ABD tarafından çelik ve alüminyum ithalatına ek vergi getirilmesinin ülkemiz ekonomisine etkisine ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 10 Mart 2025 tarihinde 7/25576 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 29 Nisan 2025).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “ABD tarafından çelik ve alüminyum ithalatına ek vergi getirilmesinin ülkemiz ekonomisine etkisine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25576, 10 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25576-abd-tarafindan-celik-ve-aluminyum-ithalatina-ek-vergi-getirilmesinin-ulkemiz-ekonomisine-e (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3bd3a643-8911-4bf5-81ca-01958a851281
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 50 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından yağılıl olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Av. DEM. Sezgin TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili
ABD Başkanı Donald Trump, çelik ve alüminyum ithalatına yüzde 25 oranında ek gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştur. ABD, Türkiye'nin en büyük dördüncü ticaret ortağı olup, Türkiye'nin ABD'ye yaptığı ihracatın önemli bir kısmı çelik ve alüminyum sektörüne dayanmaktadır.
Bu çerçevede, aşağıdaki soruların yanıtlanmasını arz ederim.
SORULAR
ABD'nin aldığı ek vergi kararının Türkiye ekonomisine olası etkileri konusunda bir değerlendirme yapılmış mıdır? Yapıldıysa değerlendirmenin sonuçları nelerdir?
Türkiye'nin ABD'ye çelik ve alüminyum ihracatında 13 Şubat 2025 tarihinden itibaren ABD i -—X Yönetiminin uygulayacağı gümrük vergileri nedeniyle bir düşüş oluşması beklenmekte midir;
"beklenmekteyse Türkiye çelik ve alüminyum ihracatında beklenen düşüş 2024 yılı ihracatlarına göre yüzde kaç olarak hesaplanmaktadır?
ABD Yönetiminin aldığı karar doğrultusunda Türkiye'nin uğrayabileceği ticari zararların telafisi için hangi önlemler planlanmaktadır?
Türkiye'de faaliyet gösteren demir-çelik ve alüminyum üreticileri bu durumdan nasıl etkilenecektir? Sektörün zarar görmesini önlemek için ne gibi adımlar atılacaktır?
ABD'nin kararına karşılık Türkiye'nin mütekabiliyet esasına dayalı bir vergi uygulaması planı var mıdır?
Türkiye, bu ek vergilere karşı Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) veya diğer uluslararası platformlarda hukuki süreç başlatmayı düşünmekte midir?
Avrupa Komisyonu ve diğer ticaret ortaklarıyla birlikte hareket edilerek ortak bir tepki verilmesi planlanmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o : 21.03.2025 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1602196 sayılı yazınız. İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU tarafından verilen 7/25576 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Ür Belst
Prof. Dr. Ömer BOLAT
Bakan "Ek: Soru Önergesi Cevabı (2 Sayfa) Faks No: 4491341 TE ii Soru Önergeleri Şubesi gir
İnternet Adresi: www.ticaref.gov.tr , /
TİCARET BAKANLIĞI
Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezsin TANRIKULU'na Ait 7/25576 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla, önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 7) o Ülkemiz tüm ülkelerle olduğu gibi ABD ile ticareti ve ekonomik iş birliğini "kazan-kazan" prensibi çerçevesinde, dengeli bir şekilde geliştirmek için çabalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, ABD yönetimince hayata geçirilen tüm kararlar titizlikle izlenmekte ve her seviyede ABD tarafıyla temaslara devam edilmektedir.
Demir-çelik vergilerinde bazı ülkelere tanınan muafiyetlerin kaldırılması, Türkiye dahil tüm ülkeleri aynı vergi düzeyine ve bizi adil bir rekabet ortamına getirmiştir. Diğer taraftan, alüminyumda verginin yükselmesinin de sektörü etkilemesi muhtemeldir. ABD ile güçlü ticaret bağlarımızın olduğu dikkate alındığında, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni döneminde de ticaretimizin sekteye uğramaması ve muhtelif önlemlerden en az şekilde etkilenmemizi temin edecek olan hazırlıklarımız sürmektedir. ABD Başkanı Trump'ın 20 Ocak 2025'te göreve başladığı günden beri, ticaretle bağlantılı olarak hayata geçirilen tüm kararlar, Bakanlığımızın ilgili birimlerince yakından takip edilmektedir. Söz konusu kararlara ilişkin raporlar hazırlanmakta ve bunların ülkemiz ile küresel ekonomiye etkileri analiz edilmektedir. Bu çerçevede, tüm küresel gelişmeler, mal akışları, hizmet ihracatlarının gelişimi yakından takip edilmekte, AB ve ABD başta olmak üzere en fazla ticaret yaptığımız ülkelerle yeni dönem koşullarına göre yakın diyalog ve iş birliği içinde gerekli adımların zamanlıca atılması için çaba harcanmaktadır.
ABD yönetiminin yeni kararıyla, daha önce muhtelif ülkelere sağlanan muafiyetler tamamen kaldırılmış ve tüm ülkeler aynı vergi düzeyine getirilmiştir. Bu itibarla, söz konusu vergi uygulamasının bütün ülkeleri kapsıyor olmasının, özellikle eskiden muafiyet/tarife kontenjanına tabi olan ürün gruplarında ülkemize kısmi bir avantaj sağlayacağı düşünülmektedir.
Uzak Ülkeler ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejilerimiz başta olmak üzere ihracat pazarlarımızın çeşitlendirilmesi ve küresel pazarlarımızdaki etkinliğimizi artırmak için Bakanlığımızca oluşturulan plan, politika, strateji ve desteklerimiz sonucunda çelik ve alüminyum ürünleri ihracatımız kesintisiz bir şekilde devam etmektedir. 2025 yılında da ihracat stratejilerimizi kararlılıkla sürdürerek küresel pazarlardaki etkinliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. ABD'nin aralarında yer aldığı hedef ülkelerde destek programları genişletilerek ihracatçılarımızın rekabet gücü artırılmaya, yeni pazar fırsatları değerlendirilmeye ve mevcut pazar paylarımız daha da büyütülmeye devam edilecektir. 2025 yılı itibarıyla, bu stratejiler çerçevesinde yürütülen fuar katılımı, ticaret heyetleri ve ikili iş görüşmeleri gibi çeşitli tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yoğunlaştırılarak ihracatçılarımızın hedef pazarlarda güçlü bir varlık göstermesi sağlanacaktır.
Söz konusu önlemlerden firmalarımızın kötü etkilenmemesi ve 2025 yılında da çelik ve alüminyum ürünleri ihracatımızın kesintisiz bir şekilde devam etmesi için ABD dahil olmak üzere tüm ticari ortaklarımızla yakın diyalog ve iş birliği içinde gerekli adımların zamanlıca atılması için çaba harcanmaktadır. ABD'nin çelik ihracatımıza yönelik uyguladığı ek vergilerin kaldırılması veya tarife kontenjanı kapsamında önlemden muaf olunması yönündeki taleplerimiz, 2018 yılından bu yana ABD'li yetkililer ile yapılan ikili ve çok taraflı görüşmelerde muhataplarımıza aktarılmaktadır. Önümüzdeki dönemde de ABD ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesini teminen talep ve beklentilerimiz ikili, bölgesel ve çok taraflı platformlarda gündeme getirilmeye devam edilecektir.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk döneminde çelik ve alüminyum ürünlerinde uygulanan ek vergiler aleyhine Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşmazlıkların Halli Mekanizmasında 18 Ekim 2018 tarihinde açtığımız dava, 9 Aralık 2022 tarihinde ülkemiz lehine sonuçlanmıştır. ABDnin önleminin haksız bulunması DTÖ içtihadı açısından önem taşımaktadır. Ancak, söz konusu anlaşmazlığa ilişkin lehimize olan Panel Kararının uygulanması DTÖ temyiz sürecindeki tıkanıklık nedeniyle sağlanamamıştır. Bu itibarla ülkemiz, o dönemde ABD'nin alüminyum ve çelik ürünlerine uyguladığı ek vergilere karşı aldığı telafi edici önlemleri halen sürdürmektedir. Öte yandan, ABD yönetiminin çelik ve alüminyum ürünlerine getirdiği mevcut ek vergiler, yukarıda da değinildiği gibi, ülkemizi diğer ülkelerle eşit şartlara getirmiş, ülkemiz açısından ilave bir pazar kısıtlamasına yol açmamıştır. Aksine, önceki sorulara verilen cevaplarda da vurgulandığı üzere rekabet şartlarının eşitlenmesi pazara giriş şansını arttıran bir unsur olarak yorumlanmaktadır. Bu nedenle, konuya ilişkin yeni bir dava sürecinin başlatılması bu aşamada öngörülmemektedir. Ancak bu süreçte de önlemlerin ülkemiz ihracatına etkileri yakından izlenmekte olup Bakanlığımızın ilgili birimleri tarafından firmalarımızın ve ülkemizin ticari çıkarları DTÖ başta olmak üzere her türlü platformda gündemde tutulmaya devam edilecektir.
Demir-çelik ve alüminyum ticaretinde rekabet şartlarının adil hale getirilmesi için OECD başta olmak üzere her türlü platformda ülkemizin hassasiyetlerini ve önceliklerini paylaşan tüm ticari ortaklarımızla iş birliği içinde hareket etmeye hazırız. Diğer taraftan, mevcut durumda her ülke ve ülke grubu gibi ülkemiz de ticari çıkarlarını ön planda tutmakta, öncellikle söz konusu önlemlerden tamamen muaf tutulmak için girişimlerini sürdürmektedir.
Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz çerçevesinde konu değerlendirildiğinde; Gümrük Birliği kapsamında oluşturulan Gümrük Birliği Ortaklık Komitesi ile Türkiye-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında faaliyet gösteren ortaklık komitesi nezdinde, ticarete ilişkin gelişmeler ve karşılıklı çıkarlarımızı etkileyen hususlar düzenli olarak ele alınmakta, ülkemizin menfaatleri titizlikle gözetilmekte; işbirliği gerektiren alanlarda karşılıklı anlayış ve eşgüdüm içinde gerekli adımlar atılmaktadır.
Öte yandan, uluslararası ticaretin kurallarına uygun olarak yerli sanayimizin korunması ve dış ticaret dengesine yönelik hedeflerimiz dikkate alınarak, gerekli önlemler etkin bir şekilde tatbik edilmektedir.