İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/19378 GEÇ CEVAPLANDI · 98 GÜN

Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 13 Kasım 2024 tarihinde 7/19378 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 98 gün sonra, 19 Şubat 2025).

Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19378, 13 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19378-kirsehir-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddiasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f1ed58a6-69b8-41a4-a773-01932e9abca8

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 98 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı YILMAZ TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci,

İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Tarafıma iletilen bilgilere göre 10 yıl boyunca Osmaniye 2 Nolu T Tipi HapishangSinde tutuklu bulunan Mehmet Faruk Engin, birçok hak ihlali ile karşı karşıya bırakılmıştır. 5475 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 71. maddesindeki "Hükümü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbi araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkum koğuşlarında tedavi ettirilir." hükmü ile mahpusların tedaviye erişimleri düzenlenmesine rağmen Osmaniye"deyken tedaviye erişimi keyfi gerekçelerle engellenen Engin'in ayağındaki kaslar kısalmış ve topallamaya başlamıştır. Tedavi için Osmaniye Devlet Hastanesinde kelepçeli muayene dayatmasına maruz bırakılan Engin, tedaviye erişim hakkını engelleyen doktor ve ilgili kamu personelleri hakkında da şikayette bulunmuş ancak bunun neticesinde kendisine herhangi bir dönüş olmamıştır. Daha sonra Engin yine aynı doktora muayene olması için götürüldüğünde mezkur doktor tıp etiği ile bağdaşmayacak bir şekilde keyfi bir şekilde "Beni şikayet ettiğin için seni muayene etmeyeceğim" diyerek mahpusun tedavi hakkını alenen engellemiş ancak ne kendisi ne de herhangi bir idareci hakkında bir soruşturma başlatılmamıştır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

10 yılın ardından hakkındaki hükmün onaylanmasıyla Mehmet Faruk Engin, Kırşehir S Tipi Hapishanesine sevk edilmiştir. 8 ay boyunca burada tek kişilik odada tutulan Engin, geçtiğimiz hafta başka bir mahpusun gardiyanlar tarafından darp edilmesini protesto etmek için diğer mahpuslarla beraber açlık grevine girmiş, bunun neticesinde ise kendisi bu sefer 05.11.2024 tarihinde Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesine sürgün edilmiştir.

Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishane girişinde çıplak arama dayatmasıyla karşı karşıya kalan ve bunu kabul etmeyen Engin, on gardiyan tarafından darp edilmiş, kafasına basılarak işkence görmüştür. Mahpus hapishane revirinden darp raporu almak istemesine karşın kendisine rapor verilmemiş, hastane sevki talebi de herhangi bir gerekçe sunulmaksızın kabul edilmemiştir.

Osmaniye'de kaldığı süreçten en son Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishaneye sevk edilene kadar Adalet Bakanlığı da dahil ilgili kurumlara elliden fazla dilekçe verdiğini belirten mahpusa kimse tarafından herhangi bir dönüş yapılmamıştır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Mehmet Faruk Engin'in tedaviye erişimini engelleyen hekim de dahil olmak üzere kamu personelleri hakkında başlatılmış herhangi bir adli/idari soruşturma söz konusu mudur? Değil ise neden başlatılmamıştır? Bu durum alenen 5275 sayılı kanunun 71. maddesine aykırı değil midir?

  2. Kırşehir S Tipi Hapishanesinde bir mabpusun gardiyanlar tarafından darp edilmesi/işkence görmesine dair başlatılmış herhangi bir adli/idari soruşturma var mıdır?

  3. Kırşehir S Tipi Hapishanesindeki işkenceyi protesto etmek için açlık grevine giren mahpusların sürgün edilme gerekçesi nedir?

  4. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanede uygulanan çıplak arama bilginiz ve/veya talimatınız/rızanız dahilinde midir?

  5. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanede Engin'e işkence uygulayan on gardiyan ve idareciler hakkında başlatılmış herhangi bir soruşturma var mıdır?

  6. Engin'e darp raporu vermek istemeyen ve hastane sevkine de izin vermeyen hekime hapishane idaresi veya Bakanlığınız tarafından iletilmiş bir "talimat" söz konusu mudur?

  7. İnsanlık onuruna aykırı bir uygulama olan ve Bakanlığınız tarafından defalarca kez

    "olmadığı" iddia edilen ama her gün yeni bir mağduriyetin ortaya çıktığı çıplak arama dayatmasını ne zaman sonlandırmayı planlıyorsunuz?

  8. Mehmet Faruk Engin'in 10 yıl içerisinde yazdığı elliden fazla dilekçeye neden cevap vermiyorsunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1535553 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19378 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. p

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 3YIOTMI - 5140JzK - 6hxUur3 - YNIJ Tgs- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1670-182/319 Konu : Yazılı soru önergesi İZ 2025

Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN Mardin Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/19378 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri,; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri, uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile iri)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WZGOOHd - Yx5z5x1. - #-1OlwK6 - OİTN İY ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz, hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.

HI- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için İsi:

Mevzuat Genel Müdürlüğü kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafinda çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

V- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

VI- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi" kenar başlıklı 56. maddesinin ikinci fikrasında; hükümlüye, kurum en üst amirine veya görevlendirdiği bir personele, talep veya şikâyetlerini her gün bildirme olanağının tanınacağı, talep veya şikâyetlerin, ilgisine veya konusuna göre yargı mercilerine veya diğer yetkili makamlara iletileceği, talep veya şikâyet konusu başvurunun sonucu hakkında hükümlünün, geciktirilmeden bilgilendirileceği hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

VII- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden WZdOOHd - Yx525x1 - sigİWK6 - OİTNİY ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

VM- Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 11/12/2024 ve 18/12/2024 tarihli cevaplarda;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken zorunlu nedenlerle 05/11/2024 tarihinde Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, Kuruma ilk kabul muayenesinde kronik veya bulaşıcı hastalığının bulunmadığının anlaşıldığı, şikâyetlerine istinaden Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği ancak sevk işlemi sırasında jandarma tarafından yapılacak aramayı kabul etmemesi nedeniyle hastaneye sevkinin sağlanamadığı,

B) 21/11/2024 ilâ 05/11/2024 tarihleri arasında Kırşehir S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün bahsi geçen iddiaları nedeniyle başlatılan adli soruşturma sonucunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,

C) Kurumda barındırılmakta olan hükümlü ve tutukluların dilekçelerinin sabah sayımı ile birlikte teslim alınarak, aynı gün içinde ilgili makamlara gönderildiği ve gönderildiğine dair UYAP çıkış numarasının da isteyenlere verildiği,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir. #

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WZGOOHd - Yx5Z5Xx1 - -iğİWK6 - OİTNİY- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 8 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir