İsrail ile ticari ilişkilerin devam ettiği iddiasına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 29 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün
96'nci ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 11.11.2024
El ugül ÇUBUK
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İsrail Devleti, 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Filistin halkına karşı soykırım harekatı başlatmıştır ve insanlığa karşı suç işlemektedir. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de İsrail Devletinin bu soykırım saldırılarına karşı tepki gösterilerek İsrail'e karşı yaptırım çağrısı yapılmıştır. Bu çağrılardan biri de Soykırımcı İsrail Devletine karşı her türlü ticaretin durdurulması olmuştur. 9 Nisan 2024 tarihinde Bakanlığınızca yapılan açıklama ile İsrail ile ticaretin durdurulduğu bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıştır. Basında yer alan bilgilere göre özellikle gıda ve tekstil ürünlerinde ticaretin devam ettiği yer almaktadır. 2 Mayıs 2024 tarihinde Bakanlığınızca yapılan açıklamada, ithalat ve ihracat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi veyahut İsrail'den ülkemize ulaşan hiçbir sevkiyat bulunmamaktadır, bilgisi paylaşılmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu dış ticaret verilerine göre 2023 yılının ilk 9 ayında Filistin'e 20.162 (yirmi bin yüz altmış iki) dolar tutarında demir ve çelik ihracatı yapıldığı yer almaktadır. 2024. yılının ilk dokuz ayında ise Filistin'e yapılan demir ve çelik ihracatı 46.060.383 (kırk altı milyon altmış bin üç yüz seksen üç) dolara çıktığı görülmektedir.
Ekim ayı içerisinde çeşitli basın organlarının görüntülerini de paylaştığı, dünyanın en büyük 20 nakliye şirketinden ZIM (İsrail taşıma şirketi)'in taşıma gemileri Türkiye'de görülmüştür. ZIM isimli taşıma şirketini protesto etmek isteyenlere polis müdahale etmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
İsrail'e gerçekten ticaret ambargosu uygulanmakta mıdır?
Filistin'e demir-çelik ihracatındaki artışın sebebi nedir?
Türkiye ile İsrail arasında demir-çelik ihracatı Bakanlığınızca yapılan açıklamaya dek .yapılmaktaydı. İsrail ile demir-çelik ihracatı yapılan dönemde Filistin Devleti ile neredeyse demir-çelik ihracatı yapılmazken açıklama sonrasında bu ihracat miktarlarının artışının sebebini Bakanlığınız nasıl açıklamaktadır?
ZIM isimli İsrail'e ait taşıma şirketinin Türkiye'de ne işi vardir?'" © *-,.,.. - —---. ipa .
ZIM isimli İsrail'e ait taşıma şirketini protesto eden lil hede" polis" aiüddheles olmuştur? Bakanlığınızın sürece dair gözlemi nedir? a
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o :25.11.2024 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1535553 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, İzmir Milletvekili Sayın Burcugül ÇUBUK tarafından verilen 7/19475 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur. Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT
Bakan Ek : Soru Önergesi Cevabı ve Ekleri (9 sayfa) Telefon No: (0312) 449 13 37 Faks No; (0312) 449 1341 Soru Önergeleri Birimi ğa ; İm
İnternet Adresi: www.ticaret. gov.tr
TİCARET BAKANLIĞI
İzmir Milletvekili Sayın Burcusül a Ait 7/19475 Sayılı Yazılı Soru Önercesine
İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 5) Konuya ilişkin olarak Bakanlığımızın 9 Nisan 2024, 2 Mayıs 2024, 18 Eylül 2024, 26 Eylül 2024 ve 1 Kasım 2024 tarihli basın açıklamalarında kamuoyuna bilgilendirme yapılmış olup, mezkur açıklamalar ekte yer almaktadır.
Son olarak, 12 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Görüşmeleri'nde de İsrail'le ticaretin tamamen durdurulduğuna ilişkin gerekli açıklamalar yapılmış olup, bahse konu açıklamalar kamuoyu ile paylaşılan tutanaklarda yer almaktadır.
9 NİSAN 2024 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI İSRAİLE İHRACAT KISITLAMASI
İsrail'in, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, 6 ayı aşkın süredir Gazze Şeridi"nde yürüttüğü ve ayrım gözetmeden masum Filistin halkına ve sivil yerleşim yerlerine yönelik topyekün katliamda hayatını kaybeden Filistinli kardeşlerimizin sayısı 33 binin, yaralı sayısı yüzbinlerin üzerindedir. Bunların büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Gazze Şeridi yerle bir olmuş, büyük bir yıkıma uğramıştır.
Gazze Şeridi?nde hayata tutunmaya çalışan Filistin halkı, çağımızda benzeri görülmemiş biçimde açlıkla ve her türlü yoklukla mücadele etmekte, en temel gıda maddelerine, tıbbi yardım ve malzemeye ulaşmaları İsrail tarafından engellenmektedir. Açlıktan ölümler artmakta, salgın hastalıklar yayılmaktadır.
Türkiye, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana çatışmaların durdurulması, insani kayıp ve fiziki yıkımın engellenmesi, önce kalıcı ateşkes ve diplomatik çözüm arayışlarının hâkim olması ve Gazze'nin yeniden imarı için, gerek taraflar nezdinde, gerekse uluslararası arenada ve İslam dünyası bünyesinde siyasi ve diplomatik çalışmaları en üst düzeyde yapmıştır.
Türkiye, İsrail'in saldırıları başladıktan sonra Gazze'ye ve Gazze halkının yardımına koşarak, başta gıda, sağlık, tıbbi yardım ve binlerce hasta tahliyesi olmak üzere, gemilerle ve uçaklarla on binlerce ton yardımları ulaştırmış ve bu alanda dünyada en önde gelen iki ülkeden biri konumunda olmuştur.
Bununla beraber, İsrail, uluslararası hukuku alenen çiğnemeye devam etmekte, uluslararası camianın sayısız siyasi ve hukuki ateşkes ve kesintisiz insani yardım sağlama çağrılarını yok saymaktadır.
İsrail bugüne kadar uluslararası hukukun ve düzenin temel yapıtaşları olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, BM Genel Kurulu, BM İnsan Hakları Konseyi ve Uluslararası Adalet Divanı'nın bu yönde almış oldukları hiçbir kararı maalesef uygulamamıştır.
Bu kapsamda,
"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2728, 2720 ve 2712 sayılı kararları,
"Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun ES-10/21 ve ES-10/22 sayılı kararları,
"Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin A/HRC55/L.30 sayılı kararı,
'Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nın İsrail aleyhinde soykırım sözleşmesini ihlal iddiasıyla açılan dava kapsamında aldığı 26 Ocak ve 28 Mart 2024 tarihli ihtiyati tedbir kararları,
İsrail'e çok açık biçimde ateşkese varması ve BM ile tam iş birliği içinde, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere ihtiyaç duydukları tıbbi malzeme ve sağlık hizmetleri dahil olmak üzere tüm temel insani yardımların kesintisiz şekilde sağlanmasına izin vermesi yükümlülüğü getirmiştir.
Özellikle BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Adalet Divanı'nın söz konusu kararları hukuken bağlayıcıdır.
Türkiye, tüm bu kararların uygulanmasının takipçisi olacağını defaatle açıklamıştır.
Bu doğrultuda, Türkiye, 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren, ilk aşamada Ek'te belirtilen ürün grupları altında yer alan ürünlerin İsrail'e ihracatını kısıtlama kararı almış bulunmaktadır. Bu kararın gerekleri Ticaret Bakanlığı tarafından derhal yürütülecektir.
Bu karar, İsrail, uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, Gazze'de derhal ateşkes ilan edene ve Gazze Şeridi'ne yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar yürürlükte kalacaktır.
Esasen, çok önceden bu yana, İsrail'e askeri amaçla kullanılabilecek herhangi bir ürün veya hizmetin satışına ülkemizce izin verilmemiştir ve verilmemektedir.
Gazze Şeridi'nde gelinen vahim aşama çerçevesinde, uluslararası camianın tüm üyelerine çağrımız, İsrail'in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine uymasını teminen, üzerine düşenleri yerine getirmeleridir.
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve halkı olarak, bugüne kadar olduğu gibi Filistin'in ve halkının yanında yer almaya ve desteklemeye devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
1. Alüminyum Profiller, 2. Alüminyum Teller, 3. Boyalar, 4. Bakır Profiller, Çubuklar ve Teller, 5. Beton Mikserleri, 6. Çelik Borular Ve Bağlantı Parçaları, 7. Çelik Filmaşin, 8. Çelik Kaplar ve Depolar, 9. Çelik Köprü Aksamı, 10. Çelik Kuleler, 11. Çelik Profiller, 12. Çimento, 13. Çimentodan, Betondan veya Suni Taştan İnşaat için Bloklar ve Levhalar, 14. Demir Çelikten Tüm İnşaat Malzemeleri, 15. Demir-Çelik Tüm Teller, 16. Ekskavatörler, 17. Elektrik Kabloları, 18. Elektrik Panoları, 19. Fayanslar, 20. Fiberoptik Kablolar ve Elektrik İletkenleri, 21.F orklifiler, 22. Granit 23. Halat ve Kablolar, 24. Hırdavat Ürünleri, 25. Hidrolik Yağlar, 26. İnşaat Demiri, 27. İnşaat Makinaları, 28. İnşaat Yalıtım Malzemeleri, 29. İnşaatta Kullanılan Camlar, 30. Kimyasal Bileşikler, 31. Kimyasal Gübreler 32. Klinker, 33. Kovalar, Kepçeler, Kürekler, Kıskaçlar ve Kancalar, 34. Kükürt, 35. Madeni Yağla, 36. Makaralı Zincirler, 37. Mermer, 38. Metal İşleme Makinaları, 39. Metallerin İşlenmesinde Kullanılan Kimyasallar, 40. Mineral Gübreler, 41. Motor Yağları, 42. Paletler, 43. Plastik Borular, 44. Sandviç Paneller, 45. Seramikler, 46. Solvent Boyalar 47. Tel Çekme Makinaları, 48. Testere Makinaları, 49. Tuğlalar, 50. Uçak Benzini ve Jet Yakıtı 51, Vernikler, 52. Vinçler, 53. Yapıştırıcılar ve Tutkallar, 54.Yassı Çelik Ürünleri ği , 2 MAYIS2024 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI ÜLKEMİZİN İSRAİL İLE TİCARET KONUSUNDA ALMIŞ OLDUĞU KARARLARA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI
Bilindiği gibi, İsrail'in Filistin'e yönelik uluslararası hukuk ve insan haklarına aykırı saldırıları neticesinde bugüne kadar 15 bini çocuk, 35 binden fazla Filistinli sivil hayatını kaybetmiş, yaklaşık 78 bin Filistin vatandaşı ise yaralanmıştır.
Türkiye 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana çatışmaların durdurulması, insani kayıp ve fiziki yıkımın engellenmesi, kalıcı ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için en üst düzeyde girişimlerde bulunmuş, diplomasinin tüm araçlarını kullanmıştır.
Ülkemiz ilk günden bu yana Gazze halkının yardımına koşmuş, başta gıda, sağlık ve tıbbi yardım malzemeleri olmak üzere gemiler ve uçaklarla on binlerce ton insani yardımı bölgeye ulaştırmış, binlerce hastayı tahliye ederek bu zor günlerinde Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur.
Bununla birlikte, İsrail'in sebep olduğu katliam, insani felaket ve fiziki yıkım devam etmiş, İsrail Hükümeti uluslararası ateşkes çabalarını karşılıksız bırakmış ve insani yardımları engellemiştir. Türkiye bunun üzerine 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 54 ürün grubunun İsrail'e ihracatını kısıtlamıştır.
Alınan bu kararda, İsrail Gazze'de derhal ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar kısıtlama tedbirlerinin yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır. Buna rağmen, İsrail Hükümetinin saldırgan tutumunu sürdürdüğü, Filistin'deki insani trajedinin kötüleştiği müşahede edilmektedir.
Bu itibarla, devlet düzeyinde alınan tedbirlerin ikinci aşamasına geçilmiş, İsrail'le ilgili ihracat ve ithalat işlemleri tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurulmuştur.
İsrail Hükümeti Gazzeye kesintisiz ve yeterli miktarda insani yardım akışına izin verinceye kadar Türkiye söz konusu yeni tedbirleri kesin ve kararlı bir şekilde uygulayacaktır.
Öte yandan, işgal altında yaşamak zorunda kalan Filistinli kardeşlerimizin bu kısıtlamalardan etkilenmemesi için Ticaret Bakanlığımız ile Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı arasında gerekli çalışmalar koordine edilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti devleti bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Filistinli kardeşlerimizin haklı davasını desteklemeye devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
18 EYLÜL 2024 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI
Bilindiği gibi, İsrail'in Filistin'e yönelik uluslararası hukuk ve insan haklarına aykırı vahşi saldırıları, Filistin'de gerçekleştirdiği katliam, insani felaket ve fiziki yıkım sonrası, ülkemiz 2 Mayıs 2024 tarihinde İsrail'le ilgili ihracat ve ithalat işlemlerini tüm ürünleri kapsayacak şekilde durdurmuştur. Buna rağmen bazı basın organlarında bu konuda gerçekleri çarpıtan, mesnetsiz, manipülatif haberler yapılması üzerine açıklama yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur. e Esasen ülkemiz, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana İsrail'in insanlık dışı saldırılarının durdurulması, insani kayıp ve fiziki yıkımın engellenmesi, kalıcı ateşkesin sağlanması için en üst düzeyde girişimlerde bulunmuş, diplomasinin tüm araçlarını en yoğun çaba ile kullanmış ve Filistin'e en çok insani desteği sağlayan ülke olmayı sürdürmüştür.
"e Bununla birlikte hükümetimiz, İsrail'in saldırılarını durdurmaya yönelik politikalarının bir devamı olarak da İsrail ile ticareti 7 Ekim tarihinden sonra, aylık ticaret rakamlarından görülebileceği gibi, önce yavaşlatmıştı. Akabinde 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren 54 grupta 1019 farklı ürünlerde Türkiye'den İsrail'e ihracatı durdurmuştuk. Nihayet aşamalı bir şekilde hayata geçirdiğimiz bu adımların bir devamı olarak, İsrail hükümetinin uluslararası ateşkes çabalarını karşılıksız bırakması ve Gazze'nin içine insani yardımlarımızı engellemesi üzerine, hükümetimiz 2 Mayıs 2024 tarihinde İsrail ile ihracat ve ithalat işlemlerini tamamen durdurmuştur. e Alınan bu kararın, İsrail Gazze'de derhal ve kalıcı ateşkes ilan edene, Gazze'deki halkın ihtiyaçları için yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye ve Gazze'de yeniden imar faaliyetlerinin başlamasına müsaade edilinceye kadar kararlı bir şekilde uygulanacağı vurgulanmıştır.
" 2 Mayıs 2024 tarihinden sonra ülkemizden İsrail?e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi, veyahut İsrail'den ülkemize ulaşan hiçbir İsrail sevkiyatı bulunmamaktadır. İsrail için gümrük sistemi kapalıdır. e İhracat ve ithalat rakamları her ay Türkiye İstatistik Kurumu tarafından da şeffaf olarak yayınlanmaktadır.
• Diğer taraftan, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığının onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığının kontrolünde ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. Bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır. Söz konusu malların Filistin ile ticaretimize ait olduğu ticaret verilerimizden de anlaşılmaktadır.
• Türkiye Cumhuriyeti'nin Filistin davasındaki pozisyonu, özellikle İsrail ile ticareti kesmiş olması, bütün dünya tarafından bilinmekte ve vicdan ve ahlak sahibi tüm kesimlerce takdir edilmektedir. e Ülkemizin Filistin'e yönelik desteği, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ve halkımızın cansiperane çabaları için, son olarak Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas 16 Ağustos 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki Özel Oturumdaki konuşmasında defalarca ülkemize teşekkür etmiştir. Sayın Abbas konuşmasında, Türkiye'nin İsrail'in Gazze'deki soykırımı karşısında Güney Afrika tarafından Uluslararası Adalet Divanı'na dahil olma kararını ve "İsrail ile 10 milyar dolarlık ticareti Filistin halkına destek için durdurduğunu" şükranla ifade etmiştir. e Esasında Filistin'e yönelik mezalime karşı dünyada ticaretini durduran yegane ülke Türkiye'dir ve bu kararlı uygulamamız İsrail tarafından uluslararası kuruluşlar nezdinde de ülkemize karşı bir propaganda malzemesi olarak kullanılmaya çalışılmakta, Türkiye'nin ticareti durdurması İsrail tarafından dahi tenkit edilmektedir.
• Hal ve gerçek böyle iken, aksi yöndeki haberlerin, açıklamaların, bilgilerin tamamı Filistin davasıyla ya da temel insani değerlerle alakalı olmayan ve itibar edilmemesi gereken yalanlardan ibarettir. Yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı zaman zaman ortaya atılan bu yalanların asıl amacının Türkiye'nin genel dış ticaretine ve ekonomik gelişmesine sekte vurmaya çalışmak olduğunun farkındayız. e İsrail Hükümeti derhal ve kalıcı ateşkes ilan edene, Gazze'ye yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye ve Gazze'de yeniden imar faaliyetleri başlayıncaya kadar Türkiye söz konusu yeni tedbirleri kesin ve kararlı bir şekilde uygulayacaktır.
• Bununla birlikte Filistin davasının ve zulüm altındaki mazlum coğrafyaların her daim yanında olan ülkemizin bu duruşunun, maksatlı yalan haberler ve İsrail'e hizmet eden kara propagandalarla gölgelenmesine izin verilmeyecektir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
26 EYLÜL 2024 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASI İSRAİL İLE TİCARETİN DEVAM ETTİĞİNE YÖNELİK İDDİALAR TÜMÜYLE YALANDIR
Bilindiği gibi, bazı basın organlarında ülkemiz ile İsrail arasındaki ithalat ve ihracat işlemlerinin devam ettiği yönünde asılsız ve manipülatif haberler yapılması üzerine 18.09.2024 tarihli basın açıklamamızda bu haberlerin yalan olduğuna dair gerekli izahat yapılmıştır. Buna rağmen, ülkemiz ihracatının sekteye uğratılması yoluyla ekonomimize darbe vurmayı amaçlayan karalama kampanyasının halihazırda devam etmekte olduğu görülmektedir. Ülkemizin kararlılıkla uygulamakta olduğu kısıtlama kararlarına karşın ülkemizden İsrail'e ürün gönderildiğine yönelik tamamen kötü niyetli ve spekülasyon amaçlı olduğu açık olan haberlerin kamuoyu vicdanını yaralamak ve devletimizin haklı duruşunu gölgelemek amacıyla yapıldığı ve İsrail'in kanlı siyasetinin bir tezahürü mahiyetinde olduğu aşikardır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler 79. Genel Kuruluna hitaplarında bütün dünya karşısında ifade ettikleri üzere, dajma mazlumun yanında, zalimin ve zulmün karşısında olan ülkemiz, acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması, rehine-mahkum takasının gerçekleştirilmesi, insani yardımların engelsiz ve kesintisiz olarak Gazze'ye ulaştırılması yönünde uluslararası düzeyde en üst perdeden temas ve çabalarını sürdürmektedir. Bu haklı duruşun bir yansıması olarak ülkemiz, hakkı haykırmaktan çekinmeyerek İsrail'le olan ticari işlemlerini tümüyle durdurmuş, bu konuda dünyada katliamı tenkit etmenin bir adım ötesine geçen ve proaktif bir adım atan tek ülke olarak mazlumun yanındaki dimdik duruşunu perçinlemiştir.
Diğer taraftan ülkemiz, ilk günden itibaren Filistinli kardeşlerimize yönelik insani yardım faaliyetlerini sürdürmektedir. 60 bin tonu aşan yardım miktarıyla Türkiye, Gazze'ye en fazla yardım gönderen ülke konumundadır. İsrail'in abluka altına alarak en temel ihtiyaçlarına erişimlerini dahi engellediği Filistinli kardeşlerimizin dünya ile arasındaki köprü vazifesi görmek amacıyla ülkemiz, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığının onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyatı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığının kontrolünde ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleştirmektedir. Bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır.
Bu kapsamda, İsrail ile ticaretin devam ettiğine yönelik mesnetsiz ve gerçeği yansıtmaktan uzak iddialar hakkında Bakanlığımız başta olmak üzere devletin çeşitli kademeleri tarafından defalarca açıklama yapılmış olmasına rağmen aynı yalanların basın organlarında yer bulması, bu haberlerin kökü dışarıda olan şer odakları tarafından kasıtlı olarak, ülke gündemini meşgul etmek ve ülkemizin mezalime karşı güçlü ve sağlam tavrını gölgelemek amaçlarıyla servis edildiğini açıkça göstermektedir. Bahse konu şer odaklarının asıl hedefi, tüm ihracatımızı engelleyerek ülkemiz ekonomisinin lokomotifi ihracatımızın önüne set çekmektir.
Nitekim, bahse konu yalan haberde İzmir Nemrut Limanı (Aliağa Gümrük Müdürlüğü) hareketli olduğu belirtilen iki gemiden;
• o Türk bayraklı BURAK DEVAL isimli geminin gideceği ülkenin ÜRDÜN, gideceği limanın ise Akabe Limanı olduğu, geminin yükünün gideceği ülkenin ise ilgili ihracat beyannamelerinde FİLİSTİN olarak kayıtlı bulunduğu,
• — Panama bayraklı MAYFARR isimli geminin gideceği ülkenin ÜRDÜN, gideceği limanın ise Akabe Limanı olduğu, geminin yükünün gideceği ülkenin ise ilgili ihracat beyannamesinde FİLİSTİN olarak kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir.
İki geminin seyir güzergahları üzerinden yalan haber yapılmasının kamuoyunu yanlış yönlendirme amacı taşıyan, basın ahlakından uzak eylemler olduğu açıktır.
İsrail'in bugüne değin yürüttüğü katliama sessiz kalarak ortak olan bu cenahın ülkemizin haklı duruşunu desteklemek yerine, bu tür kötü niyetli haberler üzerinden sözde duyarlılık gösterilerini kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. eniyi KASIM 2024 TARİHLİ SOSYAL MEDYA AÇIKLAMASI İ TURKİYE'NİN İSRAİL İLE TİCARETE YÖNELİK OLARAK GÜMRÜK SİSTEMİ TAMAMEN KAPALIDIR!
Hükümetimiz, İsrail kalıcı ateşkes ilan edinceye ve Gazze Şeridi'ne yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar, İsrail'le ilgili ihracat ve ithalat işlemleri 2 Mayıs 2024 tarihinden itibaren ise tüm ürünleri kapsayacak şekilde tamamen durdurmuştur. Bu tarihten sonra, ülkemizden İsrail'e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi bulunmamaktadır. Aynı şekilde İsrail'den ülkemize hiçbir sevkiyat bulunmamaktadır. İsrail ile ticarete yönelik olarak gümrük sistemimiz tamamen kapalıdır.
Diğer taraftan, 2 Mayıs 2024 tarihindeki Kararımızda belirttiğimiz üzere, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze'yi kapsayan yaklaşık 6 milyon nüfuslu Filistin'in ihtiyaç duyduğu ürünlerin tedariki amacıyla, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı'nın isteği üzerine varılan karşılıklı mutabakat çerçevesinde ihracata, ancak "Filistin varışlı ve alıcının Filistinli ithalatçı olduğunu" Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı'yla resmi yoldan teyitleşilmesi halinde müsaade edilmektedir.
Bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da birçok kez açıklanmış olup; mezkur malların Filistin ile ticaretimize ait olduğu ticaret verilerimizden de anlaşılmaktadır.
Nitekim 2022 yılında yaklaşık 7,7 milyar dolar yıllık toplam ithalatı, 6 milyona yakın nüfusu bulunan Filistin, her yıl dolaylı ya da doğrudan ithalatının yaklaşık 9025'ini ülkemizden yapmaktadır. 2024 yılında Filistin'e yönelik ihracatımız istatistik sisteminde artık kendi kodu ile giriş yapılmaya başlanmış ve daha önceden İsrail kayıtlı olarak giden Filistin alımları, ülkemizin istatistik sisteminde artık Filistin'in kendi kodu ile kaydedilmeye başlanmıştır.
Kurulan ve zaman içerisinde güçlendirilen Türkiye-Filistin ikili ticaret mekanizmasında, her bir sevkiyat için Filistinli ithalatçılar, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığına başvurmakta ve sevkiyata ilişkin mutabık kalınan bilgilerin elektronik ortamda Bakanlığımız koordinasyonunda teyitleşilmesi sonrasında, sevkiyatlara ilişkin tescil işlemleri gerçekleştirilmektedir.
Bu kapsamda, ihracat beyannamelerinde gideceği ülke Filistin olarak beyan edilen sevkiyatlarda da, e Filistinli ithalatçı firmalar öncelikle Filistin Ulusal Ekonomi Bakanlığına başvurmakta; e Bu başvurunun uygun bulunması durumunda Filistin Ulusal Ekonomi Bakanlığınca düzenlenen teyit mektubu ülkemiz elektronik teyit kanalına ulaştırılmaktadır.
• Söz konusu bildirim konusu ihracata ilişkin gümrük beyannamelerinin gümrük idarelerince tesciline, ancak iletilen teyit mektubunun hem bu süreç içerisinde gerçekleşmiş olması, hem de ürünler ile ilgili değerlendirmelerin yapılması akabinde onaylanması halinde izin verilmektedir. Ülkemize, Filistin'den yapılan ithalatlarda ise; Filistinli ihracatçıların ülkemize yönelik ihracat başvurusunun, Filistin Ulusal Ekonomi Bakanlığı tarafından uygun bulunması durumunda, ülkemize iletmesi sonrasında ve geldiği ülke olarak Filistin olduğunun tevsiki onaylanmaktadır.
Ayrıca, Filistin'e Serbest Bölgeler ve antrepolardan yapılacak ithalat ve ihracat işlemleri de, aynı elektronik onay mekanizması kapsamındaki teyitleşme sonrasında tamamlanabilmektedir.
Ülkemiz bu mekanizma ile mazlum Filistin Halkının ihtiyaçlarını karşılamaya ve Filistin'in bu haklı davasında ekonomik olarak da yanında destek olmaya devam edecektir.
TİCARET BAKANI PROF. DR. ÖMER BOLA''IN 12 KASIM 2024 TARİHİNDE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU'NDA İSRAİL İLE TİCARETE İLİŞKİN YAPTIĞI KONUŞMA
(Açılış konuşması)
Değerli arkadaşlar, burada önemli bir konuya daha değinmek istiyorum. İsrail'in 7 Ekim 2023 tarihindeki olaylardan sonra özellikle Gazze'ye yönelik başlattığı, zaman zaman Batı Şeria'da devam ettiği ve en son Eylül'den bu yana da Lübnan'a da saldırılarıyla devam eden süreçte çok ciddi bir kıyım, soykırım ve vahşi katliam devam etmektedir. Bu noktada, baktığımızda, biz Türkiye olarak, Hükümet olarak İsrail'in durdurulması, ateşkese zorlanması ve oradaki Filistinli kardeşlerimize yardım edilmesi noktasında en önde gelen ülke konumunda olduk. Bu noktada, maalesef, 50 bine yakın kardeşimiz şehit oldu ve orada, Gazze'de önemli bir yıkım var, Lübnan'da var, 100 binden fazla da yaralı var. Bu noktada, Türkiye; Gazze'siyle, Batı Şeria'sıyla, devletiyle Filistin'e tam 85 bin ton yardımı zor şartlarda ulaştırmayı başararak dünyada 1'inci sıradadır. Uluslararası Adalet Divanında, Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açmış olduğu davaya da müdahillik bildiriminde bulunuldu.
İsrail'e karşı silah ambargosu konusunda da Birleşmiş Milletlerde 52 ülkeyi de yanımıza alarak bir çağrı yapıldı. Bunun dışında, bu süreç içerisinde baktığımızda, 7 Ekim 2023 tarihinden sonra, ateşkes çalışmalarında İsrail'i ateşkese zorlama çabaları da devam etti. Geçen sene Kasım ayında bir hafta on günlük bir ateşkes, esir değişimi -kısaca- sağlanmıştı ama halkımızın boykotları ve özellikle de Hükümet olarak bizim ticareti yavaşlatma çabalarımızla, bu noktada, İsrail ve Filistin'i kapsayan coğrafyayla Nisan ayı başında ticaret yüzde 34 oranına kadar azalmıştı.
Bu çerçevede, özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Bugün "Filistin" dediğimiz bölge Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'den oluşuyordu. Gazze'yi Hamas grubu yönetiyordu, Batı Şeria'da da Filistin Devleti vardı. Ancak 1993 Oslo Barış Anlaşması gereği, Filistin Devleti, orada İsrail toprakları içinde bir ada konumunda kalmıştır ve burada da şehirler arasında İsrail güvenliği tarafından kopukluklar uygulanmaktadır. Bir kara sınırı, deniz sınırı ve limanı, gümrüğü bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ticaretini İsrail'in 2 limanı üzerinden ancak yapabilmekte, ticaretinin yüzde 98'ini oradan gerçekleştirmektedir.
Bizim İsrail'le Türkiye olarak Serbest Ticaret Anlaşması 1996 Mart ayında imzalandı, yürürlüğe girmesi ve onaylanması 1997'dir. AK PARTİ hükümetleri de 2005 yılında Filistin Devleti'yle Serbest Ticaret Anlaşması imzaladı, Yatırım Teşvik Anlaşması ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması imzaladı. Bu çerçevede, 2022'de Filistin'i ve İsrail'i kapsayan toplam 9,5 milyar dolarlık bir ticaret vardı. Filistin Hükümetinin ifadesiyle, bilgileriyle ve istatistikleriyle Filistin'in toplam 7,7 milyar dolar ithalatı vardı; bunun büyük kısmını İsrail toprakları içinden yapmakta, Türkiye'den de 2 milyar dolara yakın bir ithalat yapmakta idi. Ama daha kolay geldiği için, tüccarlara gümrüklerden geçişte kolaylık sağlamak için varış yeri İsrail olarak gösteriliyordu. Dolayısıyla, bizim Filistin'le yaptığımız 2 milyar dolar civarındaki ticaret, Filistin kayıtlarında görünmüyordu. Ancak biz, ateşkes konusunda, dünyanın baskıları, bizim baskılarımız konusunda bir mesafe alamayınca Hükümetimiz 9 Nisan 2024'te 54 gümrük faslında toplam 1.019 üründe ihracatımızı durdurduk ve bunu anons ettik. Burada, hemen aynı gün, yok "İsrail'e jet yakıtı satıyor." diye bir karalama kampanyası yapıldı, bunu da aynı gün belgeleriyle ortaya koyduk. 2024'te en ufak bir satış yok. 7 Ekim'den sonra çok az, 88 bin dolarlık var. 6-7 tane İsrailli tur şirketinin, charter şirketlerinin turist getirince havalimanından aldığı uçak benzini ihracat kaydedildiği için gerçekleşen rakam bu ve olay bu ama bununla ilgili "Türkiye İsrail'e Jet yakıtı satıyor." diye bir karalama kampanyası yapıldı, belgeleriyle bunu ortaya koyduk.
9 Nisan tarihine kadar olan süreçte söylemimiz şu oldu: İsrail ve Filistin'e birlikte yapılan ihracat, ithalat işlemleri Filistinliler... İsrail varış yeri olarak alındığı için toplamda İsrail'le ticaret gibi görünüyordu. Bu ticareti özel şirketler yapıyor, uluslararası şirketler yapıyor; Hükümet yapmıyor, Ticaret Bakanlığı yapmıyor." dedik. Yani daha sonra üç hafta geçti...
2 Mayıs tarihinde Hükümetimiz bir karar daha aldı, dedi ki: İhracat, ithalat İsrail'le tamamen durdurulacak. Bu kararımız dünya kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı, büyük takdir gördü. Buradaki amacımız diğer ülkelerin de benzeri bir yasak ve sınırlama koymasını sağlamaktı.
Allah'a şükür, bu konuda en büyük gayreti gösteren ve İsrail'le ticareti durduran yegâne ülke Türkiye oldu. Cumhurbaşkanımız uluslararası bütün zirvelerde, ikili görüşmelerde... Bakın, dün (11/11/2024 tarihinde) Riyad'daydı, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi, bugün -COP- Çevre Zirvesi, geçen hafta Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, Budapeşte'de Avrupa Siyasi Topluluk Zirvesi; her yerde çekinmeden bu lobi çalışmalarıyla İsrail'in sıkıştırılması, baskı altına alınması, kalıcı ateşkese zorlanması çabalarında önde geldi. Biz de Hükümet olarak bu konudaki tedbirleri net bir şekilde uyguladık. 2 Mayıs'tan sonra İsrail'e yönelik olarak gümrüklerimizde hiçbir beyanname tescil edilmemiştir. İhracat, ithalat sıfırdır. İsrail'e yönelik olarak farklı bir gümrük kodu vardır "624" diye ama Filistin Hükümeti bize geldi, Hükümetimize, Bakanlığımıza dedi ki: "Bizim Türk mallarına ihtiyacımız var. Filistin topraklarında 6 milyon insan yaşıyor. Nablus, Beytüllahim, Doğu Kudüs, Eriha, Ramallah... bu insanlar ne yiyip ne içecek, ekonomi nasıl dönecek? İsrail baskısı altındayız."
Onun üzerine bir mekanizma kurduk. Orada hiç mi inşaat yapılmıyor? Hiç mi bakım onarım, yeni inşaat yapılmıyor? 6 milyon insandan bahsediyoruz. Birçok Avrupa ülkesinin nüfusundan daha fazla ve burada bir mekanizma geliştirdik, dedik ki: Biz size ayrı bir gümrük koduyla, 625'le ihracat noktasında kapımızı açarız. Aynı zamanda, ilave bazı tarım ürünleri için tavizler verdik. Amacımız, Filistin ekonomisinin ayakta kalmasını sağlamak -kendileri istedi- ve dedik ki: "Filistin Milli Ekonomi Bakanlığının koordinasyonunda, kontrolünde size gelecek siparişleri bize ulaştıracaksınız ve bu anlamda, kontrol mekanizmasıyla biz Filistin'e, varış yeri Filistin, ithalatçısı Filistinliler olmak kaydıyla bu ürünlerin gidişine izin vereceğiz dedik ve bu mekanizma 7 Haziran'daki onlarla varılan mutabakattan sonra uygulanıyor. Biz 2 Mayısta İsrail'e ticaret ambargosu koyduktan sonra şu yalan uydurulmaya başlandı: "Üçüncü ülkelerden zaten gidiyor." Bütün dünyaya, 220 ülkeye ihracat yapıyoruz biz; 262,5 milyar dolar ihracatımız var, 340 milyar dolar da ithalatımız var...
605 milyar dolar civarında toplam dış ticaretimiz var ve bu dış ticaretimiz de dünyanın her tarafına var, ticaretimizin yüzde 40'ı Avrupa Birliği ülkelerine. Bu anlamda, Filistin'e yapılan ticaret doğrudur ve Filistin Hükümeti bundan memnundur. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas 16 Ağustos tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütün milletvekillerinin gözlerine bakarak dedi ki: "Türkiye'ye minnettarız, şükran borçluyuz, 9,5 milyar dolar ticareti feragat ettiniz, feda ettiniz Filistin için ve Filistin'le ticaret noktasında destek oluyorsunuz." Filistin Milli Ekonomi Bakanı geldi, İSEDAK toplantısında medyaya demeç verdi: "Biz Türkiye'den ihtiyaçlarımızı karşılamak için destek istedik ve Bu ihracat noktasında yardımcı olun. diye söyledik. Ekonomimiz başka türlü ayakta kalamaz. Bu konudaki asılsız iddialar ve karalama haberleri sadece İsrail'in çıkarlarına hizmet ediyor." dedi. Bunu Filistin Devleti'nin en üst düzey yetkilisi söylüyor. Bunun ötesinde, bühtan etmek, iftira atmak, yalan söylemek Filistin konusunun en büyük savunucusu olan ülkemiz, Hükümetimiz ve Cumhurbaşkanımızın gayretlerini boşa çıkarma çabasıdır. Filistin kutsal bir dava, Kudüs kutsal bir dava. Burayı hep birlikte milli birlikle savunalım. Burada, İsrail'e Türkiye'nin dünyada hiç kimsenin yapmadıklarını biz Türkiye olarak yaptık.
Uluslararası ticaretin yüzde 80'i gemilerle yapılır. Gemilerde 5 tane, 10 tane büyük denizcilik şirketleri vardır ve bu denizcilik şirketlerinin konteynerleri vardır. Bu konteynerler... Bazen gemiler toplar, limanlardan ala ala başka limanlara götürürler. Bu konteynerlerin önünde sahip oldukları şirketin ismi yer alır. Burada, geçen hafta, Ambarlı Limanı'nda yapılan eylemle alakalı "İsrail'e gidiyor, silah götürüyor." suçlaması... Ulaştırma Bakanlığımız tarafından ortaya konulmuştur, bilgi verilmiştir ki bu ürünler Güney Kore ve Çin limanlarından gelip Türkiye'nin en büyük ithalat limanı olan ve ithalatımızın yüzde 18...
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak, Bakanlık olarak her kademede başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Dışişlerimiz olmak üzere İsrail'in bu barbarlığının sona erdirilmesi için siyasi platformda, diplomatik platformda, Filistin'e her türlü desteği sağlamada, Filistin, ekonomisini ayakta tutmada bütün gücümüzle yanlarında yer alacağız.
İsrail'in bu barbarlığını durdurmak konusunda mücadeleyi veren, kora kor, dişe diş mücadeleyi yapan bizleriz. Ama İsrail Dışişleri Bakanı 31 Mart seçimlerinden sonra "seçim zaferi" diye sizi tebrik etti ertesi sabah, siz "Tebriğinizi kabul etmiyoruz." diyemediniz. Burada sahte İsrail düşmanlığı yapmayın; gerçekleri yalanla, gerçekleri çarpıtarak şey yapamazsınız. Rakam burada. Mayıs ayından beri ticareti yok, gümrükler sıfır.
Uluslararası taşımacılığın yüzde 80'i deniz yoluyla yapılır ve deniz yolunda da dünyada 7-8 tane egemen şirket vardır ve gemi acenteleri bu şirketlere konteynerlerini, yüklerini koyarlar. Gemiler bu yüklerini çeşitli limanlardan alırlar, farklı acentelerin konteynerleriyle boşaltacakları limanlara sırayla giderler, boşaltırlar. Ambarlı Limanı'nda bahsedilen konuda Ulaştırma Bakanlığımız bilgilendirdi. Türkiye'nin en büyük ithalat limanı Ambarlı'dır. Yüzde 20'si ithalatımızın Ambarlı'dan yapılmaktadır ve bu çerçevede bahsedilen konteynerler bütün gemi de Güney Kore, Çin limanlarından alınmıştır... Ambarlı'ya ve diğer ülkelere boşaltılmış, daha sonra da Ambarlı'dan alarak tekrar Güney Kore ve Çin limanlarına gitmiştir. Haydarpaşa Limanı'yla alakalı bahsedilen "Kathrin" isimli gemi de... Sayın Başkan, bu ENKA holdingin Kırklareli'ndeki santraline ekipman ve santral cihazlarını getirip boşaltmıştır. Daha sonra Ambarlı'dan ve daha Antalya Serbest Bölge Limanı'ndan ve daha sonra da İzmit Derince Limanı'ndan alınarak ülkemizden ayrılmıştır. Bunlarla alakalı olarak da hâlâ "Yok, savunma ürünü götürdü, şunu yaptı, bunu yaptı." gibi hezeyanlar ayıptır. Filistin gibi bir milli meselede iktidar, muhalefet birlikte hareket etmelidir.
(Kapanış konuşması) .
(..) Evet, şimdi İsrail'e ticaret konusuna da gelelim. Biliyorsunuz, konuşmamda bunu çok net bir şekilde ifade etmiştim ancak bazı konular gündeme getirildi. Hukukta temel bir kural vardır, iddiasını ispat etmek iddia sahibine düşer. İddia sahibi eğer Türkiye Cumhuriyeti devletinin ilgili makamlarına, Filistin Devleti'nin makamlarına itibar etmiyorsa yapacak bir şey yok ama biz Filistin konusunda dünyada en fazla çabalayan, İsrail'i en çok uğraştıran ve İsrail'i ateşkese zorlayan ülke konumundayız; Batı da bunu görüyor, Avrupa da, Amerika da görüyor. Bu noktada, değerli arkadaşlar, İsrail almak istediği silahları Amerika'dan, Avrupa'dan zaten alıyor, hem de hibe alıyor. Türkiye'de savunma sanayisi ürünlerinin ihracatı Milli Savunma Bakanlığının kontrolüne ve iznine tabidir, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün iznine tabidir. Burada ifade ettik -Türkiye olarak- zaman zaman kronolojik tarihlerde karışıklıklar söylendi ve bize izafe edilmeye çalışıldı. Bizim tavrımız netti; bazı arkadaşlarımız son derece makul bir şekilde bunu da söylediler. Burada, özellikle 7 Ekim'de başlayan süreçten sonra bir kere ateşkes oldu, yaklaşık bir hafta, on gün sürdü, ondan sonra ateşkes çabaları devam etti. Biz ülke olarak onlarla ticareti yüzde 33-34 oranında azalttığımızı defaatle söyledik, ta ki 9 Nisan'a kadar. Orada, 9 Nisan kararımızdan sonra "İsrail'le ticaret yok. diyordunuz da şimdi kestiniz." Ya, böyle bir ifadeyi siz söylediniz veya sizlerden birileri söyledi. Kronolojiye bakın, kayıtlara bakın, size tavsiyem, 15 Aralık 2023 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde Genel Kurulda Ticaret Bakanlığı bütçesi için yaptığım konuşmaya da bakabilirsiniz; böyle bir ifade yoktur. Bizim söylediğimiz: "Hükümet, Ticaret Bakanlığı ticaret yapmıyor, biz sadece uygulayıcı bakanlığız, düzenleme yaparız, denetleme yaparız; bunun dışında, kararlar alırız ve nitekim, uluslararası şirketler ya da özel şirketlerin ihracat, ithalat işlemleri oluyor." dedik. 9 Nisan'da 1.109 üründe ihracatı kestik ve bu ürünler içinde birçok ürün vardı, yekun teşkil eden ürünler vardı ve dış ticaretimiz hızla azalmaya başladı. İsrail çok protesto etti, bizi şikâyet etti Dünya Ticaret Örgütüne, Batı'ya; "Size ambargo koyacağız, Batı dünyasında bütün muslukları kapatacağız." diye. Üç hafta geçti, İsrail'in bu saldırgan tutumu ve Türkiye'nin yardımlarını Mart ayından itibaren de ulaştırmaması karşısında, artık dünyada bir örnek teşkil etmek için hem ihracatı hem ithalatı kapadık, gümrüklerde hiçbir tescile izin vermedik, hatta bazı ithal ürünleri ki bayağı, 96 milyon dolarlık bir miktar getirilmiş ürün vardı, onların dahi gümrük tescil işlemini bugüne kadar yapmadık. Burada daha sonra bir sessizlik oldu, ondan sonra, "Efendim, 3'üncü ülkelerden İsrail'e mal gönderiliyor." Hezeyanları başladı. Bunlar da Türkiye'den kaçmış ve Türkiye aleyhine etki ajanlığı yapan çevrelerin yalan dolan haberlerine bakarak söylendi. Bakın, şurada o bahsettikleri çevrelerden alıp da söyledikleri şey; Türkiye'de Derince Limanı'ndan aşağı yukarı 60, 70, 80'in üzerinde tanker gemisinin petrol yükleyip İsrail'e akaryakıt taşıdığı suçlaması yapıldı. Bunu gördük ve kontrol ettirdik; ne gemi isimleri doğru ne tarihler doğru ve tanker yazılıyor ki, sanki bunlar petrol taşımış diye. Uçaklar gibi gemiler de bir yere gittikleri zaman mazotları, yakıtları bittiğinde oradaki yerlerden yakıt tazelerler; dünyanın bütün gemileri, Türk gemileri de gittikleri yerlerde aynı şeyi yaparlar. Bu, tamamen bilgisayar kurgusu bir kâğıttır ve bu kâğıt "Türkiye'den, Derince'den, TÜPRAŞ'tan yakıt gönderildi." olarak sunuldu. İşte, bunun gibi birçok şeyler söylendi. İhracatçı birlikleri, Bakanlık verileri, TÜİK verileri ortada; İsrail çok kızgın, bizi protesto ediyor, tehditler ediyor; Filistin memnun "Allah razı olsun." diyor, takdirler ediyor ve Filistin "Yaşamamız için, Allah razı olsun, bizi yalnız bırakmadınız, bizim isteğimiz üzerine istediğimiz bazı ürünlerin ihracatına, ithalatına izin veriyorsunuz." diyor ve bu da bu anlamda bizim doğru yaptığımızı gösteriyor. Eğer Filistin ve biz vicdanen ve bizim bütün verilerimiz... Bakın, biz bir yanlış yapsak Türkiye'de milyonlarca kişi var, devlette 5 milyon insan çalışıyor; gümrüklerde, ihracatçı birliklerinde, başka yerlerde, hemen zaten size gelirler söylerler "Alın, belgesi şu." derler ama bakın, Mayıs'tan bu yana altı ay geçti ve kimse bunu iddia edemez çünkü hiçbir gümrük beyannamesi ihracatta, ithalatta İsrail için tescil edilmedi. Filistin'in aldığı şeyle ilgili olarak söylüyoruz...
Geçmişte Filistinliler de Türkiye'den yaptıkları ithalatın 2 milyar dolar civarında olduğunu hep bize söylediler ama adamlar talihsiz, kara sınırı yok, deniz sınırı yok, havası yok, havalimanı yok, gümrüğü yok, polisi yok; İsrail üzerinden malı 2 limandan almak zorunda orada ve kolay olsun diye de varış yeri "İsrail" olarak yapılıyordu. Biz İsrail'e kapatınca gümrük kodunu ve gümrük tescilini ve varış yeri "Filistin" ve alıcısı "Filistinli tüccar olmak" kaydını ve Filistin Ekonomi Bakanlığının teyidini almak şartlarını karşılıklı olarak mutabakata varıp getirdikten sonra Filistin'in bizden aldığı ürünlerde bir miktar artış oldu. Bütün ifadeler burayla alakalı. Bakın arkadaşlar, İsrail ve Filistin'in Türkiye'den yaptığı ithalat 2022 yılında 6,5 milyar dolardı, bizim onlardan yaptığımız ithalat da 3 milyar dolardı; 9,5 milyar dolarlık ticaret vardı; bu ithalatı yapan firmalar da vardı. Şu anda, Mayıs'tan bu yana İsrail'le alakalı rakamlar, ihracatta da ithalatta da sıfır ve Filistin'le alakalı olarak da sene başından beri yapılanın toplamı 740 milyon dolar. Nerede 9,5-10 milyar dolar, nerede 740 milyon dolar. Biz ezkaza desek ki "Arkadaşlar, tamam, Filistin'i de ambargo kapsamına alıyoruz ve göndermeyeceğiz, engelleyeceğiz, gümrük tescili yapmayacağız." Bu sefer söylenecek söz şuydu: "Zavallı Filistinlilere de ambargo koyan bu Hükümet işte böyle bir hükümet." veya -o zaman da, şimdi bile deniliyor- "3'üncü ülkelerden yapılıyor." Ben size 3'üncü ülkelerden artışları söyleyeyim: Değerli arkadaşlar, İngiltere'ye yaptığımız ihracatımızda 2 milyar dolar artış var.
İngiltere'ye ihracatımızda artış var, Amerika'ya artış var, Suudi Arabistan'a yüzde 60 artışımız var. Mısır'a ihracatımızda sadece 300 milyon dolar bir artış var ve Mısır'a yapılan çelik ihracatı, arkadaşlar, 586 milyon dolardan 450 milyon dolara düşmüş.
Onun dışında, Yunanistan'a ihracatımızda yüzde 1l artış var; tamam mı? İngiltere'ye ihracatımızda yüzde 22 var. Meksika'ya yüzde 16 var, Romanya'ya yüzde 15 var; gayet normal, mal ihracatımızdaki ihracat normal.
Filistin, çocuk hastanesi inşaatı için demir istiyor, Filistin Ulusal Ekonomi Bakanlığı. "Kozmetik" denilen ürünler arasında sabun, şampuan, dezenfektan, hijyen malzemeleri, temel insani ihtiyaçlar var. Arkadaşlar, 6 milyon insan yaşıyor, 6 milyon. Nerede yaşıyor? Eriha, Ramallah, Doğu Kudüs, Beytüllahim, El Halil, Nablus, Cenin; oradakiler ağızlarını açıp bekleyecek mi? Orada da çalışma var, orada da bir ekonomi dönüyor. Niye bunları görmezden geliyorsunuz? Niye kendinizi bu konuda illa şey yapıyorsunuz.
Benim size tavsiyem: Gidin Filistin'e, denetleyin, Filistin Hükümetiyle görüşün, denetleyin. Filistin Büyükelçisi Ankara'da, kendisine de sorabilirsiniz.
Bu noktada, milli kuruluşlarımızın ve Filistin otoritesinin açıklamalarına güvenmelerini değerli vekillerimize tavsiye ediyorum.
İsrail istatistiklerine ya da etki ajanlarının Türkiye'yi yıpratmak amacıyla yaptıkları açıklamalara inanmamalarını istiyorum. Filistin'in menfaati için ne lazımsa biz onu yerine getiriyoruz. Filistin halkı için, bu dramı sona erdirmek için kelle koltukta mücadele eden, savaşan insanlar olarak, elhamdülillah, sonunda da başaracağız ama bu noktada inşallah, doğru olan neyse de yapmaya devam edeceğiz.