İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/22199 GEÇ CEVAPLANDI · 182 GÜN

Dumlu 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 10 Ocak 2025 tarihinde 7/22199 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 182 gün sonra, 11 Temmuz 2025).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Dumlu 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22199, 10 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22199-dumlu-2-nolu-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c2e9b01f-01fb-403f-a939-01945f47f64f

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 182 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Son dönemlerde Erzurum Dumlu Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nden gelen iddialar, cezaevlerindeki insan hakları ihlalleri ve tutuklu haklarının ihlali konusundaki endişeleri artırmaktadır. Özellikle hasta mahpusların kötü muameleye maruz kalması, tehdit ve şiddet iddiaları ile cezaevi yönetiminin keyfi uygulamaları hem ulusal hem de uluslararası insan hakları standartlarına aykırılık oluşturmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Mahpus Mehmet Ali İliş, 8 Ocak 2025 tarihinde ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde can güvenliklerinin olmadığını belirtmiş ve cezaevinde maruz kaldıkları baskı ve şiddeti aktarmıştır. Bu çarpıcı iddia, cezaevindeki mevcut durumun mahpusların temel hak ve özgürlüklerini ciddi anlamda tehdit ettiğini göstermektedir. Mahpusların gardiyanlar tarafından ölümle tehdit edilmesi ve "can güvenliğiniz yok, sizi buradan sağ çıkarmayacağız" gibi sözlerle tehdit edildiklerine dair iddialar hem psikolojik hem de fiziksel şiddetin varlığını ortaya koymaktadır.

Ailenin aktardığına göre, cezaevinde bulunan hasta mahpuslar kelepçeli muayene dayatmasına karşı çıktıkları için darp edilmiş ve hastaneye götürülüp getirilirken kötü muameleye maruz kalmışlardır. Mahpus Mehmet Ali İliş'in gardiyanlar tarafından ölümle tehdit edildiği belirtilmiştir. Bu durum, Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan "kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı" ile bağdaşmamaktadır. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler'in (BM) Mahpuslara Muamele Standart Asgari Kuralları (Nelson Mandela Kuralları) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi?nin (AİHS) 3. maddesi gereği işkence, insanlık dışı: veya aşağılayıcı muamele yasağına aykırıdır.

Mahpusların sürekli baskı ve şiddete maruz kaldığına ilişkin iddialar, cezaevinde sistematik kötü muamele uygulaması olduğuna işaret etmektedir. Aralık ayında mahpus Ramazan Kaya, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde cezaevindeki hak ihlallerinden bahsederek, "Telefon görüşmesinin ardından başıma ne geleceğini bilmiyorum" demiştir. Bu açıklamalar, cezaevindeki fiziksel şiddet kadar psikolojik baskının da bir işkence yöntemi olarak kullanıldığını göstermektedir. Cezaevinde su, yemek ve havalandırma gibi temel hakların keyfi olarak engellenmesi, mahpusların yaşam standartlarını ciddi şekilde düşürmektedir.

Bu uygulamalar, BM İşkenceye Karşı Sözleşme (CAT) ve AİHS'nin 3. maddesine aykırılık teşkil edebilir. Ayrıca, Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezanın Önlenmesi Komitesi'nin (CPT) cezaevi yönetimlerine ilişkin önerilerinde yer alan standartlara açıkça ters düşmektedir.

Ailelerin aktarımlarına göre, cezaevi müdürü, gardiyanların keyfi ve kötü muamelelerini desteklemekte ve mahpuslara yönelik psikolojik baskılarla onları intihara sürükleme girişimlerinde bulunduğu iddia edilmektedir. Bu tür uygulamalar hem ulusal mevzuat hem de uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde ağır ihlallerdir.

Cezaevindeki hasta mahpusların tedaviye erişim haklarının engellendiği ve sağlık durumlarının her geçen gün kötüye gittiği iddiaları, Mahpusların Sağlık Hakkına İlişkin BM İlkeleri'ni ihlal etmektedir. Bu ilkeler, devletlerin mahpusların sağlık hizmetlerine erişimini sağlama yükümlülüğünü açıkça belirtmektedir. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları, mahpusların sağlık haklarına erişimin cezaevi yönetimleri tarafından engellenemeyeceğini vurgulamaktadır.

Erzurum Dumlu 2*Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde yaşandığı iddia edilen insan hakları ihlalleri, ciddi ve kapsamlı bir inceleme gerektirmektedir. Bu tür iddiaların cezaevi dış denetim mekanizmaları ve bağımsız insan hakları kuruluşları tarafından ivedilikle araştırılması ve sorumluların tespit edilmesi hem ulusal hem de uluslararası hukukun gereğidir. Mahpusların temel haklarının korunması, hukuk devletinin ve insan onurunun bir gerekliliğidir. Bu bağlamda, başta BM ve Avrupa Konseyi normları olmak üzere, insan haklarına ilişkin uluslararası standartların etkin bir şekilde uygulanması elzemdir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Erzurum Dumlu 2'Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde son bir yıl içinde mahpuslar Mehmet Ali İliş ve Ramazan Kaya'nın aileleri tarafından yapılan telefon görüşmelerinde, gardiyanlar tarafından ölümle tehdit edilmeleri, kötü muamele ve psikolojik baskı iddialarına dair herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Bu iddialara yönelik olarak cezaevi yönetimi tarafından yapılan denetimler ve alınan önlemler hakkında bilgi verilecek midir?

  2. Erzurum Dumlu 2*Nolu Cezaevi'nde son 12 ay içerisinde hasta mahpusların tedaviye erişim hakkı ile ilgili yaşanan engellemeler ve kötü muamele iddialarına dair yapılan başvuruların sayısı nedir? Bu başvurular doğrultusunda, hasta mahpusların tedaviye erişimini sağlamak adına alınan somut önlemler ve yapılan iyileştirmeler nelerdir?

  3. 2024 yılı itibarıyla Erzurum Dumlu 2*Nolu Cezaevi'nde kelepçeli muayene uygulaması sırasında hasta mahpuslara yönelik kötü muamele iddialarının sayısı nedir? Cezaevi yönetimi tarafından, hasta mahpusların sağlık haklarının korunması için herhangi bir politika değişikliği veya düzenleme yapılmış mıdır?

  4. 1159

    Erzurum Dumlu "Nolu Cezaevi'nde, mahpusların temel hakları (su, yemek, havalandırma vb.) konusunda yaşanan engellemeler ve keyfi uygulamalara dair Adalet Bakanlığı'na yapılan başvuru sayısı nedir? Bu başvurulara ilişkin yapılan incelemeler ve cezaevi yönetiminin aldığı önlemler nelerdir?

  5. Cezaevlerinde gardiyanlar tarafından mahpuslara yönelik tehdit, şiddet ve psikolojik baskı ile ilgili olarak, son bir yıl içinde yapılan başvurular doğrultusunda Adalet Bakanlığı'na iletilen dosya sayısı nedir? Bu tür iddialara karşı cezaevinde uygulanan denetim mekanizmaları ve yapılan soruşturmaların sonuçları hakkında bir rapor düzenlenmiş midir?

  6. Erzurum Dumlu 2'Nolu Cezaevi'nde son 22 yıl içinde intihar girişiminde bulunan mahpus sayısı kaçtır? Bu girişimlerin sebepleri ve önlenmesi amacıyla cezaevi yönetimi tarafından alınan önlemler ve psikolojik destek hizmetlerinin kapsamı nedir? Cezaevlerinde mahpusların can güvenliğine yönelik tehditlere ilişkin Adalet Bakanlığı'na yapılan başvuruların sayısı nedir? Bu tür tehditlerin engellenmesi için cezaevi güvenlik önlemleri konusunda herhangi bir güncelleme veya iyileştirme yapılmış mıdır?

  7. Cezaevlerindeki hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişim hakkını ihlal eden herhangi bir iddia üzerine Adalet Bakanlığı tarafından yapılan denetimler ve uygulamalar hakkında kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilmiş midir veya verilecek midir? Ayrıca, bu alandaki uluslararası insan hakları standartlarının uygulanması konusunda Adalet Bakanlığı'nın aldığı somut tedbirler nelerdir?

  8. Son 22 yıl içinde cezaevi personelinin mahpuslara yönelik işkence, kötü muamele veya insanlık dışı davranışlar sergilediğine dair ortaya çıkan iddialara ilişkin açılan soruşturma sayısı nedir? Bu soruşturmaların sonuçları ve cezaevlerinde bu tür uygulamaların önlenmesi için yapılan değişiklikler nelerdir?

  9. Adalet Bakanlığı, Erzurum Dumlu 2*Nolu Cezaevi ve diğer cezaevlerinde mahpusların temel haklarını güvence altına almak, sağlık hizmetlerine erişimlerini sağlamak ve kötü muamele iddialarını önlemek adına hangi somut adımları atmayı planlamaktadır? Bu konuda yapılacak iyileştirmeler için belirlenmiş bir zaman çizelgesi mevcut mudur?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1572455 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22199 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Eri

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-195-1509/2167 Konu : Yazılı soru önergesi 1/97/2025

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22199 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

H- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

NI- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

IV- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Psiko-sosyal yardım servisi" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; psiko-sosyal yardım servisinin, personel ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığı ve bütünlüğüne ilişkin koruyucu, geliştirici programları araştıran, uygulayan ve gerektiğinde tedavi sürecine katılarak psikolojik destek ve müdahalede bulunan, ayrıca hükümlülerin bireysel özelliklerini, yaşam koşullarını ve suç işleme nedenlerini belirleyerek bireysel gelişmelerine yardımcı olan, kurum yaşamına uyumlarını ve toplumsal yaşamla uyumlaşmalarını sağlayan ve bireyin yeniden suç işlemesini engelleyecek önlemleri alan ve bu amaçla gerektiğinde kurum en üst amirinin bilgisi dahilinde, aileler ve sosyal çevreyle görüşme yapan servis olduğu, psiko-sosyal yardım servisinde, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanının görev yapacağı; ikinci fıkrasında, bu servisin, iyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş bebe

Mevzuat Genel Müdürlüğü atölyelerinden yararlanma, meslek edinme kursları gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile kurumun iç hizmetlerinde çalıştırılacak hükümlüleri belirleyerek idare ve gözlem kuruluna sunma görevi bulunduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

V- A) Ceza İnfaz Kurumlarına giren her hükümlü ve tutukluya, psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) kapsamında Araştırma Değerlendirme Formu (ARDEF) doldurulmaktadır. ARDEF'ten çıkan sonuçlar doğrultusunda hükümlü ve tutuklular ihtiyaçlarına uygun bireysel müdahale ya da grup çalışmalarına yönlendirilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların kuruma kabul edildiği andan o salıverilme o sürecine Okadar risk-ihtiyaç-uygunluk (Omodeli odoğrultusunda değerlendirilmesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin etkin kanıta dayalı standart uygulamaları içermesine ilişkin olarak Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından, Yapılandırılmış Ruhsal Değerlendirme ve Müdahale Programı (YARDM) geliştirilmiştir. YARDM programı kapsamında geliştirilen Ruhsal Sorunlara Bireysel Müdahale Uygulama Rehberi ile ilgili ceza infaz kurumlarında görevli uzmanlara yönelik eğitimler düzenlenmiş ve ceza infaz kurumlarında en sık karşılaşılan ruhsal ve davranışsal sorunlara yönelik bireysel müdahale programı ile ilgili bilgiler aktarılmıştır.

Uygulama Rehberinde yer alan "İntihar ve kendine zarar verme davranışına yönelik bireysel müdahale" kapsamında, bu davranışların belirtileri, bu düşünce ve davranışa sahip kişilerle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar ile bu kişilerin sevk ve izlemi, psiko-sosyal servisin yapacağı kısa ve ileri müdahale konularında müdahale basamakları açıklanmış, tüm ceza infaz kurumu müdürlerine bu konularda eğitim verilmiştir.

C) Değerlendirme Profil Araçları ve Rehabilitasyon Programları (DEPAR) kapsamında "Yüksek Etkili Suçları İşlemiş Hükümlülere Yönelik İntiharın Önlenmesi Müdahale Programı" geliştirilmiştir. Bu program ile, intihar riski olduğu tespit edilen uzun süreli hapis cezası alan hükümlülerin intihar düşünceleri ve girişimlerine müdahale edebilmek ile onları yeniden hayata bağlamak amaçlanmıştır.

Ç) Tüm ülkelerde, ceza infaz kurumlarında intihar ve kendine zarar verme davranışı toplumdaki normal popülasyona göre daha sık yaşanmaktadır. Tekrarlayıcı bir davranış olan kendine zarar verme, kişinin vücudunun belirli bölümlerine zarar vermesi olarak karakterize edilmekte, birçok ruhsal bozuklukla birlikte görülebilmektedir. Bu nedenle, anlık iyileşmeler olsa bile ceza infaz kurumlarında uzun süre izlem yapılmakta ve uzun vadeli önlemler alınmaktadır. Ayrıca intihar ve kendine zarar verme davranışı, ceza infaz kurumu personeli için de travmatik bir etki oluşturmakta, bu konuda personelin desteklenmesi yönünde çalışmalar yürütülmektedir.

Anılan programlar, psiko-sosyal yardım servisi tarafından yürütülen destek çalışmaları ve kurumsal yaklaşım kapsamında kendine zarar verme ve intihar riski bulunan hükümlü ve tutuklular ile ilgili tüm kurum müdürlerine verilen eğitimlere ve alınan tedbirlere rağmen kişinin tekrar tekrar intihar ve kendine zarar verme davranışı sergilemesi durumunda kurumca gerekli adli ve idari süreçler başlatılmaktadır.

D) Hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesine yönelik kurumlarda psiko-sosyal yardım servisi tarafından; Öfke Kontrolü Programı, Sigara Alkol ve Madde Bağımlılığı Programı, Salıverilme Öncesi Mahkum Gelişimi Programı, Önce Düşün Programı, Özel Gözetim ve Denetim Programı, İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik kiri fal

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Personelde Farkındalık Programı yürütülmektedir.

İntihar ve Kendine Zarar Verme Davranışı Risk Yönetimine Yönelik Personelde Farkındalık Programı kapsamında kurum müdürleri başkanlığında psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen, sağlık memuru, infaz koruma baş memuru ve ilgili infaz koruma memurunun yer aldığı vaka değerlendirme toplantıları aracılığıyla hükümlü ve tutukluların risk değerlendirme formları incelenerek risk taşıyan kişilere yönelik bakım ve gözetim planları yapılmakta, gözlem çalışmaları yürütülmektedir. Ek olarak intihar ve intihar girişimi vakaları yüksek görülen kurumların personeline yönelik, Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İyileştirme ve Topluma Kazandırma Daire Başkanlığında görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar tarafından "İntiharın Önlenmesi Eğitim Programı" uzaktan eğitim yoluyla düzenlenmektedir.

Vıı- 10/072018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Suçun işleniş biçimi, suç faillerinin makam ve sıfatları, meslek ve meşguliyetleri esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığından, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Üçüncü Bölümünde düzenlenen İşkence ve Eziyet suçlarına ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayılarıyla ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https:/Www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli intermet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

VI- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 08/02/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlü ve hükümözlünün Dumlu 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldıkları,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir