İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/29852 GEÇ CEVAPLANDI · 230 GÜN

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumların tahliye talebine ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 18 Haziran 2025 tarihinde 7/29852 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 230 gün sonra, 3 Şubat 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumların tahliye talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29852, 18 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29852-van-f-tipi-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bazi-mahkumlarin-tahliye-talebine-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ba7a209c-4ee8-4b47-a818-01978756c4a5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 230 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutulan politik mahpuslardan Erdal Canan'ın tahliyesi, ceza süresini tamamlamış olmasına rağmen, İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla 6 ay süreyle ertelenmiştir. Hakkâri 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "örgüt üyeliği" iddiasıyla 11 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Canan, infazını 13 Nisan tarihi itibariyle tamamlamıştır. Ancak cezasının bitiminden bir gün önce, 12 Nisan'da alınan kurul kararıyla tahliyesi, "pişmanlık göstermemesi" ve "PKK'yi terör örgütü olarak görmemesi" gibi subjektif gerekçelerle engellenmiştir. Bu karar, infaz hukukunun siyasal gerekçelerle araçsallaştırıldığını ve tahliye sisteminin yargı kararı olmadan keyfi biçimde uzatıldığını ortaya koymaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (13 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Erdal Canan'ın yanı sıra Mikail Saklı adlı başka bir mahpusun tahliyesinin de aynı kurul tarafından ertelenmesi, bu kararların bireysel değil sistematik nitelikte olduğunu göstermektedir. Bu tür uygulamalar, cezanın infazında öngörülebilirlik ve hukukilik ilkelerini ihlal etmekte; ayrıca kişinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında yaptığı beyanların, tahliye sürecinde birer "cezalandırma gerekçesi" olarak kullanılmasına yol açmaktadır.

İdare ve Gözlem Kurulları, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un $9/A maddesi uyarınca kurulmuş olup mahpusların cezaevi sürecindeki tutum ve davranışlarını değerlendirmekle yükümlüdür. Ancak bu değerlendirmeler, çoğu zaman "pişmanlık göstermemek", "örgütsel pozisyonunu sürdürmek" gibi nesnel olayan ve politik içeriği ağır basan kriterlere dayandırılmakta, böylece mahpusların özgürlüğü ikinci bir gayrihukuki cezalandırma mekanizmasına dönüşmektedir. Bu süreçte etkin bir itiraz veya yargı denetimi mekanizmasının da bulunmaması, anayasal güvence altındaki kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını açıkça ihlal etmektedir.

Söz konusu cezaevinde Erdal Canan ve benzeri politik mahpusların yaşadığı yalnızca tahliye ertelemeleri değildir. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi'nin Mayıs 2025 tarihli Cezaevi Raporu'na göre Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde çok sayıda sistematik hak ihlali yaşanmaktadır. Raporda, mahpuslarla yapılan görüşmelere ve sahadan elde edilen verilere dayanarak aşağıdaki ihlaller tespit edilmiştir:

"e Keyfi ve tahrip edici şekilde yapılan koğuş aramaları, arama sırasında idare tarafından verilen kitaplara dahi el konulması, eşyaların bilgilendirme yapılmadan aileye iade edilmesi gibi uygulamalar, özel hayata ve haberleşme hakkına açık müdahaleler niteliğindedir.

" Hastane sevkleri sırasında kelepçeli muayene dayatması, bu nedenle tedaviden vazgeçmek zorunda kalan mahpuslar, mahremiyet ihlaliyle karşı karşıya kalmakta; ayrıca kolluk güçlerinin tedavi sürecine keyfi şekilde müdahale ettiği rapor edilmiştir.

" o Mahpusların oda değişim talepleri, "örgütsel anlam taşıdığı" iddiasıyla reddedilmekte, bu da cezaevinde kişisel güvenliği tehdit eden durumların önlenememesine yol açmaktadır.

" Mektup, kargo ve kişisel eşyaların keyfi engellenmesi, mahpusların dış dünya ile iletişim hakkının kısıtlanmasına neden olmaktadır. Bu süreçte "tehditvari" yaklaşımlara başvurulması, cezaevi personelinin keyfiliğini göstermektedir. e Spor, sohbet ve kültürel etkinliklerin haftalık sadece 2 saatle sınırlandırılması, cezaevinde sosyal rehabilitasyonun neredeyse tamamen ortadan kalktığını göstermektedir.

" Dar ve hijyenik olmayan yaşam alanları, su kotası nedeniyle kişisel ve ortak alan temizliğinin sağlanamaması; şebeke suyunun içmeye elverişsiz olması ve hastalıklara yol açması da sağlık hakkının ihlali niteliğindedir.

" Verilen yemeklerin çok yağlı, sağlıksız ve yetersiz olması, özellikle hasta mahpusların sağlık durumunu daha da kötüleştirmektedir.

" Cezaevinde tedaviye muhtaç çok sayıda hasta mahpusun bulunduğu, demans hastası Daveti Tan, KOAH hastası Selim Engin ve kalp hastası Lokman Abi gibi mahpusların yaşam hakkının ciddi tehlike altında olduğu belirtilmektedir. Bu kişiler cezaevinde kalamayacak kadar ağır hastalıklar yaşamakta ancak serbest bırakılmamaktadır.

Tüm bu veriler, hem Anayasa'nın 17. ve 19. maddelerine hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3. (kötü muamele yasağı), 5. (özgürlük ve güvenlik hakkı) ve 10. (ifade özgürlüğü) maddelerine açık aykırılık teşkil etmektedir. Kurumsallaşan bu infaz pratiği, sadece ceza hukukunun değil, insan hakları hukukunun da temel prensiplerini ihlal etmektedir.

Anayasal güvencelere rağmen mahpusların yeniden yargılanmaksızın fiilen cezalandırılması, ceza infaz sisteminin rehabilite edici değil cezalandırıcı bir hale gelmesine neden olmaktadır. Bu durum hem evrensel hukuk ilkeleriyle hem de toplumsal barışın tesisiyle bağdaşmamaktadır. Başta Erdal Canan olmak üzere tahliyesi engellenen politik mahpuslara yönelik uygulamaların sonlandırılması ve Van F Tipi Cezaevi'nde yaşanan sistematik hak ihlallerinin derhal soruşturulması gerekmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Erdal Canan'ın tahliyesinin "pişmanlık göstermemesi" gibi subjektif değerlendirmelerle 6 ay ertelenmesinin hukuki dayanağı nedir? Bu uygulama Anayasa'nın kişi özgürlüğü ve güvenliği ilkeleriyle nasıl bağdaştırılmaktadır?

  2. Erdal Canan'ın tahliyesine dair verilen kurul kararı kamuoyuna açık mıdır? Gerekçeli karar mahpusa ve avukatına tebliğ edilmiş midir? Karara karşı etkili bir itiraz mekanizması var mıdır?

  3. 2003-2025 yılları arasında kaç mahpusun infazı "pişmanlık göstermemesi", "örgütsel duruş sergilemesi" ya da "rehabilite olmaması" gibi gerekçelerle ertelenmiştir? Bu kişilerin kaçı politik mahpustur?

  4. Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde faaliyet gösteren İdare ve Gözlem Kurulu'nun üye yapısı nasıldır? Üyelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı nasıl güvence altına alınmaktadır?

  5. Cezaevinde yapılan koğuş aramalarının rutin dışına çıkarak tahripkâr hale gelmesinin gerekçesi nedir? Aramalarda cezaevi idaresi tarafından verilen kitaplara dahi el konulması yasal mıdır?

  6. Kelepçeli muayene dayatması nedeniyle tedaviden vazgeçen mahpuslar bulunmakta mıdır? Bu durumun tıbbi ve yasal sorumluluğu kimdedir?

  7. Van F Tipi Cezaevi'nde şu anda tedaviye muhtaç kaç hasta mahpus bulunmaktadır? Ağır hasta mahpusların cezaevinde kalmasının yaşam hakkını tehdit ettiği Bakanlığınızca kabul edilmekte midir?

  8. Cezaevinde mektup ve kargo gibi iletişim haklarının keyfi şekilde engellenmesi hakkında herhangi bir idari soruşturma açılmış mıdır? Mahpuslara ve ailelerine uygulanan "tehditvari" yaklaşımların sorumluları kimlerdir?

  9. Cezaevinde haftada yalnızca 2 saat spor hakkı verilmesinin gerekçesi nedir? Kültürel, sosyal ve psikolojik destek faaliyetlerinin (kurs, atölye, sohbet vb.) yapılmamasının hukuki temeli var mıdır?

  10. Su kotası, hijyen koşulları, yemeklerin sağlıksız ve yetersiz oluşu gibi temel yaşamsal koşulların ihlali ile ilgili Bakanlığınıza iletilmiş şikâyet var mıdır? Varsa bu şikâyetlere dair yürütülen denetim veya soruşturma süreci ne aşamadadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

GRU 1657840 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/29852 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden BTFSDIL - HGT*tW6Ga - dVVAvNe - 36TXRAS ilcerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1142-1001/12597 Konu : Yazılı soru önergesi 0ALOL>026

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/29852 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafindan düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafindan yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş uyap.gov.tr adresinden VEdZzPsa - G2v8mll1 - cAcedV2 - tGrs2Y- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

©) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

NI- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fikrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden VEdZP4a - G2v8mL1 - cAcedV2 - tGr42Y> ile erişebilirsin

Gale

Mevzuat Genel Müdürlüğü iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

CO) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı gil UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VEdzPta - G2v8mL1 - cAcedV2 - tGr42Y- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecrek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

V- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemleri almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

VI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fikrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca

EiieEl UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden VEJZPta - G2v8mL1 - cAcedV2 - tGrs2Y- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.

VH- "Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 22/01/2007 tarihli ve 45/1 Nolu Genelgenin "Ortak Etkinlikler" başlıklı Üçüncü Bölümünün 13. maddesinde, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutukluların, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebileceği, bu faaliyetin hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılacağı belirtilmiştir.

VIL- "Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelgenin "Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetler" başlıklı Üçüncü Bölümünün "A- Genel Esaslar" kısmının 1 ilâ 5. maddelerinde, eğitim-öğretim çalışmaları ile sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerin Standartlar Sistemi çerçevesinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak kurumlara gönderilen "eğitim haritası" kapsamında yürütülmesi ile bu amaçla yapılacak duyuru, seçim ve yerine getirmeye ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Anılan Bölümün "B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar" kısmının 1. maddesinde ise yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutukluların, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan genel esaslar çerçevesinde yararlandırılacağı belirtilmiştir.

IX- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün beslenmesi" kenar başlıklı 72. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dini ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği ve içme suyu sağlanacağı,

B) Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin;

1. "Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler" kenar başlıklı 4. maddesinin üçüncü UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VEdZPta - G2v8mL1 - cAcedV2 - tGr42Y5 ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü fıkrasında, görevi başında bulunan personelin, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edileceği, personel için özel yemek veya tabldot çıkarılamayacağı, günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verileceği; dördüncü fıkrasında, görev başında bulunan personel, kurumlara staj için gelenler, eğitim-öğretim, kültürel ve sportif faaliyetler ile görevlendirilen görevliler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilen personel, eğitim merkezlerinde eğitim görenler ya da ceza infaz kurumunda mevcut olan hükümlü ve tutukluların, hangi öğünlerde kurumda hazırsa o öğüne ait iaşe miktarından yararlanacakları, ancak, günlük iaşe miktarının içinde kalmak koşulu ile gece vardiyasında görev yapan personele kumanya verileceği; yedinci fıkrasında, çocuk hükümlü ve tutuklular ile kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, süt emziren anneler ve hamilelere durumlarına uygun ve Bakanlıkça belirlenen tutarda gıda verileceği,

2. "Günlük iaşe miktarı" kenar başlıklı 5. maddesinde, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutar olduğu,

3. "Hastaların iaşe edilmesi" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında, hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinlerin verileceği; ikinci fıkrasında, inancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malâümlarıdır.

Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı tarafından bir kişi için günlük kalori ihtiyacı ortalama 2300 kalori olarak belirlendiğinden, hasta hükümlü ve tutuklulara, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler bu ölçülerde verilmektedir. Öte yandan, inancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri de azami ölçüde karşılanmaktadır.

X- Uluslararası mevzuat ve standartlar dikkate alınarak 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin "İzleme, Dezenfeksiyon ve Analiz Özellikleri" kenar başlıklı 10. maddesinde, Yönetmeliğe ek Tablo B1'e atıf yapıldığı, buna göre bir kişinin insani amaçlı tüketeceği su miktarının 200 litre/gün olarak varsayıldığı, Ülkemiz ceza infaz kurumlarında kullanıma sunulan su miktarının bu standardın üzerinde olduğu ve suyun belirli bir miktarının (yaklaşık üçte biri) sıcak su olarak verildiği anlaşılmıştır.

Öte yandan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararına ek olarak yayınladığı kararın "Hijyen" başlığı altındaki 19. maddesinde belirtilen "Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az 2 kez (veya gerekiyorsa daha sık olarak) banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır." hükmü gereğince, bu imkân ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara sağlanmaktadır.

XI Van Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken mahkeme kararına istinaden 10/10/2025 tarihinde tahliye olduğu,

B) Kurumda barındırılan kadın ve çocuk hükümlü ve tutukluların kişisel hijyen

Gel gil UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VEdZPsa - G2v8mL1 - cAcedV2 - tGr42Y- ie erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü malzemesi ile annesinin yanında kalan çocukların ihtiyaç duydukları hijyen malzemelerinin ödenek tahsis edilmesini beklemeden temin edildiği ve temin edilen bu malzemelerin gecikmeksizin ve ayrım yapılmaksızın ücretsiz olarak kendilerine tutanakla teslim edildiği,

Bununla birlikte, maddi durumunun yetersiz olduğu tespit edilen hükümlü ve tutukluların ihtiyaç duydukları giysi ile hijyen malzemesinin de genel bütçeden karşılanarak ücretsiz verildiği,

Aynı zamanda hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumu kantininden temizlik ürünü satın almasında bir engel bulunmadığı,

C) Kurumda barındırılan hükümlü ve tutuklulara yemeklerin, koğuşlarda bulunan kişi sayısına göre görevli memurlar gözetiminde günlük iaşe oranına uygun miktarda dağıtıldığı, yemeklerin pişirilmesi sırasında ceza infaz kurumu mutfağında hijyen kurallarına riayet edildiği, hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personelin aynı yemekten yediği,

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan ran

Dia

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden VEdZPs-a - G2v8mL1 - cAcedV2 - tGr42Y-ie erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 24 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir