Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 23 Ocak 2025 tarihinde 7/22930 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 357 gün sonra, 15 Ocak 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22930, 23 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22930-dumlu-1-nolu-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddia (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0406b00b-7190-4a5e-9827-01949821bf05
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 357 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Öznur Bartin
2014 yılında Hakkâri'de tutuklanarak Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi*ne gönderilen ve 15 yıl hapis cezasına çarptırılan mahpus Ahmet Kaya'nın, Ocak 2023'te gerçekleşen bir koğuş baskını sırasında 15 kişilik bir gardiyan grubu tarafından fiziksel saldırıya uğradığı iddia edilmektedir. Bu saldırı sonucunda Kaya'nın kaburgalarının kırıldığı ve dişlerinin zarar gördüğü ileri sürülmüştür. Saldırının ardından Erzurum Dumlu I No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi?ne sevk edilen Kaya, burada da yeterli tedavi imkanlarına erişemediği iddia edilmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ailesinin beyanlarına göre, mahpus Ahmet Kaya'nın kaburgalarındaki kırıkların ameliyat edilmesi gerektiği doktorlar tarafından ifade edilmiş, ancak bu ameliyat için talep edilen 250 bin TLlik ücret aile tarafından karşılanamamış ve gerekli tedavi gerçekleştirilememiştir. Kaya'nın tedaviye erişememesinin nefes alma problemlerine, diş kemiği erimesine ve diş eti hastalıklarının ilerlemesine yol açtığı öne sürülmektedir.
Ahmet Kaya'nın Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde maruz kaldığı fiziksel saldırı ve sonrasında tedaviye erişim hakkının engellendiği iddiaları hem ulusal hem de uluslararası hukuka aykırılıklar içermektedir.
Anayasa'nın 17. maddesi, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma hakkına sahip olduğunu ve kimseye işkence ya da eziyet edilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Kaya'nın cezaevinde fiziksel şiddet ve tedavi yetersizliği ile karşı karşıya kalması, bu Anayasal korumanın ihlal edildiği iddiasını gündeme getirmektedir. Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 7. maddesi, hiç kimsenin işkenceye veya zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağını belirtmektedir. Ahmet Kaya'nın yaşadığı durumu bu kapsamda değerlendirmek gerekmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi, işkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağını kesin bir dille ifade etmektedir. Kaya'nın durumunda bu temel hakkın ihlal edilmiş olduğu iddiası ciddi bir soruşturma gerektirmektedir. Son olarak, Birleşmiş Milletler Mandela Kuralları, i cezaevindeki mahpusların insan onuruna uygun şekilde muamele görmelerini ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin garanti altına alınmasını öngörmektedir. Ahmet Kaya'nın bu haklardan yoksun bırakıldığı iddiaları, uluslararası insan hâkları standartlarına aykırılık teşkil etmektedir.
Mahpus Ahmet Kaya'nın cezaevinde maruz kaldığı işkence ve tedaviye erişim yetersizliği iddialarıyla ilgili derhal bağımsız ve etkin bir soruşturma başlatılması, sorumluların tespit edilerek adalet önüne çıkarılması gerekmektedir.
Ayrıca, Ahmet Kaya'nın mevcut sağlık durumunun iyileştirilmesi için gerekli tüm tıbbi müdahalelerin devlet tarafından derhal karşılanması ve infazının ertelenerek tedavisinin tam teşekküllü bir hastanede gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Cezaevlerinde mahpuslara yönelik işkence ve kötü muamele iddialarının önlenmesi, ülkenin insan hakları konusundaki ulusal ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından hayati bir gerekliliktir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde Ahmet Kaya'nın maruz kaldığı iddia edilen fiziksel saldırı ile ilgili bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, soruşturmanın kapsamı nedir ve hangi aşamadadır?
19 kişilik gardiyan grubunun gerçekleştirdiği iddia edilen şiddet olayına ilişkin sorumluların tespit edilmesi ve gerekli idari ya da cezai yaptırımların uygulanması için hangi adımlar atılmıştır veya atılacaktır? Bu süreçte bağımsız bir denetim mekanizması devreye sokulmuş mudur?
Ahmet Kaya'nın sağlık durumu ile ilgili olarak sevk edildiği Erzurum Dumlu 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde hangi tıbbi kontroller yapılmıştır? Doktorların önerdiği ameliyat dahil olmak üzere, tedavi ihtiyaçlarının karşılanamamasının gerekçesi nedir? Mahpusların tedaviye erişimini garanti altına almakla yükümlü olan iktidar, Kaya'nın ameliyatı için talep edilen 250 bin TLlik ücreti neden karşılamamış ve sağlık hakkını ihlal eden bu durumun önüne geçmek için neden adım atmamıştır?
Ahmet Kaya'nın sağlık durumunun kritik olduğu göz önüne alınarak, infazının ertelenmesi için bir süreç başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa, neden böyle bir değerlendirme yapılmamıştır?
Anayasa'nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 3. maddesi uyarınca, mahpusların işkence ve kötü muameleden korunması devletin sorumluluğundadır. Bu bağlamda, cezaevlerindeki benzer iddiaların önüne geçmek için Adalet Bakanlığı tarafından hangi politikalar geliştirilmekte ve hangi önleyici tedbirler alınmaktadır? Birleşmiş Milletler Mandela Kurallarına uygun olarak, Ahmet Kaya'nın sağlık hizmetlerine erişimi ve insani muamele görmesi hususunda cezaevi yönetimlerinin sorumluluklarını yerine getirip getirmediği değerlendirilmiş midir? Bu kapsamda, bağımsız bir denetim mekanizması devreye sokulmuş mudur?
Ahmet Kaya'nın ailesinin iddiaları dikkate alınarak hem şiddet olayına hem de tedaviye erişim yetersizliğine dair şeffaf ve kamuoyunu bilgilendirecek bir açıklama yapılacak mıdır? Bu sürecin hesap verilebilirliği nasıl sağlanacaktır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1578602 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22930 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htp://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden OEMTEXİJ - OWTYNZXx - P2gy7ve - IgpP14- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-252-6974/9603 Konu : Yazılı soru önergesi İ4/ al 2025
Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22930 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
İi- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
IV- 5275 sayılı Kanunun "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği hükmünün yer aldığı malumlarıdır.
Mevzuat Genel Müdürlüğü
V- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
VE Erzurum ve Van Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 24/11/2025 tarihli cevaplarda;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 02/01/2023 tarihinde zorunlu nedenlerle Dumlu ? Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği ve halen anılan Kurumda barındırıldığı,
B) Adı geçenin Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ilgili polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
Kurumda 27/10/2022 tarihinde mevzuata uygun yapılan aramaya karşı çıktığı, görevli personel tarafından olayın kontrol altına alındığı, olay sonrasında Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Acil Servis Polikliniğine sevkinin sağlandığı, adı geçenin muayenesinde herhangi bir lezyon, kırık ya da çıkık izlenmediğine dair rapor verildiği,
Anılan olaya ilişkin olarak adı geçenin şikâyeti üzerine başlatılan adli soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,
C) Adı geçenin çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Dumlu 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinin ilgili polikliniklerine sevki sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, adı geçenin sağlık dosyasında herhangi bir ameliyat olması gerektiğine dair doktor raporunun bulunmadığı,
Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İAJJsuD - Perlz84 - 3ahFlts - İE3NMS-— ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan