Hayvancılık sektöründe yerli üretimin teşvik edilmesine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 110 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 105 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın T.C. Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafindan yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.
Ülkemizin hayvancılık sektöründeki mevcut durum, giderek artan ithalat rakamları ve yerli üretimin teşvik edilmesine yönelik stratejiler konusunda önemli soru işaretleri barındırmaktadır. Türkiye, son yıllarda
• özellikle et ve et ürünleri ile besilik hayvan ithalatına yoğunlaşmıştır. Bu ithalat politikalarının yerli üretime olumsuz etkilerinin yanı sıra halkımızın beslenme ihtiyaçları ve et fiyatları üzerindeki etkileri de büyük bir önem taşımaktadır. Bakanlığınızın aldığı tedbirlerin sektördeki dengesizlikleri düzeltmeye yönelik olup olmadığı ise hala belirginlik kazanmamıştır.
Türkiye'nin hayvancılık sektörü 2010 yılından bu yana ithalat yoluyla besilik, damızlık, kasaplık hayvan ve karkas et temin etmeye devam etmektedir. İthalatın sürekli artması; yerli üretimin gelişmesinin önünde büyük bir engel teşkil etmekte, bu durumun üreticilere ve tüketicilere olan yansımaları her geçen gün daha fazla hissedilmektedir. Bakanlığınızın bu noktadaki politikalarını ve yerli üretimin teşvik edilmesi ile ithalata bağımlılığın azaltılması için ne gibi somut adımlar atılacağını netleştirmek adına, aşağıdaki sorularımın yanıtlanması önem arz etmektedir.
Bu kapsamda:
SORULAR
Bakanlığınızca açıklanan 2025 yılına dair 520.000 baş besilik sığır ithalatı planı doğrultusunda, Türkiye'nin hayvancılık sektörüne yönelik üretim artışı hedefleri ve ithalatın devam edeceğine ilişkin açıklamalarınız çelişkili görünmektedir. 2025 yılı için yapılan ithalat planı, ülkemizin kendi hayvancılık kapasitesini artırma yönünde bir başarıyı işaret etmekte midir, yoksa ithalatla çözülmesi planlanan bir sorunun devam edeceği anlamına mı gelmektedir?
Geçtiğimiz yıllarda ithalatın giderek artmasına rağmen et fiyatları üzerinde kalıcı bir düşüş sağlanamamıştır. İthalatın yerli üreticiye olan etkileri ve et fiyatlarının idengelehmesi adına Bakanlığınızın alacağı önlemler nelerdir?
Brezilya ve Uruguay gibi ülkelerden yapılan ithalatlarda, aradaki fiyat farkının ve ithalatçıların kâr marjlarının tarım ve hayvancılık sektörü üzerindeki etkileri hakkında ne gibi analizler yapılmıştır?
Çiftçilerimizin yaşadığı ekonomik zorlukların artarak devam etmesi ve süt fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle hayvanlarını kesmek zorunda kalmaları, yerli üretimin azalmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda, süt üreticilerinin karşılaştığı bu durum için Bakanlığınızca destekleme politikaları geliştirilmekte midir?
Bakanlık olarak açıkladığınız üç yıllık üretim planına rağmen, 2025 yılında ithalatın yine artacağı görülmektedir. Hayvancılık sektöründe ithalatın sınırlandırılması ve yerli üretimin teşvik edilmesi için hangi somut adımlar atılacaktır? Bu konuda ulusal bir strateji geliştirmeyi düşünüyor musunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Hayvancılıkta sürdürülebilirliğin sağlanması, geliştirilmesi, verimliliğin artırılması, üreticinin korunması, hayvansal ürün piyasalarında istikrarın sağlanarak tüketicinin yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimi sağlamak Bakanlığımızın öncelikleri arasında yer almaktadır.
8760 sayılı 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında hayvansal üretim, su ürünleri üretimi, tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Hayvansal üretimde yeni destekleme programı temel hayvancılık ve ürün geliştirme destekleri olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. e Temel hayvancılık destekleri; büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, atık, arıcılık ve ipek böceği faaliyetlerinin desteklenmesinden oluşmaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan yetiştiricilere temel destek tutarına ilave destek verilecektir. Ayrıca suni tohumlama, soy kütüğü, yerli sperma, ari işletme, sürü yöneticisi (çoban) gibi verimlilik kriterlerine ilave destek sağlanacaktır. e Ürün geliştirme destekleri; çiğ süt, besilik erkek sığır (karkas), tiftik üretimi desteklerini kapsamaktadır. Aile işletmeleri, genç ve kadın yetiştiriciler, birinci derece örgüt üyesi ile planlama bölgeleri gibi yönlendirici kriterleri sağlayan üreticilere temel destek tutarına ilave destek verilecektir. Ayrıca ari işletme, kendi tankında soğutma, örgüt üzerinden pazarlama, karkas ağırlığı, kaliteli tiftik ve sözleşmeli üretim gibi verimlilik kriterlerine ilave destek verilecektir.
Yeni destekleme modeli ile ilk defa;
Oğlak ve kuzuya temel destek ödemesi, Genç ve kadın yetiştiriciye ilave destek, Aile işletmelerine temel destek oranında ilave destek, Doğduğu aile işletmesinden kesime giden erkek sığırlara ilave destek, Gezginci arıcılık yapanlara ilave destek ve "e Birinci derece örgüt üyesi yetiştiricilere ilave destek verilecektir.
Ayrıca planlı üretim bölgelerinde uygun üretim yapanlara ilave destek ve her buzağıya temel destek ödemesi yapmak suretiyle üreten herkesin destek alması sağlanacaktır.
Yeni destekleme modeli ile birlikte hayvancılık işletmelerinin ekonomik açıdan güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefiyle sübvansiyonlu kredilerde; kadınlara, gençlere ve planlı üretim bölgelerine ilave indirim uygulanmaktadır. Bu sayede geleceğimizin teminatı gençlerimiz ve ailemizin temel direği olan kadınlarımızın üretimde kalmalarına imkân sağlanmış olacaktır.
Küçük aile işletmelerinin, kadın ve genç çiftçilerin, Bakanlığımızca belirlenen et ve süt üretim havzalarında hayvancılık yapanların ve ari işletmelerin önceliklendirildiği Bakanlığımızca oluşturulan yeni destekleme modeli ile yetiştiricilere, besilik erkek sığır ve sözleşmeli besicilik konularında destekleme ödemeleri yapılmaktadır.
Bakanlığımızca oluşturulan yeni destekleme modeli ile; besilik erkek sığır desteğinde 500 TL/baş olan temel desteğe, yetiştiricilerin ve besilik sığırların taşıdıkları özelliklere göre Strateji Geliştirme Başkanlığı yapılan ilave ödemeler ile 3.250 TL/baş'a kadar destekleme ödemesi yapılmaktadır. Böylece, besilik erkek sığır desteğinde 2023 yılına göre 0550'ye varan artış sağlanmıştır.
Bakanlığımızca hazırlanan Hayvansal Üretimin Planlanması kapsamında; hayvansal üretim, maliyet, kapasite ve pazarlama imkanları doğrultusunda planlanarak, doğal kaynakların da korunduğu yeni bir üretim modeli oluşturulmaktadır.
Tarımda sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Sözleşmeli üretim ile izlenebilir, öngörülebilir, sürdürülebilir üretiminin ve arz güvenliğinin sağlanması, üreticilerin gelirinin artırılması, girdi ve finansman kaynağı oluşturması, fiyat dalgalanmalarına karşı korunması ve alım garantisine kavuşması, alıcılar için de sürdürülebilir hammadde temini sağlanması hedeflenmektedir.
Bu çerçevede, "Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Bakanlığımızca hazırlanan karkas et ve kasaplık canlı hayvan alım satım sözleşmelerine ilişkin tip sözleşmeler yayımlanmıştır.
Hayvancılıkta doğal üretim artışı 1-2 yıllık süre içerisinde sağlanabilecek bir durum olmayıp, uygulanan politikaların sonuçları özellikle kırmızı et üretiminde 2-3 yıl sonrasında görülebilmektedir. Tamamen yerli üretime dayalı kırmızı et üretimi için anaç hayvan sayımızı artırmaya yönelik tedbir ve genç hayvan üretimine dayalı destekler geliştirilerek, birim ödeme tutarları artırılmıştır. Ayrıca üretim planlaması kapsamında; etçi ve kombine ırk anaç hayvanlarla ihtiyaç duyulan besilik materyal sayısının artırılması amacıyla, mera alanlarının yoğun olduğu iller besilik materyal üretim havzası olarak belirlenmiş ve bu bölgelerde kurulu/kurulacak işletmelere özel kredi ve hibe düzenlemelerine gidilmiştir. Ayrıca bölgedeki TİGEM işletmelerine bu konuda üretime başlamaları amacıyla etçi ırk anaç damızlık hayvanlar getirilmiştir.
Tüm bu yapılan uygulamaların sonuçları 2-3 yıllık süre zarfında görülecektir. Bakanlığımız bu süre içerisinde artan et tüketimini karşılayacak arzın oluşturulması, aynı zamanda besi işletmelerindeki boş kapasitenin değerlendirilmesi, piyasada meydana gelen spekülatif hareketlerin önlenerek istikrarın sağlanması, yurt içi kırmızı et fiyatlarının kontrol altında tutulması, tüketicinin daha uygun fiyatla kırmızı ete erişiminin sağlanması amaçlarıyla kırmızı et tüketiminin yoğun olduğu dönemleri de planlayarak ve yıldan yıla azaltarak kontrollü bir besilik hayvan ithalat yönetimi uygulanmaktadır. 2024 yılında 600.000 baş olan ithalat sayısı 2025 yılı için 520.000 baş olarak kararlaştırılmıştır.
Uygulanan ithalat politikasında yurt içindeki küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerden talep toplanmaktadır. İthalatı yapılacak besilik hayvan sayısı toplanan talebe göre küçük ölçekli işletmelere daha fazla verilecek şekilde oranlanarak dağıtım planı yapılmaktadır. Bu sayede, tüm işletmelerin üretim maliyetleri dengelenmekte olup spekülatif fiyat hareketleri de engellenmektedir. Uygulanan bu yöntem ile küçük ve orta ölçekli işletmelerde ucuz ithal hayvan alabildiği için küçük işletmeler korunmaktadır.
Çiğ sütün tavsiye fiyatı Ulusal Süt Konseyince belirlenmekte ve ilan edilmektedir. Konseyin yapısında üretici, sanayici ve sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri yer almaktadır.
Bu kapsamda Ulusal Süt Konseyi tarafından I Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 63,6 yağ ve 963,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatının (çiğ süt desteği hariç) 17,15 TL olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Soğutma, nakliye ve diğer cari giderler üretici tarafından karşılandığı takdirde bu giderler üreticiye ilave olarak ödenecektir. Baz alınan yağ ve protein oranlarındaki her bir dizyem (0,1'lik değişim) için * 25 kuruş fark uygulanacaktır.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Ulusal Süt Konseyi tarafından alınan karar tavsiye niteliğinde olup, serbest piyasa şartlarında sütün yağı, proteini kuru maddesi ve diğer kalite kriterlerine göre litresi 17,15 TL üzerinde de fiyatlanabilmektedir.
Çiğ sütün alım satımına ilişkin üreticinin gerek üyesi/ortağı olduğu kooperatif/birlik kanalıyla, gerekse şahıs olarak çiğ sütü satmış olduğu işleme tesisleri ile karşılıklı satış/tedarik sözleşmesi düzenleyerek süt fiyatını belirleme imkânı bulunmaktadır. Çiğ süt üretim maliyetleri işletmeden işletmeye, mevsimlere işletmenin büyüklüğüne, işletmenin bulunduğu bölge/il/ilçeye ve kaba yem üretimi gerçekleştirip gerçekleştirmediği gibi birçok parametreye göre değişiklik göstermektedir.
Bakanlığımızca sürdürülebilirliğin devamı için çiğ süt üretim maliyetleri, fiyatları, üretim miktarı ve arz talep dengesi yakından titizlikle takip edilmektedir.
Çiğ süt yem paritesinin korunması amacıyla 2024 yılı Ocak-Eylül dönemlerinde 0,50 TL olarak belirlenen çiğ süt destekleme primi 90100 artırılarak 2024 yılı Ekim-Kasım-Aralık dönemleri için l TI"ye çıkarılmıştır.
Çiğ süt arzının fazla olduğu özellikle bahar aylarında, üretici fiyatlarının düşmesini önlemek amacıyla kooperatif veya birlikler marifetiyle arz fazlası olan çiğ sütler 2016 yılından itibaren piyasadan toplatılarak Et ve Süt Kurumu tarafından süt tozuna dönüştürülmektedir. Üreticilere Ulusal Süt Konseyinin belirlediği fiyatlardan ödeme yapılmaktadır. Üretilen süt tozları ihraç edilerek, süt piyasasında arz-talep dengesi ve fiyat istikrarı sağlanmaktadır.
İbrahim YUMAKLIBakan