İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/23509 CEVAPLANMADI

21 Ocak 2025 tarihinde Bolu Kartalkaya'da yanan otelle ilgili yapılan denetimlere ilişkin

Kaynak göster

Özgür Karabat (CHP), 31 Ocak 2025 tarihinde 7/23509 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “21 Ocak 2025 tarihinde Bolu Kartalkaya'da yanan otelle ilgili yapılan denetimlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/23509, 31 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-23509-21-ocak-2025-tarihinde-bolu-kartalkaya-da-yanan-otelle-ilgili-yapilan-denetimlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bf8d1e48-3098-412f-84d3-0194cbaddec3

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 622 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorumun T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.

Özgür KARABAT İstanbul Milletvekili

21 Ocak 2025'te, Bolu Kartalkaya'da bulunan Grand Kartal Otel'de yaşanan yangın, 78 yurttaşımızın hayatını kaybetmesiyle büyük bir trajediye dönüşmüştür. Yangının hemen ardından Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalar, kamuoyunda haklı olarak büyük bir tepkiye yol açmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bakanlık yetkilileri, yangının otelin "eksikliklerinden kaynaklandığını" ifade ederken, bu eksikliklerin bakanlığın yürüttüğü denetimlerde daha önce tespit edilmiş olması, denetim mekanizmasının ne kadar yetersiz işlediğini göstermektedir. Otelde yağmurlama sisteminin bulunmadığı, engelli odası eksikliği ve kazan dairesindeki sorunlar gibi temel nitelikteki problemler, önceki denetimlerde tespit edilmesine rağmen yaptırımlar uygulanmamış, bu da can kayıplarına zemin hazırlamıştır.

Bu bağlamda, kamuoyunun tepkisi sadece teknik eksikliklere değil, aynı zamanda olayın ardından yapılan sorumsuz açıklamalara yönelik olmuştur. Bakanlık yetkililerinin, olayı "istisnai bir durum" olarak nitelendirmesi, sorumluluktan kaçınıldığına dair ciddi bir algı yaratmıştır.

Yangının hemen ardından, ölüm sayılarının açıklanması için iktidar partisi AKP'nin kongresinin sona ermesinin beklenmesi, bu trajedinin siyasi kaygılarla gölgelenmesine neden olmuştur. Yaşamın öncelenmesi gereken bir alanda, siyasi çıkarların öncelikli hale getirilmesi, toplumsal vicdanı derinden yaralamış ve iktidarın hesap verilebilirliğini ciddi bir şekilde sorgulatmıştır.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana, Soma maden faciasından Çorlu tren kazasına, Torunlar?daki asansör faciasından Aladağ'daki yurt yangınına kadar pek çok trajedi yaşanmıştır. Ancak bu olaylarda ortak bir tema göze çarpmaktadır: hesap sorulamayan bir sistem ve yetersiz denetim. Kaldı ki tüm bu facialara rağmen tek bir siyasinin dahi sorumluluk hissedip istifa etmemiş olması bu kanıyı güçlendirmektedir.

AKP döneminde meydana gelen bu trajediler, denetim mekanizmalarındaki zayıflığı, liyakatsiz atamaları ve siyasi baskılarla zedelenen yargı sistemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Grand Kartal yangının ardından da benzer bir tablo ortaya çıkmış, yetkililer ve otel yönetimi arasındaki sorumluluk zinciri yeterince sorgulanmamıştır.

Oysa demokratik bir hukuk devletinde, bu tür trajediler yaşandığında izlenmesi gereken yol açıktır. Öncelikle kamuoyunun olayın boyutları ve can kayıpları konusunda derhal bilgilendirilmesi gerekirken farklı kaygılarla trajedinin boyutlarının saatlerce kamuoyuna açıklanmaması her şeyden önce evlatlarından, kardeşlerinden, eş dostlarından haber bekleyen yurttaşlarımıza karşı büyük bir insafsızlık örneği olmuştur. Diğer yandan bilginin geciktirilmesi, toplumsal güven kaybına da neden olmuştur.

Demokratik bir sistemde, bu tür olayların ardından ilgili bakanların istifa etmesi ya da görevden alınması, siyasi sorumluluğun temel gereklerindendir. Ancak bu durum, ne yazık ki AKP döneminde alışılagelmiş bir pratik olmaktan çok uzaktır.

Bu anlamda olayın sorumlularının belirlenmesi ve cezalandırılması için bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmalı, komisyonun, siyasi baskılardan uzak çalışması öncelenmelidir. Mevzuata uygun olmayan tesislerin faaliyetlerine derhal son verilmesi ve denetimlerin daha sıkı ve etkili bir biçimde yapılması için mevzuat gerekleri derhal yerine getirilmelidir.

Grand Kartal otel yangı ve ardından yaşananlar, sadece bir otel yangınının ötesinde, bir yönetim krizine işaret etmektedir. Bu trajedi, sistematik eksikliklerin, liyakatsizliğin ve siyasi sorumsuzluğun bir sonucu olarak hafızalarımıza kazınmıştır.

" 239093

Buna Göre;

SORULAR

  1. Grand Kartal Otel'in 2024 yılı Aralık ayında Turizm Bakanlığı tarafından denetlendiği belirtilmiştir. Bu denetim raporunda bahsedilen eksiklikler nelerdir? Bu eksikliklerin giderilmesi için otel yönetimine herhangi bir yükümlülük getirilmiş midir?

  2. Otelin yağmurlama sistemi bulunmadığı, ancak bu durumun Turizm Bakanlığı"rica yapılan denetimlerde sorun olarak tespit edilmediği ifade edilmektedir. Bakanlığın turizm işletmeleri için belirlediği standartlarda yağmurlama sisteminin zorunluluğu bulunmakta mıdır? Bu konuyla ilgili mevzuatta bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?

  3. Otelin engelli odası bulunmaması, çamaşırhanede halı bulunması ve kazan dairesinden koku geldiği gibi eksikliklerin denetim raporlarında yer aldığı ifade edilmiştir. Bu eksikliklerin giderilmesi konusunda otel tarafından herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?

  4. Sosyal medyada ve basında, yangının mutfak bölümündeki "show" alanından başladığı, bu alanın elektrik sistemlerinde standartlara uygun olmayan uygulamalar nedeniyle yangın riskine açık olduğu öne sürülmektedir. Bu tür alanların denetimine ilişkin bir eksiklik bulunmakta mıdır?

  5. Bakanlığınız, Bolu Kartalkaya Grand Kartal Otel'i hangi aralıklarla ve hangi standartlara göre denetlemiştir? Denetimlerde kullanılan ölçütler kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? Denetimlerin etkinliğine dair kamuoyunda dile getirilen eleştirilere nasıl yanit vermektesiniz?

  6. 2007 yılında yayınlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında, Grand Kartal Otel'in bu yönetmelik hükümlerine uygunluk durumu ne zaman ve nasıl değerlendirilmiştir? Bu değerlendirmelerin sonuçları kamuoyuna açıklanmış mıdır?

  7. Yangın sırasında otelin yangın alarm sistemlerinin devreye girmediği ve birçok kişinin yangını geç farkettiği ve alarm sistemlerinin çalışmaması nedeniyle kendi çabalarıyla tahliye olmak zorunda kaldığı iddialarına ilişkin Bakanlığınız ne tür bir soruşturma yürütmektedir?

  8. Kartalkaya gibi turizm açısından önemli bölgelerde, yangın riski bulunan otel ve konaklama tesisleri için itfaiye ve acil müdahale araçlarının hazır bulundurulması neden sağlanmamıştır? İlerleyen süreçte bu tür önlemler alınacak mıdır?

  9. Grand Kartal Otel'de yaşanan yangın faciasına dair sorumluluğun tüm boyutlarıyla araştırılması ve ihmallerin tespit edilmesi için Bakanlığınız nasıl bir mekanizma kurmayı planlamaktadır? İlgili tüm tarafların cezai ve idari sorumluluklarının yerine getirilmesi sağlanacak mıdır?

  10. Türkiye genelinde otel ve konaklama tesislerinde yangın güvenliği standartlarının daha etkin uygulanması ve denetim süreçlerinin sıkılaştırılması için Bakanlığınız yeni bir eylem planı hazırlamayı düşünüyor mu?

  11. Grand Kartal Otel yangını sonrasında, Bakanlığınız kamuoyunda oluşan tepki ve eleştiriler ışığında bir öz eleştiri yapacak mıdır? Bu olayın tekrarının önlenmesi için hangi adımları atacaksınız?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir