İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/28142 GEÇ CEVAPLANDI · 36 GÜN

Sınav başarısına odaklı eğitim sisteminin sebep olduğu problemlere ilişkin

Kaynak göster

Rıdvan Uz (İYİ Parti), 8 Mayıs 2025 tarihinde 7/28142 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 36 gün sonra, 13 Haziran 2025).

Rıdvan Uz (İYİ Parti, Çanakkale). “Sınav başarısına odaklı eğitim sisteminin sebep olduğu problemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28142, 8 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28142-sinav-basarisina-odakli-egitim-sisteminin-sebep-oldugu-problemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1f301df0-491a-4fa2-890a-0196b3fb12d5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 36 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Sn. Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı maddesi gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye'deki eğitim sistemi uzun yıllardır sınav merkezli bir yapıya indirgenmiş; öğrenci başarısı büyük oranda merkezi sınavlardaki puanlara göre değerlendirilmiştir. LGS, YKS ve benzeri sınavlar, hem öğrencilerin hayatlarında belirleyici hale gelmiş, hem de öğretmenlerin ve okulların performans ölçütü olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu durum, eğitimin asli amacı olan bireyin yeteneklerini geliştirme, düşünsel ve ahlaki olgunluk kazandırma misyonunun ikinci plana itilmesine neden olmuştur.

OECD PISA 2022 verilerine göre, Türk öğrenciler: Okuduğunu anlama alanında 81 ülke arasında 39. sırada, Matematikte 40. sırada, Fen bilimlerinde ise 39. sırada yer almıştır. Bu sonuçlar, sınav başarısına odaklanan sistemin, gerçek öğrenmeyi teşvik etmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ve akademik çalışmalar, sınav odaklı sistemin: Öğrencilerde yüksek sınav kaygısı, Tükenmişlik sendromu, Psikolojik çöküntü ve hatta intihar eğilimi gibi ciddi sorunlara yol açtığını ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2023 yılında ortaöğretim çağındaki çocuklar arasında psikolojik danışma hizmetlerine başvuru sayısı son 5 yılda 9680 artmıştır. Özellikle sınav dönemlerinde bu başvurularda ani artışlar yaşandığı saptanmıştır. Türkiye genelinde her yıl milyonlarca öğrenci, LGS ve YKS gibi sınavlara hazırlık amacıyla özel dershanelere, özel okullara, test kitaplarına ve bireysel özel derslere yönlendirilmektedir. Sınav merkezli sistem; sadece bilgiyi ölçmeye odaklanarak, öğrencilerin yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, sosyal sorumluluk alma gibi çağın gerektirdiği becerileri edinmelerinin önünde engel teşkil etmektedir.

Dünyada birçok gelişmiş ülke, sınav merkezli eğitim anlayışından uzaklaşmakta; yerine süreç odaklı değerlendirme, portfolyo sistemleri, proje bazlı öğrenme ve kişiselleştirilmiş eğitim gibi alternatif modeller geliştirmektedir. Türkiye'nin de, bu tür alternatif sistemleri araştırması, pilot uygulamalarla test etmesi ve sınav odaklı yapının zararlarını azaltması artık bir zorunluluktur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. . Türkiye genelinde son 10 yılda LGS ve YKS sınavlarına hazırlık amacıyla özel ders, kurs ve test kitaplarına ayrılan ortalama aile harcaması ne kadardır?

  2. 2020-2024 yılları arasında, sınavlara bağlı olarak rehberlik servislerine yapılan başvurulara göre öğrencilerde görülen kaygı bozukluğu, depresyon ve panik atak gibi psikolojik rahatsızlıkların oranı nedir?

  3. . Sınav başarısına odaklanan mevcut sistemin dışında, yaratıcı düşünmeyi ve bireysel farklılıkları destekleyecek bir ölçme-değerlendirme modeli geliştirilmesi yönünde Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır?

  4. Eğitim müfredatında sınav dışı becerileri (yaratıcılık, eleştirel düşünme, işbirliği vb.) geliştirmeye yönelik hangi uygulamalar bulunmaktadır?

  5. . Son 5 yılda merkezi sınavlarda (LGS ve YKS) yüksek başarı elde eden öğrencilerin kaçı devlet okullarından, kaçı özel okullardan mezun olmuştur? Bu dağılım bölgeler arasında ne gibi farklar göstermektedir?

  6. Her eğitim öğretim yılında sınav baskısıyla okulu bırakmak zorunda kalan veya eğitim motivasyonunu kaybeden öğrenci sayısı kaçtır?

    . Alternatif sınav sistemleri veya portfolyo, proje tabanlı değerlendirme gibi yöntemlerin

    Türkiye eğitim sistemine entegrasyonu için planlanan bir pilot uygulama mevcut mudur?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

c) 21/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1630684 sayılı yazınız.

ç) 26/05/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-163442$ sayılı yazınız. d)28/05/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1636504 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU"nun 7/27022, İzmir Milletvekili Yüksel TAŞKIN 'ın 7/28043, Aydın Milletvekili Hüseyin YILDIZ'ın 7/28138, Tekirdağ Milletvekili Cem AVŞAR'ın 7/28140, Çanakkale Milletvekili Rıdvan UZ'un 7/28142 ve 7/28143, Kocaeli Milletvekili Nail ÇİLER'in 7(28148, Ankara Milletvekili Murat EMİR"in 7/28347, Adana Milletvekili Bilal BİLİCİ'nin 7/28348 ile Ordu Milletvekili Mustafa ADIGÜZEL'in 7/28457 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı YUZYILI mim YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Bakanlığımıza bağlı okullarda, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri kapsamında, öğrencilerin olumsuz duygusal deneyimlerin üstesinden gelme, stres verici durumların olumsuz etkilerini hafifletme, olumlu davranış geliştirme becerileri kazanmaları amacıyla duygu konirolü, çatışma-çözme becerileri, öfke kontrolü, psikososyal destek hizmetleri, iletişim, yaşam becerileri, olumlu davranış geliştirme gibi konularda çalışmalar yapılmaktadır.

Okullarımızda her sınıf düzeyinde olduğu gibi sınava girecek olan 8 ve 12. sınıf öğrencilerine yönelik okul psikolojik danışmanı/rehber öğretmenleri tarafından grup çalışmaları (sınıf rehberliği, seminerler, psikoeğitim programları, eğitimler vb.) ve bireysel görüşmeler yürütülmektedir. Bu kapsamda 2020-2025 yılları arasında 8. sınıf öğrencileri ile sınav kaygısı konusunda 235.554 bireysel görüşme, 3.596.311 öğrenciyle grup çalışması yürütülmüştür. Motivasyon konusunda 1.333.207 bireysel görüşme, 5.966.643 öğrenciyle grup çalışması yürütülmüştür. 12. sınıf öğrencileri ile sınav kaygısı konusunda 179.495 bireysel görüşme, 645.108 öğrenciyle grup çalışması yürütülmüştür. Motivasyon konusunda 943.941 bireysel görüşme, 868.678 öğrenciyle grup çalışması yürütülmüştür.

Bakanlığımız tarafından öğrencilerin akademik ve gelişimsel özelliklerinin sistematik bir biçimde izlenmesi ve öğrenme süreçlerinde bireysel farklılıklarının gözetilmesi amacıyla izleme araştırmaları ile biçimlendirici değerlendirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bunlardan "Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE)", "Dört Beceride Türkçe Dil Sınavı" ve "Okul Tabanlı İzleme" ulusal; "Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA)" ve "Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS)" ise uluslararası izleme araştırmalarıdır.

İzleme araştırmaları, sıralama amacı gütmez; öğrenme eksikliklerinin tespit edilerek başarının iyileştirilip geliştirilmesine odaklanır. İzleme araştırmaları yüzde seksen aynı sorulardan oluşan, aynı yaş gruplarında uygulanan ve zorluk dereceleri test edilerek belirlenmiş sorularla gerçekleştirilir. Bu şekilde, önceki döngülerle karşılaştırmalı veriler sunarak eğitim politikalarına da yön verebilmektedir. İzleme araştırmaları üretici düşünmeyi ve bireysel farklılıkları da desteklemektedir.

Biçimlendirici değerlendirme, öğrenme için değerlendirme (assessment for learning) olarak ifade edilmektedir. Biçimlendirici değerlendirme her öğrencinin öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak, öğretim sürecini öğrencilere göre etkileşimli ve sürekli bir biçimde uyarlamak, öğrenme sürecinde öğrenmeyi desteklemek amacıyla öğretimi düzenlemek, dönüt vererek amaçlanan hedeflere ulaşmayı sağlamak için kullanılan bir yöntem olarak tanımlanmaktadır (Black ve Wiliam, 1998; McManus, 2008). Tamamlayıcı ölçme ve değerlendirme yöntem ve araçları (portfolyoya dayalı değerlendirme, performans değerlendirme, öz ve akran değerlendirme yöntemleri gibi) da kullanılarak ölçme ve değerlendirmede bireyselleşmenin sağlanması ve öğrencilerin öğrenme eksiklerinin zamanında giderilmesi amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile UNICEF Türkiye Temsilciliği işbirliğinde "Sınıf İçi Ölçme ve Değerlendirme Süreçlerinde Öğretmenlerin Güçlendirilmesi Projesi" Mart-Aralık 2024 tarihlerinde yürütülmüştür. Bu çalışmayla, biçimlendirici değerlendirmenin ilkokullarda etkili bir şekilde kullanılması için ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf içi ölçme ve değerlendirmeye yönelik ihtiyaçları doğrultusunda öğretmenlere bu alanda daha fazla materyal desteği sunulması ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı hay YÜZYILI hizmet içi eğitim programları hazırlanarak çok sayıda öğretmene eğitim verilmesi hedeflenmiştir. Böylece ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf içi ölçme ve değerlendirme kapasitelerinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır.

Proje sürecinde yürütülen çalışmalar neticesinde ilkokullarda her bir sınıf düzeyi için sınıf içi ölçme ve değerlendirme süreçlerinde kullanılabilecek ölçme ve değerlendirme araçlarının, biçimlendirici değerlendirme ve oyun temelli değerlendirme etkinlik örneklerinin yer aldığı 17 kılavuz kitap hazırlanmıştır.

Bu kılavuz kitaplara https://odsgm.meb. gov.tr/Www/biçimlendirici-degerlendirme-etkinlik-örnekleri-kilavuz-kitaplari/icerik/1291 adresinden ulaşılabilmektedir.

Söz konusu proje kapsamında Bakanlığımıza bağlı ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin biçimlendirici değerlendirme konusunda bilgi ve becerilerini artırmak ve biçimlendirici değerlendirme yaklaşımları konusunda eğitici yetiştirmek amacıyla "İlkokullarda Biçimlendirici Değerlendirme Eğitici Eğitimi Kursu" gerçekleştirilmiştir. Bu kursu başarıyla tamamlayan eğiticiler görev yaptıkları illerde sınıf öğretmenlerine eğitim vermektedir.

Proje kapsamında ayrıca Denizli, İstanbul, Kahramanmaraş Kayseri ve Van illerinde Eylül-Aralık 2024 tarihlerinde pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulama neticesinde, öğretmen eğitimlerinden elde edilen dönütler doğrultusunda ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) Öğretim Programlarına uygun olacak şekilde biçimlendirici değerlendirme kılavuz kitapları güncellenmektedir.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; bireyin tüm yönleriyle gelişimi esasına dayanan özgün bir eğitim modeli olarak tasarlanmıştır. İnsanın doğası gereği çok yönlü bir varlık olması; zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel, ahlaki bakımdan çok yönlü gelişimini destekleme ihtiyacı bütüncül eğitim yaklaşımını gerektirmektedir. Bütüncül eğitim, insan ve toplum hayatında yer alan tüm alanların dikkate alındığı bir eğitim yaklaşımıdır. Bütüncül eğitimin en genel hedefi; insanı temel erdemler doğrultusunda yetiştirmek, insanın kendisi dâhil tüm varlıkların varoluşunun değerini bir varoluşsal bütünlük içinde kavramasıyla hayatı anlamlı kılmaktır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli*nde karmaşık ve soyut fikirleri eyleme dönüştürme sürecinde ortaya çıkan kavramsal beceriler ile bu becerilerin derslere özgü yapılarını temsil eden alan becerileri; ilgili derse ait bilgi kümelerini temsil eden içerik çerçevesi ile bütünleşerek öğrenme çıktılarını oluşturmaktadır. Modelde ayrıca öğrencilerin becerilerini geliştirmek ve eyleme geçirmek için temel bir bileşen olarak yer alan eğilimler ile öğretim sürecinin dinamik bir yapıda ilerlemesine ve eğitimin örtük hedeflerinin özetlenmesine yardımcı olan Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi, sistem düşüncesi ve sosyal-duygusal öğrenme becerilerinden oluşan programlar arası bileşenlere yer verilmiştir. Öğrenme çıktılarının hayata geçirildiği ve öğrenme kanıtlarının kullanıldığı öğrenme-öğretme yaşantılarının öğrenme-öğretme uygulamaları bölümünde, eğilimler ve programlar arası bileşenlerle desteklenerek öğrencilere zengin bir öğrenme ortamı sağlamaktadır.

Programlarımızda karmaşık bir süreç gerektirmeden edinilen, gözlenebilen; saymak, okumak, yazmak, çizmek, bulmak, seçmek, belirlemek, işaret etmek, ölçmek, sunmak, çevirmek, kaydetmek gibi eylemler temel beceriler arasında; çelişki giderme, gözlemleme, özetleme, çözümleme, sınıflandırma, bilgi toplama, karşılaştırma, sorgulama, genelleme, çıkarım yapma, gözleme dayalı tahmin etme, mevcut bilgiye/veriye dayalı tahmin etme, yapılandırma, yorumlama, yansıtma, muhakeme (akıl yürütme), değerlendirme, tartışma, mantıksal denetleme ve sentezleme bütünleşik beceriler arasında; karar verme, problem çözme ve eleştirel düşünme ise üst düzey düşünme becerileri arasında yer almaktadır.

24 Be MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN eğ NM Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI

Bununla birlikte sosyal-duygusal öğrenme becerileri arasında kendini tanıma (6Z farkındalık becerisi),) kendini düzenleme (öz düzenleme becerisi) ve kendine uyarlama (öz yansıtma becerisi) benlik becerilerine; iletişim, iş birliği ve sosyal farkındalık sosyal yaşam becerilerine; uyum, esneklik ve sorumlu karar verme birleşik becerilerine yer verilmiştir.

Öte yandan, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve UNICEF Türkiye Temsilciliği iş birliğinde, Ankara Üniversitesinin akademik desteği ile öğrencilerin sosyal ve duygusal becerilerine yönelik değerlendirme çerçevesinin geliştirilmesi ve e-okul karne davranış notları bölümünün geliştirilen değerlendirme çerçevesi kapsamında yeniden düzenlenmesi amacıyla Nisan 2022-Ekim 2024 tarihlerinde "Sosyal ve Duygusal Beceriler Kapsamında Karne Davranış Notlarının Değerlendirilmesi Projesi" yürütülmüştür. Hedef kitlesinde ilkokul ve ortaokullarda eğitim gören öğrenciler ve bu okullarda görev yapan öğretmenler bulunan projede, öğrencilerin sosyal ve duygusal becerilerinin sistematik bir şekilde değerlendirilmesini sağlayacak ölçme araçlarının geliştirilmesi amaçlanmıştır.

Proje kapsamında yapılan ihtiyaç analizi, Akademik, Sosyal ve Duygusal Öğrenme İşbirliği'nin (CASEL) geliştirdiği Sosyal ve Duygusal Öğrenme Çerçevesi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) geliştirdiği "Büyük Beşli Sosyal ve Duygusal Beceriler Modeli", Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sosyal Duygusal Gelişim Yeterlik Alanları, KI2 Beceriler Çerçevesi Türkiye Bütüncül Modeli temel alınarak davranış ve becerilere ilişkin çerçeve geliştirilmiştir. Bu çerçevenin geliştirilmesinin ardından öğrencilerin sosyal ve duygusal becerilerini ölçmeye ve değerlendirmeye yönelik araçlar ile bu araçların kullanımına yönelik kılavuzlar geliştirilmiştir.

TYMM kapsamında ilkokul 1. sınıf öğrencileri için karne yerine öğrencilerin sosyal-duygusal öğrenme becerilerini de içeren gelişim raporlarının kullanılmasına yönelik karar alınmıştır. Bu karar doğrultusunda TYMM'de yer alan sosyal-duygusal öğrenme becerileri ile geliştirilen bu çerçeve uyumlu hale getirilmiştir. Bu kapsamda sosyal ve duygusal beceriler 2024-2025 eğitim ve öğretim yılının 1. dönemi sonunda ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin gelişim raporlarında yer almıştır.

Ölçme değerlendirme faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması ve esasların belirlenerek okullardaki sınıf içi ölçme uygulamalarının ülke genelinde birlik içerisinde, ölçme araçlarının sahip olması gereken geçerlik, güvenilirlik ve kullanışlılık özelliklerine dikkat edilerek yapılması amacıyla hazırlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği" 09.09.2023 tarihli ve 32304 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü girmiş olup, anılan Yönetmelik hükümleri kapsamında ülke genelinde ortak değerlendirmenin yapılması, öğrencilerin kazanımları edinme düzeylerinin belirlenmesi, varsa yanlış ya da eksik öğrenmelerin tespit edilmesi amacıyla ortak yazılı sınav uygulamasına geçilmiştir.

Okullarda tüm sınavlar, cevaplarını öğrencilerin oluşturduğu ve farklı bilişsel düzeyde kazanımları ölçen açık uçlu veya açık uçlu ve kısa cevaplı sorulardan oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılmaktadır. Sınavlarda ilk defa açık uçlu sorular kullanılmıştır. Açık uçlu sorular ile birlikte öğrencilerin dil becerileri ve kelime dağarcıkları gelişmekte, öğrencilerimiz dilimizin zenginliklerinin farkına varmakta, kendilerini ifade etme yetenekleri artmakta ve öğrencide kalıcı öğrenme gerçekleşmektedir.

Türkçe, Türk dili ve edebiyatı ve yabancı dil derslerinin sınavları yazılı ve uygulamalı olmak üzere iki aşamada yapılmaktadır. Her öğrenci için yeterli zaman ayrılarak ders öğretmeni tarafından dinleme ve konuşma becerilerini ölçen uygulama sınavları yapılmaktadır. Böylece öğrencilerimiz dört temel dil becerisini geliştirerek kendini ifade etme yeterliliklerini ortaya koymaktadır.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı hey YUZYILI

Süreç odaklı değerlendirme yaklaşımına geçilerek öğretim sürecinde neler yapıldığını, öğrencideki gelişimin ne düzeyde olduğunu ortaya koyan durum değerlendirilmesi yapılmaktadır. Böylece öğrencinin sürecin başında bulunduğu nokta ile sürecin sonunda geldiği gelişim seviyesinin ortaya konması sağlanmaktadır. Öğrencinin gelişimi periyodik olarak izlenir ve öğrenci/veliye geri bildirim verilir.

İlkokullarda sınav saati uygulaması kaldırılmıştır. Sınıf ve ders öğretmenleri, ölçmeyi sürekli olarak öğretim faaliyetleri sırasında yapmaktadır. Öğrencide yanlış/eksik öğrenme olmaması için öğrenciye anında geri bildirim verilmektedir.

"Sınıf İçi Ölçme ve Değerlendirme Süreçlerinde Öğretmenlerin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında yapılan çalışmaların ilkokullarda yaygınlaştırılması amacıyla hâlihazırda yaklaşık 35 bin sınıf öğretmenine eğitim verilmiştir. Bununla birlikte proje kapsamında hazırlanan biçimlendirici değerlendirme kılavuz kitapları dijital olarak tüm sınıf öğretmenlerinin kullanımına sunulmuştur.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir