Hastalığını raporla belgeleyen mahkumların tahliyelerine ilişkin
Kaynak göster
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 27 Aralık 2024 tarihinde 7/21333 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 137 gün sonra, 13 Mayıs 2025).
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Hastalığını raporla belgeleyen mahkumların tahliyelerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21333, 27 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21333-hastaligini-raporla-belgeleyen-mahkumlarin-tahliyelerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/998139af-efde-4053-b5ac-0194166a4a38
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 137 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün
96 ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 26.12.2024.
Willetvekili
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İnsan hakları içinde değer sırası bakımından yaşam hakkının ilk sırada yer alması ve diğer tüm hakların varlık sebebi olarak kabul edilmesinin nedeni bu hakların yaşama hakkına bağlı olmasındandır. Bu nedenle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 3'üncü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2'nci, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 6'ncı ve T.C. Anayasasının 17. maddesinde olduğu gibi birçok ulusal ve uluslararası mevzuat metninde "her insanın doğuştan gelen yaşama hakkına sahip olduğu" belirtilmiştir. Bu bakımdan bu hakkın kullanımı için devletlerin, yalnızca insan yaşamına saygı gösterme anlamında negatif yükümlülükleri bulunmayıp, aynı zamanda insan yaşamını etkin olarak korumak için gerekli adımları atmak ve tedbirleri almak gibi pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır. Özellikle de devletlerin denetimi ve gözetimi altında tutukları hükümlü ve tutuklular ile gözaltına alınan kişiler bakımından bu hassas durumları ile yaşama hakkı yönünden daha duyarlı ve dikkatli olunması, etkin bir şekilde korunmaları ve bu kişilerin yaşamlarını gereksiz yere tehlikeye atılmasını önleyici her türlü tedbirin alınması devletler için bir görev ve zorunluluktur.
Ancak Türkiye'de Adli Tıp Kurumunca ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca "cezaevinde kalamaz" veya "yalnız başına hayatını devam ettiremez" şeklinde düzenlenmiş raporlara rağmen kolluk gücünün "tehlikelilik raporlarına" dayanılarak hasta mahpusların tahliyeleri engellenmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
"Cezaevinde kalamaz" veya "yalnız başına hayatını devam ettiremez" şeklinde düzenlenmiş hastane raporlarına rağmen hasta mahpuslar hakkında son kararın devletin kolluk güçlerinin vereceği "tehlikelilik raporlarına" bırakılması T.C. Anayasasına ve uluslararası hukuka aykırı değil midir?
Tahliye edilmesi gerektiği bilimsel tıbbı raporlarla kanıtlanmış mahpuslardan şüphe duyulması halinde neden bu mahpusların tahliyeleri sonranda devletin güvenlik birimlerince gerekli izleme ve önleme faaliyeti yürütmesi yerine cezaevlerinde tutularak sağlık ve yaşam hakları tehlikeye atılmaktadır?
Kollukça düzenlenmiş "tehlikelilik raporlarının". insafına bırakılan hasta mahpuslar hakkında kolluğun yaptığı inceleme bağımsız kurum veya kuruluşların denetimine açık mıdır? Bu inceleme nasıl bir denetim mekanizmasına tabidir?
Bakanlık olarak sorumluluğunuz altındaki hasta mahpusların yaşam hakkını korumak ve savunmak adına hukuka aykırı yasal düzenlemelerin kaldırılması ve hukuka aykırı uygulamalardan vazgeçilmesi için bir çalışmanız olacak mı?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1560841 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/21333 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. >
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Bigi)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-33-2034/2985 Ni Konu : Yazılı soru önergesi İZ /E52025
Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/21333 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya
DERD 2 ŞEŞSR
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden © LWCXpU - MbCW2zP - 97 LOEYN - C554a8- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıllık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
IM Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği. şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.
IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; Ülkemiz genelinde tüm ceza infaz kurumlarında uygulama ve işlemlerinin mevzuat hükümlerine uygun olaraleyeriya getirildiği anlaşılmıştır. "Nİ gr
Yılmaz TUNÇ Bakan
ELİ 22 ŞEK
Yılmaz TUNÇBakan