Tekirdağ'da olası bir depreme karşı alınan önlemlere ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 129 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 02.06.2025 PDA
Dünyanın en önemli sismik kuşaklarından birisi olan Alp-Himalaya Kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz, haritalanmış olan 485 diri fay ile toprakları üzerinde dünyanın en fazla diri fayına sahip ülkesidir. Bu faylar, Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları olup 14.500 km'lik uzunluğa sahip ve tarih boyunca en büyük depremlere yol açan fay sistemlerinin başında gelmektedir. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler ve son 23 Nisan Silivri depremi bu jeolojik riskin acı bir gerçeğe dönüşebileceğini bir kez daha göstermiştir. |
Tekirdağ da Kuzey Anadolu Fay Hattı'na yakınlığı nedeniyle yüksek deprem riski taşıyan şehirlerimizden biridir. Söz konusu fay hattı, Şarköy'den geçmektedir. Şarköy ve Mürefte bölgeleri 1.derece, Tekirdağ Merkez 2.derece, daha kuzeyde kalan ilçeler ise 3.ve 4. derece deprem bölgeleridir. Bu noktada şehrimiz özellikle kıyı kesimini oluşturan Marmaraereğlisi, Süleymanpaşa'nın önemli bir kısmı ve Şarköy zemin yapısı ve fay hattı dolayısıyla yüksek risk taşımaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Marmara'da beklenen büyük depremin Tekirdağ'ı da etkileyeceği ve Tekirdağ'ın bu açıdan yüksek deprem riskiyle karşı karşıya olan bir kent olduğunu belirten uzmanlar ve deprem bilimcileri, depremin kaynağının 300-400 km'lik uzaklıktan bile etkisi altına alabileceği ve dolayısıyla Tekirdağ'ın muhtemel bir Marmara depreminden etkilenme durumunu gösterdiğini ifade etmektedir.
Özellikle bu fayın Gaziköy'den girerek Mürefte ve Şarköyden geçmektedir. Ayrıca buradaki yerleşimlerin deprem fayını takip eden dere yatakları üzerinde olduğunu da ifade edilmektedir. Bununla birlikte Tekirdağ, 9 Ağustos 1912'de 7,3 büyüklüğünde Şarköy-Mürefte depremi ile binlerce insanını kaybederek bu durumu acı bir şekilde yaşamıştır.
Nitekim 23 Nisan Silivri depreminde Tekirdağ depremin en çok hissedildiği illerimizden biri olmuştur. Bu durum karşısında ilimizi "deprem dirençli kent" haline getirmek bir tercih değil zorunluluk olmuştur. Bu konuda gerek yerel yönetimler gerekse bakanlık tarafından kısmi çalışmalar yapıldığı ancak çok yetersiz kalındığı görülmektedir.
Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Yapılan açıklamalara göre ilimizin yapı stokunun yaklaşık yüzde 50'sinin 1999 öncesi döneme at olduğu ve çalışmaların sürdürüldüğü ifade edilmektedir. Ancak 23 Nisan Silivri depremine halkın birçoğu evlerinde yakalanmış büyük korku ve panikle sokaklara dökülmüştür. Telefonlar kilitlenmiş, iletişim ancak internet üzerinden yapılabilmiştir. Her ne kadar gerekli çalışmalar yapılmaktadır denişe de ilimizin depreme hazırlıklı olmadığı görülmektedir. Bu çerçevede gerek belediyelerimizin gerekse hükümetin halk ve ilgili meslek odalarıyla bir gün bile kaybetmeden gerekli hazırlık ve dönüşleri yapmaları zorunluluktur.
Bu bağlamda;
I. Tekirdağ'ın, fay hattına yakınlığı ve muhtemel bir Marmara depreminin etkisinde kalma riski göz önüne alınarak Bakanlığınızın "Afetlere Dirençli Şehirler" vizyonu kapsamında ilimize gerekli önem ve öncelik tanınmış mıdır? Bu bakımından hazırlanmış riskli yapı dönüşüm planı ve uygulama yol haritası bulunmakta mıdır?
SORULAR
Söz konusu dönüşüm planı kapsamında belediyelerle iş birliği halinde deprem riski en yüksek ilçeler olan Marmaraereğlisi ve Şarköy başta olmak üzere Tekirdağ'ın riskli yapı şoku tespit edilmiş midir? Mevcut yapı stokunun yüzde kaçı depreme dirençli değildir?
Deprem öncesi yapılması gereken hazırlıklar hangi aşamadadır? Yeterli sayıda ve gerekli araç-gerece sahip kaç deprem toplanma alanı vardır? Sağlıklı ve kesintisiz iletişimin sağlanması için gerekli sistemler kurulmuş mudur? Bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma çalışmaları yapılmakta mıdır?
Hazırlıklar kapsamında belediyeler, ilgili meslek odaları ve halk ile gerekli iş birlikleri sağlanmış mıdır? Olası bir deprem öncesi eşgüdüm halinde çalışma, görev dağılımı ve iş bölümü yapılmış mıdır?
Muhtemel bir İstanbul depreminin Tekirdağ'a etkisi nedir? Buna karşı bir hazırlık yapılmış mıdır? Gerekli simülasyonlar, tahliye planları, ilk yardım ve barınma gibi senaryolar çalışılmış mıdır?
Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
Milletvekillerimiz tarafından Bakanlığıma yöneltilen ve ilişik listede; TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.
Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.
Bakan -Dosya (1 Takım)
Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat:Tamer IŞIK Tel: 410 14 45
SAYIN CEM AVŞAR'IN 7/23038 TBMM 7729078 ESAS SAYILI o YAZILI SORU ÖNERGESİNE GL 126 İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR
SORULAR
Dünyanın en önemli sismik kuşaklarından birisi olan Alp-Himalaya Kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz, haritalanmış olan 485 diri fay ile toprakları üzerinde dünyanın en fazla diri fayına sahip ülkesidir. Bu faylar, Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları olup 14.500 km'lik uzunluğa sahip ve tarih boyunca en büyük depremlere yol açan fay sistemlerinin başında gelmektedir. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler ve son 23 Nisan Silivri depremi bu jeolojik riskin acı bir gerçeğe dönüşebileceğini bir kez daha göstermiştir.
Tekirdağ da Kuzey Anadolu Fay Hattı'na yakınlığı nedeniyle yüksek deprem riski taşıyan şehirlerimizden biridir. Söz konusu fay hattı, Şarköy'den geçmektedir. Şarköy ve Mürefte bölgeleri 1.derece, Tekirdağ Merkez 2.derece, daha kuzeyde kalan ilçeler ise 3.ve 4. derece deprem ( bölgeleridir. Bu noktada şehrimiz özellikle kıyı kesimini oluşturan Marmaraereğlisi, Süleymanpaşa'nın önemli bir kısmı ve Şarköy zemin yapısı ve fay hattı dolayısıyla yüksek risk taşımaktadır.
Marmara'da beklenen büyük depremin Tekirdağ'ı da etkileyeceği ve Tekirdağ'ın bu açıdan yüksek deprem riskiyle karşı karşıya olan bir kent olduğunu belirten uzmanlar ve deprem bilimcileri, depremin kaynağının 300-400 km'lik uzaklıktan bile etkisi altına alabileceği ve dolayısıyla o Tekirdağ'ın omuhtemel bir Marmara depreminden etkilenme durumunu gösterdiğini ifade etmektedir.
Özellikle bu fayın Gaziköy'den girerek Mürefte ve Şarköy'den geçmektedir. Ayrıca buradaki yerleşimlerin deprem fayını takip eden dere yatakları üzerinde olduğunu da ifade edilmektedir. Bununla birlikte Tekirdağ, 9 Ağustos 1912'de 7,3 büyüklüğünde Şarköy-Mürefte depremi ile binlerce insanını kaybederek bu durumu acı bir şekilde yaşamıştır.
Nitekim 23 Nisan Silivri depreminde Tekirdağ depremin en çok hissedildiği illerimizden biri olmuştur. Bu durum karşısında ilimizi "deprem dirençli kent" haline getirmek bir tercih değil zorunluluk olmuştur. Bu konuda gerek yerel yönetimler gerekse bakanlık tarafından kısmi çalışmalar yapıldığı ancak çok yetersiz kalındığı görülmektedir.
Yapılan açıklamalara göre ilimizin yapı stokunun yaklaşık yüzde 50'sinin 1999 öncesi döneme ait olduğu ve çalışmaların sürdürüldüğü ifade edilmektedir. Ancak 23 Nisan Silivri depremine halkın birçoğu evlerinde yakalanmış büyük korku ve panikle sokaklara dökülmüştür. Telefonlar kilitlenmiş, iletişim ancak internet üzerinden yapılabilmiştir. Her ne kadar gerekli çalışmalar yapılmaktadır denişe de ilimizin depreme hazırlıklı olmadığı görülmektedir. Bu çerçevede gerek o belediyelerimizin gerekse hükümetin halk ve ilgili meslek odalarıyla bir gün bile kaybetmeden gerekli hazırlık ve dönüşleri yapmaları zorunluluktur.
Bu bağlamda;
I- Tekirdağ'in, fay hattına yakınlığı ve muhtemel bir Marmara depreminin etkisinde kalma riski göz önüne alınarak Bakanlığınızın "Afetlere Dirençli Şehirler" vizyonu kapsamında ilimize gerekli önem ve öncelik tanınmış mıdır? Bu bakımından hazırlanmış riskli yapı dönüşüm planı ve uygulama yol haritası bulunmakta mıdır?
2- Söz konusu dönüşüm planı kapsamında belediyelerle iş birliği halinde deprem riski en yüksek ilçeler olan Marmaraereğlisi ve Şarköy başta olmak üzere Tekirdağ'ın riskli yapı stoku tespit edilmiş midir? Mevcut yapı stokunun yüzde kaçı depreme dirençli değildir?
3- Deprem öncesi yapılması gereken hazırlıklar hangi aşamadadır? Yeterli sayıda ve gerekli o araç-gerece sahip kaç deprem toplanma alanı vardır? Sağlıklı ve kesintisiz iletişimin (o sağlanması için gerekli sistemler kurulmuş mudur? Bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma çalışmaları yapılmakta mıdır?
4- Hazırlıklar kapsamında belediyeler, ilgili meslek odaları ve halk ile gerekli iş birlikleri sağlanmış mıdır? Olası bir deprem öncesi eşgüdüm halinde çalışma, görev dağılımı ve iş bölümü yapılmış mıdır?
5- Muhtemel bir İstanbul depreminin Tekirdağ'a etkisi nedir? Buna karşı bir hazırlık yapılmış mıdır? Gerekli simülasyonlar, tahliye planları, ilk yardım ve barınma gibi senaryolar çalışılmış mıdır?
CEVAPLAR
Bakanlığımızca 12 Haziran 2003 tarih ve 416 sayılı Genelgemizle bütün kamu kuruluşlarına binaların depreme karşı rehabilitasyonu için gerekli ödeneklerin birim maliyetleri iletilerek, bu ödeneklerin Bakanlığımız bütçesine aktarılması durumunda depreme karşı inceleme ve gerekiyorsa güçlendirme çalışmalarının Bakanlığımızca yürütülebileceği bildirilmiştir.
Bu Genelgemizi takiben Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Kredi ve Yurtlar Kurumu, vb. kamu kurumları tarafından gelen talepler üzerine adı geçen kurumlara ait binalara yönelik güçlendirme çalışmaları yurt çapında yürütülmüştür. Bu kapsamda 2007 yılından günümüze kadar geçen sürede Tekirdağ ilinde 109 adet kamu binasında (195.470,00 m?) deprem dayanımlarının o belirlenmesi ve gerektiğinde güçlendirme projelerinin hazırlanması çalışmaları Bakanlığımız koordinasyonunda yapılmış olup, halen kurumlar tarafından talep edildiği takdirde Bakanlığımızca bu çalışmalar yürütülmektedir.
Bakanlığımız Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca yürütülen kentsel dönüşüm uygulamaları, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülmekte olup, 6306 sayılı Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen riskli alanlarda ve Bakanlığımızca belirlenen rezerv yapı alanlarında, tespit, tahliye, yıkım ve yenileme faaliyetleri Bakanlığımızca sağlanan teknik ve maddi destekler eşliğinde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, ilgili yerel idareler ve ilgili paydaşlar eşliğinde sürdürülmektedir.
Bakanlığımız yetki ve sorumluluk alanında bulunan Tekirdağ ilinde 6306 sayılı Kanun kapsamında 2 adet "Rezerv Yapı Alanı" ve | adet "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı" bulunduğu, alan bazındaki uygulamalar kapsamında 1.132 adet bağımsız bölümün proje süreci, 481 adet bağımsız bölümün de yapım süreci yürütülmek suretiyle toplam 1.613 adet bağımsız bölümün dönüşüm sürecinin devam ettiği, riskli yapı bazında yürütülen uygulamalar kapsamında da toplam 4.553 adet bağımsız birim riskli yapı olarak tespit edilmiştir.