Diyarbakır'ın Dicle ilçesindeki bazı köylerde yapılan maden arama faaliyetinin çevreye etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 15 Kasım 2024 tarihinde 7/19601 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 109 gün sonra, 4 Mart 2025).
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'ın Dicle ilçesindeki bazı köylerde yapılan maden arama faaliyetinin çevreye etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19601, 15 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19601-diyarbakir-in-dicle-ilcesindeki-bazi-koylerde-yapilan-maden-arama-faaliyetinin-cevreye-etk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c7e69dca-e59c-42f9-9cd4-01933e5366fc
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 109 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Bilindiği üzere maden arama faaliyetleri hem doğaya hem de insan topluluklarına önemli zararlar vermekte, genellikle ormansızlaşmaya, habitat tahribatına, toprak erozyonuna yol açarak ekosistemleri bozmakta ve biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir. Diyarbakır Dicle ilçesi Pirejman ve Heridan köylerinde ise; maden arama faaliyetlerinin insan yaşamı üzerindeki yok edici etkisi alarm vermiş durumdadır. Maden ocağının kullandığı kimyasallar ve ocaktan yayılan toz nedeniyle bölgede akciğer kanseri oranının arttığı, yeni doğan bebeklerin otizmli olduğu, üzüm bağlarının kuruduğu, ağaçların renginin değiştiği basına yansıyan bilgiler arasındadır. 90'lı yıllarda boşaltılan köylerine yeniden dönen yurttaşlar, bilhassa maden ocağının kapasite artırımından sonra bölgenin tekrar insansızlaştırılmaya çalışıldığına dair endişelerini ve maden arama faaliyetinin ekosistem, insan yaşamı, yerel miras üzerindeki zararları nedeniyle derhal durdurulması taleplerini CİMER'e bildirmişlerdir.
Basına yansiyan bilgilere göre; yaklaşık 30 yıldır madencilik faaliyeti süren mücavir alanda resmi maden arama faaliyeti 3 Ağustos 2011 tarihinde Yılmaz İnşaat Maden Nak. Gıda Sanayi ve Ticaret şirketi tarafından başlatılmış ve 27 Kasım 2019'da Ölmez Doğu
© Madencilik Nakliyat Sanayi ve Ticaret Şirketi'ne devredilmiştir. Firma, maden ocağı kapasite arttırımı için 26 Temmuz 2022'de Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği - Bakanlığı'na başvuruda bulunmuş; Bakanlık tarafından 24 Ağustos 2022'de "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilmiş, böylece 24,94 hektarlık alanda yapılan aramaların kapsamı 24 kat büyütülerek 532,77 hektara çıkarılmıştır. AKP'li İsmet Ölmez'e ait Ölmez Doğu Madencilik firmasının, çalışanlarını köylü olarak göstererek kapasite artırımı için onay aldığı da kamuoyuna yansıyan bilgilerdendir. Bu bağlamda:
SORULAR
Ölmez Doğu Madencilik için kapasite artışı başvuru dosyasında yerel sakinlerin istihdam edileceklerini ifade ettiği iddiası doğru mudur?
Ölmez Doğu Madencilik firmasının mevcut maden arama alanını 24 kat büyüten kapasite artışının onaylanmasının sebebi nedir?
Bakanlık, kapasite arttırımına izin vermezden önce mücavir alan içinde yaşayanların görüşlerini almış mıdır? Almamışsa; Bakanlık, madenin kapasite artışı için ÇED kararını gözden geçirecek ve yerel halkı içeren şeffaf ve katılımcı bir süreç sağlayacak
Bakanlık, kanser vakalarının, yenidoğanlarda genetik bozuklukların ve yaygın ekolojik bozulmanın arttığı Pirejman ve Heridan köylerinde, madencilik faaliyetlerinin çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve azaltmak için hangi önlemleri almıştır?
Bakanlık, hava, su ve toprağın kirlenmesi ve üzüm bağlarının, antik ağaçların ve tarihi sit alanlarının tahribi gibi madencilik faaliyetlerinin neden olduğu çevresel hasarı doğrulamak için bağımsız denetimler veya değerlendirmeler yaptı mı? Yapmışsa bulgular nelerdi?
Madencilik faaliyetlerinden kaynaklanan ağır metal maruziyetinden etkilenen özellikle çocuklar ve savunmasız nüfus olmak üzere sakinlerin sağlık ve güvenliğini sağlamak için hangi adımlar atılıyor? Tıbbi izleme veya müdahale programları için planlar var
Çevresel yıkım ve kültürel kayıp nedeniyle zorunlu göç konusunda köylülerin endişeleri göz önüne alındığında, Bakanlık etkilenen toplulukların mirasını, geçim kaynaklarını ve yaşam alanlarını korumak için hangi önlemleri almayı planlamaktadır?
Ekolojiye ve halk sağlığına zarar verdiği tespit edilen şirketlere, özellikle bu şirketler siyasi parti üyeleriyle bağlantılı olduğunda, hangi yaptırımlar veya eylemler uygulanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR
SORULAR
Bilindiği üzere maden arama faaliyetleri hem doğaya hem de insan topluluklarına önemli zararlar vermekte, genellikle ormansızlaşmaya, habitat tahribatına, toprak erozyonuna yol açarak ekosistemleri bozmakta ve biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir. Diyarbakır Dicle ilçesi Pirejman ve Heridan köylerinde ise; maden arama faaliyetlerinin insan yaşamı üzerindeki yok edici etkisi alarm vermiş durumdadır. Maden ocağının kullandığı kimyasallar ve ocaktan yayılan toz nedeniyle bölgede akciğer kanseri oranının arttığı, yeni doğan bebeklerin otizmli olduğu, üzüm bağlarının kuruduğu, ağaçların renginin değiştiği basına yansıyan bilgiler arasındadır. 90'lı yıllarda boşaltılan köylerine yeniden dönen yurttaşlar, bilhassa maden ocağının kapasite artırımından sonra bölgenin tekrar insansızlaştırılmaya çalışıldığına dair endişelerini ve maden arama faaliyetinin ekosistem, insan yaşamı, yerel miras üzerindeki zararları nedeniyle derhal durdurulması taleplerini CİMER'e bildirmişlerdir.
Basına yansıyan bilgilere göre; yaklaşık 30 yıldır madencilik faaliyeti süren mücavir alanda resmi maden arama faaliyeti 3 Ağustos 2011 tarihinde Yılmaz İnşaat Maden Nak. Gıda Sanayi ve Ticaret şirketi tarafından başlatılmış ve 27 Kasım 2019'da Ölmez Doğu Madencilik Nakliyat Sanayi ve Ticaret Şirketi'ne devredilmiştir. Firma, maden ocağı kapasite artırımı için 26 Temmuz 2022'de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na başvuruda bulunmuş; Bakanlık tarafından 24 Ağustos 2022'de "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilmiş, böylece 24,94 hektarlık alanda yapılan aramaların kapsamı 24 kat büyütülerek 532,77 hektara çıkarılmıştır. AKP'li İsmet Ölmez'e ait Ölmez Doğu Madencilik firmasının, çalışanlarını köylü olarak göstererek kapasite artırımı için onay aldığı da kamuoyuna yansıyan bilgilerdendir.
Bu bağlamda:
I- Ölmez Doğu Madencilik için kapasite artışı başvuru dosyasında yerel sakinlerin istihdam edileceklerini ifade ettiği iddiası doğru mudur?
2- Ölmez Doğu Madencilik firmasının mevcut maden arama alanına 24 kat büyüten kapasite artışının onaylanmasının sebebi nedir?
3- Bakanlık, kapasite arttırımına izin vermezden önce mücavir alan içinde yaşayanların görüşlerini almış mıdır? Almamışsa; Bakanlık, madenin kapasite artışı için ÇED kararını gözden geçirecek ve yerel halkı içeren şeffaf ve katılımcı bir süreç sağlayacak mı?
4- Bakanlık, kanser vakalarının , yenidoğanlarda genetik bozuklukların ve yaygın ekolojik bozulmanın arttığı Pirejman ve Heridan köylerinde, madencilik faaliyetlerinin çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve azaltmak için hangi önlemleri almıştır?
5- Bakanlık, hava, su ve toprağın kirlenmesi ve üzüm bağlarının, antik ağaçların ve tarihi sit alanlarının tahribi gibi madencilik faaliyetlerinin neden olduğu çevresel hasarı doğrulamak için bağımsız denetimler veya değerlendirmeler yaptı mı? Yapmışsa bulgular nelerdir?
6- Madencilik faaliyetlerinden Ookaynaklanan ağır metal maruziyetinden etkilenen özellikle çocuklar ve savunmasız nüfus olmak üzere sakinlerin sağlık ve güvenliğini sağlamak için hangi adımlar atılıyor? Tıbbi izleme veya müdahale programları için planlar var mı?
7- Çevresel yıkım ve kültürel kayıp nedeniyle zorunlu göç konusunda köylülerin endişeleri göz önüne alındığında, Bakanlık etkilenen toplulukların mirasını, geçim kaynaklarını ve yaşam alanlarını korumak için hangi önlemleri almayı planlamaktadır?
8- Ekolojiye ve halk sağlığına zarar verdiği tespit edilen şirketlere, özellikle bu şirketler siyasi parti (o üyeleriyle (o bağlantılı olduğunda, hangi yaptırımlar veya eylemler uygulanmaktadır?
CEVAPLAR
Diyarbakır İli, Dicle İlçesi, Kurşunlu ve Kayaş Mahalleleri Mevkii'nde Ölmez Doğu Madencilik Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "ER:3127258 ve 200707001 Ruhsat Numaralı Kurşun-Çinko Ocağı Kapasite Artışı" Projesi'nin o Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) için 10.12.2022 tarihinde başvuru yapılmıştır. Maden Ocağı Kapasite Artırımı Projesi bir arama projesi olmayıp işletme projesidir. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10" uncu maddesinde "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlamakla yükümlüdürler." hükmü yer almaktadır.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. ..." hükmünde olup, 10. maddeye istinaden çıkarılan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği'nde Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi o faaliyetler kapasitelerine göre Ek-l ve Ek-2 Listeleri'nde tanımlanmıştır. ÇED Yönetmeliği Ek-I Listesi kapsamında kalan faaliyetler için ÇED süreci Bakanlığımızca, Ek-2 Listesi kapsamında kalan faaliyetlerin ÇED süreci ise ilgili Valiliklerince (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) yürütülmektedir. ÇED Yönetmeliği Ek-I Listesi kapsamında kalan projeler için ÇED sürecinin ne şekilde yürütüleceği ÇED Yönetmeliği'nin 7. — 14. maddelerinde, Ek-2 Listesi kapsamında kalan projeler için ise 15.- 17. maddelerinde tanımlanmıştır.
ÇED Süreci Bakanlığımızca oluşturulan İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu üyesi kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yürütülmekte olup, söz konusu projeye ilişkin verilen "ÇED Olumlu" kararı proje için belirlenen 20 komisyon üyesi kurum ve kuruluşların olumlu görüşleri doğrultusunda verilmiştir.
Proje için 19.01.2021 tarihinde Halkın Katılımı Toplantısı düzenlenmiş, Nihai ÇED Raporu 30.06.2022 tarihinden itibaren halkın görüşüne açılmıştır. ÇED sürecinde halktan gelen tüm görüşler Nihai ÇED Raporu'nun içerisinde değerlendirilmiştir.
Söz konusu projenin halk sağlığına etkilerine yönelik değerlendirmeler Diyarbakır Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce yapılmış ve projeye ilişkin olumlu görüş verilmiştir.
Söz konusu " Kurşun-Çinko Ocağı Kapasite Artışı" Projesi'ne Bakanlığımızca 10.08.2022 tarih ve 6783 sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir. Proje kapsamında herhangi bir zenginleştirme tesisi bulunmadığı gibi herhangi bir kimyasal kullanımı da söz konusu değildir. "ÇED Olumlu" kararına esas Nihai ÇED Raporu'nda ilgili taahhütler bulunmakta olup, Nihai ÇED Raporu'na Bakanlığımız web sitesinden © (httpsWeced-duyuru.csb.gov.tr/eced-prod/duyurular.xhtml) ulaşılabilmektedir.
2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanun'a istinaden çıkarılan (o mevzuatlar kapsamında Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında görevli denetim personelleri tarafından ani, birleşik ve şikâyet üzerine denetimler yapılmakta olup, Çevre Kanunu'na aykırı faaliyet gösteren veya kirliliğe sebebiyet verdiği tespit edilen kurum, kuruluş ve işletmelere, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20'inci maddesine göre idari yaptırımlar uygulanmakta, ayrıca çevre ve insan sağlığı için tehlike oluşturan işletmelerin faaliyeti ise kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak durdurulmaktadır.
Ayrıca fiilin diğer Kanunlara göre suç oluşturması halinde Türk Ceza Kanunu ile diğer kanunların uygulanması için adli makamlara suç duyurusunda bulunulmaktadır.