Son 5 yılda sosyal yardım alan kişilerin sayısına ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 9 Nisan 2025 tarihinde 7/26743 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 107 gün sonra, 25 Temmuz 2025).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Son 5 yılda sosyal yardım alan kişilerin sayısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/26743, 9 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-26743-son-5-yilda-sosyal-yardim-alan-kisilerin-sayisina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4b04e4ae-da8c-425c-bc40-019634aa9315
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 107 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)• Aşağıdaki sorularımın, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Av. Dr.M. Sezgin TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili
SORULAR
Türkiye genelinde son 5 yıl içerisinde devletten sosyal yardım alan kişi sayısı yıllar bazında nasıl değişmiştir? Sosyal yardımların illere ve bölgelere göre dağılımı nasıldır?
Devlet tarafından ayni yardım (gıda, giyim, yakacak vb.) dağıtılan kişi sayısı ve toplam yardım tutarları yıllar bazında nedir? En çok hangi ihtiyaç kalemlerinde ayni yardım yapılmıştır?
Devlet tarafından nakdi yardım alan kişi sayısı ve dağıtılan toplam nakdi yardım tutarları yıllar bazında nasıl değişmiştir? Özellikle pandemi döneminde yapılan destekler nelerdir?
Türkiye'de engelli vatandaşlarımızın sayısı yıllar bazında nasıl değişmiştir? Engelli bireylerin cinsiyet, yaş grubu ve engel türüne göre dağılımı nasıldır?
İstihdam edilemeyen engelli vatandaşlarımızın sayısı nedir? Engelli bireylerin iş gücü piyasasına katılım oranları ve karşılaştıkları engeller nelerdir?
Türkiye genelinde engelli vatandaşlarımızın yaşamına uygun olan belediye sayısı nedir? Belediye hizmetlerinde erişilebilirlik standartlarına uyum oranı nasıldır?
Kadın cinayetlerinin sayısı ve nedenleri yıllar bazında nasıl değişmiştir? Kadın cinayetlerinin önlenmesine yönelik yürütülen projeler ve alınan önlemler nelerdir?
Şiddet gören kadınların korunması için kurulan sığınma evlerinin sayısı ve kapasitesi nedir? Son 5 yılda sığınma evlerinden faydalanan kadınların sayısı kaçtır?
Devletin sosyal yardım ve destek programlarının kadınların ve engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik somut sonuçları nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a)21.03.2025 tarihli ve 1602186 sayılı yazınız. b)21.03.2025 tarihli ve 1602196 sayılı yazınız.
c) 21.04.2025 tarihli ve 1615003 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Dr. M. Sezgin TANRIKULU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/25340, 7/25344, 7/25345, 7/25346, 7/25347, 7/25451, 7/26742, 7/26743, 7(26744, 7/26746 ve 7/26747 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/0539 Gİ 126 I - 7/25340 Cevap Metni (1 Sayfa) 1/253uU LL 2 - 7/25344 Cevap Metni (3 Sayfa) 7)15 Us On 3 - 7/25345- 25347 Cevap Metni (5 Sayfa) 4 - 7125346 Cevap Metni (2 Sayfa) şj253
5 - 7/25451 Cevap Metni (1 Sayfa) aJ25 341 "
6 - 7/26742 Cevap Metni (4 Sayfa) glass! o" ©
7 - 7126743 Cevap Metni (5 Sayfa) ae No İS
8 - 7/26744 Cevap Metni (3 Sayfa) 126443 ©
9 - 7/26746 Cevap Metni (5 Sayfa) 2) DE KOYUN &
10 - 7/26747 Cevap Metni (2 Sayfa) 126 #vb O Telefon No:(312) 705 7330 pg
7/12b6743
Diyarbakır Milletvekili Sayın Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na Ait 7/26743 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYD) aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.
Bu kapsamda tematik ve kapsayıcı sosyal yardım programları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız desteklenmekte olup Bakanlığımızca yürütülen sosyal yardım programlarına ilişkin detaylı bilgiler ve veriler Bakanlığımız internet sitesinden takip edilebilmektedir.
Bakanlığımız engelli bireyler ve ailelerinin güçlendirilmesi ve yaşam standartlarının iyileştirilmesi amacıyla çalışmalar yürütmekte, engelli bireylerin istihdamına ve toplumsal hayata etkin olarak katılımına büyük önem vermektedir.
Ulusal Engelli Veri Sisteminde Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen hastanelerden alınan sağlık kurulu raporuna göre 9642,4 erkek, 9057,1 kadın olmak üzere toplam 4.456.701 engelli vatandaşımız bulunmaktadır.
Bakanlığımızca engellilere yönelik hizmetler hak temelli, aile odaklı ve bütünleşik bakım modeli kapsamında yürütülmekte olup engelli bireylerin bakım ihtiyaçlarını onların yaşam koşullarını değiştirmeden alıştıkları ortam ve konforda sunmak düşüncesiyle yola çıkılan hizmetler çerçevesinde 2006 yılında evde bakım yardımı uygulaması başlatılmıştır.
Bu yardımdan yararlanmak için evde bakım yardımı yönetmeliğinde iki önemli kriter bulunmaktadır.
1. Gelir Kriteri: Bu kritere göre, haneye giren her türlü gelirin toplamı hanede yaşayan kişi sayısına bölünür, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgari ücretin aylık net tutarının 2/3'ünden daha az olmalıdır.
2. Sağlık Kriteri: Bu kritere göre sağlık kurulu raporunda "ağır engelli" bölümünde "evet" ya da "tam bağımlı" ibaresi, çocuklar için alınan raporda "Çok ileri düzeyde ÖGV", "Belirgin ÖGV" ve Özel koşul gereksinimi var (ÖKGV) ibareleri bulunmalıdır.
Evde Bakım Yardımı talep odaklı bir yardım olup bu yardımdan yararlanmak isteyen kişiler mevzuatta belirtilen koşulları taşımaları halinde bu yardımdan yararlanabilmektedir. 2025 yılı Mayıs ayı itibarıyla 540.506 engelli birey evde bakım yardımından yararlanmaktadır. Evde bakım yardımı kapsamında her ay bir engelli için ödenen ücret 11.702,11 TL'dir.
Buna ek olarak 2013 yılında hayata geçirilmiş olan ücretsiz seyahat uygulaması ile şehir içinde karayolu, denizyolu ve demiryolu araçlarından engelli ve yaşlı bireyler ücretsiz yararlanmaktadır.
2015 yılında bu uygulamanın kapsamı özel halk otobüsleri ve deniz ulaşım araçlarını kapsayacak şekilde genişletilmiş, bu araçlara belediyeler aracılığıyla gelir desteği ödemesi başlatılmıştır. Söz konusu gelir desteği ödemesi Bakanlığımız tarafından sürdürülmektedir. Bu kapsamda 2025 yılı Nisan ayı sonuna kadar 3 milyar 25 milyon TL (3.025.708.624) ücretsiz seyahat gelir desteği ödemesi yapılmıştır.
Ülkemizde engelli bireylere yönelik düzenlenen merkezi sınav (EKPSS) sistemine, ortalama 85 bin aday ortaöğretim (lise), ön lisans ve lisans mezunu olarak, 41 bin 500 aday ise kuraya ilkokul, ilköğretim ve ortaokul mezunu olarak başvurmaktadır.
Toplamda 7 sınav ile 15 dönem yerleştirme yapılmış olup yaklaşık 46 bin 500 engelli kamu kurum ve kuruluşlarına memur olarak yerleştirilmiştir. Başka bir deyişle her yıl ortalama 3.100 engelli, memur olmaya hak kazanmıştır. Kamuda 73.800 engelli, memur olarak istihdam edilmiş durumdadır.
Bakanlığımız engellilerin temel hak ve özgürlükleri başta olmak üzere erişilebilirlik ile ilgili ulusal politikaların belirlenmesi, mevzuatın hazırlanması ve bu politikaların hayata geçirilmesi için kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon ve iş birliğinin sağlanması ile yükümlü bir kurumdur. Erişilebilirliğin uygulanması tüm kurum ve kuruluşların görev ve sorumluluğundadır.
Bu kapsamda "herkesin istediği her yere ve her hizmete, bağımsız ve güvenli olarak ulaşabilmesi ve bunları kullanabilmesi" olarak tanımlanan erişilebilirliğin sağlanması ve yaygınlaştırılması hususu yasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır.
"Ulusal Erişilebilirlik Günü" konulu 2025/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 16/5/2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. İlgili Genelge uyarınca, erişilebilirlik logosunun kullanımının ve görünürlüğünün artırılması, erişilebilirliğin temel bir hak olduğu bilincinin geliştirilerek gündelik yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi, doğru uygulamaların yaygınlaştırılması, gelecek nesillerde sürdürülebilirliğinin sağlanması ve erişilebilirlik kültürünün oluşturulması amacıyla her yıl Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının koordinasyonunda; 10-16 Mayıs Engelliler Haftası'nın son günü olan 16 Mayıs tarihinin "Ulusal Erişilebilirlik Günü" olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde yapılı çevre, özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile bilgilendirme hizmetleri, bilgi ve iletişim teknolojisinin erişilebilir olması hüküm altına alınmıştır. Ayrıca geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ile büyükşehir belediyeleri ve belediyeler tarafından şehir içinde sunulan ya da denetlenen toplu taşıma hizmetlerinde erişilebilirliğin sağlanmasına yönelik amir hükümlere yer verilmiştir.
Kanunun geçici 3 üncü maddesinde erişilebilirliğin izlenmesi ve denetlenmesi görevi Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarına verilmiştir. 2013 yılında yürürlüğe giren Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği hükümlerine istinaden her ilde valilikler bünyesinde Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonları kurularak faaliyetlere başlamıştır.
Ülkemizde yapılı çevrenin planlanması, ruhsatlandırılması ve inşası ile ilgili temel mevzuat olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek-1'inci maddesinde ve uygulama yönetmeliği olan "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği"nde de erişilebilirliğin uygulanmasına yönelik amir hükümler yer almaktadır. Bakanlığımız tarafından erişilebilirlik ölçü ve ölçütlerinin daha ayrıntılı olarak Yönetmelikte yer alması için teknik metin oluşturulmuş ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 01.07.2017 tarihinde Yönetmelik yayımlanmıştır. Bu Yönetmelikte yer alan erişilebilirlikle ilgili hükümler gereği, yeni tasarlanan tüm binalarda standarda uygunluk sağlanmak zorundadır.
2019 yılında yeni inşa edilecek binaların erişilebilir olarak tasarlanması ve inşa edilmesi için yine Bakanlığımızca teknik alt yapısı oluşturularak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulan revizyon talebi Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'ne eklenmiştir.
Mimar ve mühendislerin tüm bina tasarımlarının ilk aşamasından son aşamasına kadar başvurabileceği, açıklayıcı metinlerin yanı sıra mimari çizimlerin üç boyutlu görseller ile desteklendiği, aynı zamanda akademisyenler için kaynak niteliğindeki Erişilebilirlik Kılavuzu yayımlanmıştır.
Bakanlığımız tarafından erişilebilirlik uygulamalarının yaygınlaştırılması için bilgi ve bilinç düzeyinin artırılması amacıyla 2021 yılından bu yana farklı temalarla düzenlenen "Erişilebilirlik Atölyeleri"nin belediyelerin erişilebilirlik standartlarını uygulamasını sağlamak amacıyla "Erişilebilirlik Atölyeleri" "Kaldırımlar", "Yaya Geçitleri", "Duraklar" "Kent Parkları" ve "Halka Açık Tuvaletler" başlıklarıyla düzenlenen 77 atölyeye mimar, mühendis, tekniker ve yönetici katılım sağlamıştır.
Bakanlığımızca mevzuat kapsamında erişilebilirlik uygulamalarının geliştirilerek yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalara ilgili Kurumlarla iş birliği içinde devam edilmektedir.
Diğer taraftan kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: e 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.
" 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir gösterge olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fiillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. e Kadınayönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021- 2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık F aaliyet Planları hazırlanmaktadır. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki mevcut durumu değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyde ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 84 ŞÖNİM hizmet vermektedir. ŞÖNİM'lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır. Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerinin arttırılması üzere sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak ar-ge çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır. Türkiye genelinde Bakanlığımıza bağlı 81 ilde 112 kadın konukevi, yerel yönetimlere bağlı 13 ilde 35 kadın konukevi, STK'lara bağlı 1 kadın konukevi, diğer kamu kurumlarına (Göç İdaresi Başkanlığı) bağlı 2 kadın konukevi olmak üzere toplam 150 kadın konukevi 3.683 kapasite ile hizmet vermektedir. Bakanlığımıza bağlı toplam 112 kadın konukevinde 2.814 kapasite ile hizmet verilmekte olup Ocak 2020-Nisan 2025 yılları arasında kadın konukevlerimizden 219.267 kadın hizmet almıştır.
Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 424 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.
Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.
Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır. Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.
Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için 0
(sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve
BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır. e Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan acil yardım butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.
Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Türkiye'de Depremden Etkilenen Bölgede Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "İhtisaslaşmış Kadın Konukevlerinin Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmekte olup "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Kurumsal Kapasitenin ve Toplumsal Farkındalığın İletişim Boyutuyla Artırılması Projesi" ise tamamlanmıştır. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.
Bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadele konusunu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.
Türkiye'de suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan