Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde bulunan bir özel hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki eksikliklere ilişkin
Kaynak göster
Ömer Öcalan (DEM Parti), 6 Kasım 2024 tarihinde 7/19339 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 201 gün sonra, 26 Mayıs 2025).
Ömer Öcalan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde bulunan bir özel hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki eksikliklere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19339, 6 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19339-sanliurfa-nin-haliliye-ilcesinde-bulunan-bir-ozel-hastanenin-yenidogan-yogun-bakim-unitesi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2d3d4c1b-4afe-4fe9-9fdf-019305c8c09e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 201 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU tarafından Anayasanın 98" inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. (4.11.2024)
Ülkemizde; siyasal, sosyal, kültürel, eğitim, sağlık ve ekonomik alanlarda tam anlamıyla bir yıkım yaşanmaktadır. İktidarın, sağlıkta dönüşüm adı altında sağlık hizmetlerinin ticarileştirmesinin ve piyasacı sağlık politikalarının, kamucu anlayışın yok edilmesinin ve özel hastanelerin teşvik edip sayılarının arttırılmasının bedelini bebeklerimiz canlarıyla ödemiştir.
Sağlığa önem veriliyormuş gibi bütçe artırılıyor ve gösterilirken, o paraların çok daha fazlasının müteahhitlere, şehir hastanelerine, özel hastanelere teşvik olarak verilmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (13 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kamusal alan ve insan yaşamı özelleştirmelere terk edilmiştir. Her şey metalaştırılmış ve paralı hale getirilmişken "insan ve sağlıkçılar" bunun neresindedir. Çocuklarımız, insanlarımız, yaşlılarımız müşteri kabul edilmekte; doktorlarımız, hemşirelerimiz ülkeden kaçırılmaktadır, bebekler de öldürülürken izlenilmektedir.
Dev şehir hastaneleri, ambulans uçakları ve sağlık turizmi ile övünen iktidar döneminde; İstanbul'da "Yenidoğan çetesi" olarak bilinen bir grubun, özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine bebekleri sevk ettikleri ve kasıtlı olarak ölümlerine neden oldukları kamuoyuna yansımıştır. Bu durum sağlıkta çürümenin geldiği noktayı gözler önüne sermiştir.
Yenidoğan bebeklerinin sağlığı üzerinden kurulan şebeke, iddianameye yansıyan konuşmalar, ilişki ağları sağlığı özelleştirme politikalarının çürümüşlüğünü ortaya çıkarmıştır. İnsanlıktan çıkmış çete; yolsuzluk yaparak, haksız kazanç sağlayarak, yurttaşların sağlık emekçilerine duyduğu güveni sarstığı gibi kamuoyunu korkutmuştur ve kamu kurumlarını zarara uğratmıştır.
Bebekler öldürülürken ilk günden beri haberdar olan dönemin İl Sağlık Müdürü bugünün Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU"nun, yenidoğan çetesine ilişkin açıklamaları kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Sağlık Bakanı, katıldığı canlı yayında çeteyi izlediklerini ve çetenin amacının, Sosyal Güvenlik Kurumu ve aileler üzerinden haksız kazanç elde etmek olduğunu belirtmiştir.
Sağlıkta özelleştirmenin hizmet kalitesinin nasıl bozduğunu toplum yaşamaktadır. Para ve kar üzerine kurulan özelleştirme sistemi ile insanlıktan, meslek ahlakından nasibini almamış kişilerin eline de düşersek başımıza neler gelebileceği görülmüştür.
Denetim eksikliğinden söz ediliyor, doğrudur ancak kar üzerine kurulan bir sistemde denetimin yapılamayacağı ortadadır. Sağlık hizmetlerinin, hasta-hekim ilişkisinin özü karşılıklı güvene dayanmaktadır. Ancak bu skandalın ne kadar güven sarsıcı olduğu ortadadır. Yenidoğan çetesinin ve uzantılarının sadece İstanbul ile sınırlı olmadığını başka şehirlerde de bu şebeke ağını kurduğuna ilişkin kuşkular barındırmaktaydı.
Hepimizi sarsan Yenidoğan çetesinin bir benzeri ve uzantıları olduğuna ilişkin vekili bulunduğum Urfa'nın, Haliliye ilçesinde yer alan Atatürk Bulvarı üzerindeki Özel Meydan Hastanesinin de adı geçmektedir. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, söz konusu hastane ve özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yaşanan ihmal ve bebek ölümlerine ilişkin şikayetleri değerlendirerek başlattığı denetim sonunda özellikle Haliliye ilçesinde yer alan özel hastane ve diğer özel hastanelerin "yenidoğan yoğun bakım ünitesinde birtakım ciddi eksiklikler ve ihmaller tespit edildiğine" ilişkin rapor hazırlanmıştır. Bakanlık, bu rapor doğrultusunda Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğüne hızlı bir müdahale kararı yetkisi vererek Özel Meydan Hastanesi'nin yenidoğan yoğun bakım ünitesinin faaliyetlerinin durdurulmasını talep etmiştir.
Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde ihmallere sebep olarak çok sayıda bebeğin ölümüne yol açtığı ortaya çıkan çetenin varlığı ortadayken Urfa'da da benzer vakaların yaşandığına dair yoğun şikayetler olmuştur. Bunun üzerine Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğünün yaptığı incelemeler ve denetimlerde bu hastanenin yoğun bakım ünitesinin kapatılmasına karar verdiği kamuoyuna yansımıştır.
Sağlıkta; özelleştirmenin mantığı ve sonuçları, bu vahim olaylarla görülmüştür. Yenidoğan çetesi nedeniyle yurttaşlar derin bir üzüntü ve öfke içerisindedir.
Sağlık hizmetlerinin içi boşaltılmış, toplum özel sektöre mecbur bırakılmıştır. Kamucu ve eşit sağlık hakkı mevcut koşullarda ulaşılamaz hale gelmiştir. Ülkemizde ne yazık ki paran kadar sağlık anlayışı yerleşmiştir. Yurttaşlar; özel sigortalara, tamamlayıcı sağlık sigortalarına ve özel sağlık kurumlarına yönlendirilmektedir. Ancak yine de yeterli sağlık hizmeti alamamaktadır. Özel sağlık kuruluşları sadece müşteri memnuniyetini gözetmektedir.
Ortak yaşam alanlarından, ortak yaşam hizmetlerinden mahrum bir toplumsal yaşamı ve bebeklerin sağlığı üzerinden ticaret yapılan bir düzeni kabul etmiyoruz.
Yurttaşlar; AKP iktidarından kamucu sağlık politikalarına geri dönmesini, özel hastane patronlarını zenginleştiren uygulamalardan vazgeçmesini nitelikli, ücretsiz ve eşit sağlık hizmeti almalarına dönük politikalar uygulamasını beklemektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Urfa'nın Haliliye ilçesinde Yenidoğan benzeri çetenin varlığına ilişin bilgiler bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine giren bebeklerin durumuna ilişkin acilen bilgi paylaşımı yapılacak mıdır?
Yenidoğan bebeklerin sağlığı üzerinden kurulan şebekenin varlığı ve ağı Urfa'nın başka ilçelerinde veya diğer illerimizde görülmüş müdür?
Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlık Bakanlığına rapor olarak sunulan Özel Meydan Hastanesi ilişkin bilgiler paylaşılacak mıdır?
Urfa'da bugüne kadar Yenidoğan skandalına ilişkin ne tür şikayetler gelmiş ve sayısına ilişkin veriler elinizde midir?
Yenidoğan bebek skandalı İstanbul özelinde tartışılsa da vahim olay çok daha yaygın olduğuna dair kanaat hakkim ne düşünüyorsunuz?
Türkiye genelinde yenidoğan yoğun bakım yatağı özel hastane ve devlet hastanesi sayısı ve oranı nedir?
Urfa'da yenidoğan yoğun bakım yatağı devlet hastanesi ve özel hastane sayısı ve oranı paylaşılacak mıdır?
Ülke genelinde Yenidoğan çetesi hakkında çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgilendirme yapılacak mıdır?
Urfa'da Yenidoğan skandalına ilişkin sorumluluğu, ihmali bulunanlar ile uzantılarının kimler olduğunu paylaşacak mısınız?
Urfa'da ilgili birimlerde görevli ve özel hastanelerle sahiplik/ortaklık ilişkisi var mıdır?
Sağlıktaki bu tahribatı düzeltmek için nasıl bir adım atmayı düşünüyorsunuz?
Yurttaşların içtiği ilaca, olduğu ameliyata ve yattığı hastaneye güvenmelerini tavsiye eder misiniz?
Yenidoğan ünitelerinden bundan sonra hasta güvenliği sağlanacak mıdır?
Yapılan uyarılara ve yaşananlara rağmen "sağlıkta işler yolunda" mıdır?
Milyonlarca yurttaşımız aldığı sağlık hizmetine güvenemez duruma getiren acı tablo hakkında ne gibi tedbirler alınması planlanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanı ·
İlgi (o :21.11.2024 tarihli ve 1534141 sayılı yazı.
Şanlıurfa Milletvekili Sayın Ömer ÖCALAN tarafından verilen "Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde bulunan bir özel hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki eksikliklere ilişkin" 7119339 sıra sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ilişikte sunulmaktadır.
Üniversiteler Mah. Şehit Mehmet Bayraktar Cad. No: 3 Bilgi İçin: Gülay ŞİMŞEK Bilkent Yerleşkesi Çankaya/ANKARA 06800 Birim Sorumlusu Telefon No: (0312) 471 74 88
Şanlıurfa Milletvekili Sayın Ömer ÖCALAN tarafından verilen "Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde bulunan bir özel hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki eksikliklere ilişkin" 7/19339 sıra sayılı yazılı soru önergesi cevabıdır.
SORULAR:
Ülkemizde; siyasal, sosyal, kültürel, eğitim, sağlık ve ekonomik alanlarda tam anlamıyla bir yıkım yaşanmaktadır. İktidarın, sağlıkta dönüşüm adı altında sağlık hizmetlerinin ticarileştirmesinin ve piyasacı sağlık politikalarının, kamucu anlayışın yok edilmesinin ve özel hastanelerin teşvik edip sayılarının arttırılmasının bedelini bebeklerimiz canlarıyla ödemiştir.
Sağlığa önem veriliyormuş gibi bütçe artırılıyor ve gösterilirken, o paraların çok daha fazlasının müteahhitlere, şehir hastanelerine, özel hastanelere teşvik olarak verilmektedir.
Kamusal alan ve insan yaşamı özelleştirmelere terk edilmiştir. Her şey metalaştırılmış ve paralı hale getirilmişken "insan ve sağlıkçılar" bunun neresindedir. Çocuklarımız, insanlarımız, yaşlılarımız müşteri kabul edilmekte; doktorlarımız, hemşirelerimiz ülkeden kaçırılmaktadır, bebekler de öldürülürken izlenilmektedir.
Dev şehir hastaneleri, ambulans uçakları ve sağlık turizmi ile övünen iktidar döneminde; İstanbul'da "Yenidoğan çetesi" olarak bilinen bir grubun, özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine bebekleri sevk ettikleri ve kasıtlı olarak ölümlerine neden oldukları kamuoyuna yansımıştır. Bu durum sağlıkta çürümenin geldiği noktayı gözler önüne sermiştir.
Yenidoğan bebeklerinin sağlığı üzerinden kurulan şebeke, iddianameye yansıyan konuşmalar, ilişki ağları sağlığı özelleştirme politikalarının çürümüşlüğünü ortaya çıkarmıştır. İnsanlıktan çıkmış çete; yolsuzluk yaparak, haksız kazanç sağlayarak, yurttaşların sağlık emekçilerine duyduğu güveni sarstığı gibi kamuoyunu korkutmuştur ve kamu kurumlarını zarara uğratmıştır.
Bebekler öldürülürken ilk günden beri haberdar olan dönemin İl Sağlık Müdürü bugünün Sağlık Bakam Kemal MEMİŞOĞLU'nun, yenidoğan çetesine ilişkin açıklamaları kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Sağlık Bakanı, katıldığı canlı yayında çeteyi izlediklerini ve çetenin amacının, Sosyal Güvenlik Kurumu ve aileler üzerinden haksız kazanç elde etmek olduğunu belirtmiştir.
Sağlıkta özelleştirmenin hizmet kalitesinin nasıl bozduğunu toplum yaşamaktadır. Para ve kar üzerine kurulan özelleştirme sistemi ile insanlıktan, meslek ahlakından nasibini almamış kişilerin eline de düşersek başımıza neler gelebileceği görülmüştür.
Denetim eksikliğinden söz ediliyor, doğrudur ancak kar üzerine kurulan bir sistemde denetimin yapılamayacağı ortadadır. Sağlık hizmetlerinin, hasta-hekim ilişkisinin özü karşılıklı güvene dayanmaktadır. Ancak bu skandalın ne kadar güven sarsıcı olduğu ortadadır. Yenidoğan çetesinin ve uzantılarının sadece İstanbul ile sınırlı olmadığım başka şehirlerde de bu şebeke ağını kurduğuna ilişkin kuşkular barındırmaktaydı.
Hepimizi sarsan Yenidoğan çetesinin bir benzeri ve uzantıları olduğuna ilişkin vekili bulunduğum Urfa'nın, Haliliye ilçesinde yer alan Atatürk Bulvarı üzerindeki Özel Meydan Hastanesinin de adı geçmektedir. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, söz konusu hastane ve özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yaşanan ihmal ve bebek ölümlerine ilişkin şikayetleri değerlendirerek başlattığı denetim sonunda özellikle Haliliye ilçesinde yer alan özel hastane ve diğer özel hastanelerin "yenidoğan yoğun bakım ünitesinde birtakım ciddi eksiklikler ve ihmaller tespit edildiğine" ilişkin rapor hazırlanmıştır. Bakanlık, bu rapor doğrultusunda Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğüne hızlı bir müdahale kararı yetkisi vererek Özel Meydan Hastanesi'nin yenidoğan yoğun bakım ünitesinin faaliyetlerinin durdurulmasını talep etmiştir.
Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde ihmallere sebep olarak çok sayıda bebeğin ölümüne yol açtığı ortaya çıkan çetenin varlığı ortadayken Urfa'da da benzer vakaların yaşandığına dair yoğun şikayetler olmuştur. Bunun üzerine Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğünün yaptığı incelemeler ve denetimlerde bu hastanenin yoğun bakım ünitesinin kapatılmasına karar verdiği kamuoyuna yansımıştır.
Sağlıkta; özelleştirmenin mantığı ve sonuçları, bu vahim olaylarla görülmüştür. Yenidoğan çetesi nedeniyle yurttaşlar derin bir üzüntü ve öfke içerisindedir.
Sağlık hizmetlerinin içi boşaltılmış, toplum özel sektöre mecbur bırakılmıştır. Kamucu ve eşit sağlık hakkı mevcut koşullarda ulaşılamaz hale gelmiştir. Ülkemizde ne yazık ki paran kadar sağlık anlayışı yerleşmiştir. Yurttaşlar; özel sigortalara, tamamlayıcı sağlık sigortalarına ve özel sağlık kurumlarına yönlendirilmektedir. Ancak yine de yeterli sağlık hizmeti alamamaktadır. Özel sağlık kuruluşları sadece müşteri memnuniyetini gözetmektedir.
Ortak yaşam alanlarından, ortak yaşam hizmetlerinden mahrum bir toplumsal yaşamı ve bebeklerin sağlığı üzerinden ticaret yapılan bir düzeni kabul etmiyoruz.
Yurttaşlar, AKP iktidarından kamucu sağlık politikalarına geri dönmesini, özel hastane patronlarını zenginleştiren uygulamalardan vazgeçmesini nitelikli, ücretsiz ve eşit sağlık hizmeti almalarına dönük politikalar uygulamasını beklemektedir.
Bu bağlamda;
1. Urfa'nın Haliliye ilçesinde Yenidoğan benzeri çetenin varlığına ilişin bilgiler bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
2. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine giren bebeklerin durumuna ilişkin acilen bilgi paylaşımı yapılacak mıdır?
3. Yenidoğan bebeklerin sağlığı üzerinden kurulan şebekenin varlığı ve ağı Urfa'nın başka ilçelerinde veya diğer illerimizde görülmüş müdür?
4. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlık Bakanlığına rapor olarak sunulan Özel Meydan Hastanesi ilişkin bilgiler paylaşılacak mıdır?
5. Urfa'da bugüne kadar Yenidoğan skandalına ilişkin ne tür şikayetler gelmiş ve sayısına ilişkin veriler elinizde midir?
6. Yenidoğan bebek skandalı İstanbul özelinde tartışılsa da vahim olay çok daha yaygın olduğuna dair kanaat hâkim ne düşünüyorsunuz?
7. Türkiye genelinde yenidoğan yoğun bakım yatağı özel hastane ve devlet hastanesi sayısı ve oranı nedir?
8. Urfa'da yenidoğan yoğun bakım yatağı devlet hastanesi ve özel hastane sayısı ve oranı paylaşılacak mıdır?
9. Ülke genelinde Yenidoğan çetesi hakkında çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgilendirme yapılacak mıdır?
10. Urfa'da Yenidoğan skandalına ilişkin sorumluluğu, ihmali bulunanlar ile uzantılarının kimler olduğunu paylaşacak mısınız?
11. Urfa'da ilgili birimlerde görevli ve özel hastanelerle sahiplik/ortaklık ilişkisi var mıdır?
12. Sağlıktaki bu tahribatı düzeltmek için nasıl bir adım atmayı düşünüyorsunuz?
15- Yurttaşların içtiği ilaca, olduğu ameliyata ve yattığı hastaneye güvenmelerini tavsiye eder misiniz?
14- Yenidoğan ünitelerinden bundan sonra hasta güvenliği sağlanacak mıdır?
15- Yapılan uyarılara ve yaşananlara rağmen "sağlıkta işler yolunda" mıdır?
16- Milyonlarca yurttaşımız aldığı sağlık hizmetine güvenemez duruma getiren acı tablo hakkında ne gibi tedbirler alınması planlanmaktadır?
CEVAPLAR:
Soru önergesinde yer alan konuya ilişkin;
Şanlıurfa ilinin Haliliye ilçesinde faaliyet gösteren Özel Meydan Hastanesi'nin Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi"ndeki iddialar hakkında inceleme soruşturma yapmak üzere Bakanlığımızca Müfettiş görevlendirilmiştir. Halen devam eden inceleme süreci takip edilmektedir. İstanbul ve Tekirdağ illerinde faaliyet gösteren Özel Hastanelerdeki Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi Usulsüzlükleri hakkında Bakanlığımızca görevlendirilen Müfettişler tarafından yapılan inceleme soruşturma neticesinde düzenlenen Rapor; Bakanlığımız ilgili birimleri, İstanbul İL Sağlık Müdürlüğü, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ile Sosyal Güvelik Kurumu Başkanlığına gereği yapılmak üzere gönderilmiştir. Süreçte, Tekirdağ Özel Çorlu Reyap Hastanesi ile İstanbul Özel Reyap Hastanesi, İstanbul ilinde bulunan Özel Avcılar Hospital Hastanesi, Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Özel Birinci Hastanesi, Özel Esenler Güney Hastanesi, Özel Bağcılar Medilife Hastanesi, Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Özel Bağcılar Şafak Hastanesi ile Özel Silivri Kolan Hastanesinin ruhsatları iptal edilmiştir.
İstanbul ve Tekirdağ illerindeki muhtelif özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerinde yapılan usulsüzlüklere iştirak ettiği hususunda kamuda görevli personel hakkında Bakanlığımız Müfettişlerince yapılan inceleme soruşturma neticesinde düzenlenen Soruşturma Raporu Bakanlığımız ilgili Birimleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine gereği yapılmak üzere gönderilmiştir.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar ve Terör Suçları Soruşturma Bürosundan Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal eden 2 adet müzekkereye istinaden, İstanbul ve Tekirdağ'daki muhtelif özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerinde ihmallere bağlı bebek ölümlerine veya engelliliğe sebebiyet verildiği konusunda Bakanlığımız Müfettişleri tarafından yapılan ön incelemeler neticesinde düzenlenen Ön İnceleme Raporları gereği yapılmak üzere Bakanlığımız ilgili Birimlerine, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine gereği yapılmak üzere gönderilmiştir.
Ayrıca, Yenidoğan Çetesi hakkındaki iddialarla ilgili olarak Bakanlığımıza her türlü başvuru yolu ile intikal eden şikayetler doğrultusunda Bakanlığımız Müfettişleri tarafından yapılan ikinci inceleme süreci de halen devam etmektedir. Süreç takip edilmektedir.
Bakanlığımızca vatandaşlarımızın sağlığını tehlikeye atabilecek hiçbir uygulamaya müsaade edilmemekte olup, İl Sağlık Müdürlükleri ve Bakanlık müfettişleri marifetiyle ve habersiz olarak baskın niteliğinde olağandışı denetimler gerçekleştirilmektedir. İdari denetimlere ilaveten bilim insanlarıyla kanıta dayalı tıp uygulamaları ve risk yönetimini ihtiva eden yeni bir denetim modeli de sağlık hizmet sunumuna kazandırılmıştır.
Bu kapsamda Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu'yla başlatılan bu sistemin, tüm branşlarda da uygulamaya alınması planlanmaktadır. 2024 yılında 46 bin 160 olağan ve 7 bin 318 olağan dışı denetim gerçekleştirilerek, bu denetimler neticesinde çok sayıda "faaliyet durdurma" ve "idari para cezası" verilmiştir, ayrıca "suç duyurusunda" bulunulmuştur. Özel hastanelerin işleyişi, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası kuralları, sağlık yapıları ve sağlık araçlarına ilişkin düzenleme çalışmaları devam etmektedir. Kamu kaynaklarını etkili ve amacına uygun bir şekilde kullanmak Bakanlığımızın öncelikli hedeflerindendir.
Sağlık sistemimizin kalitesini artırmak ve vatandaşlarımızın daha güvenli bir sağlık hizmeti almasını sağlamak amacıyla çalışmalarımız yürütülmektedir. Bu kapsamda denetim sıklığının artırılması, denetim kapsamının genişletilmesi, elektronik sistemlerin kullanımı, çapraz denetim mekanizmalarının oluşturulması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir.
Konuya gösterilen ilgiye teşekkür ederim.