İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir şirkette çalışan bazı işçilerin bir sendikaya üye oldukları için iş akitlerinin feshedildiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 26 Haziran 2025 tarihinde 7/30108 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 368 gün sonra, 29 Haziran 2026).
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir şirkette çalışan bazı işçilerin bir sendikaya üye oldukları için iş akitlerinin feshedildiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30108, 26 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30108-istanbul-buyuksehir-belediyesi-ne-bagli-bir-sirkette-calisan-bazi-iscilerin-bir-sendikaya (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/05b8876a-2172-4aea-b888-0197b0278243
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 368 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı BELTUR A.Ş.'de çalışan ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Dev Turizm İş Sendikasına üye olan üç işçinin özel mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp gruplarındaki kimi paylaşımlar gerekçe gösterilerek disiplin kuruluna sevk edilmelerinin ardından işten çıkarıldıkları bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bu durum hem özel hayatın gizliliği hem de delil elde etme yöntemlerinin yasallığı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İşten çıkarılan işçiler, WhatsApp gruplarındaki paylaşımlarında tamamıyla işyerlerindeki Toplu İş Sözleşmesi (TİS) imzalamaya yetkili sendikayı eleştirdiklerini, noter kanalıyla kendilerine tebliğ edilen işten çıkarma yazılarındaki gerekçelerin söz konusu paylaşımlarla doğrudan bir ilişki bulunmadığını, "işverene hakaret, amirleri tehdit" gibi gerçek dışı suçlamalarla işten çıkarıldıklarını açıklamalarında dile getirmişlerdir.
Öte yandan; işten çıkarmaların BELTUR ile Türkiye Otel Lokanta Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası (TOLEYİS) arasında yürütülen Toplu İş Sözleşmesi'nin (TİS) hemen ardından ve olağan dışı bir hızla yürütülen disiplin soruşturmalarıyla gerçekleştirilmiş olması, sürecin tesadüfi olmadığını, bilakis TOLEYİS yöneticilerinin TİS sürecine katılmayan ya da farklı sendikalarda örgütlenen işçilerin işten çıkarılması yönünde BELTUR yönetimine baskı yaptığı iddiaları işçilerin Dev Turizm İş sendikasına üye olmaları nedeniyle bu tasarrufun sendikal faaliyet ve tercihlere karşı bir cezalandırma girişimi olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirmektedir.
Tarih 0406, 0025. 3 0 1 0 8
İşten çıkarılan ve işlerine geri dönme talebiyle demokratik yollarla haklarını arayan işçiler yaşanan bu hukuksuzluklara karşı Beykoz Hidiv Kasrı'ndaki BELTUR Genel Merkezi önünde eyleme başlamış ve bu hukuksuzluğa son verilmediği taktirde BELTUR'un tüm tesislerinin önünü eylem alanına çevirecekleri uyarısında bulunmuştur.
Bu tasfiye süreci, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde birçok yöneticinin hiçbir hukuki gerekçeye dayanmaksızın görevden uzaklaştırıldığı bir dönemde yaşanmıştır. Bu koşullar altında BELTUR yönetiminin, dayanağı belirsiz ve keyfi iddialarla işçileri işten çıkarması, işçilerin yalnızca yönetimsel değil, siyasi saiklerle de hedef alındığına işaret etmektedir. İşçilerin anayasal sendikal hakları ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bu durum, sendikal rekabetin emekçilerin aleyhine kullanıldığı ve sendikal çoğulculuğun açıkça bastırılmak istendiği bir tabloyu ortaya koymaktadır. İşçilerin sendikal tercihlerinden dolayı hedef alınması, yalnızca hak ihlali değil, aynı zamanda Anayasa'nın 51. maddesine açık bir aykırılık ve çalışma yaşamına yönelmiş ağır bir tehdittir.
Bu bağlamda;
SORULAR
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı BELTUR A.Ş.'de çalışan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Dev Turizm İş sendikasına üye olan üç işçinin özel mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp gruplarındaki kimi paylaşımlarının gerekçe gösterilerek disiplin kuruluna sevk edilmelerinin ardından işten çıkarıldıkları Bakanlığınız bilgisi dahilinde midir?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı BELTUR A.Ş.'de çalışan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı sendikaya üye olan üç işçinin disiplin kuruluna sevk edilme ve işten çıkarılma süreçlerinde hangi yasal mevzuatlara ve yönetmeliklere uyulmuştur?
Dev Turizm İş sendikasına üyesi olduğu belirtilen üç işçinin işten çıkarılmalarına gerekçe gösterilen WhatsApp yazışmaları delil olarak kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa özel iletişimlerin hukuka aykırı yollarla elde edildiği iddiaları araştırılmış mıdır? İşçilerin özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğü hakları, Whatsapp konuşmalarının delil olarak kullanılmasıyla ihlal edilmiş olmamakta mıdır?
TİS görüşmeleri sırasında sendika yöneticilerinden talepte bulunmak ya da sürece dair eleştiriler yapmak, hangi Beltur yöneticisine hakaret sayılmış ve işçiler işlerinden edilmiştir?
TİS'in imzalanmasının hemen ardından başlatılan ve hızla sonuçlandırılan bu soruşturma süreci neyi ifade etmektedir? TOLEYİSin, TİS sürecinde üyesi olmayan işçilerin işten çıkarılmasına yönelik bir talebi mi olmuştur?
Üç işçinin işten çıkarılmalarına gerekçe gösterilen WhatsApp yazışmalarının iş akdini feshetmeyi gerektirecek nitelikte olduğu nasıl tespit edilmiştir?
Bakanlığınız müfettişlerince disiplin kurulu sürecinde hangi delillerin değerlendirildiği, işçilerin savunmalarının ne şekilde alındığı, İş Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde usule aykırı işlem yapılıp yapılmadığı araştırılmış mıdır?
Disiplin sürecinde sunulan iddialar ile noter kanalıyla tebliğ edilen işten çıkarma gerekçeleri arasında neden farklılık bulunmaktadır?
İşten çıkarılan üç işçinin, DİSK üyesi olmalarıyla bu tasarruf arasında bir bağlantı var mıdır? Bu konuda yapılan herhangi bir soruşturma veya denetim mevcut mudur? 10- Bakanlığınızca TİS süreciyle eş zamanlı yürütülen bu disiplin soruşturmaları, sendikal faaliyetlere müdahale niteliği taşıyan idari işlemler olarak değerlendirilmekte midir? 11- Disiplin kurulu kararları alınırken ilgili sendika temsilcileri sürece dahil edilmiş midir? 12- TOLEYİS'in, TİS sürecine katılmayan veya farklı sendikalarda örgütlenen işçilerin işten çıkarılması yönünde BELTUR yönetimine baskı yaptığı iddiaları Bakanlığınızın bilgisi dâhilinde midir? Bu yönde bir inceleme veya denetim başlatılmış mıdır?
2025 yılı içerisinde BELTUR A.Ş.'de iş akdi feshedilen işçi sayısı kaçtır? Bu işçilerin kaçı DİSK veya başka bir sendikaya üyedir?
Türkiye genelinde WhatsApp gibi özel mesajlaşma uygulamalarındaki paylaşımlar gerekçe gösterilerek işten çıkarılan işçilerin sayısı kaçtır? Bu uygulamanın yasal dayanağı nedir? Bu durum özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğü bağlamında nasıl değerlendirilmektedir?
İBB bünyesindeki yöneticilerin hukuki gerekçeye dayanmadan görevlerinden uzaklaştırıldığı bir süreçte, BELTUR yöneticilerinin keyfi iddialarla işçileri işten çıkarması hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?
İşten çıkarılan işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ve sendikal haklarının korunması adına Bakanlık olarak herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?
Bakanlığınızca disiplin kurulu kararlarıyla gerçekleştirilen bu hukuk dışı işten çıkarmaların gerekçeleri ve süreçlerinin hem hukuka uygunluk hem de sendikal faaliyetlere yönelik tutum açısından kamuoyuna açıklama yapılması düşünülmekte midir?
LLM LLM
Bakanlığınız, belediye iştiraklerinde çalışan işçilerin sendikal haklarının korunması ve işten çıkarma süreçlerinin hukuka uygun biçimde yürütülmesi için ne tür önlemler ve denetim mekanizmaları öngörmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 09.07.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1660398 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Kezban KONUKÇU tarafından yöneltilen 7/30108 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda, 4857 sayılı İş Kanunu'nda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 'nda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18'inci maddesinde; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu hükme bağlanmış olup, sendika üyeliğinin veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmanın ve işyeri sendika temsilciliği yapmanın iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep teşkil etmediği belirtilmiştir.
6396 sayılı Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fikrasında; sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçinin, 4857 sayılı Kanunu'nun, 20 ve 21 [okunamadı]'inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahip olduğu, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunu'nun 21'inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verileceği, işçinin 4857 sayılı Kanunu'nun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmamasının ayrıca sendikal tazminat talebini engellemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
6356 sayılı Kanunun 78'inci maddesinde; 17'nci maddeye aykırı olarak üye kaydedenler ile 19'uncu maddeye aykırı olarak üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlayanların, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde her bir üyelik için idari para cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı tefiişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir. "
Prof. .Dr. VedafIŞIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68