Kadına karşı şiddetin önlenmesine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 78 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sn. Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96/msı maddesi gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
5 Mayıs 2025 sabahı, İstanbul Şişli'de işe gitmekte olan 34 yaşındaki Bahar Aksu, 2022 yılında boşandığı eski eşi Rüstem Elibol ve üç arkadaşı tarafından araçla kaçırılmak istendi. Aksu'nun direnmesi üzerine Elibol, genç kadına altı el ateş ederek onu sokak ortasında katletti. Elibol ve beraberindekiler kısa sürede yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Bu vahşi cinayet, kadına yönelik şiddetin sadece bireysel bir suç değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bahar Aksu'nun daha önce Rüstem Elibol hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından şikayetçi olduğu, ancak herhangi bir koruma tedbirinin alınmadığı ortaya çıkmıştır. Bu durum, mevcut yasal düzenlemelerin ve uygulamaların yetersizliğini ve kadınların korunmasında ciddi eksiklikler olduğunu göstermektedir.
Bu bilgiler ışığında;
SORULAR
Bahar Aksu'nun daha önce yaptığı şikayetler doğrultusunda herhangi bir koruma tedbiri alınmış mıdır? Alınmamışsa, gerekçesi nedir?
Rüstem Elibol'un beş ayrı suç kaydı bulunmasına rağmen, neden etkili bir denetim ve izleme mekanizması uygulanmamıştır?
Kadına yönelik şiddet vakalarında, mağdurların korunması ve faillerin izlenmesi konusunda Bakanlığınızın yürüttüğü çalışmalar nelerdir?
Kadınların şiddet tehdidi altında olduklarında başvurabilecekleri mekanizmaların etkinliği nasıl değerlendirilmektedir?
Bu tür olayların tekrarının önlenmesi için Bakanlığınızın kısa ve uzun vadeli planları nelerdir?
Kadın örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının kadına yönelik şiddetle mücadelede bakanlıkla iş birliği hangi düzeydedir? Bakanlığınız bu örgütlerin görüşlerini hangi sıklıkla dikkate almaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o :a)21.05.2025 tarihli ve 1630684 sayılı yazınız. b)28.05.2025 tarihli ve 1636504 sayılı yazınız.
İlgi yazılar ekinde alınan Çanakkale Milletvekili Sayın Rıdvan UZ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/28090 ve 7/28409 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan I - 7/28090 Cevap Metni (4 Sayfa) 2 - 7/28409 Cevap Metni (2 Sayfa) Telefon No:(312) 705 7330 gile;
Çanakkale Milletvekili Sayın Rıdvan UZ"a Ait 7/28090 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine
İlişkin Cevap Metni
Kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, tüm tarafların iş birliğinde çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir:
2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.
2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir göstergesi olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fiillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri ise Türk Ceza Kanununa eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu
• kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır.
Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki çalışmaları-gelişmeleri değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 17 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak, şiddete maruz kalan ya da şiddete maruz kalma riski bulunan kişilerin başvurabileceği, danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleriyle, ihtiyaç duydukları konularda güçlendirici ve destekleyici hizmetleri veren ve çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 84 ŞÖNİM hizmet vermektedir.
Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde Bakanlığımıza bağlı 81 ilde 112 kadın konukevi, yerel yönetimlere bağlı 13 ilde 35 kadın konukevi, STK'lara bağlı 1 kadın konukevi ile diğer kamu kurumlarına (Göç İdaresi Başkanlığı) bağlı 2 kadın konukevi olmak üzere toplam 150 kadın konukevi hizmet vermektedir.
Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 424 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.
ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır.
Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerini artırmak üzere sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak AR-GE çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır.
Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı 1.287 birim, Adalet Bakanlığına bağlı 171 Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ile sorumlu kurumlar ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.
Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır.
Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında pilot olarak uygulanan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır. Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır. e Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. Aplikasyonda yer alan acil durum butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Kurumsal Kapasitenin ve Toplumsal Farkındalığın İletişim Boyutuyla Artırılması Projesi", "Türkiye'de Depremden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "Kadın Konukevleri Hizmetlerinde İhtisaslaşmış Bir Yaklaşım: Güçlenme ve Etkin Destekle Verimli Entegrasyon Projesi (GÜVEN)" başlıklı projeler devam etmektedir.
Öte yandan, Bakanlığımız tarafından 6284 sayılı Kanunun 20/2 maddesinde yer verilen "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmü uyarınca çocuklara yönelik cinsel istismar dosyalarına katılım sağlanmaktadır. Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Takdiri indirim veya haksız tahrik indirimi uygulanan dosyalarda ise somut olaya göre ele alınarak kararlara karşı süresinde kanun yollarına başvuru yapılmakta, uygulanan indirimin kaldırılarak sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmektedir.
Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, 6284 sayılı Kanunda "şiddet"; "kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketler, buna yönelik tehdit ve baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış" olarak ifade edilmiştir. "Kadına yönelik şiddet" ise "kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan ve bu Kanunda şiddet tanımlanan her türlü tutum ve davranış" olarak tanımlanmıştır.
Şiddet mağduru olan ya da olma ihtimali bulunan mağdurların, yeniden şiddete uğramalarının önüne geçmek amacıyla Kanunda koruyucu ve önleyici tedbir kararları düzenlenmiştir. Bahse konu Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerinde koruyucu tedbir kararları; 5 inci maddesinde ise önleyici tedbir kararları öngörülmüştür. Anılan Kanun kapsamında, korunan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar ilgili tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülki amir tarafından karar verileceği hususu Kanunun 3 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 3/1-(a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kanun kapsamında, korunan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebileceği hususu 4 üncü maddede düzenlenmiştir. Kanun kapsamında, şiddet uygulayan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebileceği hususu 5 inci madde de düzenlenmiştir.
Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 5/1-(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilmektedir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmamaktadır. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilmektedir.
Diğer yandan; 6284 sayılı Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması görevi Bakanlığımıza verilmiştir.
Kadına yönelik şiddete dair yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde dosya incelenerek tarafımızca yapılan değerlendirme sonucunda itiraz edilmesi gerektiği kanaati oluşması halinde ilgili Sulh Ceza Hâkimliğine başvurularak kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmektedir.
Soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin yapılan kovuşturma, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2025/186 E. sayılı dosyasına kayden görülmektedir. Davaya katılma talepli dilekçe sunulmuş olup dava Bakanlığımızca takip edilmektedir.
Soru önergesinde yer alan diğer konular, diğer bakanlıkların görev ve faaliyet alanında olduğundan değerlendirilememiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan