Ar-ge harcamalarının artırılması için yapılan çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Rıdvan Uz (İYİ Parti), 18 Mart 2025 tarihinde 7/25803 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 30 gün sonra, 17 Nisan 2025).
Rıdvan Uz (İYİ Parti, Çanakkale). “Ar-ge harcamalarının artırılması için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25803, 18 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25803-ar-ge-harcamalarinin-artirilmasi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/28a92961-dd1d-410e-9a7d-0195ae41c272
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 30 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Mehmet Fatih KACIR tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı maddesi gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Bilgi ekonomisinin ve teknolojik gelişimin hızla ilerlediği günümüzde, ülkelerin küresel rekabet gücü büyük ölçüde Ar-Ge ve inovasyon kapasitelerine bağlıdır. Gelişmiş ülkeler, Ar-Ge harcamalarını GSYH"nin önemli bir bölümüne çıkararak, sanayi ve teknoloji alanlarında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Türkiye'de Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi yeterli düzeyde gelişmemiştir. 2023 yılı itibarıyla Türkiye'nin Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payı 1,32 seviyesindedir. Güney Kore'nin 965,2, İsrail'in 966 ve Almanya'nın W3 seviyelerinde Ar-Ge harcaması yaptığı düşünüldüğünde, Türkiye'nin küresel teknoloji yarışında geri planda kaldığı görülmektedir.
Bununla birlikte, Türkiye'de özel sektörün Ar-Ge yatırımlarına katılım oranı 50,2 seviyesinde olup, gelişmiş ülkelerde bu oran 9670'in üzerindedir. Sanayinin rekabet gücünü artırmak ve yerli üretimi teşvik etmek adına özel sektör desteklenmeli, Ar-Ge yatırımları için daha güçlü teşvik mekanizmaları devreye sokulmalıdır. Ar-Ge ve inovasyon alanındaki bir diğer önemli sorun üniversite-sanayi iş birliğinin yetersiz olmasıdır. Türkiye'de teknopark sayısı 104'e ulaşmış olmasına rağmen, bu teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların büyük, çoğunluğu düşük katma değerli üretim yapmaktadır. Teknoloji geliştirme bölgelerinin etkinliğinin artırılması ve sanayinin inovatif çözümlere yönlendirilmesi gerekmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye'nin nitelikli insan kaynağını yurt içinde tutamaması ve beyin göçü sorunudur. Ar-Ge alanında çalışan yüksek nitelikli bilim insanları, mühendisler ve araştırmacılar, daha iyi imkanlar sunan ülkelere yönelmektedir. Türkiye'nin yüksek vasıflı insan kaynağını kaybetmemesi için daha cazip teşvik sistemlerinin oluşturulması şarttır.
Türkiye'nin Küresel İnovasyon Endeksi'nde 2023 yılı itibarıyla 39. sırada yer aldığı görülmektedir. Türkiye'nin bu alandaki eksikliklerini gidermesi ve ilk 20 ülke arasına girebilmesi için uzun vadeli, kapsamlı bir inovasyon stratejisine ihtiyacı vardır.
Bu bilgiler ışığında;
SORULAR
Ar-Ge harcamalarının artırılması ve 2'nin üzerine çıkarılması için Bakanlığınızca yürütülen veya planlanan özel teşvik mekanizmaları nelerdir?
Türkiye'de Ar-Ge yatırımlarını artırmak adına özel sektör ve kamu iş birliğini teşvik edecek yeni bir model oluşturulması düşünülmekte midir?
Özel sektörün Ar-Ge yatırımlarını artırmak için 2024 ve 2025 yıllarında uygulanacak yeni teşvik mekanizmaları nelerdir?
Mevcut Ar-Ge teşviklerinin etkinliği konusunda Bakanlığınız tarafından yapılmış bir analiz var mıdır? Eğer analiz yapıldıysa, sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
Teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yüksek teknoloji üretim kapasitesini artırmaya yönelik Bakanlığınız tarafından yürütülen projeler var mıdır? Üniversitelerin sanayi ile daha etkin iş birliği yapabilmesi adına yeni bir mevzuat veya teşvik mekanizması planlanmakta mıdır?
Sağlık, biyoteknoloji, yapay zeka ve yenilenebilir enerji gibi stratejik sektörlerde devlet destekli yeni Ar-Ge projeleri oluşturulması planlanmakta mıdır?
Türkiye'de yıllık patent başvuru sayısı, gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmaktadır.
Bakanlığınızın, patent başvurularını ve yüksek teknolojiye dayalı girişimleri teşvik etmeye yönelik yeni bir stratejisi var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Fatih Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ·
Bilgi ekonomisinin ve teknolojik gelişimin hızla ilerlediği günümüzde, ülkelerin küresel rekabet gücü büyük ölçüde Ar-Ge ve inovasyon kapasitelerine bağlıdır. Gelişmiş ülkeler, Ar-Ge harcamalarını GSYH'nin önemli bir bölümüne çıkararak, sanayi ve teknoloji alanlarında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Türkiye'de Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi yeterli düzeyde gelişmemiştir. 2023 yılı itibarıyla Türkiye'nin Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payı "01,32 seviyesindedir. Güney Kore'nin "65,2, İsrail'in "06 ve Almanya'nın "43 seviyelerinde Ar-Ge harcaması yaptığı düşünüldüğünde, Türkiye'nin küresel teknoloji yarışında geri planda kaldığı görülmektedir.
Bununla birlikte, Türkiye'de özel sektörün Ar-Ge yatırımlarına katılım oranı "050,2 seviyesinde olup, gelişmiş ülkelerde bu oran "4670'in üzerindedir, Sanayinin rekabet gücünü artırmak ve yerli üretimi teşvik etmek adına özel sektör desteklenmeli, Ar-Ge yatırımları için daha güçlü teşvik mekanizmaları devreye sokulmalıdır. Ar-Ge ve inovasyon alanındaki bir diğer önemli sorun üniversite-sanayi iş birliğinin yetersiz olmasıdır. Türkiye'de teknopark sayısı 104'e ulaşmış olmasına rağmen, bu teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların büyük çoğunluğu düşük katma değerli üretim yapmaktadır. Teknoloji geliştirme bölgelerinin etkinliğinin artırılması ve sanayinin inovatif çözümlere yönlendirilmesi gerekmektedir.
Türkiye'nin nitelikli insan kaynağını yurt içinde tutamaması ve beyin göçü sorunudur. Ar-Ge alanında çalışan yüksek nitelikli bilim insanları, mühendisler ve araştırmacılar, daha iyi imkanlar sunan ülkelere yönelmektedir. Türkiye'nin yüksek vasıflı insan kaynağını kaybetmemesi için daha cazip teşvik sistemlerinin oluşturulması şarttır.
Türkiye'nin Küresel İnovasyon Endeksi'nde 2023 yılı itibarıyla 39. sırada yer aldığı görülmektedir. Türkiye'nin bu alandaki eksikliklerini gidermesi ve ilk 20 ülke arasına girebilmesi için uzun vadeli, kapsamlı bir inovasyon stratejisine ihtiyacı vardır.
Bu bilgiler ışığında;
Soru 1- Ar-Ge harcamalarının artırılması ve "2'nin üzerine çıkarılması için Bakanlığınızca yürütülen veya planlanan özel teşvik mekanizmaları nelerdir?
Soru 2- Türkiye'de Ar-Ge yatırımlarını artırmak adına özel sektör ve kamu iş birliğini teşvik edecek yeni bir model oluşturulması düşünülmekte midir?
Soru 3- Özel sektörün Ar-Ge yatırımlarını artırmak için 2024 ve 2025 yıllarında uygulanacak yeni teşvik mekanizmaları nelerdir?
Soru 4- Mevcut Ar-Ge teşviklerinin etkinliği konusunda Bakanlığınız tarafından yapılmış bir analiz var mıdır? Eğer analiz yapıldıysa, sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
Soru 5- Teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yüksek teknoloji üretim kapasitesini artırmaya yönelik Bakanlığınız tarafından yürütülen projeler var mıdır? Soru 6- Üniversitelerin sanayi ile daha etkin iş birliği yapabilmesi adına yeni bir mevzuat veya teşvik mekanizması planlanmakta mıdır?
Soru 7- Sağlık, biyoteknoloji, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji gibi stratejik sektörlerde devlet destekli yeni Ar-Ge projeleri oluşturulması planlanmakta mıdır?
Soru 8- Türkiye'de yıllık patent başvuru sayısı, gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmaktadır. Bakanlığınızın, patent başvurularını ve yüksek teknolojiye dayalı girişimleri teşvik etmeye yönelik yeni bir stratejisi var mıdır?
CEVAPLAR
Türkiye'nin Ar-Ge harcamaları 2002 yılında 1,2 milyar Dolar olarak GSYH içinde 900,5'lik bir paya sahipken, özellikle son 10 yılda önemli bir artış göstererek 2023 yılında 16 milyar Dolara ve GSYH içinde 901,42'lik bir paya ulaşmıştır.
Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin bir diğer sacayağı ise Teknoparklar ile Ar-Ge ve Tasarım Merkezleridir. Bugün Ülkemizde bulunan 106 Teknoparkta toplam 11.550 firma faaliyet gösterirken 1.681 Ar-Ge ve tasarım merkezi de teknoloji geliştirme çalışmalarını sürdürmektedir. Hâlihazırda, Türkiye genelindeki Teknoparklardaki istihdam sayısı 118.500'e, tamamlanan proje sayısı 64.876"ya, patent başvuru sayısı 4.257'ye, tescilli patent sayısı ise 2.133'e ulaşmış bulunmaktadır. Benzer şekilde, Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinde çalışan personel sayısı 97.376*ya, tamamlanan projeler 81 .042'ye, patent başvuruları 26.938'e, tescilli patent sayısı da 4.642'ye ulaşarak bu alanda önemli gelişme kaydedilmiştir.
Küresel İnovasyon Endeksinin 2024 raporuna göre ülkemiz, endeks sıralamasında son 11 yılda 31 basamak birden yükselerek 2024 yılında 37'inci sıraya yükselirken üst-orta gelir grubundaki 34 ekonomi arasında ise 3'üncü sırada yer almıştır. Türkiye, inovasyon çıktıları bakımından endekste 2024 yılında 28 inci sıraya yükselmiştir. Kökene göre markalar ve endüstriyel tasarımlar göstergelerinde sıralamada 1 inci sırada bulunurken maddi olmayan varlıklar bakımından ABD, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerle birlikte ilk 10'e girmeyi başarmıştır.
Ülkemizin bu alandaki istikrarlı yükselişini sürdürmek ve ekonomimizi daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak adına Ar-Ge ve tasarım merkezi belgesi verilen özel sektör firmaları ile Teknopark firmalarına, gerçekleştirdikleri Ar-Ge, tasarım ve yenilik faaliyetleri kapsamında çeşitli indirim, istisna, destek ve teşvikler sağlanmaktadır. Bu bağlamda, söz konusu firmalar ile kuluçka firmaları ve teknoloji girişimcilerine vergisel indirim, istisna ve muafiyetler başta olmak üzere, SGK primi işveren hisse desteği, Bakanlığımızca ilan edilen alanlardan mezun Ar-Ge personeli istihdam eden işletmelere iki yıl boyunca brüt asgari ücret tutarında maaş desteği, projeler kapsamında satın alınan makine teçhizat ve ekipmanlar için de KDV istisnası sağlanmaktadır. Teknoparklarda tüm bu imkânlara ilaveten indirimli kira desteği, doktora öğrencisi istihdam desteği ve ilave birçok destek sunulmaktadır.
Ayrıca, Teknopark firmaları ile Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde görev alan teşvik ve destek kapsamındaki personelin, çalışmalarını bölge ve merkez dışında da sürdürebilmelerine imkân tanınırken teşvik ve desteklerden aynı şekilde yararlanmaları sağlanmaktadır. Bu çerçevede, 2024 yılında alınan 9368 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bilişim personeli için 90100 ve diğer personel için de "675 oranındaki uzaktan çalışma imkânı 31.12.2025 tarihine kadar uzatılmıştır.
Bunların yanı sıra, Ar-Ge, inovasyon ve teknolojik girişimcilik alanındaki işletmelerin kurulmasını ve sürdürülebilir olmalarını sağlamak için ön inkübasyon, inkübasyon ve inkübasyon sonrası hizmetleri sunacak yapıların kurulması ve işletilmesini sağlamak üzere kurulan Teknoloji Geliştirme Merkezleri (TEKMER"ler), KOSGEB'in TEKMER Destek Programı çerçevesinde desteklenmektedir.
TÜBİTAK tarafından özel sektöre sağlanan destekler ise Ar-Ge, ürünleşme, girişimcilik ve uluslararasılaşma aşamalarının tamamını kapsamaktadır. Fikir aşamasından başlayarak uluslararası pazarlara erişime kadar uzanan geniş bir yelpazede çeşitli destek mekanizmaları sunulmaktadır. Özellikle KOBİ'lerin Ar-Ge ve yenilik yetkinliklerinin artırılması; bu sayede ülkemiz sanayisinin teknoloji üretme kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, teknoloji tabanlı girişimciliğin desteklenmesi amacıyla, yalnızca finansal kaynak sağlanmakla kalmayıp yetkinlik geliştirmeye yönelik mentorluk hizmetleri de içeren bütüncül bir yapı oluşturulmuştur. İlaveten; öncelikli alan projeleri, ürünleştirme odaklı platformlar, üniversite-sanayi iş birliği projeleri, müşteri odaklı Ar-Ge faaliyetleri ve öncül Ar-Ge laboratuvarları da desteklenmektedir. TÜBİTAK'ın, hâlihazırda; amaçları, hedef kitleleri, bütçe yapıları ve konsorsiyum büyüklükleri farklı olan çok sayıda Ar-Ge ve yenilik destek programı mevcuttur.
Bu çalışmalara ilaveten; "kamu, özel sektör ve üniversite iş birliğini" tesis edebilmek amacıyla Teknoparklarda akademisyenlerin firma kurabilmesi ve kira indiriminden yararlanması, doktora öğrencilerine iki yıl süreyle maaş desteği verilmesi, Ar-Ge ve tasarım merkezi personelinin üniversitelerde ders verebilmesi, bu merkezlerdeki projelerin akademisyenlerle ortak yapılması, akademisyenlerin Merkezlerde görevlendirilmeleri gibi, firmaların üniversitelerle iş birliklerini geliştirmeye yönelik olarak Bakanlığımızca birçok imkân sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra; Teknoparkların kuruluşunda en az bir üniversitenin ortak olarak yer alması ve Teknopark kurulduktan sonra yönetici şirkette, bulunduğu ildeki Üniversitenin yönetimde olması da zorunlu tutulmuştur. Ayrıca, öğretim elemanları; geçici görevli olarak, kısmi ya da tam zamanlı Teknopark girişimleri ile Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde çalışmalarını yapabilmektedirler.
Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi çalışmaları kapsamında Bakanlığımızın öncülüğünde yürütülen "Sektör Kampüste Programı" ise üniversite öğrencilerinin doğrudan sektör temsilcileriyle buluşmasını sağlayarak hem akademik bilgi ile pratik tecrübeyi buluşturmakta hem de nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sunmaktadır. "Milli Teknoloji Uzmanlık Programları" ise üniversite düzeyinde stratejik sektörlere yönelik derinlemesine uzmanlaşma firsatı sunmaktadır. Bu ekosistemin bir bütün olarak güçlendirilmesi adına düzenlenen TEKNOFEST etkinlikleri ise, üniversitelerle sanayi kuruluşları arasında sadece iş birliğini değil, aynı zamanda ortak üretim ve Ar-Ge kültürünü de teşvik eden önemli bir sinerji alanı oluşturmaktadır. Tüm bu adımlar, Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda üniversite-sanayi iş birliğini daha ileri noktalara taşımayı hedeflemektedir.
Son olarak, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün 2024 yılında yayımlamış olduğu rapora göre ülkemiz, en fazla yerli patent başvuru sıralamasında dünyada 12'nci, Uluslararası Patent Başvurusu (PCT) yapan ülkeler sıralamasında ise 15'inci sırada yer almaktadır. Bu bağlamda, yerli patent başvurularında önemli bir başarıya imza atılırken 22 yıl önce yalnızca 414 olan yıllık yerli patent başvuru sayısında rekor kırılarak 2024 yılında 10.186 adede ulaşılmıştır. Türk Patent ve Marka Kurumunca, sınai mülkiyet hakları, buluşlar, patent ve faydalı model konularında farkındalığı artırmak amacıyla ülke genelinde çeşitli etkinlikler ve çevrimiçi eğitimler düzenlenmekte ve buluş insanları ile akademisyenleri teşvik etmek amacıyla patent araştırma ve inceleme ücretlerinde belirli bir başvuru adetine kadar indirimli ücretlerden faydalanmaları sağlanmaktadır.
Mehmet Fatih KACIRBakan