İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/28070 GEÇ CEVAPLANDI · 271 GÜN

Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin

Kaynak göster

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 8 Mayıs 2025 tarihinde 7/28070 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 271 gün sonra, 3 Şubat 2026).

Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28070, 8 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28070-sincan-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4cb53644-3769-4908-8590-0196b5321f1f

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 271 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve

TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

26 yıldır cezaevinde tutulan ve ağır hasta mahpuslar arasında yer alan Selver Yıldırım'ın sağ gözünü tamamen, sol gözünü ise yüzde 85 oranında kaybettiği kamuoyuna yansımıştır. Uzun yıllar boyunca teşhis konulmadan tedavi edilmeyen Yıldırım'a 7 yıl gecikmeli olarak "santral seröz retinopati" teşhisi konulmuş; önerilen lazer tedavisi ise çeşitli gerekçelerle uygulanmamıştır. Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde tutulduğu süre boyunca kelepçeli muayeneye zorlanmış, tedaviye erişimi engellenmiş ve zamanla görme kaybı yaşamış, nihayetinde günlük yaşamını sürdüremeyecek noktaya gelmiştir.

Hekim raporuyla reçete edilen büyüteç ve güneş gözlüğü dahi "tehlikeli eşya" denilerek kendisine verilmemekte; bu durum temel bir sağlık hakkı olan tedaviye erişimin sistematik biçimde engellendiğini göstermektedir. Ayrıca tek başına temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak seviyede olan bir mahpusun cezaevinde tutulması, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri ile de açıkça çelişmektedir.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Selver Yıldırım'ın sağlığına ilişkin teşhis ve tedavi süreci neden 7 yıl boyunca geciktirilmiştir? Bu ihmalkârlığın sorumlusu olan kamu görevlileri hakkında herhangi bir idari soruşturma başlatılmış mıdır?

  2. Sağlık kurumu tarafından reçetelenen büyüteç ve güneş gözlüğü gibi tıbbi araçlar neden "tehlikeli eşya" gerekçesiyle mahpusa verilmemektedir? Bu uygulamanın yasal dayanağı nedir?

  3. Görme kaybı yaşayan ve yaşamını tek başına sürdüremeyen ağır hasta bir mahpusun halen cezaevinde tutulması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi ve BM Mandela Kuralları ile bağdaşmakta mıdır?

  4. Cezaevlerinde hasta mahpusların kelepçeli muayeneye zorlanması ve bu nedenle tedavilerinin aksatılması konusunda Bakanlığınızca alınmış herhangi bir önlem veya genelge mevcut mudur?

  5. Bugün itibarıyla Türkiye cezaevlerinde yaşamını tek başına idame ettiremeyecek derecede ağır hasta kaç mahpus bulunmaktadır? Bu kişilerin serbest bırakılması için hangi yasal veya idari adımlar planlanmaktadır?

  6. Selver Yıldırım'ın mevcut sağlık durumu, ailesinin ve avukatlarının başvurularına rağmen neden bağımsız bir sağlık kurulunca değerlendirilmemekte ve tahliye için gerekli işlemler başlatılmamaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

GK AŞZ 1630684 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Muş Milletvekili Sümeyye Boz tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/28070 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden DSN1Z00 - D93MvhT - wig8klJu - AvgFYW- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-833-517/610 Konu : Yazılı soru önergesi OL/Y06

Sayın Sümeyye BOZ Muş Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/28070 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ZUgUObp - euxLGY9 - ZSME711 - WUF2ZY- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.

11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

NI- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malâümlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 2ZUgUObp - euxLGY9 - ZSME711 - WUF2ZY- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

IV- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/12/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, hükümlünün Kuruma kabul muayenesinde santral seröz retinopati ve gastrit hastalıklarının bulunduğunu beyan ettiği, adı geçenin çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Bilkent Şehir Hastanesi, Etlik Şehir Hastanesi, Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesinin ilgili polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimliği tarafından 21/09/2023 tarihinde adı geçenin güneş gözlüğü ve büyüteç kullanmasının zaruri olmadığına dair rapor düzenlendiği,

B) Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri neticesinde 12/11/2025 tarihinde Adli Tıp 11. İhtisas Kurulu tarafından ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğine dair rapor düzenlendiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ZUGUObp - euxLGY9 - ZSME711 - WUF2ZY- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 6 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir