İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/22213 GEÇ CEVAPLANDI · 358 GÜN

Cezaevlerinin fiziki koşullarının iyileştirilmesi talebine ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 22 Ocak 2025 tarihinde 7/22213 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 358 gün sonra, 15 Ocak 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Cezaevlerinin fiziki koşullarının iyileştirilmesi talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22213, 22 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22213-cezaevlerinin-fiziki-kosullarinin-iyilestirilmesi-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/38a9b81a-0fa2-4d0d-b7f1-019491e45c6f

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 358 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96"ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kuyu tipi hapishaneler mimari yapısıyla başlı başına hak gaspı yaratmaktadır. Ağır tecrit koşullarına bırakılan mahpusların hapishanelerin mimari yapısı gerekçe gösterilerek en temel hakları kısıtlanmaktadır. Mahpuslar bu haksız uygulamaları birçok cezaevinde "süresiz açlık grevi" ile protesto etmektedir. Bu mahpuslardan biri de 19 Aralık 2024 tarihinde süresiz açlık grevine başlayan Baki Can Işık"tır. Süresiz açlık grevine başlayan mahpusların talepleri arasında; e Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması e Kuyu tipi diye tabir edilen Sincan YGH 1 Noluda kalan ve ileri düzeyde sağlık sorunlarından dolayı tek kalamaz raporu bulunan hasta tutsak Ufuk Keskin ve beraberindekilerin ailelerinin bulunduğu ilde, kuyu tipi olmayan cezaevine sevk taleplerinin gerçekleştirilmesi e İdare ve Gözlem Kurullarının kapatılması

Mahpusların iradeleri dışında sürgün ve sevk edilmelerine son verilmesi e İnfaz yakmalara son verilmesi bulunmaktadır.

İnsani ve kabul edilebilir taleplerin görmezden gelinmesi mahpusların sağlık durumlarının geri dönülemez şekilde bozulmasına neden olmaktadır. Ölümlere ve hastalıklara neden olan bu hapishanelerin mimarisinin insanlık onuruna yakışır hale getirilmesi elzemdir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Mahpusların ruhsal ve bedensel olarak kalıcı sağlık sorunları yaşamasına neden olan kuyu tipi hapishane uygulamalarına ne zaman son verilecektir?

  2. Bakanlığınızın oOmahpusların insan onuruna yaraşır (oşekilde infazlarını tamamlayabilecekleri cezaevlerinin inşa edilmesi ve var olan cezaevlerinin fiziki şartlarının düzeltilmesine ilişkin bir çalışması bulunmakta mıdır?

  3. Cezaevi koşullarını protesto etmek amacı ile süresiz açlık grevine başlayan mahpusların taleplerini yerine getirmek adına Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?

    4, Mahpusların iradeleri dışında sürgün ve sevk edilmelerine ne zaman son verilecektir? 21.215

  4. Mahpusların hukuksuzca infaz sürelerinin uzamasına neden olan İdare ve Gözlem Kurulu uygulamalarına ne zaman son verilecektir? i

  5. Mahpusların ailelerinin bulunduğu ildeki cezaevlerine sevk edilmesi taleplerinin karşılanmamasının gerekçesi nedir?

  6. Cezaevi koşulları nedeni ile ruhsal ve bedensel kalıcı hasarlar oluşan mahpuslar için Bakanlığınızca ne gibi önlemler alınmaktadır? Bu mahpuslar için Bakanlığınızın infaz erteleme ve tedavilerinin sağlanmasına ilişkin bir girişimi bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1572455 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22213 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Liğ UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden P2jZ7v7 - UAJGDVK - e6mHIRX - VLX/0OM5 ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-209-1966/2891 Konu : Yazılı soru önergesi 4/ S1 12025

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22213 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

U- A) Hükümlü ve tutuklu mevcudunda yaşanmakta olan artışın, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki temel ceza sürelerinin mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre daha yüksek olması, bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gereğince şartlı tahliye oranının yükseltilmesi, zaman içinde yeni suç tiplerinin ortaya çıkması, suç ve suçlu ile mücadelede gelişen teknolojinin kullanılması ile olayların aydınlatılmasında en ileri teknolojik imkânlara sahip modern kriminal laboratuvarların kurulmuş olması ve bunun sonucunda suçların faillerinin daha kolay yakalanabilmesi, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin (UYAP) hayata geçirilmesiyle adli birimlerin elektronik ağlarla birbirine bağlanması ve UYAP'la uyumlu olarak geliştirilen Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) adliyelerde ve cezaevlerinde uzaktan ifade alınabilmesine imkân sağlanarak yargılamaların hızlandırılması, istinaf mahkemelerinin devreye girmesi ile kararların kesinleşme sürelerinin kısalması ve infaz aşamasına çabuk geçilmesi, yargı mercilerinde ihtiyaç duyulan insan kaynağı sorununun da çözülmüş olması gibi nedenlere dayandığı değerlendirilmektedir.

B) Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.

HI- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fikrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için, gitmek istedikleri

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ilnfMLV - egvloll - KMM75M3J - GVPUOM- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.

IV- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

V- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda Mevzuat Genel Müdürlüğü bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fikrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıllık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

VE A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin üçüncü fıkrasında, toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlarla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya Cumhuriyet başsavcısının belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısının başkanlık edeceği, ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesiyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişinin katılacağı,

B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Mevzuat Genel Müdürlüğü

Yönetmeliğin "İdare ve gözlem kurulu" kenar başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve gözlem kurulunun kurum müdürünün başkanlığında, gözlem ve sınıflandırmadan sorumlu ikinci müdür, idare memuru, cezaevi tabibi, psikiyatrist, bir psikolog ve psiko-sosyal yardım servisinde görevli diğer unvandan bir personel, öğretmen, infaz ve koruma başmemuru ile kurum müdürü tarafından teknik personel arasından seçilen bir görevliden oluşacağı; ikinci fıkrasında, birinci fikrada sayılan personelin tamamının kurumda bulunmaması hâlinde idare ve gözlem kurulunun, mevcut olanlarla oluşturulacağı,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Vİ- 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Psiko-sosyal yardım servisi" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; psiko-sosyal yardım servisinin, personel ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığı ve bütünlüğüne ilişkin koruyucu, geliştirici programları araştıran, uygulayan ve gerektiğinde tedavi sürecine katılarak psikolojik destek ve müdahalede bulunan, ayrıca hükümlülerin bireysel özelliklerini, yaşam koşullarını ve suç işleme nedenlerini belirleyerek bireysel gelişmelerine oyardımcı olan, kurum yaşamına uyumlarını ve toplumsal yaşamla uyumlaşmalarını sağlayan ve bireyin yeniden suç işlemesini engelleyecek önlemleri alan ve bu amaçla gerektiğinde kurum en üst amirinin bilgisi dahilinde, aileler ve sosyal çevreyle görüşme yapan servis olduğu, psiko-sosyal yardım servisinde, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanının görev yapacağı hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda çocuklar, psikolojik ve sosyal problemlerine çözüm sağlamak amacıyla kurumda görevli psikolog ve sosyal çalışmacılar ile görüşebilmektedirler. Psiko-sosyal yardım servisi uzmanlarınca çocukların bireysel özellikleri de dikkate alınarak, bireysel görüşme ya da grup çalışması yoluyla onlara içinde bulundukları koşullara yönelik farkındalıklarını artırma ve durumlarına uygun alternatif çözümler geliştirme yönünde destek verilmektedir. Bu esnada ailesi ya da başka sosyal destek sistemleri harekete geçirilerek çocuğa gerekli müdahalelerde bulunulmaktadır. Salıverilme sonrası koruma ve yardım çalışmaları ile çocukların eğitimlerini sürdürmelerine ve iş bulmalarına yardımcı olunmaktadır. Böylece toplumda uyumlu bireyler olarak yer almalarına katkı sağlanmaktadır.

Ceza infaz kurumlarında bulunan çocukların topluma kazandırılması için çalışan personelin psiko-sosyal ve yönetim becerilerinin güçlendirilmesi amacıyla geliştirilen ve çocuğun yüksek yararını esas alan, çocuk odaklı ve bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanmış olan Ardıç Programı; Ardıç Yönetici ve Personel Eğitimi Programı ve Ardıç Psiko-Sosyal ve Müdahale Programından oluşmaktadır.

Ardıç Psiko-Sosyal ve Müdahale Programı kurumda bulunan çocuklara, personele ve çocukların ailelerine yönelik geliştirilmiş olup psiko-sosyal yardım servisi tarafından bireysel ve grup çalışması yoluyla verilmektedir. Ardıç Psiko-Sosyal ve Müdahale Programı; Kişilik Gelişim Modülü, Aile Eğitimi Modülü, Öfke Kontrol Modülü, Bağımlılık Müdahale Modülü, Güvenli Davranış Geliştirme Modülü (Buradayım), Cinsel Saldırı Suçuna Yönelik Modül, Üreme ve Cinsel Sağlık Modülü ve seminerlerden (Bağımlılık Önleme, Sigaranın Zararları, Yaşam Düzeni, İnternet/Medya, İstismardan Korunma, Öfke/Stres, İletişim) oluşmaktadır.

VIU- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu Mevzuat Genel Müdürlüğü hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

IX- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; kurumda açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

X- Ülkemizdeki tüm ceza infaz kurumlarında iş ve işlemler, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak yürütülmektedir.

Yılmaz TUNÇ Bakan ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir