İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/23881 GEÇ CEVAPLANDI · 69 GÜN

Muğla'da olası bir deprem ve tsunami riskine karşı alınan önlemlere ilişkin

Kaynak göster

Gizem Özcan (CHP), 11 Şubat 2025 tarihinde 7/23881 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 69 gün sonra, 21 Nisan 2025).

Gizem Özcan (CHP, Muğla). “Muğla'da olası bir deprem ve tsunami riskine karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/23881, 11 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-23881-mugla-da-olasi-bir-deprem-ve-tsunami-riskine-karsi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c5c184ac-5218-4a85-bd31-0194f9110640

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 69 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

de tedbirli olmak gerekmektedir. Ayrıca, olası bir yanardağ patlaması sonrası, havaya yayılan küllerin, rüzgarla birlikte kıyılarımıza taşınması çeşitli açılardan riskli durumlar oluşturması mümkündür.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat Depremleri'nden çıkarılan dersler ışığında son 2 yılda, 1. derece deprem bölgesi Muğla'da ne gibi ek önlemler alınmış, depreme direnci arttıran hangi politikalar hayata geçirilmiştir? Bu politikalar için harcanan bütçe ne kadardır?

  2. Muğla'nın deprem risklerine yönelik, uzun vadeli, bilimin gereklerini önceleyen bir mücadele stratejisini hayata geçirdiğinizi, bu stratejiye uygun kamu politikaları ürettiğinizi düşünüyor musunuz?

  3. Muğla'da başta hastaneler ve okullar olmak üzere kamu binalarının depreme direnci açısından risk durumunu belirleyen son çalışma ne zaman yapılmıştır? Bu çalışma doğrultusunda atılan adımlar nelerdir?

  4. Muğla'da enerji ve iletişim alt yapısının depreme dayanıklılığını ölçen son çalışma ne zaman yapılmıştır? Bu çalışma doğrultusunda atılan adımlar nelerdir?

  5. Santorini Adası çevresindeki deprem fırtınası sonrasında deprem ve tsunami riski ile ilgili ivedilikle bir tedbir alınmamasının nedeni nedir?

  6. Santorini'de olası bir yanardağ patlaması sonrası, havaya yayılan küllerin, rüzgarla birlikte kıyılarımıza taşınması hangi açılardan tehlike oluşturmaktadır? Bu tehlikelere karşı bir tedbir alınmış mıdır? Alınmadı ise bunun gerekçesi nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI

SORULAR

Birçok ilimizde tarifi imkânsız acılara ve yıkımlara sebebiyet veren Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat Depremleri'nin üzerinden 2 yıl geçmiştir. Bu süre zarfında depremde evsiz kalan yurttaşlarımızın çok büyük bir kısmı konteyner kentlerde, çadırlarda yaşam savaşı vermeye devam etmektedir. Ülkemizin her köşesinden dayanışma gösteren yurttaşlarımız, sosyal belediyeciliği hayata geçirmek için çabalayan yerel yönetimlerimiz, kârı değil insan yaşamını önemseyen yöneticilerimiz depremzedelere yönelik çalışmalarla ülkemiz tarihinin en önemli dayanışmalarından birine imza atmıştır. Bu dayanışma iktidarın yönettiği kurumların depremin afete dönmesini önlemekte olduğu kadar, afetin yaralarını sarmakta da gösterdikleri zafiyeti yok etmek için önemli adımlardan biri olmuştur. Ancak, depremler sürecinde yaşanan can kayıplarından görevleri gereği sorumlu olanlar kadar depremlerin ardından yaşanan süreçteki teknik sorunların, iletişimsizliklerin, geç müdahalelerin sorumluları da hukuk önünde hesap vermemiştir.

Depremler dahil bütün afetlere hazırlıklı olmak iktidarların görevidir. Bu görevi yerine getirmenin en önemli adımı deprem riski taşıyan illerde uzun vadeli, stratejik, bilimin gereklerini önceleyen bir mücadele stratejisini hayata geçirmek, bu stratejiye uygun kamu politikaları üretmektir.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı ve sürekli güncellediği diri fay haritasına göre Muğla yüzölçümlerinin tamamı 1. derece deprem bölgesinde yer alan illerden biridir. Ancak, Yunanistan'ın Santorini Adası çevresindeki deprem firtınası ile beraber kamuoyunda oluşan kaygılar, depreme yönelik hazırlıksızlığın kamuoyu tarafından da dikkatle takip edildiğini ortaya koymaktadır. Komşumuz Yunanistan'da Santorini Adası çevresindeki deprem fırtınası sonrası ciddi tedbirler alınmışken, Ege Bölgesi'nde iktidar tarafindan ciddi bir tedbir alınmadığı bilinmektedir. Çeşitli uzmanların görüşlerine göre, Ege Bölgesi'ni etkileyecek büyük şiddetli bir deprem ve tsunami riski mevcut gelişmeler ışığında çok yüksek değildir. Yine de tedbirli olmak gerekmektedir. Ayrıca, olası bir yanardağ patlaması sonrası, havaya yayılan küllerin, rüzgarla birlikte kıyılarımıza taşınması çeşitli açılardan riskli durumlar oluşturması mümkündür.

Bu bağlamda;

1. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat Depremleri'nden çıkarılan dersler ışığında son 2 yılda, 1. derece deprem bölgesi Muğla'da ne gibi ek önlemler alınmış, depreme direnci arttıran hangi politikalar hayata geçirilmiştir? Bu politikalar için harcanan bütçe ne kadardır?

2. Muğla'nın deprem risklerine yönelik, uzun vadeli, bilimin gereklerini önceleyen bir mücadele stratejisini hayata geçirdiğinizi, bu stratejiye uygun kamu politikaları ürettiğinizi düşünüyor musunuz?

3. Muğla'da başta hastaneler ve okullar olmak üzere kamu binalarının depreme direnci açısından risk durumunu belirleyen son çalışma ne zaman yapılmıştır? Bu çalışma doğrultusunda atılan adımlar nelerdir?

4. Muğlada enerji ve iletişim alt yapısının depreme dayanıklılığını ölçen son çalışma ne zaman yapılmıştır? Bu çalışma doğrultusunda atılan adımlar nelerdir?

5. Santorini Adası çevresindeki deprem firtınası sonrasında deprem ve tsunami riski ile ilgili ivedilikle bir tedbir alınmamasının nedeni nedir?

6. Santorini'de olası bir yanardağ patlaması sonrası, havaya yayılan küllerin, rüzgarla birlikte kıyılarımıza taşınması hangi açılardan tehlike oluşturmaktadır? Bu tehlikelere karşı bir tedbir alınmış mıdır? Alınmadı ise bunun gerekçesi nedir?

CEVAP

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Bakanlığımızca sağlanan teknik ve maddi destekler eşliğinde (kira veya faiz desteği, çeşitli muafiyetler, proje ve yapım destekleri vb.); Bakanlığımız Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, ilgili yerel idareler ve vatandaşlarımızın katılımı ile gönüllülük ve uzlaşı esaslarında kentsel dönüşüm uygulamaları gerçekleştirilmektedir.

Söz konusu kentsel dönüşüm uygulamalarına konu alan ve yapıların (Riskli Alan, Rezerv Yapı Alanı ve Riskli Yapı) belirlenmesine dair usul ve esaslar, anılan Kanun ve Uygulama Yönetmeliği ile tanımlanmış olup, ayrıca Bakanlığımızca hazırlanan (o "Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesinin Hazırlanmasına Yönelik İlke ve Esaslar" uyarınca (o 19/02/2019 tarihli ve 41958 sayılı yazımız ile büyükşehir, il, ilçe belediye başkanlıklarınca "Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi"nin hazırlanması ve afet riski en yüksek olan alanların tespit edilerek üç ay içerisinde Bakanlığımıza bildirilmesi istenilmiştir.

Bu itibarla; zemin durumu veya üzerindeki yapılaşmalar açısından can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan alanlara dair yerel idarelerince yapılan kentsel dönüşüm başvuruları ve yapısının tehlikeli olduğunu düşünen yapı maliklerine ait başvurular önceliğinde ve son dönemde yaşanılan yangın felaketi de dikkate alınması suretiyle, ilan, tespit, tahliye, uzlaşı, yıkım ve yenileme faaliyetleri icra edilmektedir.

Bu çerçevede Muğla İli özelinde; Yatağan, Bodrum, Köyceğiz, Marmaris, Milas, Fethiye, Kavaklıdere ilçelerinde belirlenen Uygulama Alanları ile il genelinde tespit edilen Riskli Yapılara karşılık; Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği, Yapı Denetim Sistemi ve ilgili mevzuatta tanımlanan plan, proje ve yapım teknikleri doğrultusunda gelinen tarih itibari ile yaklaşık 11.402 adet bağımsız birimin anılan mevzuat kapsamında yenilenmesi sağlanmıştır.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında vatandaşlarımızın talebi üzerine veya aciliyet durumuna göre Bakanlığımız/İdarelerce re'sen riskli yapı tespitleri yapılarak, tespit işlemi kesinleşen yapıların tahliyesi ve yıktırılması sağlanmaktadır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir