İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/30142 GEÇ CEVAPLANDI · 117 GÜN

Hakkari Cilo ve Sat Dağları Milli Parkı'nın eğlence etkinliklerine kapatılması talebine ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 25 Haziran 2025 tarihinde 7/30142 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 117 gün sonra, 20 Ekim 2025).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari Cilo ve Sat Dağları Milli Parkı'nın eğlence etkinliklerine kapatılması talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30142, 25 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30142-hakkari-cilo-ve-sat-daglari-milli-parki-nin-eglence-etkinliklerine-kapatilmasi-talebine-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5d756a34-e715-4da8-b508-0197ab34bf0c

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 117 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakam Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük 'ün 96'ncı ve 99'uncu Maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Seçim bölgem olan Hakkâri ilimizin sınırları içerisinde yer alan Cilo Sat Dağları ve Sat Buzul Gölleri, 3.400 rakımıyla bölgenin en yüksek ikinci dağıdır ve jeolojik, biyolojik ve iklimsel açıdan Türkiye'nin en hassas ve korunması gereken ekosistemlerin den birini barındırmaktadır. Bu bölge, 26 Eylül 2020 tarihli Cumhurbaşkanı Karan ile "Milli Park" ilan edilmiş; aym zamanda yılın 365 günü boyunca özel güvenlik bölgesi kapsamına alınarak yalnızca özel izinle girişe açık hale getirilmiştir. Buna rağmen, Hakkâri Valiliği ve kayyım yönetimi tarafından. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Yüksekova Kaymakamlığı'nın da desteğiyle, 28-29 Haziran 2025 tarihlerinde "7. Cilo Fest" adı altında bir festival düzenleneceği ilan edilmiştir. Festivalin içeriğinde konserler, doğa yürüyüşleri, sportif gösteriler ve kamp etkinlikleri gibi binlerce kişilik insan hareketliliği öngörülmüştür.

Cilo ve Sat Dağları bölgesi, Türkiye'deki az sayıdaki aktif buzul sistemlerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. Küresel ısınma nedeniyle bu buzullar, hızla erime tehlikesi altındadır. Ulusal ve uluslararası ekoloji uzmanları, söz konusu bölgenin büyük ölçekli insan faaliyetlerine manız kalmasının, buzul yapılarında geri dönüşsüz tahribata neden olacağını açık biçimde belirtmiştir. Ayrıca bölge; nadir bitki türleri, kuş göç yolları, endemik flora ve fauna açısından da kritik önemdedir.

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Etkinlik nedeniyle doğaya yüklenilecek karbon salımı, gürültü, atık üretimi, flora tahribatı ve toprağın sıkışması gibi doğrudan etkilerin, özellikle buzul alanlarında yıllarca sürecek zararlar yaratacağı bilimsel verilerle sabittir. Dolayısıyla yalnızca birkaç gün sürecek bir festival uğruna, binlerce yıllık doğal yapının tahribi söz konusudur.

Kamuoyundan gelen tepkilerin ardından, 20 Haziran 2025 tarihinde Hakkâri Valiliği tarafından yapılan açıklamayla festivalin iptal edildiği duyurulmuştur. Ancak iptal gerekçesi ne bölgenin doğa koruma statüsüne ne de ekolojik tehditlere dayandmlmıştır. Açıklamada, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında masum sivillerin yaşamını yitirmesi ve yaşanan insani trajedi gerekçe gösterilmiştir. "Eğlence içerikli etkinliklerin bu çatışma ortamında uygun olmayacağı" ifadesiyle festivalin yalnızca politik nedenlerle iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durum, doğaya bakışın hâlâ araçsal, yüzeysel ve kısa vadeli olduğuna işaret etmektedir. Oysa doğa tahribatı yalnızca belirli siyasi veya insani gelişmelerde değil, doğrudan ekolojik riskler karşısında da bir iptal veya yasaklama gerekçesi olmalıdır. Bu bağlamda; Cilo Fest gibi organizasyonların salt ertelenmesi değil, ekolojik sebeplerle kalıcı olarak' yasaklanması gerekmektedir.

Bu bölgeye ait herhangi bir insan yoğunluklu etkinlik planlaması yapılmamalı; bölge, tam koruma statüsüne kavuşturulmalı, sadece bilimsel ve koruma amaçlı erişime açık tutulmalıdır.

Türkiye, bu konuda çok sayıda ulusal ve uluslararası yükümlülüğe sahiptir:

" Anayasa'nın 56. Maddesi: "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir." e" 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu: Milli parklar, doğal yapıyı bozacak faaliyetlere kapalıdır.

"e Paris İklim Anlaşması: Türkiye'nin sera gazı azaltımı ve doğa temelli çözümler geliştirme yükümlülüğü vardır.

" Ramsar Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi: Doğa koruma alanlarının bozulmadan korunması gerekir.

DEM Parti olarak, doğayı ekonomik çıkar odaklı metalaştırmaya karşı çıkarak, Cilo Sat Dağları'nı hem ekolojik değerleri hem de bölge halkının tarihsel ve manevi bağlarıyla kutsal kabul ettiğimiz bir yaşam alanı olarak görüyoruz. Kapitalist yaklaşımların dayattığı kitlesel festivaller ve eğlence etkinlikleri, doğanın tahribine yol açmakla kalmayıp yerel halkın doğayla kurduğu bütünsel ilişkiyi de zedelemektedir. Bu nedenle, Cilo gibi hassas ekosistemlerin yalnızca bilimsel araştırma ve yerel katılımla doğa temelli koruma faaliyetlerine açık kalması, ticari amaçlı etkinliklerin ise ekolojik tahribata karşı kalıcı olarak yasaklanması gerekmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Cilo Fest gibi hassas ve ekolojik açıdan korunması gereken alanlarda gerçekleştirilen kitlesel etkinliklerin organizasyonu veya tanıtımında hangi sorumluluk ve yükümlülüklere sahiptir? Bu tür etkinliklerin doğaya verdiği zararlar nasıl önlenmektedir?

  2. Doğa koruma alanlarında kültürel ve turistik etkinliklerin düzenlenmesine yönelik Bakanlığınızca belirlenen çevresel standartlar, ekolojik hassasiyetleri gözetecek şekilde nasıl şekillendirilmektedir?

  3. Cilo Sat Dağları gibi kritik ekosistemlerde, etkinlik düzenlenmeden önce yapılması zorunlu çevresel etki değerlendirmeleri ve ekolojik uygunluk kriterleri nelerdir? Bu kriterler ne ölçüde uygulanmaktadır?

  4. Hassas doğa alanlarında kültürel faaliyetlerin ekolojik dengeyi koruyacak şekilde yürütülmesi için yerel yönetimler, bilim insanları ve çevre kuruluşlarıyla iş birliği ve ortak rehberlik çalışmaları yapılmakta mıdır?

  5. Doğa koruma alanlarında turizm ve kültür faaliyetlerinin sınırlandırılmasına ilişkin mevcut mevzuat ve yönetmelikler, ekolojik dengeyi korumak amacıyla güncellenmekte midir? Bakanlığınızca yeni düzenlemeler planlanmakta mıdır?

  6. Cilo Sat Dağları gibi ekolojik açıdan hassas ve korunması gereken alanlarda, kitlesel festival ve benzeri etkinliklerin ekosisteme verdiği zararlar göz önünde bulundurularak, bu tür organizasyonların tamamen yasaklanmasına yönelik bir Bakanlık politikası oluşturulması planlanmakta mıdır? Bu doğrultuda hangi somut koruma stratejileri geliştirilmektedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

71304142.

Bakanlığımızın görev, yetki ve sorumluluk alanında bulunmamaktadır.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir