İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/21453 GEÇ CEVAPLANDI · 648 GÜN

21 Aralık 2024 tarihinde Diyarbakır'da yaşanan bir olaya ilişkin

Kaynak göster

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 30 Aralık 2024 tarihinde 7/21453 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 648 gün sonra, 9 Ekim 2026).

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “21 Aralık 2024 tarihinde Diyarbakır'da yaşanan bir olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21453, 30 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21453-21-aralik-2024-tarihinde-diyarbakir-da-yasanan-bir-olaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9793896a-3135-4ea4-a38b-01941d0eeb92

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 648 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü *nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Sümeyye BOZ Muş Milletvekili

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Yunus Emre Mahallesi'nde, 21 Aralık 2024 tarihinde polisler tarafından yapılan Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolü sonrasında yaşanan olaylarda, birçok temel hak ve özgürlük açıkça ihlal edilmiştir. Olay sırasında polisler tarafından kadınlar, çocuklar ve diğer bireyler şiddete ve kötü muameleye maruz bırakılmış, bazı kadınların taciz edildiği, aile bireylerinin ölümle tehdit edildiği ve mağdurların sağlık hizmetlerine erişimlerinin engellendiği iddiaları basına yansımıştır.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Şiddet mağdurlarının ifadelerine göre, sivil giyimli polisler kimlik göstermeden ve herhangi bir resmi araç kullanmadan hareket etmiş, durdurdukları bireyler üzerinde üst araması yapmış ve itiraz edenleri darp etmiştir. Olay yerinde bulunan kadınların tacize uğradığı, şikâyetçi olan kişilerin ise tehdit edildiği beyan edilmiştir. Bu durum, Türk Ceza Kanunu"nun darp, tehdit, cinsel taciz ve görevi kötüye kullanma suçlarını düzenleyen maddelerine açıkça aykırıdır.

Bununla birlikte, şiddete uğrayan bireylerin sağlık hizmetlerine erişimlerinin polisler tarafından engellendiği, Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi'nde detaylı muayenelerinin yapılmadığı, darp raporlarının eksik düzenlendiği ve hatta ambulans çağrılmasının dahi engellendiği iddia edilmiştir. Sağlık çalışanlarının, polislerin yönlendirmesiyle mağdurların yeterli tedavi ve muayenesini yapmadığı beyanları, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na ve Türk Ceza Kanunu'nun kamu görevlilerinin görevlerini ihmal etmelerine ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.

Yaşanan bu olay, aynı zamanda Anayasa'nın 17?nci maddesi ile güvence altına alınan "kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı"nın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin işkence, kötü muamele ve adil yargılanma hakkına ilişkin hükümlerinin ve Türkiye'nin taraf olduğu diğer uluslararası insan hakları sözleşmelerinin açık bir ihlalidir.

Olayda mağduriyet yaşayan aile bireylerinin Diyarbakır Barosu İşkence Komisyonu'na başvurdukları ve sorumlular hakkında yasal sürecin başlatılması için girişimde bulundukları belirtilmiştir. Ancak bu tür ihlallerin önlenmesi ve toplumsal güvenin sağlanması için İçişleri Bakanlığının konuya ilişkin kapsamlı ve şeffaf bir soruşturma yürütmesi, sorumluların tespit edilerek adalet önüne çıkarılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Bu gerekçelerle, yaşanan olayların detaylı şekilde araştırılması ve kamuoyuna açıklanması elzemdir. Adaletin sağlanması, hukukun üstünlüğünün korunması ve vatandaşların devlete olan güvenlerinin zedelenmemesi adına, bu tür olaylara karşı etkili bir mücadele verilmesi ve sorumluların cezalandırılması gerekmektedir.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. 21 Aralık 2024 tarihinde Diyarbakır Bağlar ilçesi Yunus Emre Mâhallesi'nde polisler tarafından gerçekleştirilen Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolü sonrası yaşanan olaylara ilişkin herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?

  2. Olay sırasında sivil kıyafetli ve araçsız şekilde hareket eden polislerin kimlik göstermeden üst araması yaptıkları iddiaları doğru mudur? Bu uygulama mevzuata uygun mudur?

  3. Kadınların tacize, çocukların ise fiziksel şiddete maruz kaldığı yönündeki iddialara ilişkin Bakanlık nezdinde bir inceleme yapılmakta mıdır?

  4. Olay sırasında şikâyetçi olan aile bireylerinin ölümle tehdit edildiği iddiaları doğru mudur? Bu iddialar doğrultusunda herhangi bir hukuki işlem başlatılmış mıdır?

  5. Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi'nde şiddet mağdurlarına yeterli muayene yapılmadığı, darp raporlarının eksik düzenlendiği ve sağlık çalışanlarının polisler tarafından yönlendirildiği iddialarına ilişkin bir inceleme başlatılmış mıdır?

  6. Şiddet mağduru vatandaşların ambulans çağırmasının engellendiği iddiası doğru mudur? Bu durum hakkında sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

  7. Olayın ardından Diyarbakır Barosu İşkence Komisyonu'na yapılan başvuru dikkate alınarak, polislerin görevlerini kötüye kullandığına ilişkin iddiaların araştırılması için Bakanlığınız tarafından hangi adımlar atılmıştır?

  8. Vatandaşlara yönelik kötü muamele, şiddet ve taciz gibi insan hakları ihlallerinin önlenmesi için Bakanlığınızın planladığı yapısal tedbirler nelerdir?

  9. Sorumluların tespit edilmesi ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için Bakanlık tarafından alınan önlemler nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Önerge cevaplandı

Cevap yazısı TBMM kaydında yayımlandığında burada gösterilecek.

TBMM kaydı →

Hata bildir