Hakkari'nin Derecik ilçesinde düzenlenen futbol turnuvasında yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 6 Kasım 2024 tarihinde 7/19245 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'nin Derecik ilçesinde düzenlenen futbol turnuvasında yaşandığı iddia edilen olaylara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19245, 6 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19245-hakkari-nin-derecik-ilcesinde-duzenlenen-futbol-turnuvasinda-yasandigi-iddia-edilen-olayla (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a7d4f51f-7ceb-46a0-a234-019305b26518
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 708 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Öznur Bartin
2 Kasım 202/te Hakkari'nin Derecik ilçesinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen kurumlar arası futbol turnuvasında Derecik İlçe Jandarma Komutanlığı ile Kaymakamlık personeli arasında meydana gelen şiddet olayları, güvenlik güçlerinin devlet otoritesini keyfi ve yasadışı bir biçimde kullandığını gösteren ciddi bir olaydır. Dostane bir maç sırasında başlayan tartışmanın, Jandarma Komutanlığı'na bağlı bir üsteğmenin verdiği iddia edilen müdahale emriyle fiziksel saldırıya dönüşmesi, yurttaşların güvenliğini sağlaması gereken devletin, kendi güvenlik güçlerince halka eziyet edildiği bir duruma işaret etmektedir. Özellikle Hakkâri ve bölge kentlerinde bu tür şiddet olaylarının sıkça yaşanması, cezasızlık politikasından cesaret alan kolluk kuvvetlerinin halka eziyet ettiği eleştirilerini haklı kılmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Maç sırasında yaşanan faul sonrası jandarma personelinin sözlü tehditleri ve hakaretlerinin ardından, sahadaki yaklaşık 20 jandarma personeli, yalnızca Kaymakamlık takımındaki oyunculara değil, saha dışında bulunan seyircilere de coplarla saldırdığı basına yansımıştır. Kaymakamlık takımından İ.T., coplarla yapılan bu şiddetli saldırı nedeniyle karın, kaşık, diz ve omuz bölgelerinde ağır darp izleriyle yaralanmış; kendisine yardım etmek isteyen yurttaş E.Y. de benzer bir saldırıya maruz kalmıştır. İ.T., vücudundaki darp izlerini belgeleyerek adli süreci başlatacağını ifade etmiştir. Bu olay, kolluk kuvvetlerinin keyfi güç kullanımına başvurarak yurttaşlara doğrudan bir tehdit oluşturduğunu, devletin sağlamakla yükümlü olduğu güvenlik amacını tersine çevirdiğini gözler önüne sermektedir.
Anayasa'nın 17. maddesi, "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir," hükmüyle bireylerin fiziksel ve ruhsal bütünlük haklarını güvence altına almaktadır. Ancak Hakkâri"'de yaşanan bu olay, Anayasa'nın güvence altına aldığı temel hakların ihlali niteliğindedir. Anayasal korumaya rağmen, yurttaşlara karşı yapılan bu saldırılar,
" kolluk kuvvetlerinin hesap vermemesi sonucunda güçlendirdiği cezasızlık anlayışının halk üzerinde nasıl bir baskıya dönüştüğünü göstermektedir. Ulusal yasal düzenlemelere ek-olarak, Türkiye'nin taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannameşi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de bireylerin fiziksel bütünlüklerini koruma altına almaktadır; bu tür eylemler, Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerini ihlal etmesi anlamına gşlmektedi.
Bu olayın ardından İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın, sorumluluğu olan tüm personel hakkında ivedilikle kapsamlı bir soruşturma başlatması ve gerekli idari ve hukuki yaptırımları uygulaması gerekmektedir. Bu tür eylemler, Anayasa'nın güvencesi altında bulunan yurttaş haklarını doğrudan ihlal ederken, devletin temel görevi olan güvenliği sağlama yükümlülüğünü de ihlal etmektedir. Bu olayda, yalnızca jandarma değil, ihmali olan diğer tüm güvenlik görevlilerinin de hesap vermesi, hukuk devleti ilkesine bağlı bir toplum için elzemdir. Yaşanan olayların cezasız kalması, yalnızca Derecik halkı için değil, tüm ülke için büyük bir tehdit oluşturmakta; hukukun üstünlüğünü sağlayacak denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesini gerektirmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Derecik'teki olayla ilgili olarak adaletin sağlanması için nasıl bir soruşturma süreci yürütülecek? Bağımsız bir denetleme yapılacak mı?
Cezasızlık politikalarına karşı adalet sisteminde hangi önlemler alınmaktadır? Bu politikalar yerel düzeyde nasıl uygulanmaktadır?
Hakkâri ve çevre illerde yaşanan kolluk şiddeti ve cezasızlık politikalarının önlenmesi için atılacak adımlar nelerdir?
Kamuoyunda güveni yeniden sağlamak için Bakanlık hangi uygulamaları hayata geçirecek? Bu uygulamalar nasıl denetlenecek?
Yurttaşların insan hakları ihlallerine karşı korunması için mevcut hukuki mekanizmalar yeterli midir? Ek düzenlemelere ihtiyaç var mıdır?
Kolluk kuvvetleri hakkında açılan soruşturmaların etkinliğini artırmak için Bakanlık hangi adımları atmayı planlamaktadır?
Türkiye'de son 20 yıl içinde şiddet olaylarına karışan kolluk personeli sayısı nedir? Bu personelden kaçı hakkında hukuki işlem yapılmıştır?
Derecik benzeri olayların önlenmesi adına bölgedeki adalet sisteminde yapısal bir değişiklik yapılması düşünülmekte midir?
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Anayasa'nın ilgili maddelerine göre kolluk kuvvetlerinin yurttaşlara yönelik şiddeti nasıl engellenmelidir?
Adalet Bakanlığı, şiddete uğrayan mağdurların haklarını koruma adına ne gibi önlemler almayı planlamaktadır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir