Hava, su ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 21 Mayıs 2025 tarihinde 7/28856 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 139 gün sonra, 7 Ekim 2025).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Hava, su ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28856, 21 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28856-hava-su-ve-cevre-kirliliginin-onlenmesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/10990357-a101-4442-abff-0196f3352de2
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 139 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Av. Dr. Len TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili
SORULAR
Türkiye genelinde son 5 yıl içerisinde hava, su ve çevre kirliliği oranlarında nasıl bir değişim gözlemlenmiştir? Özellikle sanayi bölgeleri ve büyük şehirlerdeki hava kalitesi ölçümleri sonuçları nelerdir?
Su kaynaklarının kirlenmesine neden olan başlıca faktörler nelerdir? Tarım, sanayi ve yerleşim yerlerinden kaynaklanan kirliliğe karşı alınan önlemler nelerdir?
Karadeniz Bölgesi'nde hidroelektrik santral (HES) projelerinin sayısı ve bu projelerin çevreye olan etkileri hakkında yapılan bilimsel çalışmalar mevcut mudur?
Karadeniz Bölgesi'nde otoyol ve yol yapım çalışmaları nedeniyle doğal yapının bozulduğu alanlar var mıdır? Bu projelerin ekosisteme verdiği zararları en aza indirmek için hangi tedbirler alınmaktadır?
Karadeniz yaylalarının turizm, yapılaşma ve altyapı projeleri nedeniyle tehdit altında olduğu ifade edilmektedir. Bu konuda bakanlığınızca yapılan denetim ve koruma çalışmaları nelerdir?
Yaylalarda yapılaşmaya izin verilmesi, doğal ve kültürel mirasın korunmasına zarar vermekte midir? Özellikle yayla turizmi kapsamında yapılan yatırımların çevreye etkileri değerlendirilmekte midir?
Hava ve sukirliliği ile çevre tahribatını önlemek adına yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ile yürütülen ortak projeler mevcut mudur?
Karadeniz Bölgesi'ndeki doğal alanların korunması için uluslararası standartlara uygun çevre koruma politikaları uygulanmakta mıdır?
Karadeniz sahil yolu projesinin bölgenin ekosistemine ve biyolojik çeşitliliğine etkileri hakkında bir değerlendirme yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonuçları nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLARI
SORULAR
1. Türkiye genelinde son 5 yıl içerisinde hava, su ve çevre kirliliği oranlarında nasıl bir değişim gözlemlenmiştir? Özellikle sanayi bölgeleri ve büyük şehirlerdeki hava kalitesi ölçümleri sonuçları nelerdir?
2. Su kaynaklarının kirlenmesine neden olan başlıca faktörler nelerdir? Tarım, sanayi ve yerleşim yerlerinden kaynaklanan kirliliğe karşı alınan önlemler nelerdir?
3. Karadeniz Bölgesi'nde hidroelektrik santral (HES) projelerinin sayısı ve bu projelerin çevreye olan etkileri hakkında yapılan bilimsel çalışmalar mevcut mudur?
4. Karadeniz Bölgesi'nde otoyol ve yol yapım çalışmaları nedeniyle doğal yapının bozulduğu alanlar var mıdır? Bu projelerin ekosisteme verdiği zararları en aza indirmek için hangi tedbirler alınmaktadır?
5. Karadeniz yaylalarının turizm, yapılaşma ve altyapı projeleri nedeniyle tehdit altında olduğu ifade edilmektedir. Bu konuda bakanlığınızca yapılan denetim ve koruma çalışmaları nelerdir?
6. Yaylalarda yapılaşmaya izin verilmesi, doğal ve kültürel mirasın korunmasına zarar vermekte midir? Özellikle yayla turizmi kapsamında yapılan yatırımların çevreye etkileri değerlendirilmekte midir?
7. Hava ve su kirliliği ile çevre tahribatını önlemek adına yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ile yürütülen ortak projeler mevcut mudur?
8. Karadeniz Bölgesi'ndeki doğal alanların korunması için uluslararası standartlara uygun çevre koruma politikaları uygulanmakta mıdır?
9. Karadeniz sahil yolu projesinin bölgenin ekosistemine ve biyolojik çeşitliliğine etkileri hakkında i bir değerlendirme yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonuçları nelerdir?
CEVAP
Ülkemizde Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı çalışmaları 2004 yılında 35 adet hava kalitesi izleme istasyonu ile başlamış olup, şu an itibariyle 383 adet hava kalitesi izleme istasyonu ile tüm illerimizde saatlik ortalamalar şeklinde 7/24 izlenmekte ve talep edilen tüm bilgiler www.havaizleme.gov.ir web adresi ile Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı Mobil Uygulaması üzerinden vatandaşlarımızın bilgisine sunulmaktadır. Hava kalitesi izleme istasyonlarına ait detaylı bilgilere www.havaizleme.gov.tr web adresinden ulaşılabilmektedir.
Su kaynaklarının kirlenmesine neden olan başlıca faktörler arıtılmadan deşarj edilen endüstri ve kentsel atıksular ile noktasal ve tarımdan gelen yayılı kaynaklardır. Kirletici kaynakların kontrol altına alınarak su kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla alıcı ortamda ve kirletici kaynaklardaki izlemelerimize ve denetimlerimize titizlikle devam etmekteyiz. Bakanlığımızca kirliliğin yerinde tespitine yönelik çalışmalarımızdan kurulu kapasitesi 5000 mi/gün ve üzeri olan atıksu arıtma tesisleri sürekli 7/24 online izlenerek veriler Bakanlığımız Sürekli İzleme Merkezi (SİM) veri tabanına aktarılmaktadır. SİM üzerinden, uzaktan otomatik numune aldırma yöntemi ile bu tesislerde 7/24 teknolojik denetim yapılmaktadır.
Bakanlığımızca su kirliliğinin önlenmesi ve kontrolüne yönelik çalışmalar 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (SKKY) ve Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği (KAAY) çerçevesinde yürütülmektedir. Bakanlığımız görev, yetki ve sorumlulukları kapsamında noktasal kaynaklardan (sanayi ve kentsel atıksu deşarjları) gelen kirleticilere özgü çeşitli önlemler alınmakta ve çalışmalar yürütülmektedir.
Noktasal kaynaklı kirleticilerin SKKY ve KAAY? de belirlenen hükümlere ve deşarj standartlarına uyum sağlaması ve uygun bertarafı için evsel/kentsel ve endüstriyel atıksu arıtma tesislerinin kurulması zorunlu hale getirilmekte, atıksuyun kaynağında önlenmesi ve bertarafi için temiz üretim teknolojileri ve atıksu minimizasyonu uygulamaları geliştirilmekte, atıksuyun yeniden kullanımı teşvik edilmekte ve kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde daha sıkı deşarj standartları uygulanmakta olup atıksuyun niteliğine göre ilgili deşarj standartlarını sağlamayan ve söz konusu mevzuata aykırı faaliyette bulunan kurumlara ve işletmelere idari yaptırım uygulanmaktadır.
Bakanlığımızca ülkemizin önemli su kaynaklarında yapılan çalışmalar sonucunda; su kaynaklarının kirlenmesinin iklim değişikliğinin olumsuz etkileri sonucu su seviyesinin düşmesi ve kirlilik yoğunluğunun artması bununla birlikte tarımsal ilaç kullanımı, atık yönetimindeki sorunlar, doğal süreçler, antropojenik etkiler gibi birçok faktöre dayanabilmektedir. Bu kapsamda ülkemiz korunan alanlarındaki su kaynakları Bakanlığımızca izlenmekte ve öncelikli müdahale edilmesi gerekli alanlar belirlenerek çalışmalar planlanmakta ve yürütülmektedir. İçme suyu havzası niteliği taşıyan sulak alanlarımızda yüzey temizliği, dip çamuru temizliği, eylem planı, su kalitesi izleme vb. çalışmalar yürütülmektedir.
Hidroelektrik Santral Projelerinde; HES projeleri, DSİ Genel Müdürlüğü'nce onaylanan Fizibilite Raporlarına göre planlanmakta ve Bakanlığımız tarafından ÇED Olumlu kararı verilmesi sonrasında mer'i mevzuat gereğince ilgili diğer tüm kurum ve kuruluşlardan onay/izin/ruhsat alınarak işletmeye geçmektedirler.
Ülkemizde planlanan ve ÇED Yönetmeliği kapsamında Bakanlığımıza başvurusu yapılan her Hidroelektrik Enerji Santrali (HES) projesinin ÇED sürecinde; bölge topografyası, arazi özellikleri ve kullanım durumları, iklim özellikleri, hidrojeolojik özellikleri, doğal afet durumu, tarım, turizm, toprak, su, hava ve atmosferik koşulları, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, çevresel ve sosyal eylem planı, hassasiyet ve benzeri özellikleri dikkate alınmaktadır.
Cumhurbaşkanlığımızca duyurulan Net Sıfır Emisyon Stratejisi doğrultusunda; ilgili kuruluşlarla işbirliği dâhilinde Hava kalitesi ile ilgili olarak çalışmalarımız yürütülmekte olup, bilgi teknolojileri ve coğrafi bilgi sistemlerini doğrudan kullanan HEY Portalı ve NEFES yazılımı ile illerimizde hava kalitesi seviyelerinin korunmasına esas karar destek süreçleri için veri üretilmekte ve illerimizde hava kalitesinin korunması önlemlerinin yaygınlaştırılması için gerekli tavsiyeler yerel yönetimlere aktarılmaktadır.
Bakanlığımız tarafından atıksu altyapı yönetimleri olan yerel yönetimler, Üniversiteler ile işbirliği içerisinde su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, su kirliliğinin önlenmesi ve kontrolü konularında birçok proje yürütülmüş olup hali hazırda işbirliği içerisinde yürütülen bazı projelerimiz de devam etmektedir.
Projeler; e Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planı Bakanlığımız koordinasyonunda, yerel. yönetimlerin de içerisinde yer aldığı ilgili kurum ve kuruluşların katkıları ile hazırlanarak uygulanmaya başlanmıştır. e Bakanlığımızca yürütülen Atıksu Arıtma Tesislerinin Kamu Özel Sektör İşbirliğiyle Yapılarak İşletilebilirliğinin Örnek Fizibiliteler Yoluyla Araştırılması Projesi ile belediyeler tarafından yapılması ile kamu özel iş birliği ile yapılması durumlarına ait karşılaştırmalar belirlenen tesisler üzerinde gerçekleştirilen fizibilite çalışmaları ile ortaya konulmuştur. e Bakanlığımızca, belediyelerce oluşturulan atıksu birliklerine uygun kavramsal bir yapının pilot bölge olarak seçilen Akarçay Nehir Havzasında tasarlanmasını öngören, atıksu birlik modelini ülkemizde uygulanabilir bir yönetim modeli olarak ortaya çıkaran Türkiye'de Su Birliklerinin Tanımlanması ve Geliştirilmesi Projesi yürütülmüştür.
"e Bakanlığımızca 16.10.2024 tarihi itibariyle başlamış olan "Atıksu Arıtma Tesisi (AAT) Ulusal Tasarım Kriterlerinin Belirlenmesi Projesi" ile, istenilen düzeyde arıtma verimini sağlayabilecek, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla uyumlu, doğal kaynakları koruyan, iklim ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayan, kaynak ve enerji verimliliğini hedefleyen atıksu arıtma tesislerinin tasarlanmasını sağlamak amacıyla, bölgesel şartlar da dikkate alınarak ülkemize i özgü tasarım normlarının ve kriterlerinin belirlenmesi hedeflenmektedir. e Bakanlığımız ile Küresel Çevre Fonu (GER) iş birliği kapsamında "Toprak Kalitesini İyileştirmek, Arazi Tahribatını Önlemek ve İklim Değişikliğinin Etkilerini Azaltmak İçin Arıtılmış Atıksu ve Arıtma Çamurunun Güvenli ve Etkin Kullanımının Teşvik Edilmesi Projesi" yapılmakta olup arazi tahribatına uğramış topraklarda evsel ve kentsel atıksu arıtma tesislerinde oluşan organik maddece zengin arıtma çamurları ve arıtılmış atıksuyun toprak iyileştirici olarak kullanılması; toprağın kalite, su ve karbon tutma kapasitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. i
19.07.2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik" ve "Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslar" kapsamında mevcut ve potansiyel doğal sit alanlarının korunarak gelecek nesillere aktarılması, bilimsel kriterler ışığında alanın sahip olduğu biyo-ekolojik (flora, fauna, habitat), jeolojik, hidrojeolojik, jeomorfolojik ve peyzaj değerlerinin belirlenmesi ve önerilerin ortaya konulması amacıyla dört mevsimi kapsayan "Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projeleri" yapılmaktadır.
Ayrıca; Bakanlığımızca (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) ulusal mevzuatımız ve ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında Özel Çevre Koruma Bölgeleri ve Doğal Sit Alanı olarak ilan edilen korunan alanlara yönelik koruma faaliyetlerinin ekosistem üzerindeki etkilerini arttırmak adına korunan alanlarda yönetim planları yapılmaktadır.
Ayder Yaylası'ndaki doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel kaynakları, biyolojik çeşitliliği, su altı, su üstü canlı ve cansız varlıkları korumak ve bu değerlerin gelecek nesillere aktarılarak, sürdürülebilirlik anlayışı çerçevesinde bölgenin ekonomik gelişmesini sağlamak ve çevre bilincini artırmak amacıyla Bakanlığımızca (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) Ayder Yaylası Doğal Sit Alanının Yönetim Planının Hazırlanması Projesi gerçekleştirilmektedir.
1976 tarihinde Barselona'da imzalanan "Akdeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi" yükümlülükleri doğrultusunda, 383 sayılı KHK ile ülkemizde Özel Çevre Koruma Bölgeleri tespit ve ilan edilmektedir.
Özel Çevre Koruma Bölgeleri (ÖÇKB), doğal, tarihi, kültürel vb. değerler açısından bütünlük gösteren, ülkemiz ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan alanlardır. Barındırdığı bitki ve hayvan türlerinin çeşitliliği, nadir ve endemik türler, hassas alanlar ve hassas habitatlar nedeniyle, alanların sahip olduğu doğal kaynakların korunarak kullanılması esastır.
Ülkemiz ve dünya ölçeğinde ekolojik öneme sahip, kirlenme ve bozulmalara duyarlı toprak ve su alanları; bu bölgelerdeki biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara aktarımının emniyet altına alınması için gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla Özel Çevre Koruma Bölgeleri belirlenmiştir.
Ülkemizde Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen 19 Özel Çevre Koruma Bölgesi bulunmaktadır. Bu alanlarda; doğal, kültürel, tarihi, eğitsel ve estetik değerlerin koruma ve kullanma dengelerinin hassas bir şekilde belirlenmesi amacıyla kara, kıyı ve deniz koruma alanlarında biyolojik çeşitlilik araştırmaları, tür ve habitat izlemeleri, taşıma kapasitesi araştırmaları ve yönetim planları gibi birçok bilimsel araştırma, inceleme ve koruma çalışmaları yürütülmektedir.
Karadeniz Bölgesinde Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi bulunmaktadır.
Özel Çevre Koruma Bölgeleri Barselona Sözleşmesi temelinde ilan edilen ve ekosistem temelli planlama yaklaşımı ile yönetilen alanladır. Bu yaklaşım, bilimsel araştırmaların (biyolojik çeşitlilik, tür ve habitat izleme, iklim değişikliği etkilerinin belirlenmesi, sosyoekonomik araştırmalar, vd.) sonuçları kapsamında bölgelerde hazırlanan Yönetim Planları ile belirlenen hassas bölgeler ve koruma kullanma esasları Mekânsal Planlara aktarılmaktadır.
Özel Çevre Koruma Bölgelerinde kıyı kullanımı talepleri ve diğer talepler konuya ilişkin tüm meri mevzuat ile birlikte bölgelerin mekânsal planları ve yürütülen diğer araştırma, koruma, izleme çalışmaları kapsamında değerlendirilmektedir.