Su kaynaklarının kullanımına ve olası bir su krizine karşı alınan önlemlere ilişkin
Kaynak göster
Hasan Karal (DEVA Partisi), 8 Ocak 2025 tarihinde 7/21683 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 69 gün sonra, 18 Mart 2025).
Hasan Karal (DEVA Partisi, İstanbul). “Su kaynaklarının kullanımına ve olası bir su krizine karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21683, 8 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21683-su-kaynaklarinin-kullanimina-ve-olasi-bir-su-krizine-karsi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fc603b09-f6ea-493d-bf20-01944768677e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 69 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 62 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda yer alan sorularımın, Tarım ve Orman Bakanı Sn. İbrahim Yumaklı tarafından Anayasanın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılması hususunu arz ederim. Og. 7917 ci — " OHasan
Su kaynaklarının plansız ve bilinçsiz şekilde kullanımı, Türkiye'deki göllerin hızla kurumasına ve yeraltı su rezervlerinin tükenmesine neden olmaktadır. Özellikle tarım sektöründe kullanılan suyun verimli yönetilmemesi, bu kayıpları daha da artırmaktadır. Uzmanlar, son 50 yılda 36 gölün tamamen kuruduğunu ve 14 gölün de kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtmektedir.
Türkiye'nin su kaynaklarının Ye 74'ü tarımsal sulamada kullanılmakta, ancak büyük bir kısmı geleneksel ve su israfına yol açan yöntemlerle tüketilmektedir. Bu durum hem su kaynaklarının sürdürülebilirliğini hem de tarımsal üretimi tehdit etmektedir. Su kaynaklarındaki bu hızlı azalma, gelecekte Türkiye'nin gıda güvenliği, tarımsal ihracatı ve kırsal ekonomisi üzerinde yıkıcı etkiler yaratabilecektir.
Trakya özelinde yapılan araştırmalar, bölgede şu anda 141 milyon metreküplük bir su açığı olduğunu, bu açığın 2050 yılında en iyi koşullarda bile 500 milyon metreküpe ulaşacağını ortaya koymaktadır. Yeraltı sularına aşırı bağımlılık ise uzun vadede bölgedeki içme suyu ve tarım suyu temini için ciddi bir kriz yaratma potansiyeli taşımaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son 50 yılda kuruyan 36 gölün tarımsal sulama nedeniyle maruz kaldığı etkiler üzerine Bakanlığınızca yapılan araştırmalar nelerdir? Bu göllerin yeniden canlandırılmasına yönelik somut bir eylem planı var mıdır?
Türkiye genelinde tarımsal sulama sistemlerinin modernize edilmesi için Bakanlığınızca yürütülen projeler nelerdir? Geleneksel sulama yöntemlerinin neden olduğu su israfını önlemek için hangi adımlar atılmaktadır?
Trakya'da şu anda 141 milyon metreküp olan su açığının 2050 yılına kadar 500 milyon metreküpe ulaşacağı öngörülmektedir. Bu durumu önlemek için kısa, orta ve uzun vadeli hangi projeler hayata geçirilmektedir?
Yeraltı su kaynaklarının tükenmesini önlemek amacıyla su çekimini 'düzenleyen ve denetleyen bir mekanizma mevcut mudur? Tarımsal faaliyetlerde yeraltı sularının kullanımını sınırlamaya yönelik herhangi bir düzenleme planlanmakta mıdır?
İklim değişikliğinin tarımsal su kaynaklarına etkilerini azaltmak için Bakanlığınız tarafından geliştirilen politikalar nelerdir? Bu kapsamda çiftçilerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi için hangi eğitim programları uygulanmaktadır?
Türkiye'nin su kaynaklarının 70'inden fazlasının tarımda kullanıldığı göz önüne alındığında, bu oranın azaltılmasına yönelik su tasarrufu sağlayacak yenilikçi teknolojilerin tarım sektörüne entegrasyonu için Bakanlığınızın çalışmaları nelerdir?
Su krizine karşı diğer bakanlıklarla ortaklaşa bir ulusal eylem planı oluşturulmuş mudur? Bu kapsamda göllerin kurumasını ve tarımsal üretimin etkilenmesini önlemek için hangi tedbirler alınmıştır?
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, Oda: E-210 Çankaya/ Ankara E-mail: hasan.karal(Otbmm.gov.tr
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedileceği Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde büyüyen ekonomi ve artan üretimle tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde suya olan ihtiyaç artmaktadır.
Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.
Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033) hazırlanmıştır.
Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir.
Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.
Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31 Ocak 2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.
Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden dokümanlara ulaşılabilmektedir.
Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüzce tarım sektörü ile birlikte 12 sektörün adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında sektörel su tahsis planları hazırlanmaktadır. Meriç-Ergene Havzası ve Marmara Havzası için plan hazırlıkları devam etmektedir.
Bahse konu planlarda, yer altı sularında emniyetli rezervden daha fazlasının kullanılmaması ilkesine bağlı kalınarak planlama yapılmaktadır.
24 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirilen Ulusal Su Kurulunun üçüncü toplantısında alınan karar doğrultusunda kuraklık riski altındaki göllerin belirlenmesi ve bu göllere yönelik eylem planlarının hazırlanması çalışmalarına başlanmıştır.
Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için kuraklık yönetim planları hazırlanmıştır.
Kuraklık yönetim planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler içeriğinde; e Sulama alanlarının rehabilitasyonu ve modern sulama sistemlerine geçilmesi, e İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, e Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi,
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Gözlem ağının geliştirilmesi,
Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması,
Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması,
Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve Kuraklık farkındalığının artırılması hususları yer almaktadır.
İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.
Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak olup, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.
Su kısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanacaktır. Tarımsal yer altı sularının yetersiz seviyede olduğu belirlenen ilçelerde damla sulama sistemiyle sulanan alanlar dışındaki dane mısıra destekleme ödemesi yapılmayacaktır.
Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013-2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait "Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı" hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.
Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. İl Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler (sadece sabit tesis olan meyve bahçelerine su verilmesi, rotasyonla sulama yapılması, kısıtlı sulama, ikinci ürünün ekilmemesi, az su tüketen bitkilerin ekilmesi, gece sulamaları vb.) alınarak il bazında uygulanmaktadır.
Yer altı suyu çekimlerinde kullanılacak ölçüm sistemleri ile ilgili mevzuat düzenlemesi yapılmış olup, tahsis miktarı kadar su çekimlerine izin verilmektedir.
Yasal olmayan yer altı suyu çekimleriyle ilgili 167 sayılı Yeraltısuları Hakkında Kanun'un 18'inci maddesi kapsamında idari para cezası uygulanmaktadır. Sahanın yer altı suyu tahsisine kapalı olması vb. nedenlerle uygun görülmemesi halinde kaçak kuyular kapatılmaktadır.
Kapalı sistemlerle suyun iletilmesi ve dağıtılması, verimli ve modern yöntemlerle sulama yapılması, yağmur suyu ve kullanılmış suların yeniden tarımda kullanılması tarımsal sulama verimliliğini artıran uygulamaların başında gelmektedir.
Bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda 2024 yılında tarımsal sulamalarda borulu şebeke oranı "636 seviyesine ulaşmıştır. Yapımı devam eden sulamaların ise 694'ü borulu şebekelerden oluşmaktadır.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Basınçlı sulama yöntemlerinden biri olan yüzey altı damla sulama teknolojisinin kullanımına yönelik "Kısıtlı Su Koşullarında Su Tasarrufu Sağlayan Sulama Yöntemlerine Göre Bitki Sulama Programlarının Oluşturulması" ulusal projesi kapsamında 18 adet sonuçlanan, 8 adet devam eden alt proje bulunmaktadır.
"Türkiye'de Kullanılan Damla Sulama Sistemlerinin Teknik Performanslarının Belirlenmesi ve Damla Sulama Desteklemelerinin Etki Analizi" ulusal projesi kapsamında 12 alt proje tamamlanmıştır.
Bakanlığımızca tarımda kullanılan suyun etkin kullanımını sağlamak üzere 2007 yılından itibaren bireysel tarla içi modern sulama sistemlerine Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında 9050 oranında hibe desteği sağlanmaktadır.
8038 ve 8039 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024-31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9625-96100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bu doğrultuda; basınçlı sulama sistemleri ve tarımsal yenilenebilir enerji yatırımlarına 15 milyon üst limite kadar 90100 faiz/kâr payı desteği verilmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan