İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/25143 GEÇ CEVAPLANDI · 311 GÜN

Yüksek güvenlikli cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP), 11 Mart 2025 tarihinde 7/25143 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 311 gün sonra, 16 Ocak 2026).

Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir). “Yüksek güvenlikli cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25143, 11 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25143-yuksek-guvenlikli-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fe948fa5-ef5b-4410-8077-01958a494d84

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 311 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

"NALBANTOĞLU İzmir Milletvekili

Ülkemizde son yıllarda birbiri ardına açılan ve "Kuyu Tipi" diye nitelendirilen yüksek güvenlikli, Y ve S tipi hapishaneler, sadece ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilenlerle sınırlı kalmayıp, muhalif düşünen, hükümeti ve sistemi eleştiren herkes için olağan kapatılma mekanına dönüşmüş durumdadır. Mahpuslardan gelen mektuplara göre büyük çoğunluğun tek kişilik hücrelerde, bir kısmının da üç kişilik odalarda kaldığı bu cezaevlerinde, sosyal izolasyon, insansızlaştırma ve yalnızlaştırma ile tecrit uygulanmaktadır. Haklarında verilen cezanın tabii olduğu infaz rejimine aykırı bir şekilde bu cezaevlerinde tutulanlar, 24 saat kamerayla izlenmekte, günün 22,5 saatini kapalı alanda gün ışığından yoksun bir şekilde geçirmekte, ve birbirlerini görmemek koşuluyla günün farklı saatlerinde 1,5 saatlik bir havalandırmaya çıkarılmaktadırlar. Somut ve nesnel bir gerekçeye dayandırılmadan idarenin yetki ve kararıyla "Tehlikeli hükümlü" sayılanların yanı sıra tek kişilik hücrelerde kalamayacaklarına dair sağlık raporları ve tedavilerine uygun beslenme olanaklarından yoksun bırakılan tutuklu ve hükümlüler, bu ve benzer uygulamalara dikkat çekmek amacıyla süresiz açlık grevleri başlatmışlardır. Halen Buca, Sincan, Kürkçüler başta olmak üzere birçok cezaevinde 130 günü aşkın bir süredir açlık grevinde olanlar bulunmakta ve bunlar insan onuruna yakışır bir şekilde cezalarını çekme talebinde bulunmaktadırlar. Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Ülkemizde halen Yüksek Güvenlikli Hapishanelerdeki kötü muameleler ve hak ihlalleri nedeniyle açlık grevi başlatan ve sürdüren toplam kaç tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır? ii. ,

  2. Yüksek Güvenlikli Hapishanelerde açlık grevini sürdüren tutuklu ve hükümlülerin hapishanelere göre dağılımı nasıldır?

  3. Cezaevlerinde yaşanan kötü muameleler ile hak ihlallerine yönelik bakanlığınızca ne gibi önlemler alınmaktadır? Söz konusu muamele ve ihlallere yönelik haklarında işlem yapılan Cezaevi idaresi ve görevlileri var mıdır?

  4. Süresiz açlık grevinde bulunanların sağlık durumları izlenmekte midir? Durumları tek kişilik hücrelerde kalmaya elverişli olmayan ve tedavi gerektiren rahatsızlıkları olan tutuklu ve hükümlülerin, sağlık raporlarına rağmen tek kişilik hücrelerde tutulmasının gerekçeleri nelerdir?

  5. Tehlikeli hükümlü ya da tehlikeli tutuklu sayılmanın koşulları nedir? Tamamen idarenin tasarrufunda olan bu kararın objektif kriterlere dayandırılmasına ya da yasal bir çerçeveye oturtulmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır?

  6. Özellikle "Kuyu tipi" olarak nitelendirilen hapishanelerdeki yaşam koşullarının insan onuruna ve temel insan haklarına uygun hale getirilmesi konusunda bakanlığınızca bir çalışma yürütülmekte midir? ll

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1600185 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili Rıfat T. Nalbantoğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/25143 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Tiğ

İMAN

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-468-1893/2761 Konu : Yazılı soru önergesi iL £12026

Sayın Rıfat T. NALBANTOĞLU İzmir Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/25143 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir. i- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz (ajBAŞaE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 04eDUU6 - tketyt/ - d RZ0S8J - inYhlE-ir erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

MI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

IV- 5275 sayılı Kanunun "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmalarının gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanların bu kurumlara gönderildikleri hükmünün yer aldığı malumlarıdır.

V- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

VI Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.

Yılmaz TUNÇ Bakan

DESA

EŞE

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir