İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/22209 GEÇ CEVAPLANDI · 175 GÜN

Marmara Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Ferit Şenyaşar (DEM Parti), 17 Ocak 2025 tarihinde 7/22209 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 175 gün sonra, 11 Temmuz 2025).

Ferit Şenyaşar (DEM Parti, Şanlıurfa). “Marmara Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22209, 17 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22209-marmara-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-kotu-muameleye-maruz-kaldigi-iddiasina-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/57cb5304-9999-4c6c-8d77-019487a0aadb

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 175 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve

İçtüzüğün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Marmara Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Grup Yorum sanatçısı Rezzan Şengül, işkence ve kötü muamele gördüğünü dile getirmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Şengül Ailesi'nin aktarımlarına göre; yaklaşık 2 aydır göz muayenesi için sevkinin çıkmasını bekleyen Rezzan Şengül, normalde önceki akşamdan sevke gidileceği haber veriliyor olmasına rağmen önceden haber verilmeksizin 10 Ocak 2025 Cuma günü sabah erkenden gelip hastane sevki olduğu söylenerek ters kelepçeli bir şekilde nezarethaneye götürülmüş. Nezarethanede ters kelepçeli bir biçimde beklerken Kürtçe bir şarkı mırıldanmış ve nezarethanenin bitişiğinde bulunan diğer tutsakların sesini duyması üzerine kendisine sorulan kimsin sorusuna karşılık vererek "Ben Rezzan Şengül, sanatçıyım, Grup Yorum üyesiyim" demiştir. Buna karşılık görevli personel tarafından Şengül'e, konuşamayacağı söylenmiş ve bulunduğu nezarethaneden çıkarılıp başka bir nezarethaneye itilerek hakarette bulunulmuştur. Rezzan Şengül personeli uyardığında ise kolluk personeli etrafına toplanmış. Sonrasında yere yatırarak özellikle bel ve baş bölgesine yoğun fiziksel şiddet uygulamışlardır. Şengül'ü nefessiz bırakarak darp etmeye devam etmişlerdir. Revire gidildiğinde; göz muayenesi yapılmamış, Şengül'ün ısrarları üzerine zoraki bir şekilde ters kelepçesi açılmış ve doktor tarafından verilen raporda üstünkörü bir değerlendirme ile darp izlerinin ancak 20'de Line raporda yer verilmiştir. Hastaneye gidiş sürecinin tümü kameralar önünde gerçekleşmiştir. Konuyla ilgili Şengül Ailesi'nin ve Rezzan

Şengül'ün şikayeti mevcuttur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Marmara Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Grup Yorum sanatçısı Rezzan Şengül, işkence ve kötü muamele gördüğü iddiasına ilişkin bakanlığınız tarafından bir soruşturma başlatılmış mıdır? Eğer soruşturma söz konusu değilse bunun gerekçesi nedir?

  2. Şengül'ün diğer tutsakların sorusuna karşılık verdiği gerekçesiyle darp eden görevli personelin kimlik tespiti yapılmış mıdır? Söz konusu personel ya da personellere ne işlem yapılmıştır? Rezzan Şengül'ün sağlık durumu nasıldır?

  3. Şengül'e darp raporu düzenleyen doktorun verdiği raporda, darp izlerinin tamamının işlenmemesinin gerekçesi nedir?

  4. Şengül'ün göz muayenesinin 2 ay gecikmesinin ve neticede yapılmamış olmasının gerekçesi nedir?

  5. Doktorla ilgili herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmamışsa bunun gerekçesi nedir?

  6. Rezzan Şengül'ün hastaneye gidiş ve dönüş sürecinin kamera kayıtları nerededir? Bu kayıtlar bakanlığınız tarafından izlenmiş midir?

  7. Bahse konu süreçte Rezzan Şengül'e kötü muamelede bulunarak görev tanımları dışında davranan bütün görevli personellerin kimlik tespiti yapılmış mıdır? Haklarında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmamışsa bunun gerekçesi nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1572455 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22209 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. p

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Hezil iliği

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-205-2835/3999 Konu : Yazılı soru önergesi LL. 1/6/2025

Sayın Ferit ŞENYAŞAR Şanlıurfa Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22209 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

1i- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan Mevzuat Genel Müdürlüğü soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

HI- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IWV- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

V- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

VI- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 04/02/2025 tarihli cevapta;

Mevzuat Genel Müdürlüğü

A) Soru önergesinde adı geçen ve Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan tutuklunun talebi üzerine Kurum Aile Hekimi tarafından muayenesinin yapıldığı, ileri tetkik ve tedavisi için 28/11/2024, 12/12/2024 ve 10/01/2025 tarihlerinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Devlet Hastanesi Göz Polikliniğine sevkinin sağlandığı, genel sağlık durumunun iyi olduğu,

B) Adı geçenin 10/01/2025 tarihli hastane sevki sırasında yaşanan olay nedeniyle başlatılan idari ve adli soruşturmaların devam ettiği,

C) Kurumda, hükümlülere ve tutuklulara kötü muamele ve ayrımcılık yapılmasının söz konusu olmadığı, hükümlü ve tutuklular ile görevli personel arasındaki kurumsal ilişkinin ve tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütüldüğü,

Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir