İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/20685 GEÇ CEVAPLANDI · 125 GÜN

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yapılan çalışmalara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 125 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Hakkâri'de bir uzman çavuşun bir kadını taciz ettiği iddiası ve yetkililerin etkili önlemler almaması, kolluk kuvvetlerinin denetimsizliği ve cezasızlık politikalarının vahim bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Bu olay, yalnızca bireysel bir vakayı değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve devletin adalet mekanizmasındaki yapısal sorunların bir yansımasıdır. Kadının bedenini, kimliğini ve özgürlüğünü hiçe sayan bu zihniyet, Hakkâri özelinde sıkça karşılaşılan taciz ve şiddet vakalarının sistematik boyutunu gözler önüne sermektedir.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Söz konusu olayda, bir uzman çavuşun yaklaşık bir aydır bir genç kadını taciz ettiği iddia edilmiş, kadının defalarca şikayetçi olmasına rağmen taciz devam etmiştir. Şikayetlerin ardından uzman çavuşun sanal medya üzerinden tacize devam ettiği öne sürülmüş, bu durum yetkili mercilerin etkili bir soruşturma yürütmediklerine işaret etmektedir. Olay, uzman çavuşun aile bireyleriyle karşılaştığında yaşanan darp ve ardından kadının yakınlarının gözaltına alınmasıyla bambaşka bir boyuta geçmiş, adaletin işleyişindeki zafiyeti gözler önüne sermiştir.

Kadın hakları, temel insan haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi" ne ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi), devletlere kadına yönelik şiddetle mücadelede etkin sorumluluklar yüklemektedir. Ancak, Türkiye'nin 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi"nden çekilmesi, bu alanda büyük bir gerilemeye yol açmıştır.

Hakkari'de yaşanan bu olay, devletin CEDAW kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasını güçlendirmektedir. Tacizle suçlanan uzman çavuşa karşı etkili bir soruşturma başlatılması, kişinin derhal görevden uzaklaştırılması ve adil bir yargı süreci işletilmesi gerekmektedir. Buna karşın, şikâyet mekanizmalarının etkisizliği ve kadının ailesinin gözaltına alınması, adaletin ne denli zafiyet içinde olduğunu göstermektedir.

Bu durum, patriarkal sistemin devlet mekanizmaları aracılığıyla yeniden üretilmesi anlamına gelmektedir. Devletin, kolluk kuvvetlerini denetlemek yerine suç işleyenleri koruması, cezasızlık kültürünü beslemektedir.

Hakkâri başta olmak üzere ülkenin her yerinde kadına yönelik şiddet, taciz ve benzeri olayların önlenmesi, Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlık"larının etkin girişimleri ve çözüm odaklı politikalarıyla mümkündür. Bu doğrultuda somut adımlar atılması ve yapısal reformların hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Hakkâri'de yaşanan taciz olayında mağdur kadına yönelik herhangi bir destek sağlanmış mıdır? Psikolojik ve hukuki destek mekanizmaları etkin olarak devreye sokulmuş mudur?

  2. Ülke genelinde son beş yılda kadına yönelik şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadın sayısı kaçtir? Bu sayılardaki artışın nedenleri konusunda bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

  3. Kadınların şiddet ve tacize karşı başvuru yapabileceği mekanizmaların görünürlüğünü artırmak adına ne gibi projeler yürütmektesiniz? Hakkâri gibi bölgelerde bu mekanizmalara erişim hangi düzeydedir?

  4. Kadına yönelik şiddeti önlemek amacıyla sosyal hizmet merkezlerinin ve kadın sığınma evlerinin sayısını artırmaya yönelik bir planınız var mıdır? Mevcut kapasite ihtiyacı karşılıyor mu?

  5. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından kadına yönelik şiddetle mücadelede hangi ulusal politikalar devreye sokulmuştur? Bu politikaların etkinliği hakkında veriler mevcut mudur?

  6. Başta Hakkâri olmak üzere ülke genelinde kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumsal farkındalık oluşturmak adına özellikle genç erkeklere ve erkek çocuklarına yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri uygulanmakta mıdır? Bu eğitimlerin kapsamı ve etkisi nedir?

  7. Kadına yönelik şiddet ve taciz olaylarında mağdur kadınların korunmasına yönelik daha kapsamlı bir sosyal destek ağı oluşturmak için hangi somut adımlar atılmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :25.12.2024 tarihli ve 1553950 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/20685 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/20685 Cevap Metni (4 Sayfa)

Hakkâri Milletvekili Sayın Öznur BARTİN"e Ait 7/20685 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin en uç boyutu olan kadın cinayetleri başta olmak üzere kadına karşı her türlü şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede gerekli sosyal hizmet müdahalesinin ve koruyucu-önleyici hizmet sunumunun gerçekleştirilmesi amacıyla gerekli kurumsal mekanizmalar tesis edilmiştir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 84 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 420 SHM Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfir) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. KADES mobil uygulamasında yer alan acil durum butonuna basılması halinde acil çağrı merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Alo 112 Acil Çağrı Merkezi, kadına yönelik şiddetle mücadelede kritik bir rol oynayan diğer bir başvuru mekanizmasıdır. Şiddete maruz kalındığında, şiddete maruz kalma riski söz konusu olduğunda veya şiddete tanık olunduğunda ALO 112 Hattı üzerinden acil yardım talebinde bulunulabilmekte olup bu çağrılar polis, jandarma veya sağlık ekipleri gibi ilgili birimlere hızla yönlendirilerek mağdurun güvenliği sağlanmaktadır.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde Bakanlığımıza bağlı 81 ilde 112 kadın konukevi 2.814 kapasite ile yerel yönetimlere bağlı 13 ilde 35 kadın konukevi 807 kapasite ile STK'lara bağlı 1 kadın konukevi 20 kapasite ile diğer kamu kurumlarına (Göç İdaresi Başkanlığı) bağlı 2 kadın konukevi 42 kapasite ile olmak üzere toplam 150 kadın konukevi 3.683 kapasite ile hizmet vermektedir.

Ülke genelinde her ilde en az 1 kadın konukevi bulunmakla birlikte konukevlerinin doluluk oranı ortalama *670-75'dir. Ülkemizde daha etkin ve verimli hizmet sunumunun sağlanması amacıyla illerde bulunan kadın konukevlerinin yoğunlukları dikkate alınarak, ihtiyaç duyulması halinde sunulan hizmetlerin niteliğini artırabilmek amacıyla kadın konukevi sayısının artırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır.

2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin iradenin en üst düzeyde ortaya konduğunun göstergelerinden biri olarak mevzuatta yerini almıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021 - 2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef, 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır.

Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanması amacıyla İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmaları hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu bu alandaki mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve eş güdümün artırılması görevlerini yürütmektedir. Kurul bugüne kadar 17 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde vali veya vali yardımcısı başkanlığında toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları ile il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının teknik araç ve yöntemler kullanılarak coğrafi bilgi sistemleri üzerinden izlenmesi amacıyla Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğinde Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Uygulaması yürütülmektedir. 2015 yılında pilot olarak başlatılan uygulama 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Kurumsal Kapasitenin ve Toplumsal Farkındalığın İletişim Boyutuyla Artırılması Projesi", "Depremden Etkilenen Bölgede Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "İhtisaslaşmış Kadın Konukevlerinin Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Bakanlığımızın tüm çalışmaları, yaşamın tüm alanlarında kadınların konumlarının güçlendirilmesi; eğitim ve sağlık imkânlarından eşit bir şekilde yararlanmalarının sağlanması; istihdama ve karar alma mekanizmalarına katılımlarının arttırılması; medyada eşitlikçi temsilin sağlanması; kadın erkek eşitliğinin ana plan ve politikalara dâhil edilmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışmaların sürdürülmesini desteklemek üzere yürütülmektedir.

Bu kapsamda, 8 Mart kapsamında, Bakanlığımız tarafından, kadının güçlenmesine yönelik politikaların merkezi ve yerel düzeyde, bütüncül bir bakış açısıyla, etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu" ve "Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" teşkil ettirilmesini konu alan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 8 Mart 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

"Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu" temel olarak kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla tüm çalışmaları izlemek, değerlendirmek, koordinasyon ve işbirliğini sağlamak üzere görev yapacaktır. Diğer taraftan, Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" da kadının güçlenmesine ilişkin çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde yürütülmesi ve takibi amacıyla faaliyet sürdürecektir.

Öte yandan Bakanlığımızca 2024-2028 yıllarını kapsayan ikinci "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.

Söz konusu eylem planı kadın erkek eşitliği ilkesinin uygulamada gerçekleşmesi ve kadınlara karşı ayrımcılık içeren uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlayan politika ve tedbirler geliştirilmesi noktasında önemli bir belgedir.

2024-2028 yıllarını kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın temel politika eksenleri; Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olarak belirlenmiştir. Planda; beş temel politika eksenine ilişkin "5 Temel Amaç", "20 Strateji", "83 Faaliyet"e yer verilmiştir.

Eylem planında yer alan politika eksenleri altında ele alınmak üzere kesişen politika alanları belirlenmiş ve bunlar da "Özel Politika Gerektiren Gruplar" ile "Kesişen Çalışma Alanları" olarak iki alt başlıkta ele alınmıştır. Hem "Özel Politika Gerektiren Gruplar" hem de "Kesişen Çalışma Alanları" Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın genelinde temel amaç, strateji ve faaliyetlerin oluşturulmasında dikkate alınmıştır. "Kesişen Çalışma Alanları" kapsamında "Kadın Erkek Eşitliği Eğitimleri"ne de yer verilmiştir.

2024-2028 yıllarını kapsayan Eylem Planı; tüm kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile eşgüdüm içerisinde kararlılıkla yürütülmektedir. Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik olarak gerçekleştirilecek birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana düzenlenen eğitim ve seminerlerle yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ile bu fiilleri gerçekleştiren ve bu fiillerden etkilenen kişilere ilişkin idari kayıt verileri, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen soruşturma evresi ve iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır.

Diğer taraftan, Bakanlığımız tarafından çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimini temin etmek amacıyla; çocuklarımızın üstün yararı ilkesi doğrultusunda tüm risklere karşı güçlü ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yürütülmektedir.

Bakanlığımız hizmetlerinde kız çocuklarımız ile erkek çocuklarımız arasında bir farklılık olmayıp, fırsat eşitliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde işlemler yürütülmekte, çocuklar bireysel özellik ve ihtiyaçları dikkate alınarak değerlendirilmekte uygun hizmet modellerinden yararlandırılmaları sağlanmaktadır. ,

Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Hiçbir çocuğun istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir. Çocuğun mağduriyeti ile ilgili Bakanlığımıza intikal eden herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmekte, çocuk ve ailesi hakkında derhal sosyal inceleme yapılmaktadır.

Soru önergesinde bahsi geçen konu ile ilgili sosyal medyada yer alan haberler ihbar kabul edilerek inceleme yapmak üzere İl Müdürlüğü personelimizce aile ziyaret edilmiştir. Yapılan sosyal incelöme ve değerlendirmeler neticesinde aile KADES uygulaması, önleyici tedbir kararı ve Bakanlığımızın vermiş olduğu diğer hizmet modellerine başvurabilecekleri hakkında İl Müdürlüğümüzce bilgilendirilmiştir. Ayrıca çocuğa 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ilgili mahkeme tarafından alınan Danışmanlık Tedbiri kararı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanmaktadır.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir