Orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 111 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)HALKLARIN EŞİTLİK i GRUP İ
GENOKRASİ PARTİSİ 3AŞpANLIĞI rr 0012915 29635
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak
Çoklu
Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili cevaplandırılmasını arz ederim.
Türkiye'nin toplam yüzölçümünün yaklaşık 9628'i ormanlarla kaplıdır. Orman varlığı, 2024 yılı itibarıyla 23 milyon 363 bin 84 hektar olarak belirtirmiştir. Ancak orman varlığı iklim krizi, orman yangınları, ormanlık alanların imara açılması, yapılaşma, enerji, maden ve turizm projeleri nedeniyle hızla azalmaktadır. 2018'den itibaren yürürlükte olan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesine dayanarak Cumhurbaşkanı kararıyla çeşitli illerde binlerce hektar alan orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bilindiği gibi 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesinde 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, orman sınırları dışına çıkartılır hükmü bulunmaktadır. 2003 yılında 473.000 hektar 2B arazisi bulunduğu duyurulmuştur. 2012 yılında 2B olarak adlandırılan ve orman niteliğini yitirdiği için orman sınırları dışarısına çıkarılan alanların gerçek ve tüzel kişilere satışı olanaklı hale getirilmiştir. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2024 yılı sonu itibariyle bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan alan 662.000 hektardır. Orman vasfını kaybettiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan arazilerin satılması, 2002 yılından itibaren birkaç kez Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine karşın 6292 sayılı Kanun kapsamında, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından satışı yapılmaktadır. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı'nın 21£05.2025 tarihinde yaptığı orman vasfını yitirmiş 2B arazilerinin tapu hakkı sürecinde sona yaklaşıldığı, yaklaşık 100 bin hektarlık alanı kapsayan çalışmanın 2025 yılı sonuna kadar tamamlanacağı ve 5 milyon vatandaşın mülkiyet sorununun çözüleceği açıklamasından sonra "2B" olarak adlandırılan orman vasfını yitirmiş ve devlet mülkiyetinde kalan arazilerin tartışması tekrar gündeme gelmiştir. Şimdiye kadar satışı gerçekleşen 2B arazilerinin tamamına yakının İstanbul, İzmir, Antalya gibi rantı yüksek illerde gerçekleştirildiği, 2B arazilerinin birkaç kez el değiştirilerek amaç dışı kullanıldığı, rantı yüksek olmayan yerlerde ise satılamadığı ifade edilmektedir.
Ormanların korunması ve orman varlıklarının artırılması ekosistemin ve çevresel dengenin sağlanması için kritik öneme sahiptir. Anayasa'nın 169. maddesi, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli tedbirleri almayı devletin yükümlülüğü olarak tanımlamıştır. Türkiye, iklim değişikliği mücadele edilmesi için 1992 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ni (BMİDÇS), 1997 yılında Kyoto Protokolü'nü ve 2015 yılında 2020 sonrası iklim değişikliği rejiminin çerçevesini oluşturan Paris Anlaşması'nı kabul etmiştir. Paris Anlaşması ile küresel sıcaklık artışının 1,5 "C ile sınırlandırılması hedefine ulaşılabilmesi için, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını, artıştan azaltma yoluyla 9641 azaltma ve 2050 civarında net sıfır emisyona ulaşma taahhüdünü vermiştir. Ormanlar, iklim değişikliğiyle mücadelede hem doğal karbon yutağı hem de ekosistem sağlayıcısıdır. İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2030) çerçevesinde çeşitli sektörlerde sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik planlar ve bu çerçevede orman yutak alanlarının arttırılması vurgulanmıştır. Bilim insanları 2003 yılından itibaren büyük ölçekli ağaçlandırma projeleri başlatmasına karşın çoğu yerde verim alınamadığına, orman niteliğini kaybetmiş yerlerin ormancılık yönünden geri kazanılabilir veya ıslah edilebilir araziler olduğuna, 2B ve Cumhurbaşkanı kararı ile orman alanı dışına çıkartılan alanların orman vasfını asla yitirmediğine ve ağaçlandırma çalışmalarının bu alanlarda yapılması gerektiğine ve bu alanların ıslah edilebileceğine dikkat çekmektedir. Bu bağlamda;
İ- Bakanlığınız resmi verilerine göre 2012-2025 Haziran ayı itibariyle 2B maddesi ve
Cumhurbaşkanı kararı ile ne kadar alan orman sınırları dışına çıkartılarak Hazineye verilmiştir? 2- 2B statüsüne alınan alanların orman vasfını yitirme süreçleri neye göre belirlenmektedir?
SORULAR
Günümüze kadar kaç hektar 2B arazisi satılmış ve ne kadar gelir elde edilmiştir? Satılan alanların illere göre dağılımı nedir?
100.000 hektar 2B alanında tapu haklarının 2025 yılı içinde belirleneceği ve 5 milyon kişiye tapu verileceği açıklamasının gerçekçi olmadığı iddialarına ilişkin açıklamanız var mıdır? 5 milyon kişi nasıl öngörülmüştür?
100.000 hektar 2B alanı hangi illerdedir?
2025 yılı sonuna kadar satışı yapılacak 2B arazilerinin rayiç bedeli belirlenmiş midir? Satış fiyatları belirlenirken piyasa değeri mi yoksa özel bir hesaplama yöntemi mi esas alınmaktadır?
Ne kadar gelir öngörülmektedir?
Bu alanların imara açılmasıyla oluşabilecek rant artışları nasıl kontrol altına alınacaktır?
Satılan 2B arazilerinin kullanım amacına ilişkin Bakanlığınız tarafından yürütülen bir izleme ve değerlendirme süreci bulunmakta mıdır? Satış sonrası bu alanlarda yapılaşmalar nasıl denetlenmektedir?
Satışı yapılacak 2B arazilerinin imar planları tamamlanmış mıdır?
2B arazilerinin tamamına yakınının İstanbul, İzmir, Antalya gibi rantı yüksek büyük kent illerde gerçekleştirildiği, bu illerde 2B arazilerinin el değiştirerek amaç dışı kullanıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Satışı yapılacak olan 2B arazilerinin büyük şirketler tarafından toplu alımlar yoluyla edinilmesinin önüne geçmek için ne gibi önlemler alınmıştır?
2B alanlarının satışa çıkarılmasının orman varlığı, ekosistem ve biyoçeşitlilik üzerinde ne gibi olumsuz etkiler yaratacağı konusunda çalışmanız var mıdır?
Kadastro çalışmaları devam eden 2B alanlarında yeniden ağaçlandırma çalışmalarının yapılması için girişimleriniz olacak mıdır?
İklim değişikliği ile mücadelede Paris Anlaşması taahhütlerinin yerine getirilmesi için orman varlığını arttırılmasına yönelik ilgili kurumlarla ne gibi çalışmalarınız vardır?
Orman sınırı dışına çıkartılan alanlara karşılık Tarım ve Orman Bakanlığı'na hangi illerde ne kadar alan ağaçlandırılması için tahsis edilmiştir?
2B arazilerinin satışına ilişkin süreç şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI
SORULAR
1. Bakanlığınız resmi verilerine göre 2012-2025 Haziran ayı itibariyle 2B maddesi ve Cumhurbaşkanı karan ile ne kadar alan orman sınırlan dışına çıkartılarak Hazineye verilmiştir?
2) 2B statüsüne alınan alanların orman vasfim yitirme süreçleri neye göre belirlenmektedir?
3) Günümüze kadar kaç hektar 2B arazisi satılmış ve ne kadar gelir elde edilmiştir? Satılan alanların illere göre dağılımı nedir? N
4) 100.000 hektar 2B alanında tapu haklarının 2025 yılı içinde belirleneceği ve 5 milyon kişiye tapu verileceği açıklamasının gerçekçi olmadığı iddialarına ilişkin açıklamanız var mıdır? 5 milyon kişi nasıl öngörülmüştür?
5) 100.000 hektar 2B alanı hangi illerdedir?
6) 2025 yılı sonuna kadar satışı yapılacak 2B arazilerinin rayiç bedeli belirlenmiş midir? Satış fiyatları belirlenirken piyasa değeri mi yoksa özel bir hesaplama yöntemi mi esas alınmaktadır? Ne kadar gelir öngörülmektedir?
7) Bu alanların imara açılmasıyla oluşabilecek rant artışları nasıl kontrol altına alınacaktır?
8) Satılan 2B arazilerinin kullanım amacına ilişkin Bakanlığınız tarafından yürütülen bir izleme ve değerlendirme süreci bulunmakta mıdır? Satış sonrası bu alanlarda yapılaşmalar nasıl denetlenmektedir?
9) Satışı yapılacak 2B arazilerinin imar planları tamamlanmış mıdır?
10) 2B arazilerinin tamamına yakınının İstanbul, İzmir, Antalya gibi rantı yüksek büyük kent illerde gerçekleştirildiği, bu illerde 2B arazilerinin el değiştirerek amaç dışı kullanıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
11) Satışı yapılacak olan 2B arazilerinin büyük şirketler tarafından toplu alımlar yoluyla edinilmesinin önüne geçmek için ne gibi önlemler alınmıştır?
12) 2B alanlarının satışa çıkarılmasının orman varlığı, ekosistem ve biyoçeşitlilik üzerinde ne gibi olumsuz etkiler yaratacağı konusunda çalışmanız var mıdır?
13) Kadastro çalışmaları devam eden 2B alanlarında yeniden ağaçlandırma çalışmalarının yapılması için girişimleriniz olacak mıdır?
14) İklim değişikliği ile mücadelede Paris Anlaşması taahhütlerinin yerine getirilmesi için orman varlığım arttırılmasına yönelik ilgili kurumlarla ne gibi çalışmalarınız vardır?
15) Orman sınırı dışına çıkartılan alanlara karşılık Tarım ve Orman Bakanlığı'na hangi illerde ne kadar alan ağaçlandırılması için tahsis edilmiştir?
16) 2B arazilerinin satışına ilişkin süreç şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
CEVAP
6831 sayılı Orman Kanunun 2 nci maddesinin (B) bendi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan alanlar, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ve 345 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar kapsamında hak sahiplerine satılmaktadır.
08/09/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu veya 29/06/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit ve takdir edilen bedeli tanımlamaktadır.
6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında;"2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır.", aynı maddenin ikinci fıkrasında;"2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." hükmü yer almaktadır.
345 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 8 inci maddesinde;
-Tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan taşınmazlar ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar ile sürekli ikamet edilen konut bulunan taşınmazların satış bedeli, rayiç bedelin yüzde ellisi üzerinden belirlenecektir. Bu nitelikteki taşınmazların üzerinde bulunan konut amaçlı yapıların kısmen işyeri olarak kullanılması halinde de bu kapsamda değerlendirme yapılacaktır. Bu şekilde satılan taşınmazların tapu kütüklerinin beyanlar hanesine; "Tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılması ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar ile sürekli ikamet edilen konut bulunması nedeniyle rayiç bedelin yüzde ellisi üzerinden satılan iş bu taşınmazın sonradan farklı amaçla kullanılması halinde, taşınmazın satış tarihi itibariyle rayiç bedelinin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faiziyle birlikte, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi uyarınca ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince ecrimisilin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin usullere göre son kayıt malikinden tahsil edilir." şeklinde belirtme konulacaktır. Ancak taşınmazın sonradan farklı amaçla kullanılması ve belirtilen mali yükümlülüklerin de taşınmazın son maliki tarafından yerine getirilmesi halinde, belirtme İdarece kaldırılacaktır.
Tarımsal amaç dışında kullanılan taşınmazlarda ise, hak sahiplerine doğrudan satılacak olanların satış bedeli; taşınmazın yüzölçümünün dört yüz metrekareye kadar olan kısmı için rayiç bedelin yüzde ellisi, fazlası için rayiç bedelin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanarak belirlenecektir. Birden fazla taşınmazda hak sahibi olunması halinde yüzde elli satış bedeli hesaplaması, hak sahibinin tercih edeceği sadece bir taşınmaz için uygulanacaktır. Birden fazla taşınmazda hak sahibi olanlara yüzde elli satış bedeli indiriminden yararlanılacak taşınmaza ilişkin tercih yapmaları istenilecektir. Bir taşınmazdaki hak sahipliğinin devredilmesi halinde yüzde elli satış bedeli hesaplaması, taşınmazın sadece dört yüz metrekaresi için ve hak sahiplerinin taşınmazdaki hisselerine oranlanarak yapılacaktır. Taşınmazların kullanım durumuna göre satış bedelinin, rayiç bedelin yüzde ellisi veya yetmişi üzerinden hesaplanması işlemi; hak sahiplerinin beyanları esas alınarak yapılacaktır. Ancak İdarenin kayıtlarında taşınmazın kullanımı konusunda hak sahibinin beyanından farklı bilgi ve belge bulunması halinde satış bedeli buna göre hesaplanacaktır.
Satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilecektir. Peşin ödemelerde satış bedeline yüzde yirmi oranında indirim uygulanacak ve bu bedel İdarece yapılacak tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödenecektir. Taksitli satışlarda ise; a) Satış bedeline yüzde on indirim uygulamasından yararlanmak istenilmesi halinde bu şekilde belirlenen tutarın en az yarısı, b) En az yarısının peşin ödenmek istenilmemesi halinde satış bedelinin; 1) Tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan taşınmazlar ile üzerinde tarımsal amaçlı yapılar ve sürekli ikamet edilen konutlar bulunan taşınmazlar için yüzde onu, 2) Diğer taşınmazlar için ise yüzde yirmisi, yapılacak tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödenecektir. Kalanı ise, belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla beş yılda on eşit taksitle, dışında en fazla altı yılda onikieşit taksitle faizsiz olarak ödenecektir. Taksit dönemleri, hak sahiplerinin talebi dikkate alınarak belirlenecek ve Genel Tebliğin ekinde (EK-5) yer alan sözleşme düzenlenecektir. denilmektedir.
2/B taşınmazlarının satış işlemlerinde yukarıda belirtilen hükümlere dayanılarak tarımsal amaçla kullanım veya tarımsal amaç dışı kullanım yönünde hak sahiplerinin beyanları alınarak ve taşınmaz dosyalarındaki bilgi ve belgelerle karşılaştırarak gerekli indirimler uygulanmaktadır.
Diğer taraftan, İklim Değişikliği Başkanlığımızca hazırlanan İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı (İDASEP, 2024-2030) ve Uzun Dönemli İklim Stratejisi belgeleri kapsamında Arazi Kullanımı, Arazi Kullanım Değişikliği ve Ormancılık (AKAKDO) sektörü, yedi sektörden biri olarak detaylı şekilde ele alınmıştır. Bu planlar, ilgili tüm kurumlarının, temsil edildiği İklim Değişikliğine Uyum Koordinasyon Kurulu tarafından oybirliği ile kabul edilmiş ve 2024 yılında resmi olarak yayımlanmıştır. Bu kapsamda, orman varlığının artırılması ve iklim değişikliğiyle mücadeleye katkısı temel bir kamu politikasıdır.
Bahsi geçen strateji ve eylem planlarında, AKAKDO (Arazi Kullanımı, Arazi Kullanım Değişikliği ve Ormancılık) sektörü için proaktif sürdürülebilir orman yönetimi ile iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı dirençli ekosistem yapılarının oluşturulmasını, ormanların biyolojik verimliliğinin artırılmasını ve orman alanlarının diğer arazi kullanım baskılarından korunmasını hedeflemektedir. Aynı zamanda, ormanların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve karbon yutak alanlarının genişletilmesi yoluyla sera gazı tutumunun her yıl düzenli olarak artırılması amaçlanmaktadır.
Bu stratejik yaklaşım doğrultusunda, özellikle ormanlar başta olmak üzere tüm ekosistemlerde birim alandaki canlı biyokütlenin zaman içinde artırılması, korunması ve karbonun uzun ömürlü odun ürünlerinde depolanması hedeflenmiştir. Böylece hem karbon tutma kapasitesi artırılmakta hem de doğal ekosistemlerin direnç düzeyi yükseltilmektedir. Bu yaklaşım, iklim dostu ormancılık anlayışına uygun olarak, ormanların sadece korunmasını değil aynı zamanda aktif bir şekilde iklim değişikliğiyle mücadele eden bir yapıya dönüştürülmesini esas alır.
Söz konusu strateji ve eylem planlarının AKAKDO (Arazi Kullanımı, Arazi Kullanım Değişikliği ve Ormancılık) Bölümünde orman alanları ile ilgili eylemler, sorumlu kurumlar ve ilgili kurumlar tanımlanmış olup Tarım ve Orman Bakanlığı ile yakın eşgüdüm içinde çalışılmaktadır.
Ayrıca, İklim Değişikliği Başkanlığımız tarafından Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliğinin ortak finansmanı ile yürütülen İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi kapsamında, 29 yerel paydaşımıza toplam 7,6 milyon avroluk hibe desteği sağlanmıştır. Bu destekler özellikle orman ekosistemlerinin iklim değişikliğine uyumu ve sürdürülebilir yönetimi alanında önemli projelerin hayata geçirilmesini mümkün kılmıştır.
Bu kapsamda yürütülen başlıca projeler şunlardır:
"Hatay'ın İklim Değişikliğine, Özellikle Orman Yangınlarına Uyumunun Artırılması" projesi; İklim
Değişikliği Başkanlığı'nın teknik ve stratejik koordinasyonunda, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen Hatay bölgesinde iklim değişikliği kaynaklı artan orman yangınlarına karşı erken uyarı sistemleri kurulması, müdahale kapasitesinin artırılması ve yangın sonrası rehabilitasyon çalışmalarının planlanmasını içermektedir. Proje, bölgenin yangın riskine karşı dayanıklılığını artırmakta ve benzer risk taşıyan diğer bölgelere model teşkil etmektedir.
Marmara Ormancılık Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen ve İklim Değişikliği Başkanlığımız tarafından desteklenen "Farklı İklim Projeksiyonları Kullanılarak Gelecekteki Temel Orman Ağaç Türlerinin Dağılımının Tahmin Edilmesi ve Türkiye İçin Uyum Stratejilerinin Geliştirilmesi" projesi, farklı iklim senaryoları doğrultusunda Türkiye'nin temel orman ağaç türlerinin gelecekteki dağılımını tahmin etmekte, buna uygun adaptasyon stratejileri geliştirmektedir. Proje sonuçları, ulusal iklim politikalarına entegre edilerek sürdürülebilir orman yönetimine katkı sağlamaktadır.
Uyum Hibe Programı kapsamında, İklim Değişikliği Başkanlığı'nın iş birliği ile yürütülen "İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nde Toplumsal Uyuma Yönelik Orman Ekosistem Hizmetleri" projesi ise, İstanbul, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinin orman alanlarında doğa temelli çözümler aracılığıyla iklim değişikliğine uyumu desteklemekte, ekosistem hizmetlerinin sürdürülebilir kullanımını teşvik etmektedir. Proje, bölgede toplumsal dayanıklılığın artırılmasını ve orman ekosistemlerinin iklim değişikliğine karşı direncinin güçlendirilmesini hedeflemektedir.
Bir diğer taraftan "İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2030) Başkanlığımız tarafından yürürlüğe konmuş olup söz konusu eylem planının Biyoçeşitlilik Bölümünde orman alanları ile ilgili eylemler, sorumlu kurumlar ve ilgili kurumlar tanımlanmıştır.
İklim Değişikliği Başkanlığımız, tüm bu çalışmalar vasıtasıyla Türkiye"nin orman ekosistemlerinin iklim değişikliğine uyum kapasitesinin artırılması, Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütlerin gerçekleştirilmesi ve sürdürülebilir orman yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması yönünde çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Bu kapsamlı çalışmalar, yerel ve ulusal düzeyde iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir yer tutmaktadır.
Önergede yer alan diğer hususlarla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan bilgi alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.