20 Ocak 2026 tarihinde Mardin'de gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Heval Bozdağ (DEM Parti), 4 Şubat 2026 tarihinde 7/39995 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “20 Ocak 2026 tarihinde Mardin'de gözaltına alınan bir kişinin kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39995, 4 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39995-20-ocak-2026-tarihinde-mardin-de-gozaltina-alinan-bir-kisinin-kotu-muameleye-maruz-kaldigi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/93550d00-c6cd-4451-9326-019c2ce5a929
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 253 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Diyar Koç, Mardin'in Nusaybin ilçesinde 20 Ocak 2026 tarihinde Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılara karşı gerçekleştirilen protesto eylemleri sırasında kolluk güçleri tarafından darp edilerek, ağır yaralı bir şekilde gözaltına alınmıştır. Darp edildiği ve ağır hakaretlere maruz kaldığı görüntüler basına da yansıyan Diyar Koç'un, gördüğü darp ve işkence sebebiyle omurgasında birden fazla kırık, kafa bölgesinde kırıklar, iç kanama bulguları, yüz ve kafa bölgesinde çok sayıda dikiş ile hayati risk taşıyan ciddi yaralanmalarının olduğu tespit edilmesine rağmen tedavisi yarıda kesilerek, savcılığa sevk edilmiş, tutuklanarak önce Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'ne oradan da Diyarbakır Cezaevi'ne sevk edilmiştir. Diyarbakır'da sağlık durumu riskli olması sebebiyle cezaevine alınmamış, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmıştır. Beyin kanaması riski teşhisi ile Diyarbakır'da gözlem altında tutulduğu sürede sağlık durumunun ciddiyetini sürdürmesi nedeniyle "daha kapsamlı tedavi" gerekçesiyle Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ne sevk edilmiştir. Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nden de Sincan Kapalı Cezaevi'ne sevk edildikten sonra kendisine refakat etmesi gereken Cezaevi Hastanesi'nde görevli bir hemşire tarafından "Bunu bana teslim edin, gerekeni yaparım. Biz bunları sarı torbalarla teslim alıyorduk. Doğu'da da görev yaptım. Eşim polis" gibi ifadelerle tehdit edildiği, açıkça ırkçı ve ayrımcı söylemlere maruz bırakıldığı kamuoyuna yansımıştır.
Diyar Koç gözaltı ve tutuklama süreci boyunca çok sayıda, birbirini takip eden ve ağır ihlale varan uygulamalara maruz bırakılmıştır. Tüm bu süreçlerde, sağlık durumu ciddiyetini korumasına rağmen tedavisi tamamlanmadan tutuklanması ve bu haliyle farklı cezaevlerine sürekli sevkinin yapılarak, kurumlar arasında dolaştırılmasıyla sağlık ve yaşam hakkının hiçe sayıldığı, hayati risk yaratıldığı açıktır. Bir sağlık görevlisi tarafından tehdit edilmesi ise meslek etiğinin hiçe sayılmasıdır; sağlık hizmetinin tarafsızlığına, güvenliğine ve insan onuruna doğrudan saldırı niteliği taşımaktadır.
Kişinin temel sağlık hizmetlerine eşit ve ayrım gözetilmeksizin erişim hakkı yok sayılamaz. Sağlık; Anayasa, ulusal mevzuat ve tarafı olunan uluslararası sözleşmeler uyarınca temel bir haktır, devletin yükümlülükleri açıktır ve devlet bu hakkın korunmasından sorumludur. Bu yükümlülükler özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiler bakımından daha da ağırlaşmakta ve artmaktadır. Yeterli, ayrımcılıktan uzak bir sağlık hizmeti ve erişimi mutlak bir yükümlülüktür. Bakanlığı'nızın denetim ve etkili soruşturma yürütme sorumluluğu ortaya çıkmakta, ihmallere ve sorumlularına dair gerekli işlemlerin başlatılması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Diyar Koç'un sağlık durumu ciddiyetini korumasına rağmen, tedavi süreçleri tamamlanmadan hastanelerden taburcu edilmesi ve adli mercilere sevk edilmesi hangi tibbi ve idari gerekçelere dayanmaktadır? Bakanlığınızın bu konuda herhangi bir açıklaması olacak mıdır?
Tedavisi tamamlanmadan taburcu edilmesine karar verilmesi ve ardından savcılığa sevk edilmesi ile ilgili Bakanlığınıza ulaşan resmi bir bilgi veya rapor bulunmakta mıdır?
Geçtiğimiz haftalarda saçını ördüğü, suç teşkil etmeyen, sembolik bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle bir hemşire hızlıca adli ve idari soruşturmalara maruz kalmış, gözaltına alınıp görevinden uzaklaştırılmıştı. Diyar Koç'u açıkça ırkçı, ayrımcı, ifadelerle tehdit ettiği belirtilen hemşireye dair de benzer bir hızla herhangi bir idari veya adli işlem başlatılacak mıdır? Bu kişi hakkında etkili bir idari soruşturma yürütülecek midir? Bu durum işkence ve kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilecek midir? Meslek etiği ile bağdaşmayan bu durum karşısında herhangi bir idari yaptırım uygulanacak mıdır? Görevinden uzaklaştırılacak mıdır?
Sağlık kuruluşlarında ve sevk süreçlerinde, özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişilerin sağlık hizmetlerine erişimi ve ayrımcılıktan korunması konusunda açık olan yükümlülüklere uyulduğu Bakanlığınızca denetlenmekte midir? Denetleniyorsa, hangi prosedürler uygulanmaktadır?
Gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde kişilerin sürekli ve bütünlüklü bir sağlık hizmeti almasını sağlamak, Anayasa ve uluslararası sözleşmeler uyarınca Bakanlığınızın sorumluluğunda değil midir? Bu olayda bu sorumluluk neden yerine getirilmemiştir?
Diyar Koç'un tüm gözaltı ve tutuklanma süreci boyunca yaşadığı sağlık hakkı ihlallerine ilişkin Bakanlığınızca gerekli araştırma ve soruşturmalar başlatılacak, tespitleri yapılacak ve sorumluları hakkında gerekli işlemler başlatılacak mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir