İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/19040 GEÇ CEVAPLANDI · 180 GÜN

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 8 Kasım 2024 tarihinde 7/19040 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 180 gün sonra, 7 Mayıs 2025).

Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19040, 8 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19040-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-da-yapilan-degisiklikler-nedeniyle-ya (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ab691be7-1d02-444c-93a6-01931a48e81e

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 180 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Sn. Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 96 ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için gereğini saygılarımla arz ederim.

Anayasa*mızdaki "Eşitlik Yurttaşlık" ilkesi aslına hem ulusal hem de evrensel düzeyde temel insan haklarını kapsayan bir tanımlamayı içermektedir. Her ne kadar farklı ifade edilmiş olsalar da bu ilke dünyadaki neredeyse bütün ülkelerin anayasalarda vardır. Çünkü eşitlik, diğer hakların neredeyse tamamının içeriğini ve kullanımını etkileyen en temel insan hakkıdır. Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. Maddesi de işte bu eşitlik ilkesini koruma altına alan bir temel hükümdür. Bu maddede "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" denir. Buradaki eşitlik, muhakkak ki her yurttaşın kanunlar önünde aynı eşit haklara sahip olması gerektiğidir. Dolayısıyla çıkarılmış olan bir kanunun aynı suçu işlemiş kişiler arasında farklı cezaları ön göremeyeceği gayet açıktır. Ne var ki, 31 Temmuz Covit Yasası olarak bilinen kanunun, aynı suçu işleyen kişiler arasındaki farklı uygulama, karar ve yorumlarla neden olduğu mağduriyetler, haklı sorulara cevap aramayı gündeme getirmiştir. Buradan hareketle;

SORU 1- Kamuoyunda "31 Temmuz Covit Yasası" adıyla bilinen kanun kapsamında mağduriyet yaşayanların sayısı kaçtır?

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

(dop

SORU 2- Haziran ayında dosyası onaylanan bir mahkumun, infazının Ekim ayında gelmesi nedeniyle 31 Temmuz Covit Yasası'ndan yararlanamaması sonucu oluşan mağduriyetin giderilmesi için bir düzenlemeniz var mıdır?

SORU 3- Aynı tarihte, aynı suça sürüklenmiş ve aynı cezayı almış iki ayrı kişi arasında; infaz tarihlerindeki farklı uygulamalarla yaratılan adaletsizliği nasıl gidermeyi düşünüyorsunuz?

SORU 4- İçeriğinde "hükümlü bulunma" ibaresi bulunan 5275 Sayılı 31 Temmuz Covit Yasası Geçici 10. Maddesindeki bu ifadenin acilen kaldırılması ve suç tarihinin esas alınması; iddia edildiği gibi mağduriyetleri gidermek için yeterli midir?

SORU 5- Bu konuda mağduriyet yaşayanların, infaz hakimliklerine başvurarak yaptıkları itirazların reddedilmesinin Türk hukuk sistemindeki maddi dayanağı nedir?

SORU 6- Örneğin 31 Temmuz Covit Yasası'ndan yararlanarak 143 denetim hakkı kazanan bir mahkumun önce açık cezaevine çıkarılmasının, suç tarihinin 2012, cezasının da 5 ay olması, ne var ki dosyasının, 3i Temmuz sonrası istinafta onanıp gelmesi nedeniyle 3 yıllık denetiminin geri alınması, herkes için olması gereken "adil hukuk" normlarına uygun mudur?

SORU 7- Verilen bir hakkın geri alınması, evrensel hukuktaki "kazanılmış hak geri alınamaz" kuralına uyulmadığını kanıtlamış olmuyor mu?

SORU 8- Açık bir haksızlığa, belirgin bir hukuksuzluğa ve vicdan kanatan mağduriyetlere neden olan 31 Temmuz Covit Yasası, bu yönleriyle Anayasa'nın "eşitlik ilkesine" aykırılık teşkil etmiyor mu?

Adres: Halkla Ilişkiler Binası 6-kat No: E-611

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1529598 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19040 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. "

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı :E-56020453-610-1630-758/1122 Konu : Yazılı soru önergesi ES 1/2025

Sayın Yüksel Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19040 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 15 Temmuz 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanunla 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. maddenin;

A) İkinci fıkrasında, 31/07/2023 tarihi itibarıyla geçici 9. maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebileceği,

B) Dördüncü fıkrasında, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezası infaz edilip geçici 9. maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 31/07/2023 tarihi itibarıyla izinde bulunan hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihine kadar olan sürelerinin 105/A maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere tabi olmadan geçirileceği,

©) Beşinci fıkrasında, geçici 9. maddenin altıncı fıkrası uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilen hükümlülerin, 31/07/2023 tarihi itibarıyla açık ceza infaz kurumuna ayrılmış sayılacağı,

Ç) Altıncı fıkrasında, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/07/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan azise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanların, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabileceği, bu hükümlüler ile 31/07/2023 tarihinde geçici 9. maddenin altıncı fikrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılacağı,

D) Yedinci fikrasında, altıncı fikra hükümlerinin 31/07/2023 tarihi itibarıyla; hapis cezasının infazı 5275 sayılı Kanunun 16, 16/A ve 17. maddeleri kapsamında hapis cezası ertelenmiş veya hapis cezasının infazı durdurulmuş olan hükümlüler hakkında da

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://Vatandaş.uyap.gov.tr adresinden h9OIBy3 - McDIkSU - VS$cdeaj - ©590€S- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü uygulanacağı,

E) Sekizinci fıkrasında, koşullu salıverilmenin geri alınması nedeniyle 31/07/2023 tarihi itibarıyla cezası aynen infaz edilen veya ikinci defa mükerrir olup 31/07/2023 tarihi itibarıyla bu cezanın infazı için ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin bu cezalarının infazı bakımından altıncı fikra hükümlerinin uygulanmayacağı, bu hükümlülerin 31/07/2023 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ancak infaz edilmemiş diğer hapis cezaları bakımından altıncı fıkra hükümlerinin uygulanacağı,

Düzenlemelerinin yer aldığı malumlarıdır.

I- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu doktmana htip:/vatandaş.uyap. gov.tr adresinden h9OIBy3 - McDIk5U - VScdear - e590€5S- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir