İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/22395 GEÇ CEVAPLANDI · 356 GÜN

Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan hasta bir mahkumun tahliye talebine ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 24 Ocak 2025 tarihinde 7/22395 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 356 gün sonra, 15 Ocak 2026).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan hasta bir mahkumun tahliye talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22395, 24 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22395-diyarbakir-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-hasta-bir-mahkumun-tahliye-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4de79194-1f3d-4497-86ff-0194a6e4b350

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 356 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın

98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen mesajda; "Ben Fırat Nebioğlu, Diyarbakır | No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmaktayım. 31.03.2022 tarihinden beri haftada 3 gün hemodiyalize bağlanmaktayım. Diyalize ilk girmeye başladığımda Batman ilindeki bir hastanede diyalize girdim. Amcam Mehmet Emin Şahin bana böbreğini vermek istedi. Ancak sevk edildiğini Diyarbakır'daki iki hastane ve İstanbul Adli Tıp cezaevinde iken böbrek naklinin riskli olacağını gerekçe göstererek böbrek naklimi gerçekleştirmediler. 9092'lik engelli raporum var. Yaklaşık 2 yıl 9 aydır sağlığıma kavuşmak için mücadele ediyorum. Bu süte zarfında 2 defa beyin kanaması geçirdim. Nakil ve tedavi için infaz erteleme veya cezaevinde tedavi istiyorum." ifadeleri yer almaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?

  2. Cezaevlerinde ağır hastalığı bulunan tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişimi konusunda bakanlığınızın bir düzenlemesi veya özel bir çalışması bulunmakta mıdır?

  3. Eğer bu iddialar doğruysa 9092 engelli raporu bulunan Fırat Nebioğlu'nun tedavisi ne şekilde yürütülmektedir?

  4. Ağır hastaların tedavi süreçlerinin cezaevi dışındaki sağlık kurumlarında gerçekleştirilmesine yönelik bir infaz erteleme mekanizması oluşturulması planlanmakta mıdır?

  5. Türkiye genelinde cezaevlerinde bulunan ağır hasta tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır? Bu kişilerin tedavi süreçleri için hangi özel önlemler alınmaktadır?

    TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara

  6. Eğer bu iddialar doğruysa böbrek nakli gibi hayati önemdeki tedaviler için tutuklu ve hükümlülerin taleplerinin karşılanmama gerekçesi nedir? Bu taleplerin yerine getirilmesi için bir düzenleme düşünülmekte midir?

  7. Fırat Nebioğlu isimli yurttaş hakkında cezaevi idaresi resen infaz erteleme işlemleri başlatmış mıdır?

  8. Fırat Nebioğlu isimli yurttaşın cezaevinde hayatını kaybetmesi halinde bunun sorumlusu ya da sorumluları kim ya da kimler olacaktır?

  9. Soru önergesinin yazıldığı tarih itibariyle cezaevlerinde bulunan hasta mahpus sayısı kaçtır?

  10. Son 5 yılda cezaevlerinde hayatını kaybeden mahpus sayısı kaçtır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1573449 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22395 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-227-5201/7176 Konu : Yazılı soru önergesi İĞ / 04 nb

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22395 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http.//vatandaş.uyap.gov.ir adresinden VEGİJ2me - KrRfg6J - URXH/R/ - 1lrlelz ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

1H4- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 12/08/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Diyarbakır | Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 11/07/2025 tarihinde ilgili mahkemenin kararıyla tahliye edildiği,

B) Anılan Kurumda barındırılmaktayken farklı tarihlerdeki şikâyetleriyle ilgili olarak Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin farklı polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, muayene sonucu reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap gov.tr adresinden VEGJ2me - KrRfg6) - URXxH/R/ - 1IIrlel- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 7 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir