Hakkari'de yaşandığı iddia edilen bir taciz olayına ilişkin
Kaynak göster
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 12 Aralık 2024 tarihinde 7/20718 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Hakkari'de yaşandığı iddia edilen bir taciz olayına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20718, 12 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20718-hakkari-de-yasandigi-iddia-edilen-bir-taciz-olayina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f61d3bf3-5f5b-4104-993e-0193bed79c9e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 672 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü "nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Sümeyye BOZ Muş Milletvekili
Son günlerde basına yansıyan bilgilere göre, Hakkari'de görev yapan bir uzman çavuşun, bir genç kadını sürekli taciz ettiği, mağdurun ve ailesinin bu durum karşısında defalarca emniyete şikayette bulunduğunu görmekteyiz. Tacizin sanal medya üzerinden devam ettiği ve bu süreçte mağdurun korunması konusunda herhangi bir etkin tedbir alınmamıştır.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Taciz olayının ardından, genç kadının ailesinin faille karşı karşıya geldiği ve faili darp ettiği olayın, emniyetin önünde gerçekleştiği ifade edilmektedir. Bu durum, toplumda adalet ve güvenlik mekanizmalarına olan inancı zedeleyerek, vatandaşların kendi adaletlerini sağlama arayışına girdiği bir tabloyu ortaya koymaktadır. Öte yandan, darp olayının ardından genç kadının ailesinin gözaltına alınması, kamu vicdanında derin bir rahatsızlık yaratmıştır.
Taciz vakalarının yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumu derinden etkilediği, mağdurun korunması ve adaletin sağlanmasında kamu kurumlarının şeffaf ve etkin bir şekilde hareket etmesi gerektiği bir gerçektir. Ancak bu olayda, şikâyetlerin ardından faile yönelik hızlı ve caydırıcı önlemlerin alınmadığı, mağdurun korunması konusunda eksiklikler olduğu görülmektedir.
Kadınların ve ailelerinin, taciz gibi durumlarda güvenlik güçlerine başvurma cesaretini kıracak böylesi olayların titizlikle ele alınması elzemdir. Bu olay, aynı zamanda emniyet teşkilatının taciz ve benzeri vakalarda nasıl bir tutum sergilediğine dair soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. Kamuoyunun vicdanını rahatlatacak şeffaf bir açıklama yapılması, bu tür olayların tekrarlanmaması adına hangi önlemlerin alınacağının netleştirilmesi ve taraflara ilişkin hukuki sürecin kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir.
Bu bağlamda:
SORULAR
Bahsi geçen olayda, uzman çavuş hakkında yapılan şikâyetlere rağmen eden derhal önleyici bir tedbir alınmamıştır?
Emniyete yapılan ilk şikâyetten itibaren mağdurun ve ailesinin korunması için hangi adımlar atılmıştır?
Taciz iddiasıyla suçlanan uzman çavuş hakkında disiplin soruşturması başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa şu anki durumu nedir?
Taciz vakalarının önlenmesi ve mağdurların korunması için İçişleri Bakanlığı tarafından emniyet teşkilatında alınan önlemler nelerdir?
Mağdurun ailesi tarafından darp edilen uzman çavuş hakkında başlatılan herhangi bir hukuki veya idari işlem var mıdır?
Bahsi geçen olayda mağdurun ailesi hakkında gözaltına alınma işlemleri yapılırken yasal mevzuata uygun hareket edilmiş midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir