İnfaz Kanunu'nda yapılan son değişiklik ile tahliye edilen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilere ilişkin
Kaynak göster
Sema Silkin Ün (Yeni Yol), 26 Haziran 2025 tarihinde 7/29874 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 109 gün sonra, 13 Ekim 2025).
Sema Silkin Ün (Yeni Yol, Denizli). “İnfaz Kanunu'nda yapılan son değişiklik ile tahliye edilen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29874, 26 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29874-infaz-kanunu-nda-yapilan-son-degisiklik-ile-tahliye-edilen-uyusturucu-ve-uyarici-madde-ima (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2414cfa9-22e7-4033-a769-0197b0356790
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 109 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ve 99'uncu Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ema SİLKİN ÜN
Kamuoyunda "Yargı Paketi" olarak anılan ve geçmişten bu yana kademeli olarak yasalaşan "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi " düzenlemeleri ile ceza infaz rejiminde köklü yapısal değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Bu paketler aracılığıyla bazı suç tiplerine yönelik infaz süresi değişmiş, açık cezaevine geçiş kriterleri esnetilmiş, denetimli serbestlik uygulamaları genişletilmiş ve pek çok hükümlü tahliye edilmiştir.
Ancak söz konusu düzenlemelerin, özellikle uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş mahkumların erken tahliyelerinin önünü açtığı yönünde kamuoyunda ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Uyuşturucu ile mücadele yalnızca bir kolluk meselesi değil, aynı zamanda gençliği, aile yapısını ve toplum sağlığını ilgilendiren çok boyutlu bir güvenlik ve halk sağlığı sorunudur. Bu bağlamda, cezaevlerinden tahliye edilen kişilerin suç geçmişi, tahliye gerekçeleri ve yeniden suç işleyip işlemedikleri hususunda kamuoyunun aydınlatılması büyük önem taşımaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Adres o: TBMM Halkla İlişkiler Binası 5. Kat Oda: F 517
Kü en yani va te e m e m a
Yargı paketlerinin yasama süreci, infaz rejiminin uygulanması ve toplum güvenliği açısından i sonuçları bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Özellikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesi kapsamındaki "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçundan hüküm giymiş kişilere yönelik tahliye ve infaz uygulamalarının sayısı, kapsamı ve etkileri kamuoyu ile şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Kamuoyunda VİTİ., IX. ve X. "Yargı Paketi" olarak bilinen infaz düzenlemeleri kapsamında, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti (TCK 188) suçundan hüküm giymiş kaç kişi tahliye edilmiştir?
Bu tahliyeler hangi infaz gerekçelerine dayanmaktadır? (Açık cezaevine geçiş, denetimli serbestlik, infaz indirimi, özel af vb. dağılımı ayrı ayrı yıllara göre belirtir misiniz?)
Yargı paketleri sonrasında TCK 188 kapsamındaki suçlardan tahliye edilen hükümlülerin kaçı tekrar adli makamlara intikal etmiştir? Bu kişilerin yeniden suç işleme oranları nedir?
Uyuşturucu suçlarından tahliye edilen hükümlülerin yaş ve cinsiyete göre dağılımı nedir?
Adres o: TBMM Halkla İlişkiler Binası 5. Kat Oda: F 517
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1657840 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/29874 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden FhNİ ijdr - JMgTkFt - i8VdWpE - eBl5S4-—;j, erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1164-5439/7468 Konu : Yazılı soru önergesi 13/19 (0025
Sayın Sema SİLKİN ÜN Denizli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/29874 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- 04/06/2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda yer alan koşullu salıverilme oranlarında, denetimli serbestlikten yararlanma sürelerinde ve özel infaz usullerinin kapsamında değişiklik yapılmıştır. Buna bağlı olarak hükümlülerin belirli bir süre ceza infaz kurumunda kalması sağlanarak suçun işlenmesinin önlenmesi ve caydırıcılığın sağlanması amaçlanmıştır.
U- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fikrasında, hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fikrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
2- "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla; açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 9a UİVOE - E j HLTBB - AXLWOSf - GJxCZ6- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği, hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olmasının gerektiği, üçüncü fıkrasının (a) bendinde, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlülerin diğer şartları da taşımaları hâlinde birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilecekleri,
3- Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında; bu maddeyi ihdas eden 04/06/2025 tarihli ve 32920 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla 105/A maddesinin birinci fıkrasında yapılan düzenlemenin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmayacağı,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fikrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
UI- 5275 sayılı Kanunun "Özel infaz usulleri" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, infaz hâkiminin, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının; her hafta cuma günleri saat 19.00'da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları; hafta sonları hariç, her gün saat 19.00'da girmek ve ertesi gün saat 07.00'de çıkmak suretiyle geceleri, ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebileceği, hafta sonları infaz usulünün, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile ceza infaz kurumlarının düzen ve işleyişine göre ceza infaz kurumu tarafından, süresi aynı UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 9aU j VOE - EJHLTBB - AXLWOST - GIXxCZO-ilk erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabileceği; ikinci fıkrasında, mahkumiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukuki sorumlulukları saklı kalmak üzere; kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam üç yıl, yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam dört yıl, yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam beş yıl, seksen yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları toplam altı yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği; üçüncü fikrasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği, mahkumun durumunun, Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlere göre Kanunun 16. maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre incelettirileceği, inceleme sonuçlarına göre hükümlünün iyileştiğinin tespit edilmesi halinde infaz hâkiminin, cezanın konutta çektirilmesine dair kararı kaldıracağı, mahkumun, denetimli serbestlik müdürlüğü ve bulunduğu yer kolluk makamlarınca izleneceği, toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibinin zorunlu olduğu, bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde cezanın konutunda çektirilmesine dair kararın infaz hâkimliğince kaldırılacağı; dördüncü fıkrasında, doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebileceği, bu fikra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerektiği, konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hâkiminin konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldıracağı; beşinci fıkrasında, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümlerinin uygulanacağı; altıncı fıkrasında, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararının, infaza başlandıktan sonra da verilebileceği; yedinci fıkrasında, infaz hâkiminin talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebileceği, özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına son verileceği ve bu hâlde infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edileceği, özel infaz usulüne göre geçirilen sürenin, infaz aşamasında mahsup edileceği, bu fıkranın uygulandığı hâllerde 105/A maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı; sekizinci fıkrasında, bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolunun açık olduğu; dokuzuncu fikrasında, üçüncü ve dördüncü fikra hariç, bu madde hükümlerinin; terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkum olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler ve Kanunun 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler hakkında uygulanmayacağı; onuncu fikrasında, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği, e eri UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 9aUjvOE - EJHLTBB - AXLWOSf - GİxCZO-il erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
IWV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarındaki tahliye işlemlerinin mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiği, soru önergesine konu edilen hususlarda istenilen ayrıntıda istatistiki veri bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 9aUjVOE - EJHLTBB - AXLWOSf - GİXCZO- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan