. ve 19. maddelerine aykırıdır. Anayasa'nın 17. maddesi yaşam hakkını ve kötü muamele yasağını güvence altına alırken, 19. madde ise kişilerin özgürlük ve güvenlik haklarını düzenler. Ayrıca Türk Ceza Kanunu'nda belirtilen lehe olan hükümlerin uygulanması ilkesi, hükümlülerin adil bir şekilde tahliye süreçlerinden faydalanmasını sağlar. Buna ek olarak, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de bu hakların güvence altına alınmasını öngörmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin (AİHS) 3. ve 5. maddeleri, kişilere kötü muamele edilmemesini ve adil bir şekilde hapis cezalarının uygulanmasını güvence altına alırken, Birleşmiş Milletler Mahpusların Korunması İlkeleri de cezaevlerindeki kişilerin insani koşullarda yaşamalarını ve temel haklarının ihlal edilmemesini şart koşmaktadır.

Bu bağlamda, Bakanlığınızın Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde yaşanan bu insan hakları ihlallerini derhal inceleyerek, cezaevi yönetimleri ve İdare ve Gözlem Kurulları üzerinde denetim mekanizmalarını etkin bir şekilde işletmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde şartlı tahliye süreçlerine ilişkin olarak 2021 yılında yürürlüğe giren "Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik" kapsamında, İdare ve Gözlem Kurulları'nın verdiği tahliye erteleme kararlarının gerekçeleri nelerdir? Bu gerekçeler hangi somut delil ve tespitlere dayanmaktadır? Söz konusu yönetmelikte yer alan hangi maddeler temel alınarak bu kararlar verilmektedir?

  2. Mahpusların "pişmanlık göstermedikleri" gerekçesiyle şartlı (o tahliyelerinin reddedilmesine dair bir yasal düzenleme ya da bağlayıcı karar var mıdır? Bu gerekçe hangi yasal dayanaklara dayandırılmaktadır? Bu tür kararların alınmasında hangi kriterler kullanılmaktadır ve kararlar hangi hukuki denetim mekanizmalarıyla denetlenmektedir?

    AYİTZ

    Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde İdare ve Gözlem Kurulları'nın savcı başkanlığında toplanmadığı ve usulsüz bir şekilde tahliye taleplerinin reddedildiğine dair iddialar üzerine Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapıldıysa, inceleme sonucu ne olmuştur ve bu tür iddiaların tekrarlanmaması adına hangi önlemler alınmıştır?

  3. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde mahpusların şartlı tahliye taleplerinin sürekli olarak reddedildiği belirtilmektedir. Bu duruma ilişkin Bakanlığınızın elinde bulunan istatistiki veriler nelerdir? Diğer cezaevleri ile karşılaştırıldığında, bu cezaevinde şartlı tahliye oranlarının düşük olmasının nedenleri nelerdir? Bu mahpusların tahliye süreçlerinin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi için ne tür adımlar atılmaktadır?

  4. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde, ceza infaz süresini tamamlayan 15 kadın mahpustan sadece 3'inin tahliye edildiği ve geri kalanların keyfi olarak bekletildiği iddiaları doğru mudur? Eğer doğruysa, bu kadınların tahliye taleplerinin reddedilmesinin gerekçeleri nelerdir? Bu taleplerin hukuki süreçlere uygun bir şekilde değerlendirilip değerlendirilmediği nasıl denetlenmektedir?

  5. Mahpusların sağlık hizmetlerine erişimin engellendiğine dair iddialar üzerine Bakanlığınızca Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde bir denetim yapılmış mıdır? Özellikle yüzde 85 görme kaybı olan mahpusun tedavi sürecinin geciktirilmesi ve güvenlik gerekçesiyle tedavi için gerekli cihazların verilmemesi gibi iddialar doğru mudur? Bu iddiaların doğru olması halinde, Bakanlığınızca sağlık hizmetlerine erişimin sağlanması için hangi adımlar atılacaktır?

  6. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. ve 19. maddelerine aykırı olarak mahpusların şartlı tahliye taleplerinin reddedildiği iddiası üzerine, Bakanlığınız bu konuda ne tür yasal düzenlemeler ve denetimler yapacaktır? İdare ve Gözlem Kurulları'nın keyfi kararlar almasının önüne geçmek için Bakanlığınız hangi tedbirleri almayı planlamaktadır?

  7. Ulusal ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde mahpusların haklarının korunmasına yönelik olarak Bakanlığınızca yapılan denetimler nelerdir? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Birleşmiş Milletler Mahpusların Korunması İlkeleri'ne aykırı bir şekilde tahliye haklarının ihlal edildiği iddialarına karşı Bakanlığınız ne tür adımlar atacaktır? Bu hak ihlallerine karşı etkili bir denetim mekanizması kurulmuş mudur?

  8. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde İdare ve Gözlem Kurulları'nın kararlarının hukuka aykırı olduğu ve tahliye süreçlerinin şeffaf yürütülmediği iddiaları hakkında Bakanlığınızın elinde herhangi bir rapor ya da denetim sonucu mevcut mudur? Bu ihlallerin giderilmesi için Bakanlığınız tarafından yapılan ya da yapılması planlanan düzenlemeler nelerdir?

  9. Toplumsal farkındalığın artırılması ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin kamuoyu tarafından daha yakından takip edilmesi için Bakanlığınızca yürütülen bilgilendirme çalışmaları nelerdir? Cezaevlerinde şartlı tahliye haklarının ihlaline yönelik iddiaların kamuoyuyla paylaşılması ve toplumda duyarlılık oluşturulması adına Bakanlığınızın çalışmaları ve stratejileri nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1523789 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18682 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1553-6704/9307 Konu : Yazılı soru önergesi 30, (ASn025

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18682 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

11- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler

UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden RODSh4I - fKgj rrm - Xh2fj K5 - on7j jO- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde ; belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

I1- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm Mevzuat Genel Müdürlüğü aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fikrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; i- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip Mevzuat Genel Müdürlüğü verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

V- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 18/11/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Gaziantep L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 17/02/2023 tarihinde sağlık nedeniyle Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği,

B) Adı geçenin şikâyetleri nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ve Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesinin göz polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 21/09/2023 tarihli raporda adı geçenin güneş gözlüğü ve büyüteç kullanımının zaruri olmadığının belirtildiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 5 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir