İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/23471 GEÇ CEVAPLANDI · 73 GÜN

Bingöl'de tarımsal faaliyetlerin çevreye etkilerine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 73 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından, Anayasa'nın 98*inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ömer Faruk HÜLAKÜ Bingöl Milletvekili

Bingöl'ün tarım ve hayvancılık potansiyeli, ekolojik devamlılıkla doğrudan ilişkilidir. Doğal kaynakların korunması ve tarımsal faaliyetlerin çevresel etkilerinin yönetimi, bölgenin ekonomik ve ekolojik dengesini korumak açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda;

I) Bingöl'de tarım alanlarının maruz kaldığı erozyon oranı nedir ve bu sorunun çözümüne yönelik hangi projeler yürütülmektedir?

SORULAR

  1. İl genelinde mera alanlarının korunması ve verimliliğinin artırılması için yapılan çalışmalar nelerdir?

  2. Bingöl'de hayvancılık faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik hangi politikalar uygulanmaktadır?

  3. Tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübrelerin çevresel etkileri konusunda farkındalık artırıcı projeler hayata geçirilmiş midir?

  4. Bingöl'de tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan karbon salınımı ölçülmekte midir?

  5. İl genelinde organik atıkların geri dönüştürülmesine yönelik çalışmaların kapsamı nedir?

  6. Bingöl'de çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlaması için yürütülen eğitim programlarının içeriği nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI

SORULAR

Bingöl'ün tarım ve hayvancılık potansiyeli, ekolojik devamlılıkla doğrudan ilişkilidir. Doğal kaynakların korunması ve tarımsal faaliyetlerin çevresel etkilerinin yönetimi, bölgenin ekonomik ve ekolojik dengesini korumak açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlar:.da;

1. Bingöl'de tarım alanlarının maruz kaldığı erozyon oranı nedir ve bu sorunun çözümüne yönelik hangi projeler yürütülmektedir?

2. İl genelinde mera alanlarının korunması ve verimliliğinin artırılması için yapılan çalışmalar nelerdir?

3. Bingöl'de hayvancılık faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik hangi politikalar uygulanmaktadır?

4. Tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübrelerin çevresel etkileri konusunda farkındalık artırıcı projeler hayata geçirilmiş midir?

5. Bingöl'de tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan karbon salınımı ölçülmekte midir?

6. İl genelinde organik atıkların geri dönüştürülmesine yönelik çalışmaların kapsamı nedir?

7. Bingöl'de çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlaması için yürütülen eğitim programlarının içeriği nedir?

CEVAP

Mera alanlarının korunması ve verimliliğinin artırılmasına ilişkin çalışmalar Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uhdesindedir. Ancak meralarda iklim değişikliğinden kaynaklı arazi bozulumu ve erozyonu önleyici tedbirlerin geliştirilmesi ve doğa/teknoloji temelli çözümlerin teşvik edilmesi aracılığıyla meraların iyileştirilerek yutak kapasitesinin artırılması iklim değişikliğiyle mücadele ve uyuma da katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda Türkiye'nin güncellenmiş ulusal katkı beyanı (NDC), 2024-2030 yıllarını kapsayan İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı (İDASEP) ve Uzun Dönemli İklim Değişikliği Stratejisi (LTS) gibi politika belgelerimizde ulusal düzeyde mera alanlarının korunması ve verimliliğinin artırılmasına ilişkin stratejiler, eylemler ve önlemler yer almaktadır.

İklim değişikliği sorunlarına dair en genel uluslararası sözleşme 1994 tarihinde yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS)'dir. Nihai amacı atmosferdeki sera gazı birikimlerini, iklim sistemi üzerindeki insan kaynaklı tehlikeli etkiyi önleyecek bir düzeyde durdurmayı sağlamak olan BMİDÇS'yi, Türkiye 2004 yılında onaylamıştır. Bu sözleşme kapsamında 2006 yılından itibaren her yıl Ulusal Envanter Raporu BMİDÇS Sekretaryası'na sunulmaktadır. Rapor, Türkiye İstatistik Kurumu koordinasyonunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile işbirliği içerisinde hazırlanmaktadır. Ulusal Envanter Raporu, temel olarak beş sektör ve kesişen konulardan oluşmaktadır. Bu beş sektör enerji, endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı, tarım, atık ve arazi kullanımı, arazi kullanım değişikliği ve ormancılıktır. Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan karbon salınımı da Ulusal Envanter Raporu kapsamında hesaba katılmaktadır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir