CMK'da düzenlenen ifade ve sorgu için çağrı ile zorla getirme hükümlerinin uygulamasına ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 10 Mart 2025 tarihinde 7/25827 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 311 gün sonra, 15 Ocak 2026).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “CMK'da düzenlenen ifade ve sorgu için çağrı ile zorla getirme hükümlerinin uygulamasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25827, 10 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25827-cmk-da-duzenlenen-ifade-ve-sorgu-icin-cagri-ile-zorla-getirme-hukumlerinin-uygulamasina-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d02659df-ea8a-43bc-b0e6-019584369768
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 311 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki. sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci,
TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak yanı/ânmasını saygılarımla arz ederim.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Av. DEMİ. Sezgin TANRIKULU
Ceza Muhakemesi Kanunu Madde-145 (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir, gelmezse zorla getirileceği yazılır.
Ceza Muhakemesi Kanunu Madde-146 (1) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
Bu bağlamda,
SORULAR
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda açıkça belirtilen hükümlere rağmen Türkiye'de gittikçe yaygın bir uygulamaya dönüşen ifade vermeye çağrılan kişilerin davetiye ile çağrılmadan evlerinden baskın yapılarak gözaltına alınması hangi yasal dayanağa dayanmaktadır?
Bu uygulamanın münferit olmaktan çıkıp yaygın bir usul hâline gelmesinin nedeni nedir?
Adli makamlarca ifadeye çağrılan bir kişinin, usule uygun şekilde davet edilmesi yerine, sabah erken saatlerde veya gece yarısı baskınlarla alınmasının gerekçesi nedir?
Butür gözaltı işlemleri için belirlenen kriterler nelerdir?
İlgili kişilerin kaçma şüphesi ya da delilleri karartma ihtimali olduğu yönünde somut bir değerlendirme yapılmakta mıdır?
Bahsi geçen uygulama, kamuoyunda 'gözdağı verme" veya 'cezalandırma' amacı taşıdığı şeklinde yorumlanmaktadır. Bu algıyı ortadan kaldırmaya yönelik bir tedbir alınacak mıdır?
Bu uygulamanın hukuk devleti ilkesi ve kişi hak ve hürriyetleri açısından doğurduğu sakıncalara ilişkin T.C. Adalet Bakanı olarak değerlendirmeniz nedir?
İfade vermeye çağrılan kişilerin usule uygun şekilde tebligat alarak kendilerinin gitmesi yerine, polis baskını ile götürülmesi güvenlik güçleri açısından da kaynak ve personel israfı değil midir?
Bu tür uygulamalar açısından İçişleri Bakanlığı olarak herhangi bir talimatınız ya da genelgeniz bulunmakta mıdır?
Kolluk kuvvetlerine, ifade işlemlerinde daha ölçülü ve orantılı yöntemler kullanılması yönünde bir eğitim veya uyarıda bulunmayı düşünüyor musunuz?
Özellikle muhalif veya hükümeti eleştiren kişilere yönelik bu tür uygulamaların daha sık görüldüğü iddialarına karşı bir inceleme başlatılacak mıdır?
T.C. Adalet Bakanı olarak değil de bir vatandaş olarak, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda açıkça belirtilen hükümlere rağmen bir davetiye gönderilmeden evinizden aile fertlerinizin gözleri önünde evinize baskın yapılarak ifade vermeye götürülme muamelesi ile karşılaştığınızı varsaydığınızda böylesi bir uygulamanın adil ve hukuki olduğunu düşünebilir misiniz ?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1603709 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Dr. M. Sezgin Tanrıkulu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/25827 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-531-504/597 Konu : Yazılı soru önergesi 14704112026
Sayın Dr. M. Sezgin TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/25827 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NX822Ko - 8WeFNkt - IHBr31u - mjFtkS- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.
Yılmaz TUNÇ Bakan ipe
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 1X822Ko - 8WeFNkt - IHBr3lu - mj FtkS- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan