2023 yılında Samsun'da gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 25 Ekim 2024 tarihinde 7/18897 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 130 gün sonra, 4 Mart 2025).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “2023 yılında Samsun'da gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18897, 25 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18897-2023-yilinda-samsun-da-gozaltina-alinan-bir-kisinin-kotu-muameleye-maruz-kaldigi-iddiasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fc5e3fd1-de71-4bc1-b1da-0192dd39a98a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 130 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memişoğlu tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen bilgide; "Emir Karakum (T.C. Kimlik No:- ) 19 Eylül 2023 tarihinde, Samsun ilinde evime giderken polisler ve bekçiler tarafından hukuksuz bir şekilde işkence ile gözaltına alındım. Gözaltına alınma nedenim çantamın savcılık kararı olmadan aranmak istemesiydi. Olayın en başında bekçiler tarafından GBT işleminde bir sorun olmamasına rağmen çantamın ve üstümü aranmak istendiğini söyleniyor. Bekçi E OK , Bekçi Ü B tarafından, aranmak için savcılık kararı olup olmadığını sordum, kem kum ediyorlar. Yaklaşık 10 dakika sonra tarihi geçmiş ağustos ayına ait karar gösteriyorlar, bende bunun tarihinin geçtiğini, ayrıca çantamı aramak için savcılık kararı olması gerektiğini söylüyorum, bekçi sayısı git gide artıyor, Bekçiler E OK (TC: )veÜ B TC: ) : "Yetkimiz var, biz 'Devletiz' gerekirse ararız." diyorlar. Daha sonra Polislere haber veriyorlar, Polisler geliyor, araçtan inen Polisler T B (TC.
)JM K (TC. ) direkt bana gelerek saldırıyor, yere yatırıp ters kelepçe ile yaparak yüzüme sayısız darbeler yumruk, tekmeler aldım. Bekçilerde daha rahat işkence görmem için yardımcı oluyorlar. Polislerden T 'B bir yandan bana vururken bir yandan da küfürler ediyor. Ters kelepçe ile polis aracının arka tarafına fırlatıldım. Samsun Gazi Devlet Hastanesi'ne getirildim, polis aracından işkence yapılarak ters kelepçe ile paravan kısmına getirildim. Devletin hastanesinde işkence görmeye devam ettim, acı, boğulma, işkence seslerini, hastanenin sesli kamera kayıtlarında mevcuttur. İşkence seslerimi duymasına rağmen Doktor A Ö gülüyordu. Çeneme aldığım darbeler nedeniyle konuşma zorluğu çektim, işkence gördüğüm her halimden belli olmasına rağmen, konuşma zorluğu çektiğim belli olmasına rağmen Doktor A Ö ve daha sonra polis aracını hastane sanıp muayene etmek için gelen Doktor SK 'ye hipokrat yeminine ve İstanbul protokolüne bağlı kâlmalarını söylesem de seslerini çıkarmadılar, işkence suçuna ortak oldular. Doktorlar, "işkefice yapan -
" polisin omzunu sıvazladılar. Bunların hepsi savcılıktan aldığım kamera kayıtlarında mevcuttur.
TBMM Halkla İlişkiler Binası
SORULAR
Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
I senedir işkence yapan polislerin, bekçilerin ve işkence suçuna bulaşan doktorların hakkında kamu davası açılması için uğraşıyorum. Samsun Valiliği uzun süre doktorların yargılanmamaları için soruşturma izni vermedi. Samsun İdare Bölge Mahkemesine başvurduk, itirazım kabul edildi, doktorlar hakkında soruşturma süreci başladı fakat işkence, kötü muamele, görevi kötüye kullanma suçları açık olmasına rağmen Polisler; T B ,M
K. Bekçiler, E OK ,Ü B ,doktorlar S. K ,A Ö ,Ö
A hakkında kamu davası açılmadı, kovuşturmaya yer yok kararı verildi. Bu arada doktor Ö A < bir gün sonra 20 eylül 2023 tarihinde tekrar hastaneye gittiğim de muayene olduğum doktordur. Bir gün önce yaşadığım işkenceyi anlattım, film çektirmesini söyledim ancak işkence izlerini dahi darp cebir raporuna geçirmemiştir. En başta işkence suçuna ortak olan Doktor A Ö , soruşturmaya şüpheli olarak dahil edilmemiş, görevini kötüye kullanan doktor, tanık olarak eklenmiştir. Soruşturma en baştan itibaren sakat ve ciddiyetsiz yürütüldü, karakol kamera kayıtları 53 gün süre kısıklığı olduğu için görüntüler alınmamış." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Eğer bu iddialar doğruysa konu ile ilgili soruşturma açılmış mıdır?
Konuile ilgili kamera kayıtları incelenmiş midir?
Son7 yılda polis tarafından işkence ve kötü muamele gördüğü için tarafınıza başvuru yapan kişi sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanı ·
İlgi (o :11.11.2024 tarihli ve E. 43452547-120.07.04-1527710 sayılı yazınız.
Kocaeli Milletvekili Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU tarafından verilen "2023 yılında Samsun'da gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin" 7/18897 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.
Prof. Dr. Kemal
Ek-Önerge Cevabı
Çankaya/Ankara 06800 Telefon No: 03125651000
Kocaeli Milletvekili Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU tarafından verilen "2023 yılında Samsun'da gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin" 7/18897 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabıdır.
Tarafıma iletilen bilgide; "Emir Karakum (T.C. Kimlik No ) 19 Eylül 2023 tarihinde, Samsun ilinde evime giderken polisler ve bekçiler tarafından hukuksuz bir şekilde işkence ile gözaltına alındım. Gözaltına alınma nedenim çantamın savcılık kararı olmadan aranmak istemesiydi. Olayın en başında bekçiler tarafından GBT işleminde bir sorun olmamasına rağmen çantamın ve üstümü aranmak istendiğini söyleniyor. Bekçi E OK , Bekçi Ü B tarafindan, aranmak için savcılık kararı olup olmadığını sordum, kem kum ediyorlar. Yaklaşık 10 dakika sonra tarihi geçmiş ağustos ayına ait karar gösteriyorlar, bende bunun tarihinin geçtiğini, ayrıca çantamı aramak için savcılık kararı olması gerektiğini söylüyorum, bekçi sayısı git gide artıyor, Bekçiler E K (TC: ) ve Ümit BAHAR TC: - ); "Yetkimiz var, biz 'Devletiz' gerekirse ararız." diyorlar. Daha sonra Polislere haber veriyorlar, Polisler geliyor, araçtan inen Polisler T. B (TC. )JM K (TC direkt bana gelerek saldırıyor, yere yatırıp ters kelepçe ile yaparak yüzüme sayısız darbeler yumruk, tekmeler aldım. Bekçilerde daha rahat işkence görmem için yardımcı oluyorlar. Polislerden T B. bir yandan bana vururken bir yandan da küfürler ediyor. Ters kelepçe ile polis aracının arka tarafına fırlatıldım. Samsun Gazi Devlet Hastanesi'ne getirildim, polis aracından işkence yapılarak ters kelepçe ile Polis T B ,Bekç Ü B , Bekçi E K tarafından Gazi Devlet Hastanesi'nin paravan kısmına getirildim. Devletin hastanesinde işkence görmeye devam ettim, acı, boğulma, işkence seslerini, hastanenin sesli kamera kayıtlarında mevcuttur. İşkence seslerimi duymasına rağmen Doktor A, Ö gülüyordu. Çeneme aldığım darbeler nedeniyle konuşma zorluğu çektim, işkence gördüğüm her halimden belli olmasına rağmen, konuşma zorluğu çektiğim belli olmasına rağmen Doktor A Ö ve daha sonra polis aracını hastane sanıp muayene etmek için gelen DoktorS OK 'yehipokrat yeminine ve İstanbul profökolüne bağlı kalmalarını söylesem de seslerini çıkarmadılar, işkence suçuna ortak oldular. Doktorlar; işkence yapan polisin omzunu sıvazladılar. Bunların hepsi savcılıktan aldığım kamera kayıtlarında mevcuttur. 1 senedir işkence yapan polislerin, bekçilerin ve işkence suçuna bulaşan doktorların hakkında kamu davası açılması için uğraşıyorum. Samsun Valiliği uzun süre doktorların yargılanmamaları için soruşturma izni vermedi. Samsun İdare Bölge Mahkemesine başvurduk, itirazım kabul edildi, doktorlar hakkında soruşturma süreci başladı fakat işkence, kötü muamele, görevi kötüye kullanma suçları açık olmasına rağmen Polisler; T B ,M. K Bekçiler; E OK ,Ü B , doktorlar S K ,AÖ ,Ö A hakkında kamu davası açılmadı, kovuşturmaya yer yok kararı verildi. Bu aradadoktor Ö (OÂ|A bir gün sonra 20 eylül 2023 tarihinde tekrar hastaneye gittiğim de muayene olduğum doktordur. Bir gün önce yaşadığım işkenceyi anlattım, film çektirmesini söyledim ancak işkence izlerini dahi darp cebir raporuna geçirmemiştir. En başta işkence suçuna ortak olan Doktor A Ö soruşturmaya şüpheli olarak dahil edilmemiş, görevini kötüye kullanan doktor, tanık olarak eklenmiştir. Soruşturma en baştan itibaren sakat ve ciddiyetsiz yürütüldü, karakol kamera kayıtları 53 gün süre kısıklığı olduğu için görüntüler alınmamış." ifadeleri yer almaktadır. Bu bağlamda;
SORULAR:
SORU 1- Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
SORU 2- Eğer bu iddialar doğruysa konu ile ilgili soruşturma açılmış mıdır? SORU 3- Konu ile ilgili kamera kayıtları incelenmiş midir?
SORU 4- Son 7 yılda polis tarafından işkence ve kötü muamele gördüğü için tarafınıza başvuru yapan kişi sayısı kaçtır?
CEVAPLAR: 1-4.
Hükümlü ve tutuklu vatandaşlarımıza 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik, 30.04.2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında imzalanan Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26.01.2017 tarihli Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri İle Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokol ve Adalet Bakanlığının 172 Nolu Genelgesi uyarınca Adalet Bakanlığı ile koordineli bir şekilde sağlık hizmeti sunulmaktadır.
Hasta Hakları Yönetmeliği; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen "hasta hakları'nı somut olarak göstermektedir. Mezkur Yönetmelik sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlar ile bunların dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin "hasta hakları"ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usul ve esasları düzenlemektir. Hasta Hakları Yönetmeliği kapsamında, sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınmamaktadır. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenmekte olup sağlık hizmeti sunumu ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.
Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.