Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan mahkumların kötü muameleye maruz kaldıkları iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Çiçek Otlu (DEM Parti), 3 Mart 2025 tarihinde 7/24886 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 337 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan mahkumların kötü muameleye maruz kaldıkları iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/24886, 3 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24886-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-mahkumlarin-kotu-muameleye-maruz-kaldiklari-iddia (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5d7f4fed-36ff-40aa-bdb8-019560345bb2
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 337 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafindan Anayasanın 98. ve
İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ogi
Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye'de ceza infaz kurumlarında çıplak arama dayatması gibi insanlık onurunu yaralayan ağır hak ihlallerinin yaşandığı sıklıkla gündeme gelmektedir. Gözaltında ve ceza infaz kurumuna girişlerde çıplak arama yönteminin uygulandığı tutukluların, tutuklu yakınlarının, avukatların ifadeleri ile hazırlanmış demokratik kitle örgütlerinin ve insan hakları kuruluşlarının raporlarında da yer almaktadır. Dayatılan çıplak aramaya itiraz eden tutuklulara işkence ve kötü muameleye varan saldırıların yapıldığı ifade edilmektedir. Çıplak aramanın en son örneği Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yaşanmıştır. Tutuklanan HDK Genç Kadın Meclis üyesi Neval Çaşurluk ile Merve Yeşilyurt"un Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na girişte çıplak aramaya maruz kaldıkları haberi 03.03.2025 tarihinde basında yer almıştır.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun tutukluların cezaevine girişlerinde ya da belirli durumlarda üst aramasının insan onuruna uygun şekilde yapılması gerektiği belirtmektedir. Anayasası'nın 17. maddesi kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağını, insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağını hükme bağlamıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 3. maddesi, "Hiç kimse işkenceye, gayriinsani yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamaz." diyerek işkence ve kötü muameleyi kesin olarak yasaklamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), çıplak aramanın keyfi ve insan onurunu zedeleyici şekilde uygulanması durumunda ihlal teşkil edebileceğini kararlarında belirtmiştir. Resmi açıklamalar çıplak aramanın yapılmadığını ve istisnai bir uygulama olduğunu savunsa da kamuoyunda, çıplak aramanın sistematik olarak yapıldığı, siyasi tutuklular için bir baski: ve'cezalandırma aracı olarak kullanıldığı, çıplak aramaya maruz kalan kişilerin hukuki olarak hak arayamadıkları iddia edilmektedir.
Bu bağlamda; , va
SORULAR
Neval Çaşurluk ile Merve Yeşilyurt*un Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na girişte çıplak aramaya maruz kaldıkları Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
Neval Çaşurluk ile Merve Yeşilyurt"a çıplak arama yapılmasının gerekçesi nedir?
Neval Çaşurluk ile Merve Yeşilyurt'un Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda çıplak arama yapılması ile yaşadıkları hak ihlali soruşturulacak mıdır?
Türkiye'deki ceza infaz kurumlarında çıplak aramanın sistematik olarak yapıldığı, siyasi tutuklular için bir baskı ve cezalandırma aracı olarak kullanıldığı, çıplak aramaya maruz kalan kişilerin hukuki olarak hak arayamadıkları iddialarına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Ceza infaz kurumlarında yapılan aramalar, anayasa, uluslararası sözleşmeler ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun çerçevesinde yapılmaktadır mıdır?
Ceza infaz kurumlarında çıplak arama talimatı hangi gerekçelerle, kimler tarafından karar verilmektedir? Bakanlığınız talimatı ile gerçekleştirildiği iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Son beş yılda çıplak aramaya maruz kaldığı için kaç tutuklu Bakanlığınıza başvuru yapmıştır? Başvurular sonucunda başlatılan herhangi bir soruşturma ve ceza alan ceza infaz kurumu personeli var mıdır?
Türkiye'de çıplak arama uygulamasının keyfi ve kötüye kullanımının önlenmesi için ne gibi çalışmalarınız vardır?
Anayasaya ve yasalara aykırılık teşkil eden, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını ihlal eden, kötü muamele ve işkence olarak kabul edilen çıplak arama uygulamasını engellemek için düzenleme yapacak mısınız?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1596911 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/24886 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana btip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 7NzbkbR - bPHIpAT - 28RgGgO - O21CJA- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-428-984/1240 Konu : Yazılı soru önergesi 02 102 /2026
Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/24886 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi tutuklu" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"'ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
H- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WbHm44*1 - 1XgY/ kA - f34YkiP - Ke05 EĞ ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
HI- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
IV- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen tutukluların Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken ağır ceza mahkemesinin kararıyla 04/09/2025 tarihinde Kurumdan tahliye edildikleri,
B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan