Anadilde hizmet sunulması ve dil çeşitliliğinin korunması adına yürütülen çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Gülderen Varli (DEM Parti), 24 Şubat 2025 tarihinde 7/24682 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 98 gün sonra, 2 Haziran 2025).
Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Anadilde hizmet sunulması ve dil çeşitliliğinin korunması adına yürütülen çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/24682, 24 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24682-anadilde-hizmet-sunulmasi-ve-dil-cesitliliginin-korunmasi-adina-yurutulen-calismalara-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6f465d06-e681-4038-a228-01953c380ff7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 98 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Güldefen VARLİ Van Milletvekili
Yurttaşların kendi dillerinde konuşma, eğitim alma, yaşamlarını ve kültürlerini devam ettirmeleri haktır. Dilsel ve kültürel çoğulculuk ile toplumların barış içinde bir arada ve özgürce yaşama koşulları sağlanabilmelidir. 17 Kasım 1999 tarihinde 21 Şubat'ı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından "Uluslararası Anadili Günü" olarak kabul edilmiştir. Bugün, dillerin çeşitliliği ve korunması açısından büyük önem taşımakta olup, özellikle kaybolma tehlikesi altında bulunan dillerin yaşatılması ve korunması yönünde bir farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kaybolma tehlikesi yaşayan dillerin sayısı yıllar geçtikçe artarken bu dillerin korunmasına ilişkin alınan önlemler yeterli gelmemektedir. Alınmayan önlemler ve yapılmayan çalışmalarla her geçen yıl bu dillerin kullanımı daha da azalmaktadır. Alınmayan önlemlerin yanında bir de yapılan engelleme, yok sayma politikaları ve kamusal alanda kullanımlarının yasaklanmasıdır.
Türkiye'de başta Kürtçe olmak üzere, birçok farklı dilin kamusal kullanımı engellenmektedir. Türkiye'de konuşulan diller arasında yer alan Kürtçe, tarihsel olarak çeşitli baskılar ve asimilasyon politikalarına maruz kalmış; eğitim, medya ve kamusal alanda kullanımına yönelik kısıtlamalar uygulanmıştır. Anadilinde eğitim hakkı, evrensel insan hakları bağlamında kabul edilmiş bir hak olmasına rağmen, Kürtçe başta olmak üzere birçok dil halen resmi statüden yoksun olup, kamu hizmetlerinde ve eğitimde yeterince yer almamaktadır. UNESCO'nun "Tehlike Altındaki Diller Atlası"nda da Kürtçenin bazı lehçeleri kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bilinmektedir.
Yurttaşların anadilde eğitim görme ve hizmet alma talebi görmezden gelinmektedir. Meclis? te, kamu kurumlarda, hizmet alanlarında, eğitimde kendi anadilini kullanamayan Kürt halkı her gün baskı ve engellemelere maruz kalmaktadır. Kürt kültürüne ve diline yönelik saldırı ve yasaklar sistematik hal almış durumdadır. Kürtçe tiyatro, sinema, konser gibi benzeri kültürel etkinliklerin yasaklanması ve Kürtçe yayın organlarının engellenmesi, Kürtçe kitapların ve Kürt yazarların kitaplarının toplatılması, düğünlere düzenlenen polis baskınları ve bu etkinliklerdeki kıyafet ya da şarkılar üzerinden yapılan tutuklamalar. Kısaca Kürt halkının kültürel zenginliği baskı altında ve hedef alınmış durumdadır. Kürtçe konuşan bireylerin ırkçı saldırılara uğraması ve Kürt dilini yaşatmaya çalışan kurumların baskı altına alınması, yalnızca bireysel haklara değil, toplumsal bir kimliğe yönelikte tehditler bulunmaktadır. Bu saldırıların amacı, sadece bir dile veya kültüre değil, çok sesli ve çok renkli bir toplumun temel değerlerine yapılmış müdahalelerdir.
Mesele Kürt ve Kürtçe olunca haber yazan gazetecilerin haberleri suç sayılmakta, inşaat işçileri saldırıya maruz kalmakta, futbolcu ve taraftarlar hedef alınıp darp edilmekte ve kayyım politikalarıyla, yerelde kültürel çalışmalar, toplumsal ve tarihsel hafıza hedef alınmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye'de kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan dillerin korunmasına yönelik yürütülen bir çalışma var mıdır? Eğer varsa, bu çalışmaların kapsamı ve içeriği nedir?
Kamusal hizmetlerde, mahkemelerde ve resmi işlemlerde vatandaşların anadillerinde hizmet alabilmesi için bakanlığınız tarafından görevlendirilen personel sayısı kaçtır?
Türkiye'de Kürtçeye yönelik baskı ve asimilasyon politikalarına ilişkin tarihsel süreçte yaşanan olumsuzlukları gidermek adına bakanlığınız tarafından herhangi bir telafi edici veya destekleyici politika geliştirmesi düşünülmekte midir?
Bakanlığınız tarafından sunulan kamusal hizmetlerde Türkçe dışında başka hangi dillerde hizmet verilmektedir? Türkçe dışında farklı dillerde verilen hizmetlerde Kürtçe var mıdır?
Bakanlığınız yada bağlı kamu kuruluşlarında Türkçe dışında farklı dilde hizmet verilmesi için farklı dil bilme zorunluluğu olan bölüm ya da istihdam edilen personel sayısı kaçtır?
Şiddete maruz kalan, Türkçe bilmeyen, başta kadınlar ve yurttaşlara ilişkin uygulamaya konulan hizmetler nelerdir? Kadına yönelik şiddetle mücadelede hizmet veren kurumlar Türkçe dışında hangi dillerde hizmet vermektedir?
Hizmet verilen diller arasında Kürtçe var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a)03.03.2025 tarihli ve 1591250 sayılı yazınız. b)04.03.2025 tarihli ve 1591763 sayılı yazınız.
©) 07.03.2025 tarihli ve 1594392 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan ve Bakanlığımıza yöneltilen 7/24374, 7/24504 ve 7/24682 Esas Numaralı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
7124374, 7/24504 ve 7/24682 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımız hizmetlerinin sunulmasında Anayasamızın 3 üncü maddesi gereğince resmi dilimiz olan Türkçe kullanılmaktadır.
Öte yandan, Bakanlığımız tüm çalışmalarını Anayasanın 10 uncu maddesi ile 17 nci maddesinde yer alan ilkeler doğrultusunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlar ve tüm paydaşlarla iş birliği ve koordinasyon içerisinde yürütmekte olup, her kesimin hizmetlerimize ulaşabilmesi için gerekli önlemler alınmaktadır.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan