İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/23460 GEÇ CEVAPLANDI · 180 GÜN

Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde açılması planlanan bir linyit madeni ocağına ilişkin

Kaynak göster

İbrahim Akın (DEM Parti), 31 Ocak 2025 tarihinde 7/23460 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 180 gün sonra, 30 Temmuz 2025).

İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde açılması planlanan bir linyit madeni ocağına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/23460, 31 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-23460-ankara-nin-golbasi-ilcesinde-acilmasi-planlanan-bir-linyit-madeni-ocagina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/89b9ae4c-92d6-46c5-bdb4-0194d06d41e3

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 180 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İzmir Milletvekili dek

Ankara'nın Gölbaşı ilçesi hızla artan nüfusunun yanında, verimli ovaları, binlerce kuşu barındıran gölleri ve rekreasyon alanlarının yanı sıra Solfasol Gazetesi"nden Aykut Alyanak'ın haberinin de gösterdiği gibi devasa büyüklükte bir kömür ocağı projesi ile de gündem olmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Çayırhan"daki linyit ocağının olumsuz etkileri ortadayken Gölbaşı'nda açılacak olan linyit ocağının, bölgedeki hassas sulak alanları ve tarım arazilerini tehlikeye sokacağı ve ilçeye dair bütün gelişme planlarını da sekteye uğratacağı gerçeğini önümüze getirmektedir.

Türkiye Paris İklim Antlaşması'na imza atmıştır ve iklim krizinin birincil nedeni olan fosil yakıtların kullanımını kademeli olarak azaltacağını taahhüt etmiştir. Buna rağmen onay verilen yeni termik santral projeleri ve hızla çoğalan kömür madenleri bu taahhütü boşa çıkarmaktadır.

İç Anadolu'daki tarım alanları, meralar, göl ve sulak alanların geleceği yanlış tarım politikaları ve artan kuraklık nedeniyle tehlike altındadır. Konya Ovası'nda hızla artan obruklar, Seyfe Gölü, Tuz Gölü, Meke Gölü gibi kuruyan pek çok sulak alanlar bunun örnekleridir. Ankara"da varlığını koruyan Mogan ve Eymir gölleri hem yaban hayatı açısından hem de kentin nefes alan noktaları olmaları açısından önemlidir.

Gölbaşı Özel Çevre Koruma alanına 10 km ve Mogan gölüne 20 km mesafede Yıldızlar 555 Holding tarafından işletme ruhsatı verilen alanda düşük kalitede linyit kömürünün çıkarılması ve Eskişehir Mihalıççık ilçesinde, yaklaşık 200 km mesafede bulunan Yunus Emre termik santraline taşınması planlanmaktadır. Mogan ve Eymir göllerinin su toplama havzası içinde bulunan kömür ocağı projesi aynı zamanda Kırıklı Köyü ile Selametli Köyü başta olmak üzere civar köylerin de tarım ve mera arazilerini tahrip edecek, su kuyularını yok edecek, benzer örnekler de göz önünde bulundurulduğunda ekonomisi biten köylerin hızla ortadan kalkacağı açıktır. Bu köyler toprak ve mera bakımından zengin köyler olup binlerce yıldır devam eden üretimlerinin yok edilmesi hem ülkemizin gıda güvenliği açısından çok büyük risk oluşturmakta hem de yer altı su varlıklarının kirlenmesi/yok olması varolan kıt su varlıklarının korunması hakkında iklim krizine karşı ülke bazında oluşturulan hazırlık programlarına ters düşmektedir. Proje sahasının çok yakınında bulunan Tepeyurt, Mahmatlıbahçe, Soğulcak, Bezirhane, Karagedik köylerinin de bu tabribattan birincil derecede etkileneceği hesaplanmaktadır.

Faaliyete geçmesi halinde bölgede maden çıkarma ve taşınma işlemi nedeniyle oluşacak toz bulutları kilometrelerce geniş alandaki tarla ve meralara zarar verecek, bölgede yaşayan insanlar ve hayvanların temiz havaya ulaşma hakları ellerinden alınacak, yaşanan su kıtlığı katlanarak artacak, mevcut yeraltı su akiferlerini bozacak ve Mogan ve Eymir Göllerini besleyen derelere maden sahasından karışacak atık suları bu iki gölün kirlenmesine ve barındırdığı kuş yaşamı açısından A sınıfı olarak tescillenmiş olan Mogan gölünün sucul ekosisteminin tahribatına neden olacaktır. Bunun yanı sıra ruhsat alanı içinde ve yakın çevresinde tarihi höyükler (tümülüs) bulunmaktadır. Proje sahası altında ise tarihi buluntuların olma olasılığı yüksektir. Projede ise buna yer verilmemiştir. Tarihi dokuya verilecek zararların açık olduğu projede bunun bahsinin geçmemesi de kabul edilebilir değildir.

Mevzu bahis proje Yıldızlar SSS Holding'in sahibi olan Sebahattin Yıldız'ın kendi adına başvurusunu yaptığı kömür ocağı kanunlardaki boşluklardan yararlanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan hızlıca onay almıştır. Söz konusu maden sahası yaklaşık olarak 1.100 hektar yani 11.000 dönüm araziyi kaplamaktadır fakat şirket, ruhsatın sadece 24,93 hektar yani 25 hektarın altında göstermiştir ve başvuruyu küçük bir işletme olarak yapmışlardır. Böylelikle ÇED sürecinden kaçmış ve hukuka açıkça aykırı proje tanıtım dosyası ile "ÇED Gerekli Değildir? kararı almıştır. Oysa proje tanıtım dosyasına göre önümüzdeki yıllarda maden ruhsat sahasının tamamının kullanılacağı ifade edilmiştir. Şirket Bakanlığa verdiği tanıtım dosyasında toplamda 11 bin dönüm arazi üzerinde hızla genişleyen şekilde yılda ortalama 500 bin ton linyit çıkaracaklarını ve 24 yıl boyunca toplam 12,5 milyon ton linyite ulaşmayı hedeflediklerini eklemiştir. Hal böyle iken alanın 24,93 hektar gösterilmesinin ÇED sürecini atlatmak için olduğu ve bu durumda ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu açıktır. ÇED raporu hazırlanması ve ÇED sürecinin işletilmesi gerektiği açık olan proje için kasıtlı olarak kapasitenin düşük gösterilmesi hakkın kötüye kullanılması olup yalnızca bu sebeple dahi ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi açıkça hukuka aykırıdır.

Karagedik, Dikilitaş, İkizce, Oyaca köyleri ile Haymana ve Polatlı'ya bağlı köylerin olası taşıma hattı üzerinde olduğunu ve günde en az 100 adet kamyonun olumsuz etkisinde kalarak çevre tahribatı ve trafik terörüne maruz bırakılacakları ve mevzuata aykırı olarak mevcut köy yollarını kullanacakları açıktır. Buna rağmen bu projeye Ocak 2024'te "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Tüm bu hususlar PTD içeriği ile sabitken, Sayıştay'ın raporunda da hususa değinilmiş, bakanlığınız uyarılmışken proje için hangi nedenlere dayanarak "ÇED Gerekli Değildir? kararı verilmiştir? Projenin ÇED sürecine tabi tutulmadan hukuka aykırı biçimde gerçekleşmesine neden göz yumulmuştur?

  2. Ruhsat alanı içinde ve çevresinde "tarihi höyükler" (tümülüs) bulunmaktadır. Projede ise buna yer verilmemiştir. Bakanlığınız bu konu hakkında bir hukuki yaptırımda bulunacak mıdır? Konuya ilişkin tasarrufunuz nedir?

  3. Paris İklim Antlaşması'nda imzamız bulunmasına rağmen yeni fosil yakıt madenlerine hangi gerekçe ile onay verilmektedir?

  4. Mogan ve Eymir Gölleri su toplama havzası içerisinde kalacak olan bu işletmenin ekosisteme vereceği zararlara ilişkin bir çalışma yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu çalışmanın içeriği nedir?

  5. Proje bölgesi ve yakın çevresinin barındırdığı zengin flora ve fauna hakkında ilgili kurumlarınızın yapmış olduğu bilimsel çalışmalar nelerdir?

  6. Bu işletme özelinde, Kırıklı ve Selametli köylerinin, genişleyecek olan kömür madeni nedeniyle erozyon, tarım, hayvancılık ve su varlıkları açısından uğrayacağı olumsuz etkiler Bakanlığınızca araştırılmış mıdır? Araştırıldıysa hangi sonuçlara ulaşılmıştır? Bu işletme özelinde olası taşıma hattı üzerinde bulunan Karagedik, Dikilitaş, İkizce, Oyaca köyleri ile Haymana ve Polatlı'ya bağlı köylerin uğrayacağı olumsuzluklara ilişkin Bakanlığınızca bir çalışma yürütülmüş müdür? Yürütüldüyse sonuçları nelerdir? Projede belirtildiği üzere olası taşıma hatlarının mevzuata aykırı bir şekilde mevcut köy yolları üzerinden yapılması konusuna dair bakanlığınızın bir tesbiti ve çalışması olmuş mudur?

  7. Yunus Emre Termik Santrali filtrasyon sistemi altyapısının teknik özellikleri nelerdir? 2020"de yürürlüğe giren çevre mevzuatı yükümlülüklerine uygun mudur?

  8. Bahsi geçen sahada çıkarılacak linyitin kalorisi ve içeriği hakkında bir araştırma yapılmış mıdır? Kömür içindeki kül, kükürt gibi çevreye zararlı maddelerin oranı nedir? Bu bölge özelinde yeraltı ve yerüstü su varlıklarının kirlenmesinin, düzeninin değişmesinin ve hatta yok olmasının önlenmesine dair bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır? Varsa bu çalışmanın ayrıntıları nelerdir?

  9. Ankara'nın gelişme aksında bulunan ve açılan veya planlanmakta olan yeni imar alanları, üniversite yerleşkeleri, yeni rekreasyon alanlarıyla ve hızla büyüyerek modernleşen haliyle gelecek vaadeden Gölbaşı ilçesinde açılacak linyit madeninin kentte yaratacağı ekolojik, ekonomik ve sosyal etkilerinin ilgili kurumlarca analizi yapılmış mıdır? Mevcutsa bu çalışmalar nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

Milletvekillerimiz tarafından şahsıma yöneltilen ve ilişik listede; TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

-Dosya (1 Takım)

Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat: Ecem Hazal KOÇOĞLU Tel: 410 16 36

SAYIN İBRAHİM AKIN'IN 7122469 TBMM 7/23460 ESAS SAYILI GK. 4105 YAZILI SORU ÖNERGESİNE >

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI

SORULAR

Ankara'nın Gölbaşı ilçesi hızla artan nüfusunun yanında, verimli ovaları, binlerce kuşu barındıran gölleri ve rekreasyon alanlarının yanı sıra Solfasol Gazetesi'nden Aykut Alyanak'ın haberinin de gösterdiği gibi devasa büyüklükte bir kömür ocağı projesi ile de gündem olmaktadır.

Çayırhan'daki linyit ocağının olumsuz etkileri ortadayken Gölbaşı'nda açılacak olan linyit ocağının, bölgedeki hassas sulak alanları ve tarım arazilerini tehlikeye sokacağı ve ilçeye dair bütün gelişme planlarını da sekteye uğratacağı gerçeğini önümüze getirmektedir.

Türkiye Paris İklim Antlaşması'na imza atmıştır ve iklim krizinin birincil nedeni olan fosil yakıtların kullanımını kademeli olarak azaltacağını taahhüt etmiştir. Buna rağmen onay verilen yeni termik santral projeleri ve hızla çoğalan kömür madenleri bu taahhüt boşa çıkarmaktadır.

İç Anadolu'daki tarım alanları, meralar, göl ve sulak alanların geleceği yanlış tarım politikaları ve artan kuraklık nedeniyle tehlike altındadır. Konya Ovası'nda hızla artan obruklar, Seyfe Gölü, Tuz Gölü, Meke Gölü gibi kuruyan pek çok sulak alanlar bunun örnekleridir. Ankara'da varlığını koruyan Mogan ve Eymir gölleri hem yaban hayatı açısından hem de kentin nefes alan noktaları olmaları açısından önemlidir.

Gölbaşı Özel Çevre Koruma alanına 10 km ve Mogan gölüne 20 km mesafede Yıldızlar SSS Holding tarafından işletme ruhsatı verilen alanda düşük kalitede linyit kömürünün çıkarılması ve Eskişehir Mihalıççık ilçesinde, yaklaşık 200 km mesafede bulunan Yunus Emre termik santraline taşınması planlanmaktadır. Mogan ve Eymir göllerinin su toplama havzası içinde bulunan kömür ocağı projesi aynı zamanda Kırıklı Köyü ile Selametli Köyü başta olmak üzere civar köylerin de tarım ve mera arazilerini tahrip edecek, su kuyularını yok edecek, benzer örnekler de göz önünde bulundurulduğunda ekonomisi biten köylerin hızla ortadan kalkacağı açıktır. Bu köyler toprak ve mera bakımından zengin köyler olup binlerce yıldır devam eden üretimlerinin yok edilmesi hem ülkemizin gıda güvenliği açısından çok büyük risk oluşturmakta hem de yer altı su varlıklarının kirlenmesi/yok olması varolan kıt su varlıklarının korunması hakkında iklim krizine karşı ülke bazında oluşturulan hazırlık programlarına ters düşmektedir. Proje sahasının çok yakınında bulunan Tepeyurt, Mahmatlıbahçe, Soğulcak, Bezirhane, Karagedik köylerinin de bu tahribattan birincil derecede etkileneceği hesaplanmaktadır.

Faaliyete geçmesi halinde bölgede maden çıkarma ve taşınma işlemi nedeniyle oluşacak toz bulutları kilometrelerce geniş alandaki tarla ve meralara zarar verecek, bölgede yaşayan insanlar ve hayvanların temiz havaya ulaşma hakları ellerinden alınacak, yaşanan su kıtlığı katlanarak artacak, mevcut yeraltı su akiferlerini bozacak ve Mogan ve Eymir Göllerini besleyen derelere maden sahasından karışacak atık suları bu iki gölün kirlenmesine ve barındırdığı kuş yaşamı açısından A sınıfı olarak tescillenmiş olan Mogan gölünün sucul ekosisteminin tahribatına neden olacaktır. Bunun yanı sıra ruhsat alanı içinde ve yakın çevresinde tarihi höyükler (tümülüs) bulunmaktadır. Proje sahası altında ise tarihi buluntuların olma olasılığı yüksektir. Projede ise buna yer verilmemiştir. Tarihi dokuya verilecek zararların açık olduğu projede bunun bahsinin geçmemesi de kabul edilebilir değildir.

Mevzu bahis proje Yıldızlar SSS Holding'in sahibi olan Sebahattin Yıldız'ın kendi adına başvurusunu yaptığı kömür ocağı kanunlardaki boşluklardan yararlanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan hızlıca onay almıştır. Söz konusu maden sahası yaklaşık olarak 1.100 hektar yani 11.000 dönüm araziyi kaplamaktadır fakat şirket, ruhsatın sadece 24,93 hektar yani 25 hektarın altında göstermiştir ve başvuruyu küçük bir işletme olarak yapmışlardır. Böylelikle ÇED sürecinden kaçmış ve hukuka açıkça aykırı proje tanıtım dosyası ile 'ÇED Gerekli Değildir' kararı almıştır. Oysa proje tanıtım dosyasına göre önümüzdeki yıllarda maden ruhsat sahasının tamamının kullanılacağı ifade edilmiştir. Şirket Bakanlığa verdiği tanıtım dosyasında toplamda 11 bin dönüm arazi üzerinde hızla genişleyen şekilde yılda ortalama 500 bin ton linyit çıkaracaklarım ve 24 yıl boyunca toplam 12,5 milyon ton linyite ulaşmayı hedeflediklerini eklemiştir. Hal böyle iken alanın 24,93 hektar gösterilmesinin ÇED sürecini atlatmak için olduğu ve bu durumda ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu açıktır. ÇED raporu hazırlanması ve ÇED sürecinin işletilmesi gerektiği açık olan proje için kasıtlı olarak kapasitenin düşük gösterilmesi hakkın kötüye kullanılması olup yalnızca bu sebeple dahi ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi açıkça hukuka aykırıdır.

Karagedik, Dikilitaş, İkizce, Oyaca köyleri ile Haymana ve Polatlı'ya bağlı köylerin olası taşıma hattı üzerinde olduğunu ve günde en az 100 adet kamyonun olumsuz etkisinde kalarak çevre tahribatı ve trafik terörüne maruz bırakılacakları ve mevzuata aykırı olarak mevcut köy yollarını kullanacakları açıktır. Buna rağmen bu projeye Ocak 2024'te "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.

Bu bağlamda;

1. Tüm bu hususlar PTD içeriği ile sabitken, Sayıştay'ın raporunda da hususa değinilmiş, bakanlığınız uyarılmışken proje için hangi nedenlere dayanarak 'ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiştir? Projenin ÇED sürecine tabi tutulmadan hukuka aykırı biçimde gerçekleşmesine neden göz yumulmuştur?

2. Ruhsat alanı içinde ve çevresinde "tarihi höyükler" (tümülüs) bulunmaktadır. Projede ise buna yer verilmemiştir. Bakanlığınız bu konu hakkında bir hukuki yaptırımda bulunacak mıdır? Konuya ilişkin tasarrufunuz nedir?

3. Paris İklim Antlaşması'nda imzamız bulunmasına rağmen yeni fosil yakıt madenlerine hangi gerekçe ile onay verilmektedir?

4. Mogan ve Eymir Gölleri su toplama havzası içerisinde kalacak olan bu işletmenin ekosisteme vereceği zararlara ilişkin bir çalışma yapılmış mıdır? Yapıldıysa bu çalışmanın içeriği nedir?

S)Proje bölgesi ve yakın çevresinin barındırdığı zengin flora ve fauna hakkında ilgili kurumlarınızın yapmış olduğu bilimsel çalışmalar nelerdir?

6)Bu işletme özelinde, Kırıklı ve Selametli köylerinin, genişleyecek olan kömür madeni nedeniyle erozyon, tarım, hayvancılık ve su varlıkları açısından uğrayacağı olumsuz etkiler Bakanlığınızca araştırılmış mıdır? Araştırıldıysa hangi sonuçlara ulaşılmıştır?

7)Bu işletme özelinde olası taşıma hattı üzerinde bulunan Karagedik, Dikilitaş, İkizce, Oyaca köyleri ile Haymana ve Polatlı'ya bağlı köylerin uğrayacağı olumsuzluklara ilişkin Bakanlığınızca bir çalışma yürütülmüş müdür? Yürütüldüyse sonuçları nelerdir?

8)Projede belirtildiği üzere olası taşıma hatlarının mevzuata aykırı bir şekilde mevcut köy yolları üzerinden yapılması konusuna dair bakanlığınızın bir tespiti ve çalışması olmuş mudur?

9) Yunus Emre Termik Santrali filtrasyon sistemi altyapısının teknik özellikleri nelerdir? 2020'de yürürlüğe giren çevre mevzuatı yükümlülüklerine uygun mudur?

10)Bahsi geçen sahada çıkarılacak linyitin kalorisi ve içeriği hakkında bir araştırma yapılmış mıdır? Kömür içindeki kül, kükürt gibi çevreye zararlı maddelerin oram nedir?

11)Bu bölge özelinde yeraltı ve yerüstü su varlıklarının kirlenmesinin, düzeninin değişmesinin ve hatta yok olmasının önlenmesine dair bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır? Varsa bu çalışmanın ayrıntıları nelerdir?

IZ)Ankara'nın gelişme aksında bulunan ve açılan veya planlanmakta olan yeni imar alanları, üniversite yerleşkeleri, yeni rekreasyon alanlarıyla ve hızla büyüyerek modernleşen haliyle gelecek vadeden Gölbaşı ilçesinde açılacak linyit madeninin kentte yaratacağı ekolojik, ekonomik ve sosyal etkilerinin ilgili kurumlarca analizi yapılmış mıdır? Mevcutsa bu çalışmalar nelerdir?

CEVAPLAR 1) 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı ÇED Yönetmeliği EK II Listesi 45. Maddesi "Madencilik projeleri"; a bendi; Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar) kapsamında incelenmiş, ilgili kurumlardan olumlu görüş alınmasına müteakip, mevzuatımız kapsamında değerlendirilerek ÇED Gerekli Değildir Kararı verilmiştir. Ayrıca, "ÇED Gerekli Değildir" kararı bir projede faaliyette bulunulabilmesi için yeterli olmayıp, mer'i mevzuat uyarınca proje ve proje alanını ilgilendiren kurum ve kuruluşlardan izin/onay alınmadan ve/veya ruhsatı vermeye yetkili kurum tarafından ruhsatlandırılmadan faaliyete başlanılamaz. 2)Söz konusu ÇED alanında Tümülüs veya höyük bulunmamaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğünün olumlu görüşleri alınmıştır.

3)18.06.2019 tarih ve 20053922 Ruhsat numaralı sahanın IV. Grup İşletme Ruhsatını Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilmiş olup, "RN 20053922 Ruhsat No. Lu Sahaya Ait Kömür Ocağı Projesi" 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı ÇED Yönetmeliği EK ll Listesi 45. Maddesi "Madencilik projeleri"; a bendi; Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar) kapsamında incelenmiştir. 4)Tarım ve Orman Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğünün, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri 5. Bölge Müdürlüğünün olumlu görüşleri yer almakla beraber nihai proje tanıtım dosyası ekinde Akademik Jeolojik-Hidrojeolojik-Jeofizik Raporu bulunmaktadır.

5. ÇED Gerekli Değildir kararına esas onaylanan Proje tanıtım dosyası sayfa 67'de Proje Alanının Flora ve Fauna Envanteri başlığı altında açıklamalar bulunmakla beraber Tarım ve Orman Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü'nün olumlu görüşü bulunmaktadır.

6. Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü"nün, Tarım ve Orman Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri 5. Bölge ve Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün olumlu görüşleri bulunmaktadır. Ayrıca, su varlıkları ile ilgili nihai proje tanıtım dosyası ekinde Akademik Jeolojik-Hidrojeolojik-Jeofizik Raporu bulunmaktadır.

7,8)Nakliye güzergâhı herhangi bir mahalleden geçmemektedir. Konuyla ilgili açıklamalar ÇED Gerekli Değildir kararına esas onaylanan Proje tanıtım dosyası sayfa 36"da şematik olarak gösterilmiş olup, nakliye yolu köy içinden geçemeyecek şekilde düzenlenmiştir.

9) Söz konusu proje Ankara İli, Gölbaşı İlçesi sınırları içerisinde yer almakta olup, Proje dosyası, 29.07.2022 tarihli ve 31907 sayılı ÇED Yönetmeliği EK TI Listesi 45. Maddesi "Madencilik projeleri"; a bendi; Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar) kapsamında yer almaktadır. 10)Söz konusu çıkarılacak cevherin (kömür) içeriği ÇED Yönetmeliği kapsamında değerlendirmeye esas kriter olmamakla beraber, ÇED Süresinde; kömür çıkarımı esansında oluşması muhtemel çevresel etkiler değerlendirilmektedir. 18.06.2019 tarih ve 20053922 Ruhsat numaralı sahanın IV. Grup İşletme Ruhsatını Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilmiştir.

11) DSİ 5. Bölge Müdürlüğü, ASKİ ve Tarım ve Orman 9. Bölge Müdürlüğünün olumlu görüşleri alınmış olup, ayrıca Akademik Jeolojik-Hidrojeolojik-Jeofizik Raporu bulunmaktadır.

12) İmar mevzuatlarında yetkisi bulunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Gölbaşı Belediye Başkanlığının olumlu görüşleri bulunmaktadır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir