Dumlu 2 Nolu Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 21 Nisan 2025 tarihinde 7/27539 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 267 gün sonra, 13 Ocak 2026).
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Dumlu 2 Nolu Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27539, 21 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27539-dumlu-2-nolu-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5baa7587-0a3a-49b5-abfd-01965c7405dd
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 267 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. yenisi eklenmektedir. Son aylarda ise özellikle Erzurum Dumlu 2 No'lu Yükse
Hapishanesindeki/hlaller, kamuoyunda geniş yer bulmaktadır.
Mahpusların aktarımına göre geçtiğimiz hafta sabah saatlerinde koğuşlara arama adı altında adeta baskın düzenlenmiştir. Bu esnada buzdolabında bulunan yiyecekler; dolaplarda bulunan elbiseler, çarşaflar; kişsel notlar ve mektuplar velhasıl mahpusların gündelik yaşamlarında kullandıkları hemen her nesne yırtılmış, kırılmış ve tahrip edilmiştir. Bu baskın esnasında infaz koruma memurlarının mahpusları "(...) siz merak etmeyin, size ne yapacağımızı biliyoruz. Size gününüzü göstereceğiz (...)" şeklinde alenen tehdit etmelerine ek olarak kurumu insan hakları ilkeleri çerçevesinde "idare" etmekle yükümlü cezaevi müdürünün de benzer şekilde "(...) siz bekleyin, çözüm süreci bitsin sizinle daha farklı şekilde muamele edeceğiz (...)" tehditlerde bulunduğu belirtilmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Açıkça psikolojik baskı ve fiziksel işkence tehdidi niteliğindeki bu ifadeler hapishanelerde sistematik hale gelen baskı ve işkence politikalarının yeni bir örneğini teşkil etmektedir.
Oysa Anayasa'nın 17'nci maddesi uyarınca "Hiç kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamelede bulunulamaz." Aynı şekilde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 2. maddesi hükümlü ve tutuklulara insan onuruna yakışır şekilde muamele edilmesini, ayrımcılık yapılmamasını ve kötü muamele yasağının gözetilmesini zorunlu kılmaktadır. Ulusal mevzuata ek olarak Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme (CAT), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi" nin 3. maddesi, BM Mahpuslara Muamele Standardı Nelson Mandela'Kuralları), mahpuslarâ i insah onuruna uygun şekilde davranılmasını ve kötü muameleye karşı korunmasını güvence altına almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Erzurum Dumlu 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde siyasi mahpusların koğuşlarına yönelik yapılan baskın ve arama işleminin gerekçesi nedir? Bu işlem sırasında gerçekleştirilen eşyaların tahribi, hangi yasal düzenleme çerçevesinde gerçekleştirilmiştir?
İnfaz koruma memurlarının ve cezaevi müdürünün mahpuslara yönelik tehdit içeren söylemleri hakkında Bakanlığınıza ulaşan herhangi bir şikayet olmuş mudur? Bu şikayetlere: ilişkin adli veya idari bir soruşturma başlatılmış mıdır? Cezaevindeki uygulamalar, Anayasa'nın 17. maddesi ile Ceza İnfaz Kanunu'nun 2. ve
maddeleri ile nasıl bağdaştırılmaktadır?
Erzurum Dumlu 2 No'lu Cezaevi'nde son | yıl içinde mahpuslar tarafından yapılan kötü muamele ve işkence başvurularının sayısı nedir? Bu başvurularla ilgili hangi işlemler gerçekleştirilmiştir?
Söz konusu cezaevine yönelik olarak, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) veya BM Özel Raportörleri tarafından herhangi bir izleme veya raporlama yapılmış mıdır? Yapıldıysa bulguları ve
Bakanlığınızın buna karşı aldığı tedbirler nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1624554 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27539 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden JLymLmâ - ObdWEn8 - SlrGCR6 - İGIXOO ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-763-2970/4177 Konu : Yazılı soru önergesi (1./91/202$
Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27539 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümüözlü kişiler barındırılmaktadır.
I1- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.
MI- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden R/9gSH7 - XxnNRtO - yhbOd4zli - i4GNUC- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
V- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Dumlu 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,
B) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hüp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden R/9gSH7 - XxnNRtO - yhbO4zL - i4GnUC- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan