Diyanet İşleri Başkanlığının teşkilat yapısında değişiklikler öngören bir kanun teklifine ilişkin
Kaynak göster
Celal Fırat (DEM Parti), 30 Mayıs 2025 tarihinde 7/29157 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 112 gün sonra, 19 Eylül 2025).
Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “Diyanet İşleri Başkanlığının teşkilat yapısında değişiklikler öngören bir kanun teklifine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29157, 30 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29157-diyanet-isleri-baskanliginin-teskilat-yapisinda-degisiklikler-ongoren-bir-kanun-teklifine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e4d1d8a3-78bc-4da3-915c-019734b82c91
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 112 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YILMAZ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak
Celal FIRAT İstanbul Milletvekili cevaplandırılmasını arz ederim.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2/3046 Sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararmamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın teşkilat yapısında ve personel rejiminde yapılan değişiklikler kamuoyunda çeşitli tartışmalara ve tepkilere yol açmıştır.
Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı kadrolarda yapılan genişlemeler, idari yetkilerin artırılması ve yeni personel alımlarına ilişkin düzenlemeler, kurumun anayasal sınırları içerisinde kalıp kalmadığı ve laiklik ilkesine uygunluğu bakımından önemli riskler taşımaktadır.
2025 yılı bütçesinde birçok bakanlığı geride bırakan ve devasa mali kaynaklara sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı"na, son yasa teklifi ile dini yayınları denetleme, mushafları onaylama, mealleri imha ettirme, dijital içerikleri erişime engelleme gibi geniş yetkiler verilmesi, hem Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan laiklik ilkesine hem de ifade ve inanç özgürlüklerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca, cezaevleri, yurtlar, okullar, hastaneler gibi kamusal alanlara yönelik tek mezhep temelli "manevi danışmanlık" hizmetlerinin yaygınlaştırılması, dinin belirli bir yorumu üzerinden topluma müdahale niteliği taşımakta ve inanç farklılıklarını baskı altına alma amacı taşıdığı anlaşılmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarihsel olarak Sünni-Hanefi yorumu esas alan bir yapı olarak, diğer mezheplerin ve inanç gruplarının haklarını gözetmeden faaliyet göstermektedir. Alevi yurttaşlar başta olmak üzere, dini çoğulculuğu savunan çevrelerin sistematik biçimde dışlandığı, muhalif ilahiyatçıların ve düşünürlerin yorumlarının "sakıncalı" sayıldığı bir ortamda, devletin tek bir mezhebin yorumunu resmi kabul etmesi, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirecektir.
Kur'an meallerine yönelik sansür uygulaması, farklı yorumlar sunan akademisyenlerin, araştırmacıların, hatta Müslüman olmayan yazarların düşünce özgürlüğünü hedef almakta;
Afganistan İslam Emirliği tarzı bir dinsel otorite kurma endişesini doğurmaktadır. Her şeyden çokta, Diyanet Başkanlığı eliyle, kamusal alana dinsel bir müdahale yapılmaktadır. Bu bağlamda;
SORULAR
Başta eğitim alanı olmak üzere, Diyanetin her türlü kamusal alana müdahalesi, Anayasanın laiklik ilkesine aykırı değil midir?
Kamusal alandaki çok farklı dinsel, mezhepsel, inançsal toplulukların ve Alevilerin yaşamına bu şekilde müdahale etmek, din, inanç ve vicdan hürriyetine aykırı değil midir?
Alevilerin tüm taleplerine rağmen, inanç özgürlüğüne dair gerekli tanınma ve yasal düzenlemeler için hiçbir adım atılmazken, Diyanetin gücünü daha da artıran bu düzenlemeye neden ihtiyaç duyulmuştur?
Diyanet İşleri Başkanlığı'na "onay/mühürsüz" Kur'an meallerini toplatma ve imha etme yetkisi hangi gerekçeyle tanınmaktadır? Bu yetki Anayasa'nın 24. ve 26. maddelerinde güvence altına alınan düşünce, ifade ve din özgürlüğüne aykırı değil midir?
Diyanet'in görüşünü benimsemeyen Şii, Caferi, Şafi ya da farklı mezhep ve İslam anlayışlarına sahip toplulukların, Kur'an yorumları da bu kapsamda yasaklanacak mıdır?
Bu düzenlemelerin,. İslam düşüncesinin çeşitliliğini yok ederek yalnızca "resmi din" anlayışını tesis etmeye yönelik bir araç olarak kullanılacağı yönündeki eleştirilere dair Başkanlığınızın yanıtı nedir?
Mevcut anayasada, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının laik bir devlette herhangi bir dini yorumun baskısı altında kalmadan kendi inançlarını ve düşüncelerini özgürce yaşaması hakkı belirtilmişken, bu düzenleme ile devlet eliyle dinsel tekel oluşturulması hangi anayasal dayanakla meşrulaştırılmaktadır?
İnternet ortamında "İslam'a uygun olmayan" içeriklerin erişime engellenmesi kararını verme yetkisinin Diyanet'e verilmesi, ifade özgürlüğü ve düşünce açıklama hakkıyla nasıl bağdaştırılmaktadır?
Cezaevleri, öğrenci yurtları, hastaneler gibi kurumlarda verilecek "manevi danışmanlık" hizmetlerinin içeriği, denetimi, mesleki yeterlilik ve etik kodları hangi kriterlere göre belirlenecektir?
2025 bütçesinde Diyanet'e ayrılan kaynak, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarının da önüne geçmiştir. Bu bütçe kaleminin gerekçesi nedir? Bu kaynak, farklı inanç gruplarına eşit hizmet sunacak biçimde nasıl kullanılacaktır?
Yapılan düzenlemelerle Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı taşra teşkilatları ile merkez kadrolarında kaç yeni kadro ihdas edilmiştir? Bu kadroların maliyeti kamu bütçesi açısından ne kadardır? Diyanet'in personel yapısındaki bu artış, kamuda tasarruf tedbirleriyle çelişmiyor
Laiklik ilkesine uygunluk bakımından yapılan bu değişikliklerde herhangi bir anayasal denetim ya da değerlendirme yapılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·
Diyanet İşleri Başkanlığı, 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde "İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek" şeklinde tadat edilen görevlerini; mezhep, meşrep, İslam içi dini yorum farkı gözetmeksizin, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak, milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek yerine getirmektedir.
Din İşleri Yüksek Kurulu, Kur'an-ı Kerim meali veya tercümesi adıyla yapılan yayınları, anılan Başkanlık ile diğer kamu kurumları, özel kişi ve kuruluşların talebi üzerine veya resen inceleyecek ya da incelettirecektir. Yapılacak inceleme sonunda, 'İslam dininin temel nitelikleri açısından sakıncalı olduğu' Kurul tarafından tespit edilen yayınların, anılan Başkanlığın yetkili ve görevli yargı merciine müracaatı üzerine basım ve yayımının durdurulmasına, dağıtılmış olanların toplatılmasına ve imha edilmesine yargı mercileri tarafından karar verilebilecektir. Yayının internet ortamında yapılması halinde de Başkanlığın müracaatı üzerine, yetkili ve görevli yargı merci, bu yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararını verebilecektir. Bu kararlara ve Diyanet İşleri Başkanlığının talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde yetkili ve görevli yargı merciine itiraz yoluna gidilebilecektir.
Diğer taraftan manevi danışmanlık hizmetleri, Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ'de yer alan meslek standardında belirtilen kriterlere göre yürütülmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatlarında ihdas edilecek yeni kadrolar, kurumun teşkilat yapısı, görev alanı, hizmet yoğunluğu, nüfus ve coğrafi dağılım gibi objektif kriterler dikkate alınarak belirlenmekte olup anılan Başkanlığın talebi ve hizmet ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan teklifler, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmektedir. Telefon No : (0312)525 55 55 Fax : (0312) 525 5831
Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı