İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/26568 GEÇ CEVAPLANDI · 42 GÜN

Tunceli ilinde bir lisede milli eğitim müdürlüğü tarafından zorunlu iftar programı yapıldığı iddiasına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 42 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasa'nın

98'inci TBMM İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı cevaplandırılmasını arz ederim. zan KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İktidarin eğitim sisteminde yaşanan değişiklikler üzerinden bugüne kadar ortaya koyduğu pratik, değerler eğitimi konusunda insanlığın ortak evrensel değerleri yerine dayattığı tekçi zihniyeti ile başta Aleviler olmak üzere diğer inançları da yok sayarak, okullarda her türden dini inancı istismar ederek çocukları ve toplumu "tek din, tek mezhep" anlayışı üzerinden "tek tip" hale getirmeye çalışmak olmuştur. Bakanlığınız okulların adeta belli bir inanç ve mezhebin kuralları ve uygulamaları ile kuşatılmasını sağlamış, çocuğun üstün yararını değil, eğitimde dinselleşme ve piyasalaşmaya hizmet etmenin yolunu açmıştır.

Okullarda tüm inanç gruplarına eşit mesafede durması gereken Bakanlığınızın birçok il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince Ramazan ayında WhatsApp grupları üzerinden okul müdürlerine gönderilen 23 maddelik etkinlikler arasında yer alan öğrenciler için oruç çizelgesi hazırlanması ve öğrencilerden oruç tuttukları günleri işaretlemesinin talep edilmesi basında yer almıştır. Son olarak ise Eğitim-Sen Dersim Şubesi'nin yapmış olduğu basın açıklaması ile Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce öğrencilerin ve velilerin onayı alınmadan dayatılan zorunlu iftar programı kamuoyu ile paylaşılmıştır. Eğitim-Sen Dersim Şubesi yapmış olduğu açıklamada; öğrenci ve velilerin bilgisi ve onayı alınmaksızın planlanan etkinliğin Alevi öğrencilerin inanç ve kimliklerini yok sayan dayatmacı bir yaklaşımın ürünü olduğu, zorunlu tutuma dönüşen bu uygulamanın, kamusal eğitimin laiklik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, öğrencilere belirli bir inanç doğrultusunda dini pratiklerin zorla benimsetilmeye çalışılmasının pedagojik değil,

• ideolojik bir tercih olduğu belirtilmiş, bu durumun çocukların psikolojik ve sosyal bütünlüğünü zedelediği ve farklı inançlara mensup ya da inançsız öğrencileri baskı altında bıraktığı ifade edilmiştir. Kamusal eğitimin laik, bilimsel, demokratik ve eşit olması gerektiği vurgulanan açıklamada; hiçbir öğrencinin inancı ya da inançsızlığı üzerinden ayrımcılığa uğramasına, baskı altına alınmasına ve dini ritüellere zorlanmasına izin verilmeyeceği de dile getirilmiştir.

Laiklik anlayışı gereği farklı, inanç, düşünce ve değerler karşısında tarafsız olması gereken bir devletin sadece bir dinin ve mezhebin öğretilerini, sadece belli bir inancın benimsediği manevi değerleri tüm okullarda "tek doğru? olarak öğretmeye çalışması doğru bir uygulama olmadığı gibi, farklı inançtan öğrencilere yönelik açık bir dayatma ve ayrımcılıktır.

Bu bağlamda;

İ- Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından resmi prosedürlere aykırı bir biçimde öğrencilerin ve velilerin onayı alınmadan dayatılan zorunlu iftar programı etkinliği Bakanlığınız bilgisi dahilinde midir? Bilginiz dahilinde ise bu etkinliğin yapılması Bakanlığınızca mı talep edilmiştir?

SORULAR

  1. Resmi prosedürlere aykırı bir biçimde öğrencilerin ve velilerin onayı alınmadan dayatılan zorunlu iftar programı etkinliğinin özellikle Alevi yurttaşlarımızın yoğun olduğu illerden birisi olan Dersim?de planlanmasındaki asıl amaç nedir?

  2. Bakanlığınızca Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğünce öğrenci ve velilerin bilgisi ve onayı alınmaksızın planlanan etkinliğin Alevi toplumunun inanç ve kimliklerini yok sayan dayatmacı bir yaklaşım olduğu, zorunlu tutuma dönüşen bu uygulamanın, kamusal eğitimin laiklik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, öğrencilere belirli bir inanç doğrultusunda dini pratiklerin zorla benimsetilmeye çalışılması olduğu bilinmemekte midir?

  3. Uluslararası insan hakları hukuku öğrencilerin ebeveynlerinin dini inançlarına aykırı bir eğitim-öğretime zorlanamayacaklarını belirtirken, Bakanlığınızca hiçbir öğrencinin inancı ya da inançsızlığı üzerinden ayrımcılığa uğramasına, baskı altına alınmasına ve dini ritüellere zorlanmasına aykırı olarak hareket eden Tunceli İl Mille Eğitim Müdürlüğü yetkililerine yönelik başlatılan idari/cezai herhangi bir işlem başlatılmış mıdır?

  4. Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Spor Lisesi tarafından hazırlanan Newroz programında yer alan aşure ve niyaz ikramının, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün inanca ve kimliğe müdahale eden kararıyla programdan çıkarılıp Alevi inancına ait semboller ve ritüeller sansürlenirken, aynı kurumun başka bir dini inancın pratiğini öğrenciler üzerinde zorunlu kılması açık bir ayrımcılık ve inanç istismarı değil midir?

  5. Eğitime erişimde yaşanan sorunlar başta olmak üzere, eğitimde dayatmacı politikaların sürmesi nedeniyle öğrencilerin ve öğretmenlerin mutsuz olduğu, eğitim sürecinde farklı dil, kimlik ve inançların dışlandığı, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleştiği, öğretmenlerin esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı Bakanlığınız bilgisi dahilinde midir?

    Türkiye'nin çoklu kültür ve inanç gerçekliği göz önünde bulundurulduğunda okullarda uygulanan dini ritüellerin çocukların inanç ve kimlik aidiyetine yabancılaşmasına yol açmaması amacıyla çocukların farklı inanç ve aidiyetlerine dönük gerçekleştirilen inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı Bakanlığınız ne gibi tedbirler geliştirecektir? 8- Bakanlığınız nezdinde farklı inanç ve aidiyetleri gözeten, hiçbir öğrencinin inancı ya da inançsızlığı üzerinden ayrımcılığa uğramaması, baskı altına alınmaması ve dini

    İ ritüellere zorlanmamasını sağlayacak çalışmalar yapılması düşünülmekte midir?

  6. Evrensel bilimsel eğitimi, toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan, çocukların psikososyal ve gelişim özelliklerine göre her türlü ihtiyaçlarını giderecek nitelikte bir müfredat hazırlanmasına yönelik bir çalışmanız mevcut mudur?

  7. Bakanlığınızca çocuklara, engellilere, farklı kimlik ve inanç gruplarını dışlamadan, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı eğitim olanaklarının yaratılması ve geliştirilmesi, herkes için güvenli, şiddete dayalı olmayan, kapsayıcı ve etkili öğrenme ortamlarının oluşturulması amacıyla nitelikli eğitim politikalarının oluşturulması ve uygulanmasını sağlamaya yönelik herhangi bir girişimde bulunulması düşünülmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

ç) 09/04/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1608670 sayılı yazınız. o Fİ 2663

d) 10/04/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1609790 sayılı yazınız. o 7/269565 ©) 15/04/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1611495 sayılı yazınız. o 7/26S66 Gk 133

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d-e)'de kayıtlı yazıyla iletilen Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7/22447 ve 7126455, İzmir Milletvekili M. Salih UZUN"un 7/25788, Denizli Milletvekili Yasin ÖZTÜRK'ün 7/26117, 7/26211, 726563, 7/26565 ve 7/26566, Niğde Milletvekili Ömer Fethi GÜRER"in 7/26216, Artvin Milletvekili Uğur BAYRAKTUTAN"ın 7/26217, İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU'nun 7/26568 ile Burdur Milletvekili İzzet AKBULUT'un 7/26573 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Milli Sğitim Bakanı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı ho YUZYILI

7116568 6. 139 NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Din ve Vicdan Hürriyeti" başlıklı 24. maddesinde yer alan "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır." hükmü ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Laiklik" başlıklı 12. maddesinde yer alan "Din kültürü ve ahlak öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer alır." hükmü doğrultusunda din kültürü ve ahlak bilgisi dersi zorunlu dersler arasında bulunmaktadır.

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde sadece İslâm dini ile ilgili değil, tüm dinler ve inançlar hakkında genel bilgiler verilmektedir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinin Öğretim Programları'nda; dersin içeriği ve işlenişi öğrencilerin tümünün düşünce, inanç ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınmaktadır. Öğretim programlarında yer alan ibadet konuları ana ilke olarak öğretim amaçlı olup bu konuya ilişkin içerikler bilgi ve tanıtım düzeyindedir.

Öğretim programlarında "mezhepler üstü" (yani herhangi bir mezhebi esas almayan) bir yaklaşım, "dinler açılımlı" bir modelle yaşayan dünya dinlerini tanımayı, anlamayı hedefleyen; dinleri, inançları ve yorumları kendi metinleri, kavramsal çerçeveleri ve kabulleri ile ele alan "olgusal" bir yaklaşım tercih edilmektedir. Sadece yaşayan dünya dinlerine değil; aynı zamanda tarihi süreç boyunca ortaya çıkmış farklı yorum, düşünce ve geleneklere de yer verilmiştir. Böylece öğrencilerin Türkiye'de ve dünyada ortaya çıkan farklı dini anlayışları tanımaları ve öğrenmeleri amaçlanmıştır.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programları"nda gerek İslâm dini gerekse diğer dinler hakkında bilimsel ve araştırmaya dayalı bilgi ön planda tutulmuştur. Nitekim Konfüçyanizm, Taoizm gibi dinlerin yanı sıra Sünnilik, Hanefilik, Alevilik-Bektaşilik, olmak üzere pek çok din, mezhep, dini yorum, inanç ve düşünce hakkında genel bilgilere ve tanıtıma yer verilmiştir.

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin temel amacı öğrencilerin; karşılıklı hoşgörü, birlik ve beraberlik içinde, toplumsal uzlaşıya, manevi yenilenmeye, sosyal reformlara ve dünya barışına katkıda bulunmalarını sağlamaktır. Böylece toplumun tüm bireylerinin karşılıklı saygıya dayalı olarak, hiç kimsenin ötekileştirilmeksizin bir çatı altında uyumlu bir şekilde yaşam sürmesi hedeflenmektedir.

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersine yönelik öğretim programları Toledo Kılavuz İlkeleri kapsamında hazırlanmakta; tüm inanç ve dünya görüşlerine objektiflik ve çoğulculuk esasına göre yer vermektedir. Bu süreçte göz önünde bulundurulan ilkeler şu şekilde özetlenebilir: e Devlet okullarında sunulan zorunlu din ve inanç dersi objektiflik ilkesini sağlıyorsa, bu ders din ve inanç özgürlüğüne uygundur. e Dinveinançların eğitiminde bulunulan yerde hâkim olan dine daha geniş yer ayrılabilir. e Din ve inanç öğretimi objektif olarak veriliyorsa zorunlu veya seçmeli olması bir sorun teşkil etmez. e Bireylerin diğer din ve inançlardan ayrı olarak sadece kendilerine ait inançları öğrenmeleri yeterli değildir. Programlar akademik ve mesleki standartlara uygun, gerçeğe dayalı ve tarafsız olmalıdır.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI

Bu ilkelerden hareketle programın, öğrencilerin dini ve ahlaki kavramları tanımaları, dinin sosyal hayat, kültür ve medeniyet unsurları üzerindeki etkilerini kavramaları, farklı inanç ve yorumları tanımaları ve bunlara saygı duymaları, çevresindeki dini davranış, yorum, tutum ve deneyimlerin farkında olmaları, ahlaki değerleri tanımaları ve bunları içselleştirmeleri gibi farklı hedefleri vardır.

Nitekim din kültürü ve ahlak bilgisi dersi müfredatı, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 18-19 sayılı ve 19/01/2018 tarihli Talim ve Terbiye Kurulu Kararları ile AİHM'in Eylem Zengin ve Mansur Yalçın kararlarındaki bulgular ve ilgili uluslararası standartlar gözetilmek suretiyle Anayasanın 24. maddesinde belirtilen ilke ve esaslara uygun olarak, geniş katılımlı oluşturulan bir bilim komisyonunun çalışmaları doğrultusunda incelenmiştir. Ortaya çıkan tespitler neticesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi (4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi (9, 10, 11 ve 12. Sınıflar) Öğretim Programları Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında güncellenmiş ve Talim ve Terbiye Kurulunun 23.05.2024 tarihli ve 20 sayılı kararı ile yürürlüğe girmiştir. Yenilenen programlar 2024-2025 eğitim yılından itibaren 1, 5 ve 9. Sınıflardan başlamak kaydıyla kademeli olarak tüm sınıf düzeylerinde uygulanacaktır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları kapsamında öğretim programlarının güncellenmesi sürecinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından gönderilen rapor da göz önünde bulundurulmuştur. Bununla birlikte, Din, ahlak değerler alanı seçmeli dersleri arasında 2023-2024 eğitim öğretim yılı başından itibaren yer alan kültür ve medeniyetimize yön verenler, ahlak ve vatandaşlık eğitimi, türk düşünce tarihi ve klasik ahlak metinleri gibi derslerde de Alevilik Bektaşilik ile ilgili doğrudan veya dolaylı bazı konulara yer verilmiştir.

Örneğin Alevilik hususunda; İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nda "DKAB.7.3.4. Alevilik Bektaşilik ile ilgili temel kavramlar ve cem erkânları hakkında bilgi toplayabilme a) Alevilik Bektaşilik ile ilgili temel kavramlar ve cem erkânları konusunu araştırır. b) Alevilik Bektaşilik ile ilgili temel kavramlar ve cem erkânları hakkında bilgileri bulur. c) Alevilik Bektaşilik ile ilgili temel kavramlar ve cem erkânları hakkında ulaştığı bilgileri kontrol eder. ç) Alevilik Bektaşilik ile ilgili temel kavram ve erkânlar hakkında ulaşılan bilgileri kaydeder." Öğrenme çıktıları ve süreç bileşenlerine; Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nda ise "DK4B.12.4.4. Alevilik Bektaşilikte temel kavramlar ve cem erkânını sentezleyebilme a) Alevilik Bektaşilikte temel kavramlar ve cem erkânını açıklar. b) Alevilik Bektaşilikte temel kavramlar ve cem erkânı arasında ilişki kurar.

c) Alevilik Bektaşilikte temel kavramlar ve cem erkânıyla ilgili bütüncül bir bakış açısı oluşturur." öğrenme çıktıları ve süreç bileşenlerine yer verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Antlaşması'nın hükümlerine uygun olarak azınlıkların kendi dinlerine göre eğitim görme haklarını güvence altına almıştır. Bu kapsamda azınlık okullarında, ilgili azınlığın dinine uygun olarak din eğitimi verilmesi öngörülmüştür.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretim Programları "eğitim bilimsel" ve "din bilimsel" olarak iki temel yaklaşıma dayanmaktadır. Bu husus öğretim programlarında şu şekilde ifade edilmektedir:

Eğitim Bilimsel Yaklaşım

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nın felsefesinde ortaya konulduğu üzere günümüzde bilgiye sahip olmanın ötesinde bilginin bireysel ve toplumsal hayattaki işlevselliği, transfer edilebilirliği ve sürdürülebilirliği önemli hâle gelmiştir. Bu doğrultuda eğitim bilimleri alanındaki arayışlar; insanı merkeze alan, beceri temelli, probleme MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı hay YUZYILI dayalı, proje tabanlı ve anlamlı öğrenme gibi yaklaşım ve modellerin geliştirilmesini sağlamıştır. Din ve ahlak öğretimi, tecrübe edilen sosyal ve epistemik değişimi ve mevcut pedagojik birikimi dikkate alarak bireyin ihtiyacını karşılayacak bir anlayış sunmaktadır. Bu bağlamda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında ortaya konulan vizyona uygun olarak hazırlanmıştır.

Din ve ahlak öğretimi bireyin kabiliyetleri ile inanç ve değer dünyasına dair bir farkındalıkla işe başlamaktadır. Bu farkındalık, pedagojik ve hukuki açıdan bireyin özgürlük ve özgünlüğünü esas alan etik sorumluluğu içermektedir.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı, anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesi için bilgiyi sunarken yaşanan gerçekliğin ve öğrencinin çağrışım dünyasının dikkate alınması gerektiğini ifade eder. Bu amaçla öğretim programında öğrenciye bilgiyi zihninde yapılandırmak ve yeni durumlara transfer etmek üzere sorgulama, tartışma, uygulama planına dönüştürme ve kullanma imkânı sunulur. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı, bireyin inanç ve değer alanı ile dini hayat tecrübelerini dikkate alan bir din ve ahlak öğretimini mümkün kılmaktadır. Bireyin tecrübelerini dikkate alan bir öğretim yaşantısı, bireyde anlamlı öğrenmeler oluşturur ve kişiliğin bütüncül gelişimine katkıda bulunur.

Din Bilimsel Yaklaşım

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı, din ve inançların öğretiminde "dinden öğrenme" ve "din hakkında öğrenme" yaklaşımlarının ilkelerini temel alan bir anlayışla geliştirilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin nesnel, betimsel ve analitik bir anlayışla hem kendi dinlerine ait yorum farklılıklarını hem de farklı dinleri, inançları ve dünya görüşlerini tanımaları amaçlanmıştır. Aynı şekilde din ve ahlak konuları üzerinde düşünmeleri ve tartışmaları teşvik edilerek öğrencilerin içinde yaşadıkları toplumu ve dünyayı daha iyi anlamaları, öğretim programının amaçlarından biridir. Bunun yanında öğrencilerin din, ahlak ve değerler hakkında elde edecekleri bilgi, beceriler ile dini, ahlaki kavramları anlama, yorumlama becerisi ve dini okuryazarlık kazanmaları böylece kendi ahlaki ve manevi gelişimlerine katkı sağlamaları hedeflenmiştir.

Din Külürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı'nda, din ve inançların öğretiminde bilimsel bir yaklaşımla disiplinler arası bakış açısı esas alınmıştır. Din, inanç ve ahlakla ilgili konuların anlaşılması ve yorumlanmasına katkıda bulunmak üzere hem din bilimlerinden hem de eğitim bilimleri ile sosyal ve beşeri bilimlerin bilgi birikiminden istifade edilmiştir. Öğretim programı, İslam dini ve diğer dinleri betimleyici yaklaşımla öğretime konu etmeyi amaçlamıştır. İslam dininin öğretimi, Kur'an ve sünnetin ortaya koyduğu temel ilkeler çerçevesinde yapılandırılmıştır. İslam düşüncesinde ortaya çıkan yorumlar, bilimsel bir metotla ele alınmıştır. Yaşayan dünya dinleri, nesnel bir metotla, dinler açılımlı ve olgusal bir yaklaşımla öğretime konu edilmiştir. Bunun yanında, öğretim programının geliştirilmesi sürecinde programın amaçları, öğrenme çıktıları ve içerik çerçevesi belirlenirken eğitim bilimlerinden; din ve inanç olgusunun bireysel, toplumsal, tarihsel, kültürel, yerel ve evrensel yansımalarının sunumunda din bilimleri ile sosyal ve beşeri bilimlerden faydalanılmıştır.

Öğretim programlarının uygulanmasına yönelik esaslar bölümünde ise şu konulara dikkat çekilmiştir:

Eğitim sistemimizin temel amacı, tüm bireylerin yaşamı boyunca kapsayıcı ve nitelikli bir eğitime erişimini sağlamak; düşünme, algılama, problem çözme yeteneği gelişmiş, özgüven ve sorumluluk duygusuna, girişimcilik ve yenilikçilik özelliklerine sahip, demokratik değerleri ve milli kültürü özümsemiş, paylaşıma ve iletişime açık, sanat ve estetik duyguları güçlü, teknoloji kullanımına yatkın, çağın gerektirdiği bilgi farkındalığı yüksek, üretken ve mutlu bireyler yetiştirmektir. Bu doğrultuda öğretim programlarına yönelik geliştirme çalışmaları

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN

Strateji Geliştirme Başkanlığı YUZYILI , ağam herhangi bir duraksamaya yer verilmeksizin süreklilik arz eden çalışmalardır. Nitekim uygulamaya konan öğretim programlarına ilişkin yürütülen izleme ve değerlendirme çalışmaları neticesinde öğretim programlarında güncelleme çalışmaları olabilmektedir. Bu durum program geliştirme süreçlerinin doğal seyridir. Devam eden program geliştirme çalışmaları süreçte edinilen tecrübe, uygulama dönütleri, yeni gelişmeler, ihtiyaç analizleri kapsamında birikimli bir biçimde ilerlemekte olup bir önceki çalışmalar üzerine inşa edilmektedir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında uygulanmaya başlanan öğretim programları bu doğrultuda geliştirilmiş olup programlara yönelik gerekli izleme ve değerlendirme süreçleri devam etmektedir.

Öte yandan tüm öğretim programlarımız, öğrencilerin psikososyal durumları ve gelişim özelliklerine uygun bir biçimde geliştirilmekte olup sürece yönelik izleme ve değerlendirme çalışmaları ile gerekli kontrol süreçleri titizlikle işletilmektedir.

Disiplinler özelinde geliştirilen ve öğretim programlarının çerçevesini belirleyen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortak Metni'nde; fiziksel özellik, sosyoekonomik düzey, etnik köken, inanç gibi hususlarda ötekileştirici veya ayrıştırıcı tutumları önleyen; hak ve özgürlükleri, eşitliği, etik davranmayı, hakkaniyeti, ön yargısızlığı, ölçülülüğü ve liyakati kapsayan "Adalet" değeri; sosyal ilişkilerde duyarlılık göstermeyi, dayanışma içinde olmayı; etkili iletişimle sevgi, saygı ve güvene dayalı ilişkiler kurmayı; nitelikli vakit geçirmeyi ve evrensel bağ kurmayı, toplumsal ve kişisel haklara saygı göstermeyi ele alan "Dostluk", "Saygı" ve "Özgürlük" değerleri özel olarak yer almaktadır.

Bununla birlikte programlarımızda ülkemizde yaşayan farklı inanç gruplarının ihtiyaçları da göz önünde bulundurulmaktadır. Nitekim öğretim programlarında Yahudilik ve Hıristiyanlık, Hinduizm, Budizm, Sihizm, Konfüçyanizm, Taoizm gibi dinlerin yanı sıra Rifailik, Kadirilik, Mevlevilik, Nakşibendilik olmak üzere pek çok mezhep, dini yorum, inanç ve düşünce hakkında genel bilgilere ve tanıtımına yer verilmiştir.

Tunceli Valiliğince konuya ilişkin olarak;

Ramazan ayı dolayısıyla Ramazan ayı etkinliklerinin Tunceli'de de düzenlendiği, pansiyonlu okullarda iftar saatinde verilen akşam yemeği sonrası, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, YKS-LGS sınav süreçleri, kariyer planlaması ve Milli Eğitim Bakanlığı politikaları hakkında öğrencilerin bilgilendirildiği, oruç tutma konusunda bir teşvik veya yönlendirme olmadığı, bu kapsamda düzenlenen programlarda hiçbir öğrenciye katılım zorunluluğu getirilmediği, pansiyonlu okullarda sadece Ramazan ayında değil başka dönemlerde de sosyal etkinlikler yürütüldüğü, Ramazan ayında birlik ve beraberlik duygusu içerisinde düzenlenen programların Alevi inancına sahip öğrencilere yönelik bir dayatma biçimi içermediği, soru önergesinde bahse konu Nevruz etkinliğinde okullarda ikram verilmemesi yönünde sözlü veya yazılı bir yönledirmenin söz konusu olmadığı, iddia edilenin aksine bahse konu etkinliğin Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 17.03.2025 tarih ve 128914481 sayılı Olur'u ile düzenlendiği, bildirilmiştir.

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir