Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Ferit Şenyaşar (DEM Parti), 15 Ocak 2025 tarihinde 7/21833 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 112 gün sonra, 7 Mayıs 2025).
Ferit Şenyaşar (DEM Parti, Şanlıurfa). “Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21833, 15 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21833-diyarbakir-2-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlalleri (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a0dfc512-df86-4f70-ba23-019469f991cb
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 112 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve
İçtüzüğün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
ŞENYAŞAR
Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi"nde, 20 Aralık 2024'te koğuş ve üst araması gerekçesiyle yapılan aramada infaz koruma memurları tarafından tutsaklara işkenceye varan fiiller gerçekleştirildiği iddiası mevcuttur. Söz konusu fiiller; tutsakların tehdit ve hakaret içeren sözlere maruz kaldıkları, yalınayak ve yarı çıplak vaziyette soğuk koridorlarda bekletildikleri, çıplak aramaya maruz kaldıkları ve darp edildikleri durumlara ilişkin iddialardır. Savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş, 6 Ocak tarihinde mahpus ailelerinin açık görüşe gitmesi üzerine hapishane yönetimi ve personelleri tarafından işkence ve kötü muameleye değişikliğinin hangi tarihte ve nereye yapıldığı bilgisi ailelere ve avukatlara verilmemiştir. Daha sonra öğrenildiği üzere mahpuslar Kırıkkale, Konya ve Sincan'a nakledilmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Diyarbakır 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutsaklara işkenceye varan fiiller gerçekleştiği iddiasına ilişki bakanlığınız tarafindan soruşturma başlatılmış mıdır?
Tutsaklar uğradıkları kötü muamele ve fiziksel şiddet iddiası sonrasında revir ya da hastaneye çıkabilmişler midir?
Söz konusu iddialarda yer alan personeller olan, infaz koruma memurlarının görev tanımlarının dışında fiiller gerçekleştirmeleri iddiaları sebebiyle bu kişilerin kimlik tespitleri yapılmış mıdır?
Görevli personel infaz koruma memurları hakkında işlem yapılmış mıdır? Personellerin geçmişte benzeri eylemlere ilişkin filleri bulunmakta mıdır?
Tutsaklar farklı cezaevlerine kendi istekleri ile mi nakil olmuştur? Eğer istekleri dışında farklı cezaevlerine nakledildilerse bunun gerekçesi nedir?
Cezaevi değişikliği bilgisinin avukatlara ve ailelere verilmiş olmamasının gerekçesi nedir?
İşkenceye uğradığı iddia edilen tutsakların sağlık durumlarına dair bilginiz nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1569399 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/21833 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-89-895/1316 Ni Konu : Yazılı soru önergesi SEĞ /2025
Sayın Ferit ŞENYAŞAR Şanlıurfa Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/21833 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.
(- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan Mevzuat Genel Müdürlüğü soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
1I- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 34. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
IV- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,
B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,
GIŞPE
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
V- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
VI- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 30/01/2025 tarihli cevapta;
A) Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda mevzuat hükümleri çerçevesinde her ay en az bir kez genel arama, oda ve eklentilerinde ise düzenli olarak kısmi arama yapıldığı,
20/12/2024 tarihinde bazı hükümlülerin slogan atmak suretiyle arama işlemine karşı çıktıkları, uyarılara rağmen devam etmeleri üzerine sakinleşmeleri amacıyla geçici olarak başka bir odaya alındıkları, arama işlemi bitince sevk edildikleri Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporda hükümlülerde darp ve cebir izinin bulunmadığının belirtildiği,
B) Arama işlemine karşı çıkan ve Kurum görevlilerine tehdit ve hakarette bulunan hükümlülere mevzuat hükümleri gereğince disiplin cezası verildiği, adli yönden gereğinin takdir ve ifası için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu,
C) Kurumda, hükümlülere ve tutuklulara kötü muamele ve ayrımcılık yapılmasının söz konusu olmadığı, hükümlü ve tutuklular ile görevli personel arasındaki kurumsal ilişkinin mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütüldüğü, yaşanan olay nedeniyle Kurum personeli hakkında başlatılan bir soruşturmanın olmadığı,
Ç) 06/01/2025 tarihinde zorunlu nedenlerle ve mevzuat hükümleri çerçevesinde Kurumda barındırılan üç hükümlünün sırasıyla Ereğli (Konya) Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildikleri,
D) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, E) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
EİğipE
Yılmaz TUNÇBakan